Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  


Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy zirvesi: Savaşı bitirmek istiyoruz

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  34104592
Bugün Ziyaretçi :  12029
Aktif Ziyaretçiler :  12029

Değer Bilmeyene Cumhuriyeti Sunmuşlar… !
 
Usta bir ressamın yanında yıllarca eğitim alan ressam adayı eğitimini tamamlamış, ayrılma zamanı gelip çatmıştır. Büyük ustanın huzuruna çıkan öğrencisinden son bir isteği vardır;
Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koy. Resmin yanına da bir kırmızı kalem bırak.!" demiş. "İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden yazı iliştirmeyi de unutma!" diye ilave etmiş.
Öğrenci, kendisinden istenileni yapmış. Birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görünce üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, öğrencisine üzülmeden resmini yeniden yapmasını tavsiye etmiş.
Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta, yeni resmi şehrin en kalabalık meydanına tekrar bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını, yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını söylemiş.
Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş,
"İlkinde; insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde; onlardan müspet, yapıcı, olumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. İşte bu yüzden hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.’’ Böylece çırak ustasından son dersini de alarak atölyeden ayrılmış.
Büyük usta ne güzel, ne doğru söylemiş. Bugün de önünde mikrofon, karşısında kamera, elinde kalem bulan herkes, eğitimine/uzmanlığına bakmadan konuşmuyor mu? Hem de öyle böyle değil, kocaman kocaman laflar etmiyor mu? Bir de bakmışsınız, konunun uzmanı/âlimi susmuş, susturulmuş, köşesine çekilmiş; sesini yükselten, etrafına kalabalıkları toplayan, boş bulduğu meydanlarda, medyada başköşeye kurulmuş… 
Bir konuda söz söylemek, fikir beyan etmek için etiket sahibi, mevki sahibi olmak mı gerek? Ya da âlim dediğin sadece diplomalı kişi midir? Elbette ki hayır!  Âlim dediğin her bakımdan bu sıfatı hak etmiş, insancıl, hakkaniyetli, paylaşımcı, ileri görüşlü, lider sıfatlarına uygun kişidir… Büyük ustanın da dediği gibi;
·Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, ona öğretin. 
·Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın. 
·Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının. 
·Bilen ve bildiğini bilen öncüdür, onu izleyin. 
Öyle bir korku sarmış ki belleğimizi, susmuşuz, susturulmuşuz. “Aman dikkat! Ya dinleniyorsam?”, “Sakın yazma, söyleme! Kanalı kapattırırsın, siteyi yasaklatırsın! İşten atarlar, işsiz kalırsın! Ergenekon’dan içeri atarlar!” ikazlarını ne çok işitir olduk bugünün demokrasisinde. “Bilmek ve bildiğini söylemek suç!” Neden mi? Seni dinler, seni izler ve uyanır “bilen ve bildiğini bilmeyen kalabalıklar.”
Bilmeyen, en kötüsü de bilmediğini bilmeyenlerin hâkim olduğu bir ülkede yaşamayı hak ediyor muyuz? Bize sunulan cumhuriyeti ve demokrasiyi, elimizin tersiyle itecek miyiz? Bize bu cumhuriyeti armağan edenlerin üzerlerinden üniformaları, ellerinden mühürleri, makamları alınmadı mı? Daha vahimi haklarında idam fermanları verilmedi mi? Ya onlar da sussalardı, köşelerine çekilselerdi? Bugün üzerinde yaşadığımız bu vatan, özgürlüğünü teneffüs ettiğimiz bu ülke var olur muydu? Ya yarın, karanlıklara boğulduğumuzda bizim için, bugünün aydınları, âlimleri için çocuklarımız ne diyecek?    
“Emeğinin değerini bilmeyenlere, sakın emeğini sunma!” diyen atalarımız, bugünün aydınını gencini görseydi ne derdi? “Değerini bilmeyene cumhuriyeti sunmuşlar, … !”  
Daha aydınlık günlerin geleceğine, karanlıkların son bulup, perdelerin kalkacağına, aydınların söz sahibi olacağı günlerin de geleceğine olan inançla, güzelliklerle kalınız.
Aydınlık dolu yarınlar ümidi ile hoşça kalın…
 
 
Ekleyen: 
Tarih:  2.2.2011
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Yazıları
CAHİL CESARETİ  [ 23.9.2012 Devamı
Öğretmen BENİSA  [ 4.9.2012 Devamı
Güneş misin Rüzgar mı? [ 25.6.2012 Devamı
Teşekkürlerimle [ 13.5.2012 Devamı
Yaşam koçluğu nedir? Koç neler yapar? [ 1.5.2012 Devamı
23 NİSAN DEYİNCE [ 21.4.2012 Devamı
GOOGLE ROBERT DOİSNEAU’YU UNUTMADI  [ 14.4.2012 Devamı
18 Mart Çanakkale Zaferi [ 17.3.2012 Devamı
Kadınlar Gününüzü kutluyorum. [ 8.3.2012 Devamı
“EFLATUN SANCISI”  [ 16.2.2012 Devamı
Sansüre gelen son nokta FACE’den [ 29.1.2012 Devamı
Anlayanlar, Anlamayanlara Anlatsın! [ 23.1.2012 Devamı
İç Huzuru Aramak [ 15.12.2011 Devamı
Benimle bir fincan kahveye ne dersiniz? [ 1.12.2011 Devamı
Biz İnsanlar Ve Mutluluk [ 25.11.2011 Devamı
BUGÜN BAYRAM [ 28.10.2011 Devamı
Bermuda Şeytan Üçgeni [ 17.9.2011 Devamı
BİRLİKTELİKLER  [ 6.9.2011 Devamı
Foçalı Dostumun Serdenişi [ 26.8.2011 Devamı
Revamıdır Milletim [ 19.8.2011 Devamı
Mıknatıs Gibi [ 23.7.2011 Devamı
Hain saldırıyı kınıyoruz… [ 19.4.2011 Devamı
İçimizde ki Anahtar [ 16.3.2011 Devamı
Dünya Emekçi Kadınlar Günü  [ 8.3.2011 Devamı
Dersimiz İnsanlık [ 15.1.2011 Devamı
Yeni Yıl Kutlaması [ 2.1.2011 Devamı
Eğer'le Meğer... [ 11.12.2010 Devamı
Türkçemize sahip çıkalım [ 30.11.2010 Devamı
Bayramlık Pabuçlar [ 18.11.2010 Devamı
29 Ekim’in Arifesindeyiz… [ 28.10.2010 Devamı
“Bunda da bir hayır vardır” [ 12.10.2010 Devamı
Gazilerimizi minnetle anıyorum… [ 20.9.2010 Devamı
Yüreklere Tercüman [ 5.6.2010 Devamı
Analarımızın anneler günü kutlu olsun [ 8.5.2010 Devamı
23 Nisan Çocuk Bayramı kutlu olsun [ 23.4.2010 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam