|
İlk çocuktum.
91’lerde 1.ayın 16.da sabaha karşı, 27 plakalı İl’in İslahiye İlçesinde dünyaya geldim. Bu 7 rakamı 18’me kadar peşimi bırakmadı, bırakmayacak gibi.
Uğurlu sayımdır 7.
Gaziantep Nurdağı İlçesindeki - Ökkeş baba türbesinden ad takmışlar, takım seçme şansım olmadı. Şu anda takım tutmuyorum…
Doğduğumda, TBMM hükümete savaş yetkisi verdi.
Doğduğumda, Mesut Yılmazın güven oyu almasına 6 ay vardı,
İlk kürtçe gazetenin yayınlanmasına ise 11 ay vardı.
Doğduğumda yılın seçimi yapıldı. Bülent Ecevit uzun süren tartışmalar sonucu 5 siyasi parti ile Ahmet Necdet Sezeri Cumburbaşkanı seçtiler.
Babam: Belediyede işçiydi, canım annemde ev kadını idi.
Usluydum, utangaçtım. Bir yere gidilirse yerimden kalkmazdım.
Babamın çalıştığı, dakdilo makinelerin mürekkep kokusu aralarında yazarak büyüdüm.
Hiç oyuncağamı kırmadım, kapı zillerine basıp kaçtığım olmadı. Bir kıza aşıkda olmadım.
Perşembeleri Nurdağında Pazar günüydü. Tüm sokaklara çadır açılır, büyük bir kalabalık alışverişe gelirdi. Bende annemin elinden tutarak giderdim pazara.
6 yaşına girdiğimde beni, Sezen hanıma emanet ettiler. Hayatıma yön veren sevgili öğretmenimi o zaman tanımıştım. İlk gün korkmuştum sonra alıştım.
Okula başladıktan 2 ay geçmişti. Önlüğüme bir şey taktılar, kurdele. Okumayı sökmüştüm. Sezen hocam her zaman yaz demişti, o zamanda belliymiş gazeteci olacağım… Okul resimlerimi yıllar sonra tozlu rafların arasındaki evimde buldum.
Gazete okumayı çok severdim, herkesin gözü önünde getirir incelerdim yazıları.Takip ederdim. Şimdi de hala takip ediyorum…
Sülalece pazar günleri toplanırdık. O zamanlar fazla kanal yoktu. TRT' deki yabancı filmlere bakardık, çekirdek yenir çay içilirdi. Şimdi her yer televizyon, muhabbet olursa saz eşliğinde türküler söylenirdi. En sevdiğim türkü çarşabayı sel aldı türküsüydü.. Sinema yoktu bizim diyarda o yüzden hiç gidemedim sinemeya.Taki 17 ‘me kadar. Dedim ya bu 7’ler hep oldu yaşamımda.
5.sınıfa giderken bisiklet aldı babam. Mahalledeki büyüklerimden bisiklet sürme dersi aldım. İki elimi bırakarak bisiklet sürürdüm.
O ilkbaharda, akrabamızın düğün merasimi oldu. Sofralar kuruldu. Meşhur İbrahim Tatlıses kondu teyp’e, yıllar sonra konserine gideceğim sanatçıyı ilk orda tanıdım.
Sporlardan en çok futbolu severdim, görevim forvetti.
Çekimserdim herkese karşı…
Mahallemizde çocuk eksik olmazdı. Hele ki bizim sokakta; kavgalar, bağrışmalar…
İlk okulda yıl sonu müsameresi oldu. Bende hüsnü rolune üstlendim çokta güzel oyndadım.
Bir ara savaş alar mı verildi. Sonra vazgeçildi.
Orta okula başladım boyum uzadı. Kızlarla konuşmaya başladım, çoğu kuşaklar gibi benimde okuldan kaçtığım oldu.
Hiçbir kıza mektup yazdığım olmadı.
Lise yıllarımda çalışkan bir öğrenci oldum. Lise 2 ve lise 3. sınıfta her dönem belge aldım. Lise 2 ye geçtiğimde Nudağındaki Tuncer Ajansta çalışmaya başladım. Kameracılık ve Gazeticliğe ilk adımı attım. İlk yazdığım şiirim; Benim yörem, İlk yazdığım haberim; Öznem Dershanesi kazandırmaya devam ediyor, İlk Röportajım; Nurdağı Belediye Başkanı Orhan Yılmaz ile, İlk köşe yazım; Herkes kendi işini yapsın oldu., İlk araştıma yazım; Nurdağı Uygarlıkların Kurulduğu yer, İlk gezi yazım Çanakkale Vazgeçilmez Şehir, İlk çıkardığım dergi MAKÜ HTMYO Gençlik Dergisi. Çıkan her yazımı alıp saklardım ve büyük bir keyifle dağıtırdım, dağıtıyorum…
Şimdi ki yazımda, Kendimi Yazıyorum…
Yazları düğünlere kamera çekmeye giderdim. İlçem ve çevre civar bölgede gitmedeğim köy kalmadı. Düğünlerde aç kaldığım olurdu ama fotoğraf ve kameram benim vazgeçilmezimdi. En sevdiğim orkestra müziği; gelini gelini müziğiydi, her çaldığında halaya girer oynardım… Hele birde genç arkadalaşrınız varsa halaydan çıkarmazlardı beni. Şimdi düğünlerden uzak duruyorum…
Lise’den mezun olduğumda ise onur belgesi aldım, o yıl öss sınavına girdim kazanamadım. Bir sonraki yıl öss’sınvına tekrar girdim, sınava bu sefer Adana’da halamın kızları ile birlikte girdim. Sınva girdiğimde aklımda kalan tek şey halamın kızları ile birlikte dilek tutmuş olmamızdı. Ve ben kazandım.Burdur Bucak Hikmet Tolunay MYO’nun Büro Yönetim ve Sekreterlik bölümünü okumaya başladım. Okulumuzda bir ilki gerçekleştirerek, Gençlik adı altında dergi çıkardık. Okul Müdürümüz Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Dalgar, Okulumuz Öğretim Görevlisi Ayşe Yıldırım ve Öğretim Görevlisi Hakan Hocamla beraber. Hayatımda en mutlu olduğum an; canla başla çalıştığım derginin okuduğum okulda çıkmasıydı.
Şimdi ikinci sınıfI bitirdim ve 19 yaşındayım…
Hayat devam ediyor...
Yaşadıkça kendimi yazmam devam edecek…
Saygılarımla…
|