| Sergi açılışıyla aynı gün, 14.00’te CKM Büyük Salon’da Bekir Coşkun’un bir söyleşi de yer aldı.
Bekir Coşkun;
"Biz iki kuzen birlikte büyüdük. Urfa'nın Tülmen köyünde, dedemizin fıstık bahçeleri arasındaki evinde, toprakların içinde oynaya oynaya... İlk içkiyi birlikte içtik, birlikte aşık olduk, geceleri sazların çaldığı Tülmen'de birlikte çalıp söyledik, lise yıllarında okulun bando takımında birlikte trampet çaldık.
Yıllar çabuk geçti.
Ankara'da üniversite okumaya birlikte geldik...
Gurbetin yalnız gecelerinde, evlerimizi özleyip birlikte ağladık...
Sonunda Hasan Rastgeldi ünlü bir ressam oldu, ben ise gazete yazarı...
Benim kimi yazılarımı tablo yaptı kuzenim...
Adını ''YAZININ RENGİ'' koyduk çalışmanın...
O tablolarda yine ikimizin duygularını koyduk üst üste...
Mazimiz, büyüdüğümüz topraklar, sevinçlerimiz, acılarımız, korkularımız, endişelerimiz...
Ressam Hasan Rastgeldi’de duygularını şöyle anlattı:
"Benim yaşam kaynağım, Anadol’da bayramlar, düğünler, çoşkuyla yaşansın, kardeş kardeşe kıymasın, haksızlıklar, hırsızlıklar olmasın istedim. Özgür ve democrat bir ülke düşledim Anadolu’yu resimlerken..
‘’YAZININ RENGİ’’ iki kuzenin ortak duyarlılıklarını yansıtan bir sergi.
Bu kez ilhamımı, Türkiye’nin en çok okunan; yaşadığı dünyaya, ülkesine ve güncel gelişmelere, duyarlı bir aydın gözüyle bakan köşe yazararımızdan Bekir Çoşkun’un yazılarından aldım.
Bu sergim için Bekir Çoşkun’un anlattığı 22 temayı resimledim. Resim yazının, yazı da resmin etkisini güçlendirdi. O yazdı ben boyadım. Ortak bir hikaye anlattık, yaşama, Anadolu’ya dair…"
|