Akar'dan S-400 Mektubuna yanıt
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun Öğrencilere başarılar diledi

 

Devamı 

 

 

 
 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini, CHP adayı Ekrem İmamoğlu kazandı.
  Devamı 

 
magazin
 
Girne'de "Basma Fistan Giyerim Sergisi"
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  19892613
Bugün Ziyaretçi :  8658
Aktif Ziyaretçiler :  125

'Tiyatroda kendi hikayelerimize dönme vakti gelmiştir'

USAP Başkanı Doç. Dr. Aydemir, "Ne yazık ki sanat ve tiyatro camiamızda kimliksizliği dert edinen kişi ve kurum sayısı oldukça az. On yıllardır tiyatromuz, 'evrensellik' adı altında Batı'nın değerlerini yüceltip duruyor." dedi. 

'Tiyatroda kendi hikayelerimize dönme vakti gelmiştir'
 
 

Uluslararası Sanat Platformu Derneği (USAP) Başkanı
ve Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı Başkanı Doç. Dr. Bünyamin Aydemir, "Kültürel ve sanatsal sığlaşmanın ve kendimize yabancılaşmanın alabildiğine arttığı ülkemizde, artık kendi hikayelerimize, kendi değerlerimize, kendi yaşamsal ve tarihsel kodlarımıza dönmenin vakti gelmiştir." dedi.

Aydemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, devletin kültür ve sanat politikasını "milli ve yerli" olana çevirmiş olmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Böyle bir meselenin ideolojik fanatizme kurban edilmemesi gerektiğini ifade eden Aydemir, şöyle konuştu:

"Kültürel ve sanatsal sığlaşmanın ve kendimize yabancılaşmanın alabildiğine arttığı ülkemizde, artık kendi hikayelerimize, kendi değerlerimize, kendi yaşamsal ve tarihsel kodlarımıza dönmenin vakti gelmiştir. Durum gerçekten de ciddidir. Mesele neredeyse bir beka ve varlık sorunu haline gelmiştir. Ne yazık ki sanat ve tiyatro camiamızda kimliksizliği dert edinen kişi ve kurum sayısı oldukça az. On yıllardır tiyatromuz 'evrensellik' adı altında Batı'nın değerlerini yüceltip duruyor. Bizlere sürekli olarak 'evrensellik budur' diye Batı'nın değerleri dayatılıyor. Batı'nın her şeyi evrensel oluyor da bizim değerlerimiz taşralılığı ifade ediyor."

"İdeolojik fanatizm had safhada"

Aydemir, bu kompleksli ve hastalıklı bakış açısının, sanat camiasının hemen her yerine sirayet ettiğini belirterek, milli olana karşı duyulan antipatinin, camianın her kesimine sinmiş durumda olduğunu dile getirdi.

Batı'dan olanı benimseme ve ululaştırma, yerli olanı ise küçümseme ve yerme yaklaşımının çok güçlü bir statüko tarafından muhafaza edildiğini anlatan Aydemir, "İdeolojik fanatizm had safhada. Anında taşralı olmakla hatta faşist olmakla suçlanabilir, yerilebilirsiniz. Milli ve yerli olana karşı gösterilen mahalle baskısı itibarınızı bir anda yerle bir edebilir. Psikolojik baskı karşısında kendinizi bir böcek gibi dahi hissedebilirsiniz. Bunlar vardır, gerçektir, vakadır. Peki ama neden? Bu anlamsız, yararsız klikleşmenin kime, ne faydası var?" ifadelerini kullandı.

Evrenselliğin, sanatın nihai amacı olduğunu ve çok büyük bir değer ifade ettiğini aktaran Aydemir, bu durumun milli ve yerli olana sırt dönmeyi gerektirmediğini belirtti.

"Bu bir kimliksizleştirme projesidir"

Tarih boyunca tüm ülkelerin kendi milli sanatlarına büyük önem ve özen gösterip geleceklerini inşa ederken sanatlarını bu doğrultuda bir araç olarak kullandığına işaret eden Aydemir, "Bizler neden tüm ülkeler gibi bunu yapmıyoruz? Neden, bizlere doğrudan ya da dolaylı olarak empoze edilmiş olana kucak açıyoruz? Bunun adı tam anlamıyla müstemleke psikolojisidir. Ve şurası kesindir ki salt evrenselliğin dayatılması bir kimliksizleştirme projesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Aydemir, edebiyat ve tiyatro tarihinin en büyük yazarlarının hepsinin öncelikle kendi değerlerinin sözcülüğünü yaptığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Aiskilos'un, Sofokles'in, Övripides'in, Aristofanes'in oyunlarından Antik Yunan'ın efsanelerini, hikayelerini çıkarırsanız, ortada hiçbir şey kalmaz. Bizler Seneca'nın oyunlarını okuduğumuzda Roma'nın mantığına, felsefesine, ahlakına doğrudan tanıklık ederiz. Shakespeare demek, İngiltere demek değil midir? İngiliz başbakanına, 'Hindistan'ın topraklarını mı tercih ederdiniz, Shakespeare'i mi?' sorusuna, 'tabii ki Shakespeare' diye cevap verdirten şey nedir acaba? Moilere olmasaydı, klasik Fransız tiyatrosu olur muydu? Ya da Corneile ve Racine'i Fransız tiyatrosundan ayıklasak Fransız klasisizminden ne derece bahsedebilirdik?"

"Güçlü bir Anadolu aydınlanmasına ihtiyaç vardır"

"Şimdi, tüm bu büyük yazarları yerli ve milli oldukları için taşralı ya da faşist olarak nasıl niteleyebilirsiniz? Bu sanatçıları nasıl ötekileştirirsiniz? Bu mümkün mü?" diyen Aydemir, tarihin tüm büyük yazar ve sanatçılarının, kendi tarih, değer, duygu, düşünce, duyuş ve hissedişlerini anlattığına dikkati çekti.

Aydemir, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hepsi kendi özünden, kültüründen, tarihinden ve yaşamsal kodlarından beslenmiş, sahici, samimi ve kimlikli üretimlerde bulunmuşlardır. Bunu bizde de gerçekleştiren yazar ve sanatçılar vardır elbette. Ama yeterli mi, hayır. Bugün güçlü bir Anadolu aydınlanmasına ihtiyaç vardır. Sanatta ve kültürde egemenliğimizin yolu buradan geçer. Evrenselliğimiz ise ancak ve ancak egemenliğimizi inşa ve kanıksamakla mümkün olur."

Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm sanat dallarında milli kimliğin inşası için büyük çalışmalar gerçekleştirdiğine işaret eden Aydemir, Atatürk'ten sonra devletin bu yöndeki kültür ve sanat politikasının terk edildiğini ve o süreçten sonra sanat ve kültürün asimilasyona ve dejenerasyona açık hale geldiğini savundu.

Aydemir, 70 yılı aşkın bir zamandan sonra ilk kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerli ve milli sanat davasına sahip çıktığını sözlerine ekledi. 

AA

 

Ekleyen:  Efe'ce Haber Gazetesi
Ekleme Tarihi:  7.1.2019
İzlenme:  124
Yazdır:Yazdır
 
Eklenen Yorumlar 
Bu Konuda En Çok Okunan Yazılar
Usta Şair Fatma Uçarlar'de Efece haber'de
Ne hoş geldin dersin, ne güle güle,
Sever miyim seni ben bile bile?
Benden değil aşkı, Allah’tan dile,
Yolun açık olsun, git güle güle.
Efe'ce Haber Gazetesi [ 6.11.2010 Devamı
 
Sevinç Şimşek şiirleri
Faili meçhul cinanayetler hep gece işlenir
Benim failim belli mechul zaman
Sebebim sen sebebim geceydi.
Efe'ce Haber Gazetesi [ 23.5.2010 Devamı
 
Şair Yazarımız Şenses Us’un Şiirleri
Ankara (Efece haber) - “Tabiattan Yansımalar” Resim Sergisi ve “Adını Koyamadığım Sevdam” isimli şiir kitabı ile okuyucularımızın beğenisini kazanan, ressam-şair Şenay Us’da Efece Haber ‘in şair yazarlar ailesine katıldı.
Efe'ce Haber Gazetesi [ 16.1.2011 Devamı
 
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

BİR KAFADA YA KIL KALIR YA AKIL KALIR…
M. Yahya EFE

Cumhuriyetin değerlerini anlamak
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

Hayvanlar rehber olsun
Harika ÖREN

Gündönümünde Yeni Bayrak
Belma Demir AKDAĞ

GÖRDÜM DUYDUM YAZDIM…
Sevgi Ünal

İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIK
Arzu KÖK

Ankara Numune Hastanesi
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

BABİL BAHÇELERİ
Ahmet GÖKSAN

SINIRIN UZUNU
Aslı ASLANER

İTİMADIM TAM
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

AŞKA GÖNÜL VERENLERİN ŞARKISI "LEYLA BİR ÖZGE CANDIR"
Fevziye ŞİMDİ

ÇOCUK VE KİTAP SEVGİSİ
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Melek Adalet ÖNOL

"Sevince"
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam