|
Hiç hayatlarımızın hep birilerine bağlı olduğunu düşündünüz mü?
Hep başkaları için yaşadığımızı? Çocukken ebeveynlerimizin dizi dibinde uslu çocuk olmak, okul hayatında öğretmenlerimizin en sevdiği öğrenci olmak, çalışma hayatında en gözde eleman olmak ve evlilikte en verici taraf olmak...
Farkında iseniz daima başkalarının hayatlarına ilişik yaşıyoruz.. Ama bunu daha sonra her fırsatta uğruna böyle yaşadığımız insanların başlarına kakmayı da ihmal etmiyoruz. Hele birde hayat, evlilik hayatı yolunda gitmez ya da çocuklar üzerse ‘ben sizin için saçımı süpürge ettim’ diye başlayan bir yığın sitemkar sarf edilmemesi gereken sözler bir çırpıda ağızlardan dökülüverir. Halbuki o an hiç aklımıza gelmez, karşımızdaki ‘’Yapmasaydın, ben senden böyle bir şey yapmanı istemedim ki‘derse o zaman ne olacak? Başkalarının hayatları uğruna dağıtıp yok ettiğimiz kendi hayatımızı nasıl toparlayacağız yeniden? Kendimiz için değil başkaları için yaşadığımızın intikamını sözde en sevdiklerimizden almak, burunlarından fitil fitil getirmek..
Oysa ‘önce ben’ demeli insan.’Ben mutlu olmalıyım, ben mutlu olursam etrafımı da mutlu ederim, ben mutlu olursam çocuklarım ve eşim de mutlu olurlar. Yaşama dair katı kurallar koymam, her şeyin en iyisi diye tutturmam.’
Aile psikoloğu Serap Duygu Hanım der ki;
‘Önce ben’ demekle ‘bencil olmak’ farklı şeyler,çok ince bir çizgi var arada.Önce ben diyen insan kendisiyle barışıktır,bir şeyler üretir,ürettiklerini paylaşır,.Hayatın ta içinde yer alır,ne çocuklarının ne eşinin arkasına saklanmaz.Önce kendisi için bir şeyler yapan bir kadın,kendisi için bir şeyler yapmak isteyen diğer insanları çok iyi anlar.Onları serbest bırakır.Oysa bizde evlilikler iki kişinin bir kişi gibi yaşaması olarak düşünülür.
Geleneklerimiz böyledir çünkü.evliliğin, iki kişinin yine iki kişi olarak bir arada yaşaması demek olduğunun farkında değiliz hiç birimiz.Ortak bir hayatı iki kişi olarak paylaşmak olduğunu öğrendiğimizde daha farklı olabilir her şey.Kendimize de başkalarına da izin vermiyoruz bunun için.’’
İlla ki her şey beraber yapılacak, beraber gezilecek, beraber eğlenilecek diye bir şey yoktur. Bırakın erkeğiniz bekarlık yada askerlik günlerindeki, arkadaşları ile buluşsun, eğlensin, eski günlerinden sohbet etsinler, korkmayın yoldan çıkıp akılları çelinmezJ Sayın beyler sizlerde bırakın eşleriniz diledikleri gibi istedikleri tarzda, renkte giyinsinler, kahkahalarını gönüllerince istedikleri volümde atsınlar.. aman etraftan ne düşünürler, ne gözle bakarlar, dikkat çekecekler demeyin…..bir zamanlar şöyleydin demeye lafı getirmeyin, sizin cevheriniz zaten hep yanı başınızda..
Değiştirmek için her şey yapıldıktan sonra ‘sen benim evlendiğim insan değilsin, çok değiştin.’ Sözlerini duymak istemiyorsanız, bırakın hayatı sevdiklerinizle birlikte üst üste, yarım değil, yan yana beraber yaşayın…
Herkese arkasına dönüp baktığında iyi ki de yapmışım diyebileceği, dolu dolu hayatlar dilerim..Her şey gönlünüzce olsun…
Sevgilerimle,
|