|
Sevgili okurlarım bayramlık pabuçlarını yastığının altında saklayıp, mendil arasında bayram harçlığı alan nesil çok ama çok gerilerde kalsa da, her bayram ‘’Nerede o eski bayramlar’’ dense de, bayram kutlamaları kaçınılmazdır, bayram öyle ya da böyle bir şekilde her hanenin kapısını çalar…
Şimdiki yaşanan bayramların farkı; kimilerinin el öperken el öptürecek yaşa gelişi, hanelerde kesimlerin yasaklanışı, kurbanlıkların kesimine katliam gözüyle bakanların, bu İslami görevlerini daha iyi amaçlar doğrultusunda gerçekleştirmek istemesi ile şehit Mehmetçik çocuklarına burs için Mehmetçik vakfına, fakir fukara için Kızılay’a, hayat vermek için Lösev’e bağışlamalarıdır.
Bir yandan, DenizFeneri Derneği’nin medyada büyük bir reklam kampanyası başlatarak dini duygu sömürüsüyle bağış toplamasına izin verilmesi…
Diğer yandan devlet yetkililerini göremediğimiz, artışını bir türlü durduramadığımız şehitliklerimiz ve içi yanan ama ‘’Vatan sağ olsun’’ diyen şehit ailelerinin ziyaretleri…
Evet bir de çekirdek aile modeli sonucunda, hızla çoğalan yaşlı bakım evleri ziyaretlerinde ki artışı da unutmamak gerekir…
Şimdiki yaşanan bayramların farklılıklarından biride, görüldüğü üzere ineklerini ithal etmeyi başaran bir ülke ve onun güdülen koyunları olarak, oy kaybına sebebiyet pahasına bayram tatilini kaçınılmaz bir tatil fırsatı olarak değerlendirenler!
Haftalar hatta aylar öncesinden pembe tatil hayalleri içerisinde yurt içi dışı otellerinde, hava yollarında rezervasyon yaptıranlar…
Kutlamanın her şekliyle görüldüğü gibi “Bayram gelmiş neyime” diyerek, bu koşuşturmadan kaçmak imkansız…
Şehirler arası oto yollarda çift taraflı istikamette geliş gidişler birbirini kovalar, bayram sonu ise dönüş trafiği ve pestiller çıkmış durumda hayat içindeki sörfe devam edenler…
Bende size tercihleriniz doğrultusunda hak ettiğiniz şekliyle sağlıkla, huzurla, güzelliklerle dolu nice bayramlar dilerim…
Sevgiyle kalınız,
|