|
M.Ö. VI. yüzyıllarında yaşadığı ve eski Yunan'da zengin bir adamın kölesi olduğu varsayılan Ezop fabl denen öyküleriyle ünlüdür. Fabl, hem didaktik, hem de dramatik bir türdür. Birçoğumuzun okul dönemlerimizden okuduğu, Fransız yazarı la Fontaine'in fabllarına da esin kaynağı olan ‘’Ezop Masalları’’ anlattığı öykülerle yüzyıllar sonrası bile günümüzde yaşama ilişkin öğüt ve insanlık adına ders vermelerinde, geçerliliğini korumaktadır.
Bir gün Güneş ve Rüzgar kimin daha güçlü olduğunu tartışıyorlarmış. Rüzgar Güneşe dönerek; -Ben sana daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım. Şu karşıdaki paltolu yaşlı adamı görüyor musun? Paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerimdemiş. Güneş bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgar kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam paltosuna daha sıkı sarılıyormuş. Sonunda rüzgar pes edip durmuş.
Güneş bulutların arkasından çıkıp yaşlı adama nazikçe gülümsemiş. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip paltosunu çıkarmış. Sonra, güneş rüzgara dönerek; Nazik ve dostça davranışın, şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olduğunu söylemiş.
Ezop’un bu minik ders verici hikayesinden de anlaşılacağı gibi, devir-i alem değişse de, yaşananlar demek ki hep aynı. İnsan olmanın erdeminden uzaklaştığımız, kendimizi ve çevremizi zorladığımız zamanlarda bu tip küçük hikayeler, yanlış giden yönleri nede güzel işaret ediyorlar. Ah bir de o işaretleri anlayabilecek kadar güçlü ışığa sahip olunabilse, İşte o zaman içinde yaşadığımız evren çok daha yaşanabilir hale gelmez miydi?
Günümüzün yorucu ve yıpratıcı koşulları arasında hayat mücadelesini verirken, gerek günlük yaşamda gerekse iş hayatımızda kendimizi ve sevdiklerimizi hatta hiç tanımadığımız bir çok insanı gereksiz yere, haksız yere üzdüğümüz, agresif davrandığımız anlar olabiliyor, işin kötü yanı, bir çoğu bu davranışlarının farkında lığın da olamıyorlar. Kırıp dökmeden, bağırıp çağırmadan var olabilmek varken, seslerini yükselttikçe, güçlerinin de yükseldiğini düşünenler bilmiyorlar ki bu tavırlarıyla, çevresindeki ışıkların yerlerini tek tek karanlığa mahkum ediyorlar.
Bunaltıcı yaz sıcaklarının başlamış olduğu şu günlerimizde, yarınınızın sizin için nasıl bir gün olacağını sizin davranışlarınız belirleyecek. Soruyorum size, yarınınızda güneş mi olacaksınız, rüzgar mı? İçiniz sımsıcak ve insanlara yansıtacak kadar güçlü müsünüz, yoksa içiniz öfke dolu, insanları kıracak kadar sert misiniz? Seçim sizin! Güzel bir yaz sezonu geçirmeniz dileklerimle sevgimle ve ışıkla kalınız!
İlknur BAKIŞ
ilknurbakis@hotmail.com
|