|
Sizlere Marcel Tremblay’dan beğendiğim bir alıntı ile merhaba demek istiyorum.
Bir gün, bir kadın evinin önünde hayat tecrübesi ile dolu üç beyaz sakallı ihtiyara rastlar. Onlara: “Aç olmalısınız.Lütfen eve giriniz, sizlere yemek ikram edeyim“ der.
İhtiyarlar evin erkeğinin içeride olup olmadığını sorarlar ve dışarıda olduğunu öğrendiklerinde içeri girmek istemezler.
Akşam kadının kocası eve döndüğünde kadın ona olanı biteni anlatır. Kocası;
“Git onlara benim evde olduğumu söyle ve içeridavet et“ der.
Kadın dışarı çıkar eve girmeleri için davet eder.
İhtiyarlar “Biz bir eve asla birlikte girmeyiz" derler. Kadın “niçin” diye bilmek ister. Yaşlılardan biri onaarkadaşlarından birini işaret ederekisminin “Zenginlik”,diğer arkadaşının isminin « Başarı” olduğunu söyler ve kendisini ise « Sevgi” olarak tanıtır ve kocanla hangimizin eve girmesini istediğinizi kararlaştırın der.
Kocası çok sevinir elbette “Zenginliği" davet edeceğiz der. Ancak karısı böyle düşünmez. Niçin “Başarıyı“ davet etmiyoruz diye sorar.
Bu sırada kızları araya girerekten kendi teklifini ortaya atar: “Sevgi’’yi davet etsek daha güzel olmaz mı? Evimizin her tarafı sevgi ile dolar" der.
Kocası karısına : “Kızımızın tavsiyesini tutalım. Hemen dışarı çık ve “ Sevgi ye davetlimiz olduğunu söyle “ der.
Kadın dışarı çıkar ve Sevgi’ye “Davetlimizsiniz içeri buyurun“ der.“Sevgi “ eve doğru yürümeye başlar bu sırada diğer ikisi de onu takip etmeye başlarlar. Kadın şaşkın bir vaziyettesiz niçin geliyorsunuz?” diye sorar.
Yaşlı adamlar hep birlikte: “Eğer siz “Zenginlik" veya “Başarı“yı davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz dışarıda kalacaktık. Ama mademki siz “Sevgi“yi, davet ettiniz, bizde o nereye giderse birlikte gideriz.
"Çünkü SEVGİ nin olduğu yerde, ZENGİNLİK ve BAŞARI da vardır“ derler.
Evet, sevgili okurlar, Sevgi her kapının anahtarı, her gücün deposudur. Bırakın en sevdiğiniz vazonuz kırıldıysa kırılsın yeter ki kalpler kırılmasın.
Bırakın faturanız geciktiyse geciksin telafisi var, uçağınız, vapurunuz otobüsünüz mü kaçtı olsun sonunda ölüm mü var bir daha ki seferine binersiniz, yeter ki hayata, hayatınızı yaşamaya geç kalmayın hayata geç kalırsanız 'Pardon!' bir dahakine diyemezsiniz.
Hayatı doyasıya daha keyifle yaşamanızı sağlayacak ne varsa kendinize ve isteklerinize yakınlarınıza zaman ayırmaya çalışın. Sorun dediklerinizin aslında sizin beyninizde sorun olduğunu ve aslında ne kadar kolay aşılabildiğini göreceksiniz.
Sevgiyle kalınız,
|