Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  


Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy zirvesi: Savaşı bitirmek istiyoruz

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  34105721
Bugün Ziyaretçi :  13500
Aktif Ziyaretçiler :  13500

Mehmet Osman Efe'nin Şiirleri
 

 M . OSMAN EFE

ŞİİRLERİ

 
                                         
4- YALNIZCA SANA  

Dün yine fırtınalı bir günün ardından,
Gecenin karanlık ve sessizliğine sığınmıştı,
Yalnız senin hayalin vardı yalnızlığımda...
Ama umudum tükenmemişti,
Biliyordum aşkımızı bilen ve gören herkes gibi…
Senin yüreğinden yüreğime sızan,
O sıcak ve sevgi dolu ışıltı varya hani,
Bir ışıltı işte…
Ne kadar az olduğu veya büyüklüğü farketmez...
Varsın günü aydınlatan güneş olmasın bana,
Ama fırtına sonrası,
Dingin denize yansıyan mehtap gibi,
Yakamoz misali yansısın gecenin karanlığından,
Dingin deniz misali yüreğime…
İşte o ışıltının geldiği parıldayan yıldızsın sen,
Yüreğinden yüreğime…
Dilim söyleyemedi sana
“Seni seviyorum”, diye…
Ama, nameler tercüman oldu hislerime…
Yalnızlığım gözyaşı olup akmadı,
Kuruduğu için pınarlarından gözümün…
Kalemimden döküldü mısralara
Kime diye sorma sakın YALNIZCA SANA…
Mehmet Osman EFE                                    
                                                ***
3- BOSTANCI
 
Hey gidi bostancı hey!
Yine sen ve ben…
Yaşanmış bizi tüketen kederlerimizle,
O yaşanan ve biten büyük aşklarımızın hayaliyle,
Sen, ben ve o bizi bitiren hayallerimiz,
Yine sen bana, bende sana  teselli olmaya çabalıyoruz,
 
Ne garip değil mi Bostancı?
Sen bana tiryakisin, bende sana!
Yine sırt sırda vermişiz  gecenin karanlığında,
Karşımızda mogan ve üzerine düşen yakamoz…
Yine nazlı bir kız gibi kıvrım kıvrım kıvrılıyor
 Moganın üzerine düşen yıldızların ışıltısı…  
Yine yüreğimizdeki o eski hayalleri yaşıyoruz…
 
Bostancı bee…
Yine atsak oltamızı Mogana yakalar mıyız hayallerimizi?
Yoksa hüsran mı olur sonu, biten sigaramızın külü gibi?
Hani derler ya, beni terk etmeyen tek dostum sigaram diye,
Acaba bizde içtiğimiz her sigara gibi tükeniyor muyuz?
Yoksa her seferinde bir kez daha bileniyor muyuz…
Tıpkı içtiğimiz, o yanan sigaranın ateşi gibi…
 
Bostancı bee…
Sen olmasan, ne olurdu acaba yalnızlığım?
Yada ben olmasam, ne olurdu acaba yalnızlığın?
Hayat ne garip değil mi? Ölüm kadar gerçek…
Ve  yaşanmış aşklarımız kadar yalan,
 
Hey gidi bostancı hey!
Düşünüyorum…
Ne var geriye kalan…
Tabiî ki…
Sadece sen, ben ve hayallerimizdeki aşklarımız…
 
 
(Bostancı ve Karşılıksız dostluğumuzun adına…)
                                                          
Mehmet Osman EFE
***
2- CENNETİ DE GÖRDÜM CEHENNEMİ DE
 
Birtanem…
Hani…
Seni gördüğüm,
O ilk gün var ya hani…
Hatırladın mı?
İşte o ilk gün…
Tıpkı parçalanmayı bekleyen,
Ve çürümeye terk edilen,
Tersanede ki  yaşlı gemi misali...
Yorgun bedenime;
Tamirci oldun, Güneş gibi doğdun.
Önce onardın kırık dümen misali yüreğimi!
Sonra kaptan oldun…
Daha sonra aldın beni,
Yelken açtın götürdün…
Nereye mi?
Nerden bileyim…
Beyaz yalanların var olduğu,
Hayaller ülkesinden…
Kapkaranlık paslı tersane misali dünyamdan,
Aydınlık, cennet misali okyanusa indirdin.
İşte!
Yeniden doğdum dedim.
İşte!
Huzura erdim dedim.
Tıpkı denize indiğim…
Tıpkı huzurun var olduğuna inandığım…
Tıpkı o ilk liman gibi…
Kaptanım ol dedim…
Al götür beni dilediğin yere,
Cennet böyle olsa gerek derken
Ne mi oldu…
Cenneti de gördüm…
Cehennemi de…
Hayallerimde cennet;
Varlığına inandığım,
Yüreğinin sığ derinliklerinde…
Gerçekteyse cehennem;
Yapayalnız kalan yüreğimde…
Evet Birtanem…
Tekrar yelken açtım seninle,
Yaşadım ve gördüm…
Nice fırtınalar atlattık seninle,
Nice dalgalarla boğuştuk birlikte…
Sen kaptan oldun,
Bense yaşlı bir gemi…
Sen  gönlünü eğlendirdin...
Bense su aldım, yelkenim yırtıldı...
Hani sana;
Gemiler tersanelerde doğar,
Mezarı da okyanusların dibi olur demiştim ya,
İşte Birtanem…
İşte...
Bende senin yüreğinde yeniden doğdum
Ve senin yüreğinin sığ derinliklerinde
Bir kez daha ÖLDÜM…
                        
Mehmet Osman EFE
 
 

Gazetemizin İmtiyaz Sahibi M. Yahya Efe'nin yeğeni

genç şair Mehmet Osman Efe'de şiirleriyle

Efece Haber İnternet Gazetemizde.

 

İşte ilk şiiri:

 
                                           

1- İLK ve SON LİMAN

Sevdiklerim…
Teker teker, terk ediyorlar beni.
Hayat işte;
Mukadderat…
Ne garip değil mi?
İnsan, tıpkı bir gemi misali,
Ne kadar çok dolaşırsa dolaşsın;
Hep, o denize ilk indiği limanı arıyor…
Kim bilebilir ki;
Huzur,
İnsanın kendisini orada bulduğundandır
Ya da olduğuna inandığından…
Hani var ya gülüm…
O ilk liman var ya, denizle buluştuğumuz,
Yalansız, masum, sade ve duru.
Öylesine yaşanmış günlerdi be gülüm…
Galiba çok büyük rüzgarlara kapıldık,
Yada çok büyük fırtınalara.
Ne mi oldu?
Gülüm be...
Karaya oturduk işte!
Ama güzel olan ne biliyor musun be gülüm,
Sabrın sonu selamettir derler ya…
Bilemiyorum…
Ne bileyim işte!
O kadar karamsar olmamak lazım,
Beterin beteri var, biliyorsun…
Çok şükür halimize diyebilmek lazım.
Gülüm be…
Şimdi soruyorum kendime…
Yalnızlığın sığ derinliklerinde…
Şimdi tekrar denize dönsek,
Tekrar yelken açabilsek,
Eskisi gibi dayanabilir miyiz rüzgarlara?
Yada fırtınaların dalgalarıyla boğuşabilir miyiz?
Bilmiyorum…
Bilemiyorum Be Gülüm…
Cesaretim hiç eksilmedi,
Yine, yüreğim kaptan oldu,
Gemi misali bu yorgun bedenime…
Yaşayıp görmek lazım, değil mi?
Ya yelkenimiz yırtılır,
Yada su alır batarız…
Bir ömür kadar uzun,
Ezanla namaz arası kadar kısa…
Hani sen de bilirsin ya gülüm,
Ne kadar fırtına atlatsan da,
Ne kadar rüzgara dirensen de,
Gemilerin mezarı hep okyanusların dibi olmuştur…
İşte böyle gülüm...
Bende senin yüreğinde doğdum,
Ve yüreğinin sığ derinliklerinde öleceğim...

Mehmet Osman EFE

 
 
Ekleyen:  Efe'ce Haber Gazetesi
Ekleme Tarihi:  23.9.2011
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
 
Eklenen Yorumlar 
Bu Konuda En Çok Okunan Yazılar
Bodrum değil Tunceli
Bir zamanlar askeri operasyonların yapıldığı Tunceli'nin Kutuderesi Vadisi'nde bulunan Munzur Çayı sahili şimdi tatilcilerin gözdesi...Munzur çayı sahlilindeki renkli görüntüler Bodrum'u aratmıyor.

Efe'ce Haber Gazetesi [ 10.8.2009 Devamı
 
Piramitlerin sırrı ortaya çıkıyor
Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Giza Piramitlerinin bilinen en eski parçası olan Keops Piramidi, aradan asırlar geçmesine rağmen sırrını hala muhafaza ediyor.
Efe'ce Haber Gazetesi [ 14.8.2010 Devamı
 
Mehmet Kadıoğlu'nun şiirleri
Mahzunlaşmaya başladı garip gönlüm
Yaklaştı Kilis’ten ayrılık günüm
Dostlarım, arkadaşlarım, anam özüm
Yine burnumda tütecek, yok mu çözüm
Efe'ce Haber Gazetesi [ 2.9.2011 Devamı
 
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam