Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  


Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy zirvesi: Savaşı bitirmek istiyoruz

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  34104601
Bugün Ziyaretçi :  12039
Aktif Ziyaretçiler :  12039

“Bunda da bir hayır vardır”
 
Bazen çok acımasız oluyor yaşam, yaşadıklarımız can yakıyor, kendimizi bırakıp belki de küsüveriyoruz hayata. -Oysa ki aklımızdan çıkıveriyor; her gecenin-karanlığın bir sabahı- aydınlığı,  her kışın-soğuğun da ardından bir baharı- sıcağı olduğunu… Belki de gün doğmadan neler doğacağını… Bir kapı kapanırken diğerinin açıldığını, şer gibi görünen olayların arkasından nice hayırlar getirdiğini..
Bakın bu konu ile ilgili Çinli düşünür Lao Tzu’nun zamanında geçen bir hikaye anlatacağım…
Köyün, hatta ülkenin en muhteşem atına sahip yaşlı, fakir lakin bilge bir  adam varmış. Kral ihtiyarın bu güzel atına sahip olabilmek için, elçiler yollayıp çok büyük paralar teklif etmiş Lakin ‘hayır’ demiş yaşlı adam; ‘Bu at sıradan bir at değil benim için, bir dost. Hiç insan para-pul için dostunu satar mı?’ Köylüler garipsemiş ve içten içe böyle bir alışveriş yapmadığı için akılsızca davrandığını düşünmüşler.
Ve günlerden bir gün at ortalıktan kaybolmuş. Tüm köylü atı kralın adamlarının çaldığını düşünmüş.
Ve ‘Ey bunak, böyle olacağı; bu atı sana bırakmayacakları belliydi. Onu satsaydın şimdi ülkenin en zengin insanlarından biriydin. Ama şimdi hem beş parasız, hem de atsız kaldın!’
Lakin büyük bir tevekkül ile karşılamış tüm bunları yaşlı bilge. “Karar vermek için acele etmeyin.” demiş.”Sadece ‘at kayıp’ deyin, çünkü gerçek bu.”
Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler.
Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş… Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.
Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler. “Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var..
” Cevabı yine aynı olmuş babalığın; “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz.” Ve devam etmiş: “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.”
Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu herif sahiden gerzek” diye geçirmişler…
Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. “Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın.” demişler.
İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz.” diye cevap vermiş. “O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek olan bu… Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru? Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.”
Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.
Köylüler, gene ihtiyara gelmişler… “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer…”
 Yaşlı bilge, “Siz erken karar vermeye devam edin.” demiş, “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde… Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.”
Hepimizin hayat merdivenlerini tırmanırken, bir çok başarısızlıklarla ve zorluklarla  yüz yüze geldiğimiz olmuştur.. Kimimiz pes etmiş, ümitsizliğe kapılmış kimimizde olması gerektiği gibi inatla savaşıp, yeteneklerine güvenip, asla vazgeçmemiş ve başarıdan başarıya koşmuşuzdur... Önemli olan yüzümüze kapanan kapıların, kapanmasını yeni bir şans olarak görüp, değerlendirmektir. Kapanan bir kapıyı üzüntüyle, hayal kırıklığı ile asla terk etmeyin, Kapılar kapandığında paniğe kapılmayın. Sizi geriletmesine izin vermeyin. Hiçbir şey olanaksız değildir. Yeter ki hayallerinizi gerçekleştirmek için gerekli olan adımları cesurca atalım, gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.. 
İçinde bulunduğunuz koşullar ne olursa olsun isteğinizi almak için sonuna kadar direnin. Hayallerinize tutunun, onları gerçekleştirebilmek için elinizden geleni yapın.  Asla vazgeçmeyin!!
Sevgiyle ve ışıkla kalınız.
 
Ekleyen: 
Tarih:  12.10.2010
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Yazıları
CAHİL CESARETİ  [ 23.9.2012 Devamı
Öğretmen BENİSA  [ 4.9.2012 Devamı
Güneş misin Rüzgar mı? [ 25.6.2012 Devamı
Teşekkürlerimle [ 13.5.2012 Devamı
Yaşam koçluğu nedir? Koç neler yapar? [ 1.5.2012 Devamı
23 NİSAN DEYİNCE [ 21.4.2012 Devamı
GOOGLE ROBERT DOİSNEAU’YU UNUTMADI  [ 14.4.2012 Devamı
18 Mart Çanakkale Zaferi [ 17.3.2012 Devamı
Kadınlar Gününüzü kutluyorum. [ 8.3.2012 Devamı
“EFLATUN SANCISI”  [ 16.2.2012 Devamı
Sansüre gelen son nokta FACE’den [ 29.1.2012 Devamı
Anlayanlar, Anlamayanlara Anlatsın! [ 23.1.2012 Devamı
İç Huzuru Aramak [ 15.12.2011 Devamı
Benimle bir fincan kahveye ne dersiniz? [ 1.12.2011 Devamı
Biz İnsanlar Ve Mutluluk [ 25.11.2011 Devamı
BUGÜN BAYRAM [ 28.10.2011 Devamı
Bermuda Şeytan Üçgeni [ 17.9.2011 Devamı
BİRLİKTELİKLER  [ 6.9.2011 Devamı
Foçalı Dostumun Serdenişi [ 26.8.2011 Devamı
Revamıdır Milletim [ 19.8.2011 Devamı
Mıknatıs Gibi [ 23.7.2011 Devamı
Hain saldırıyı kınıyoruz… [ 19.4.2011 Devamı
İçimizde ki Anahtar [ 16.3.2011 Devamı
Dünya Emekçi Kadınlar Günü  [ 8.3.2011 Devamı
Değer Bilmeyene Cumhuriyeti Sunmuşlar… ! [ 2.2.2011 Devamı
Dersimiz İnsanlık [ 15.1.2011 Devamı
Yeni Yıl Kutlaması [ 2.1.2011 Devamı
Eğer'le Meğer... [ 11.12.2010 Devamı
Türkçemize sahip çıkalım [ 30.11.2010 Devamı
Bayramlık Pabuçlar [ 18.11.2010 Devamı
29 Ekim’in Arifesindeyiz… [ 28.10.2010 Devamı
Gazilerimizi minnetle anıyorum… [ 20.9.2010 Devamı
Yüreklere Tercüman [ 5.6.2010 Devamı
Analarımızın anneler günü kutlu olsun [ 8.5.2010 Devamı
23 Nisan Çocuk Bayramı kutlu olsun [ 23.4.2010 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam