Ankara’da Düzenlenen 2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni
                        Devamı                       
 
Kilis Valisi Recep Soytürk KİYÜ’de Ders Verdi
      Devamı  

 

 
Sözün bittiği yerdeyiz!
 
 
Barış Pınarı Harekatının 8. gününde 637 Terörist etkisiz hale getirildi.
  Devamı 

magazin
 
Timoçin ve Efe Ailelerinin düğünü güzeldi…
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20696418
Bugün Ziyaretçi :  922
Aktif Ziyaretçiler :  91

ÇIKARILACAK DERS
 “15 Temmuz sabahı Makarios kuvvetleri yerini darbecilere bırakmış, kendisi de İngiliz üslerine sığınmıştı. Darbeyi hazırlayanlar iptida kendi vatandaşlarını temizledikten sonra ENOSİS ilan edecek, akabinde çoluk çocuk, kadın erkek kılıçtan geçirilecekti. Rum oyunlarını yakından takip eden Anavatan, Rum silahları Türk’ün üzerine çevrilmeden daha doğrusu onlara fırsat vermeden 20 Temmuz günü gökten denizden 307 sene hakim olduğu topraklara bir kere daha ayak basmıştı. Bu nedenle 20 Temmuz ne istila ne de tüm Rum halkına girişilen bir harekat değildir”. 1977
                 Dr. Fazıl KÜÇÜK 
 
 Ülkeler arasındaki ilişkilerin tek düze gittiğini ne yazık ki hiç kimse söyleyemez. Türk Yunan ilişkilerinde olduğu gibi Türk Amerikan ilişkilerinin de olduğu gibi sürekli olarak inişli çıkışlı seyir izlediği biliniyor. Yüce Atatürk’ün dirayetli duruşu ile kısa süreli de olsa Türk Yunan ilişkiler iyi komşuluk ile dostluk çerçevesinde yürütülmüştür. Kıbrıs olayının 1950’li yılların ortalarında ortalıklara çıkarılması sonrasında ikili ilişkiler de gerilmeye başladı. 
 Bozulmasının birincil nedeni Venizelos ‘un hazırladığı isim babası da olduğu Megali İdea projesidir. Bu nedenle yukarıda da kaydettiğimiz gibi Atatürk Venizelos dostluğu diye tarihe kaydedilen uygulamalar, Yüce Atatürk’ün eseridir. 
İ-kinci Paylaşım Savaşı sonrasında estirilen soğuk savaş rüzgarları İngiliz sömürge yönetimindeki ülkeleri etkisi altına alıyordu. Yalnızca Kıbrıs’ta değil bütün sömürgelerinde kalkışmalar yaşanıyordu Yaşananların ayrıntılarına fazla girmeden 1959 – 1960 yıllarında Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında Türk’lerle Rum’ların eşitliğine dayanan ortaklık kuruluyordu. 
Rum’ların kurulan bu yapıyı içlerine sindirememeleri, o günlerin modası olarak kabul edilen Bağlantısızlar Hareketini de kullanarak bu devletin bir Rum devleti olduğuna bütün dünyayı inandırıldılar. Türk’lerin ülkede yaşayan azınlık olduğunu söylüyorlardı. 
Daha sonra hazırladıkları Akritas Planı ile Türk’lere karşı başlattıkları ve BM’in de tanımına uygun düşen soykırım hareketine giriştiler. 01 Ağustos 1958 tarihinde kurulan Türk Mukavemet Teşkilatı’nın öncülüğünde başlayan direnişi kıramadılar. Yunanlılar Ada’da konuşlu askerlerinin sayısının 950 adet olması gerekirken 10 bin civarında askeri konuşlandırdılar. Ada’yı Yunanistan’a bağlayabilmek için kurulan bu yapının başına karanlık bir geçmişi olan Tuğgeneral Grivas getiriliyordu. BM raporlarına da yansıyan şekilde kurulan askeri düzenin bir tümen düzeyinde olduğu kaydediliyordu. 
1964 saldırıları sonrasında gelen Yunan tümeni ile Rum’lar arasında kavgaya varan sürtüşmeler yaşanıyordu. Bu dönemde yaşananları 02 Mart 1993 tarihli SELİDES isimli dergide o dönemde yaşananlara değiniyordu. “Yunanistan’ın İ-kinci Dünya Savaşına girmemesiyle Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşme arzusu ile ülküsü yeniden canlandı. Bunu EOKA’nın silahlı mücadelesi izledi. Kamuoyunun Kıbrıs’a karşı sempatisi güçlendi. Ne var ki EOKA mücadelesinin bedbaht bir sonuca varması Kıbrıslılar ile Yunanlılar arasındaki anlaşmazlıklara yol açtı. Zaman zaman Hükümet düzeyinde meydana gelen çatışmalar halka da yansıyordu” diye belirtiyordu. 
20 Temmuz 1974’e gelinceye dek Makarios’a karşı düzenlenen başarısız suikastlardan sonra İçişleri Bakanı Polikarpos Yorgacis’in öldürülmesi bölünmeyi tetikleyen olaylardan bazılarıdır. 1967 yılında Yunanistan’da gerçekleşen darbe sonrasında ilişkileri iyice gerginleşiyordu. Özellikle Makarios ile Yunanlı askerler arasındaki ilişkiler bazen kopma noktasına ulaşmasına ramak kala erteleniyordu. Gidişten rahatsızlık duyan Makarios son çare olarak Yunanistan Devlet Başkanı Fedon Gizikis’e mektup yazma gereğini duyuyordu. 
Mektubunda, 
“Kıbrıs’ta cereyan eden ve göz yumulmayacak bazı durum ve olayları Size üzülerek de olsa bildirmek zorundayım. Bu konulardan Yunan Hükümetini sorumlu görüyorum” dedikten sonra uzun mektubunun bir bölümünde ise, “Yunan Hükümeti mensuplarının sürekli biçimde Bana karşı suikast hazırlaması ve daha kötüsü Kıbrıs Rum halkını bölmesi ve iç savaş yüzünden onları felakete sürüklemesi konuları açıklığa kavuştuğundan beri zihnimi meşgul eden ve Beni öldürmeye kadar varan uzanan bir eli hissettim” diye şikayetçi oluyordu. 
Makarios mektubunun son bölümünde de “Ben Kıbrıs’a Yunan Hükümetince atanmış ne bir memurum veya vekil değil ama Helenizm taraftarı geniş bir kesim tarafından seçilmiş bir liderim. Bu nedenle milletimizin bana karşı uygun bir tavır göstermesini talep ediyorum” diyerek meydan okuyordu. Karşı duruşunun bedelini de 15 Temmuz 1974 darbesi ile görüyordu.
19 Temmuz 1974 tarihinde BM Güvenlik Konseyi’ndeki konuşmasında ise “Yunan Cuntası’nın darbesi bir işgaldir ve bunun sonuçlarından Kıbrıs’ın bütün
halkı, Türk’ler ve Rum’lar acı çekmektedir” dedikten sonra Kıbrıs’taki işgalin sonlandırılması için Güvenlik Konseyi’nden yardım istiyordu. 
Böyle bir ortamdan geçirilirken Türkiye Garantör ülke olarak 20 Temmuz 1974 tarihinde başlattığı Barış Harekatı ile hem Kıbrıs Rum’larının hem de Yunanlıların demokrasi ile yeniden tanışmalarının yolunu da açıyordu. 
Yunan Cuntası’nın hışmından kaçarak Paris’e yerleşen Konstantin Karamanlis dönüşünde kahramanlar gibi karşılanıyordu. Atina’ya dönüşünün 35. gününde televizyonda yaptığı konuşmasında Türk Ordusunu hedefine koyarak mücadele bayrağını açıyordu. “Bugünkü gücümüzle Türk’leri bir savaşta yenemeyiz. Bu onlara tahammül edeceğimiz anlamına gelmesin. Türk’lere karşı mücadeleyi her çareye başvurarak sürdürecek Kıbrıs’ı Türkiye’ye kanayan bir yara haline getireceğiz” diyerek çizdikleri stratejiyi ortalıklara koyuyordu. 
24 Aralık 1974 tarihinde Ada’ya dönen Makarios ise aşağıda kalmamak için Larnaka uçak alanında Türkiye’ye karşı uzun süreli mücadele başlattıklarını söyledikten sonra “Bu mücadelede hedefimize ulaşabilmek için Ermeniler ve Kürtlerle işbirliği yapacağız” diye konuşuyordu. 
O günlerde yeniden çizilmiş olan bu yol haritasının eksiksiz olarak harfiyen uygulandığını söylemeye gerek bile duymuyoruz. Yaşamakta olduğumuz sıkıntıların temelinde çizilen bu stratejinin olduğu gün gibi ortalıklarda duruyor. 20 Temmuz 1974 öncesinde yaşananların çok kısa bir özetini sizlerle paylaşmış bulunuyoruz. 
Yaşananlardan çıkaracağımız derslerle, dik duruşumuzla yolumuza bu ve benzeri gerçekleri söyleyerek devam etmemiz gerekiyor mu ne…
SEVGİ ile kalınız…
 
18 Temmuz 2019  -  Ankara
 
 

 

Ekleyen:  Ahmet GÖKSAN
Tarih:  7.8.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Ahmet GÖKSAN Yazıları
EŞİTLİĞİN EGEMENİAhmet GÖKSAN [ 14.10.2019 Devamı
TAVIRLARIN DAYATILMASIAhmet GÖKSAN [ 27.9.2019 Devamı
FORMÜLÜN İKİRCİKLİSİ Ahmet GÖKSAN [ 14.9.2019 Devamı
BALTACI – LARAhmet GÖKSAN [ 5.9.2019 Devamı
BUNALIMIN GÜVENİAhmet GÖKSAN [ 3.9.2019 Devamı
KIBRIS TÜRK’LERİNİN TOPLUMSAL DİRENİŞ BAYRAMIAhmet GÖKSAN [ 4.8.2019 Devamı
AKILSIZLIĞIN FARKIAhmet GÖKSAN [ 3.8.2019 Devamı
KAVGANIN KAYIKÇILARIAhmet GÖKSAN [ 27.7.2019 Devamı
EGEMENLİĞİN EŞİTİAhmet GÖKSAN [ 6.7.2019 Devamı
DEĞERİN ZAMANIAhmet GÖKSAN [ 30.6.2019 Devamı
OLASILIĞIN GELİŞMESİAhmet GÖKSAN [ 30.6.2019 Devamı
SINIRIN UZUNUAhmet GÖKSAN [ 20.6.2019 Devamı
ÇÖZÜMÜN NEFRETİ Ahmet GÖKSAN [ 15.6.2019 Devamı
LAHANA DİPLOMASİSİAhmet GÖKSAN [ 3.6.2019 Devamı
DÜNYANIN EKSENİAhmet GÖKSAN [ 26.4.2019 Devamı
GÜCÜN ACİZİAhmet GÖKSAN [ 11.4.2019 Devamı
AKLIN ORTAĞIAhmet GÖKSAN [ 4.4.2019 Devamı
ONURUN HAKLISIAhmet GÖKSAN [ 17.3.2019 Devamı
İVMENİN ÖZÜAhmet GÖKSAN [ 15.3.2019 Devamı
HUKUK - SUZLUKAhmet GÖKSAN [ 24.2.2019 Devamı
YOLUN GÜVENSİZLİĞİAhmet GÖKSAN [ 17.2.2019 Devamı
ANAHTARLI DİPLOMASİAhmet GÖKSAN [ 13.2.2019 Devamı
UZLAŞININ İSTENMEYENİ Ahmet GÖKSAN [ 29.1.2019 Devamı
YOLUN GÖRÜNENİ Ahmet GÖKSAN [ 28.1.2019 Devamı
KORUNACAK BARIŞ Ahmet GÖKSAN [ 6.1.2019 Devamı
KEDİNİN KUYRUKLUSUAhmet GÖKSAN [ 2.1.2019 Devamı
ÇAYIN BİSKÜVİTİ Ahmet GÖKSAN [ 24.12.2018 Devamı
MÜZAKERENİN SONUÇSUZUAhmet GÖKSAN [ 22.12.2018 Devamı
FEDERASYONUN GEVŞEĞİ Ahmet GÖKSAN [ 12.12.2018 Devamı
DEVLETİN ANORMALİ Ahmet GÖKSAN [ 11.12.2018 Devamı
ÖNERİNİN İŞLEVSİZİAhmet GÖKSAN [ 21.11.2018 Devamı
NİYETİN İYİSİ Ahmet GÖKSAN [ 16.11.2018 Devamı
DENENMİŞİN DENENMESİ Ahmet GÖKSAN [ 14.11.2018 Devamı
YILANIN UZLAŞMAZLIĞIAhmet GÖKSAN [ 22.10.2018 Devamı
OYUNUN SÖZCÜĞÜAhmet GÖKSAN [ 20.10.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

RUSYA'NIN ORTADOĞU PROJESİ (ROP)
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Hüseyin TOPRAK

DEPREME HAZIRLIKLI MIYIZ?
M. Yahya EFE

Atatürkçülük ve medyamız
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Orhan SELEN

ATATÜRK’ÜN KUŞ SEVGİSİ
Harika ÖREN

Dünya Kız Çocukları Günü
Belma Demir AKDAĞ

İSTANBUL AŞKINA İHANET EDİLMİŞ
Sevgi Ünal

HADİ SALLANMAYALIM
Arzu KÖK

Kaz Dağları ve Knidos
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü
Ahmet GÖKSAN

EŞİTLİĞİN EGEMENİ
Aslı ASLANER

DAĞDA ÇOBAN DA OLSAN OKUYCAN, OKUYCAN, OKUYCAN!
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

BANA İLHAM VEREN İKİ KENT "ANTALYA VE BODRUM"
Fevziye ŞİMDİ

TEKERLEMELERİN ÖZELLİKLERİ
Oktay ZERRİN

UYUYAN GÜZEL !
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Sevinç ŞİMŞEK

Deneyim yaşayarak olur
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü
İlknur Bakış

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz?

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam