|
Yaz ayının en sıcak günlerini geçirdiğimiz şu günlerde kimimiz yazlığında, kimimiz yazlık tatilinde seyahatlerde, kampında, kimimizde işine gücüne devam evinde…
Ben ve ailemde bu yaz geçerli sebeplerimizden dolayı evde geçirenler gurubuna dahil olduk, tatili nerede geçireceksiniz diye soran dostlara da, yılbaşlarının vazgeçilmez espirisi olan PTT’deyiz diyorum…
Geçen gün sabah erkenden, sıcak hava bastırmadan fırladım yataktan kalktım. Bir bardak kant’ımı içip kendimi sahile attım…
Çimenler sabah serinliğinde otomatik devreye giren fiskiyelerle sulanmaya başlanmış, mis gibi çimen kokusu.
Deniz üstünde süzülen martılar ve gaklamaları, bir yandan erken uyanamayan gençlerin köpeklerini gezdirme görevini üstlenen ebeveynler, boyozunu simidini kapıp çaylarını yudumlayarak kahvaltılarını denize karşı yapanlar…
Ooooh ne güzel bir gün, ne güzel bir hayat ve güne erken başlamak diye düşünürken sahil yolumu bitirip çarşıya varmış oldum…
Esnaf hazırlıklarını çoktan bitirmiş, müşteri bekleme safhasına gelmiş…
Tek tük eksik gedikti, taze çekilmiş kahveydi, vitrindi, kitapçıydı derken vaktin nasıl geçtiğini anlamamışım bile. Bir baktım dönüş yoluna geçerken çarşı kalabalıklaşmış.
Seyyarlar çığırmaya, gıda işi yapanlar dönerlerini açmaya insanlar iki yöne hızlı adımlarla koşuşturmaya başlamış..
Bir yandan bayanın biri elinde cep telefonu’’ Sinir oldum, olmaz ki bu kadarda canım’’ diye söyleniyor. Köşeye dönüyorum başka bir hanım canımı sıkma diye birilerine telefonda çemkiriyor.
Bir başka iki arkadaş sohbet ede ede gidiyor ve biri diğerine birilerini yeriyor, adamın biri yarısı anladığım yarısı anlamadığım kelimelerle hara güre yarı küfürlü alacak-verecek meselesine sıkarım bitaraflarına diyor…
Aaaa oldumuya şimdi dedim sabah sabah sahilde yaşadığım mutluluk ve huzur kursağımda kaldı …
Ne oluyor bu insanlara da 3 saat içerisinde etrafım negatif, sinirli, hırslı, aksi insanlarla doluverdi…
Sonra birden aklıma daha önce duyduğum bir hikaye geliverdi;
***
Bir varmış bir yokmuş, kadının biri sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç kıl saç görmüş. "Hımm’’, demiş ‘’galiba bugün saçımı örgü yapacağım!." Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş!. Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, Kafasında iki tel saç kalmış.... "Hımm," demiş, "Bugün saçımı ikiye ayıracağım demiş." Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş..
Bir ertesi gün gene kalkmış, aynaya bakmış, görmüş ki kafasında tek tel saç var. "Tamam, tamam'' demiş...''artık bugün at kuyruğu yaparım..." Öyle de yapmış, ve çok güzel bir gün geçirmiş... Daha bir ertesi, aynaya baktığında, kafasında bir tek tel bile kalmamış!... "Müthiş!" diye bağırmış. "Bugün saç derdim yok!"
Hayat, başınıza ne geldiği değil, başınıza gelenlere verdiğiniz tepkilerden ibaret değimlidir ki… Düşünce ve davranışlarımız başımıza gelecekleri, yaşanacakları bir nevi önceden belirler gibidir..
Mevlana bize "Kardeşim sen düşünceden ibaretsin, geriye kalan et ve kemiksin, gül düşünürsün, gülistan olursun, diken düşünürsün dikenlik olursun " sözleri ile düşüncenin üzerimizde ne kadar etkili bir güç olduğunu nede güzel dile getirmiştir…
Yaşam içerisinde insanlar düşünerek inandıkları ve olacağına kesin gözüyle baktıkları şeyleri mutlaka yaşarlar.
Kırk kere söylersen olur derler ya aynen onun gibi, her an hasta olacağınızı düşünürseniz mutlaka sonunda hasta oluverirsiniz, hiç ahlanıp vahlanmayın, daveti hazırlayan kendinizden başkası değil! ..
Berbat bir hastalığa yakalanmışta olabilirsiniz bunu öğrendiğinizde 'acaba ne zaman öleceğim' demek yerine,'’ bu hastalıkla savaşabilir, yenebilirim ' diyebilmek elimizde, beynimizde…
Bu şekilde düşünebilmek belki yaşamamızı garanti etmez ama moralimizin ve hayat kalitemizin yüksek olmasını, hastalıkla savaşacak gücü bize kazandırır.
Yaşanabilecek en kötü olayın bile dünyanın sonu olmadığını unutmayın. Sizin için dünyanın sonu, hayatınız sona erdiğinde geleceğine göre, yaşadığınız her anının tadını çıkarmaya bakın. Hayalimizde canlandırdığımız şeyleri tıpkı bir mıknatıs gibi kendinize çekin.
Havalar ne kadar sıcak, kurak olursa olsun, sizlerin gönülleri ve gönül gözleri her daim serin, mutlu ve güzelliklerle dolu olsun…
Dostlukla ve sevgimle kalınız.
|