|
Sevgili okurlarım, geçen günlerde Hürriyet gazetesinden Ayşe Aral ile yaptığım röportajı okuyan bir genç kız bana mail attı. Yaşı 16.
Bir mektuptu aslında.
Kendisiyle daha sonra konuştum dedi ki, yazmayı seviyorum bunu yayınlatır mısınız?
Bende dedim ki, elbette. Bende gencim, destek gördüm destek veririm dedim.
Sonra bu arkadaşın hasta olduğunu öğrendim, sara hastası. Yazmak ve hastalık arasında gidip geliyor.
Sizi mailin sahibi Seda Fırın ile baş başa bırakıyorum yorum sizin…
*
*
Sevgili Ökkeş Bey, bu yazımı okumanız ve yayınlatmanız beni sevindirir…
Bir gökyüzü vardı tepemde, sonsuz, uçsuz bucaksız... Yıldızların verdiği ışık güven bırakırdı kalbime ne zaman kendimi yalnız kaybolmuş gibi hissetsem onlara anlatırdım derdim.
Sonra bir gün biri sordu "ne istiyorsun hayattan?"
Sonra bende sordum kendime, gerçekten ben ne istiyorum hayattan?
Düşündüm, uzun bir müddet düşündüm. Çocukluğumdan kalma tozlu kareler geçti gözlerimin önünden ama yok bulamamıştım sanki hiç yaşamamışım kendime hiç vakit ayırmamışım geçmişim yokmuş gibi hiç yaşanmamış gibiydi kenarda kalmak çok acı vermişti. Ama dedim bu haksızlık bu hayat benim bu yaşam benim yönetmen benim yani ben öyle zannetmişim oyunu.
Kurmak isterken farkında olmadan nice oyunlara kurban gitmişim. Yaş daha on altı istesem hatalarım düzelebilirdi ama kendimden bile sakladığım o gerçekler geçen günler geri gelmeyecekti peki buraya kadar bu böyleyse ömrün geri kalanından ne bekliyordum?
Geldiğim şu noktayı döksem mısralara ne diyebilirdim?
Çizmek istesem yaşam portremi neler çizebilirdim?
Hemen ümitsizliğe kapılmak istemiyorum galiba ben ne istediğimi buldum...
Sorularım cevapsız sorunlarım çözümsüz kalmayacak. Bir insan kaç kere ölür? Kaç kere gömülür?
*
Çektiği acılar insanı çoğu kez yaşarken öldürür. Ben şu an yaşamıyorum sadece hayata inat kadere inat vefasız insanlara inat hayatta kalmaya çalışıyorum, ne para ne pul ben sadece hayallerimi istiyorum hayattan.
Gerçekleşmesi güçte olsa hayallerimin peşinden gideceğim, hedeflerim asla hayal olarak kalmayacak buna inanıyorum.
*
Unutmadan şunu da söylemek istiyorum;
"İnsanı olgunlaştıran acılardır, bir insan ne kadar çok acı çekerse o kadar olgunlaşır."
Yukarıda Seda Fırın, açık konuşmasa da itiraflarda bulunuyor, yani hastalığı yüzünden çektiği açıyı anlatıyor…
|