| |
| Yorum No : 375 | Recep Hakyemez | 09.10.2009 15:51:04 |
| Budist felsefesine uygun meditasyon yapmaya gerek yok kendi kültür ve inancımız içinde de geliştirmediğimiz meditasyon var,yorulan bir insan içinde bulunduğu duruma göre kalkıp off deyip hiç bir şey düşünmeden bir kaç saniye hareketsiz durur,Hintliler bunu bir ömür boyu yapmaya başlamış bizde de cumhuriyet öncesinde ki tekke ve zaviyelerde de bir tür meditasyon mekanı idi miskin kelimesinin kökeni de tekke ve zaviye üyelerini ifade eder.saygılarımla |
| |
| Yorum No : 376 | Emre Duran | 09.10.2009 16:06:37 |
| Sevgili İlknur hanım yazdıklarınız çok ilgimi çekti. özellikle kalabalık şehirlerde yaşayan ve yoğun çalışma gerektiren işlere sahip insanlar için meditasyonun gerekli olduğunu düşünmemi sağladınız. bir sonraki yazınızı sabırsızlıkla beklemekteyiz. |
| |
| Yorum No : 377 | MUZAFFER CURA | 09.10.2009 16:34:02 |
Daha önce de benzeri yazılar okumuştum.. sizin kaleminiz den öz bir söylemle tekrar okuma olanağı bulmak güzel oldu.. içsel dünyamızın eğitimi elbette önemli..varlığımızın ana kaynaklarına dokunmadan daha olumlu, etkileşimlerde daha başarılı, insani ilişkilerimiz de daha sevgi dolu olmak mümkün.. güzeldi teşekkürler kaleminize.. |
| |
| Yorum No : 378 | ömer akşahan | 09.10.2009 16:38:18 |
İlknur Hanım, bu yazıları okudukça hep aklıma Bilsa geliyor, nedense... öyle yoğun stres altındaydık ama yol gösteren ya da gösterse de uygulayan olmadığından sağlığımdan oluyordum, siz de biliyorsunuz... o günlerde bunları benden belki de daha fazla yaşadınız... yazarlık kumaşı sizde varken o kumaştan iyi tayyör de dikersiniz artık... sevgiyle |
| |
| Yorum No : 379 | Burcu Beyaz Bostan | 09.10.2009 16:48:02 |
| yazın için öncelikle tebrikler. Meditasyona hemen olumsuz yaklaşmamak gerektiği düşüncesindeyim. Bence de denenmeli, önyargılı olmamalı. İnsanın kendi içinde içsel bir yolculuğa çıkabildiği uzak doğu felsefesi öğretilerini denemelisiniz... |
| |
| Yorum No : 380 | Şükran Aydoğan | 09.10.2009 17:18:59 |
| evet güzel bir konuyu açmışsınız ilknur hanım, yaşam içinde her türlü şeyi barındırıyor acılar üzntüler hüsranlar..bazen ruhun mukavemeti tükeniyor bu zorlu yaşam mücadelesinde..o zaman bir arayış içinde çeşitli şeylere yöneliyor insanlar meditasyon bunların en iyisi hatta ilki diyebiliriz..Tabiki islami kültürde bu öğretiye çok benzer durumlar var kişinin kendini tüm dış etkenlerden arındırması ve kendi iç dünyasına dönmesi..konuyla ilgili diğer yazınızı merakla bekliyorum..teşekkürler bü öğretiyi bizimle paylaştığınız için sevgiler.. |
| |
| Yorum No : 384 | Aslı Sesli | 10.10.2009 11:11:14 |
Ailesi ve kendisini seven hiç kimsesi olmayan bir yetim kızla ilgili çok güzel bir masal vardır. Kendini çok ama çok üzgün ve yalnız hissettiği bir gün, çayırda yürürken, bir çalıya küçük bir kelebeğin takıldığını görür. Kendini kurtarmak için çabaladıkça, dikenler onun narin bedenini daha çok hırpalar. Küçük yetim kız dikkatle kelebeği kurtarır. Uçup gitmek yerine, kelebek güzel bir periye dönüşür. Kız gözlerine inanamaz. Peri, kıza, "Senin eşsiz iyi kalpli davranışın için, sana bir dilek dileme hakkı veriyorum."der. Kız bir an düşünür, sonra "Mutlu olmak istiyorum." der. Peri "Peki" der, ona doğru eğilir ve kulağına fısıldar. Sonra da ortadan kaybolur. Kız büyüdüğü sürece, ondan daha mutlu kimse yoktur. Herkes ona mutluluğunun sırrını sorar. O ise gülümser ve "Sırrım, küçük bir kızken iyi kalpli bir periyi dinlemiş olmamdır."der. Yaşlanıp, ölüm döşeğine düştüğünde, komşuları etrafına toplanırlar. Sırrının da onunla birlikte yitip gitmesinden korkmaktadırlar. "Lütfen bize söyle" diye yalvarırlar. "İyi peri sana ne dedi?" Sevimli yaşlı kadın gülümser ve "Bana şöyle söyledi" der:"ne kadar güvende, ne kadar yaşlı ya da genç, zengin ya da fakir olursa olsun herkesin sana ihtiyacı var" Sevgilerler... |
| |
| Yorum No : 392 | Ali SÖNMEZ | 12.10.2009 08:26:38 |
İnsanların cennetleri de cehhemleri de kendi içlerindedir..Yaşamak emek ister.Kaderci şükürcü ve bir takım amaç ve umut olması gereken, mücadele isteyen emek isteyen değerleri, şansa ve kadere bırakmak hem insanın kendine hemde çevresine, yaşadığı topluma yaptığı kötülüklerden biridir..Mutluluk özen, başarı ve yapığı işlerden zevk almaktır. Mutluluk yaşadığı topluma gönül rahatlığı ile birşeyler katabildiğine inanmaktır..Elbette bir sabah mis gibi kokan, patlamış bir tomucuk da olabilir..Bir bebeğin size bakarak bilinçsizce gülüşü..Ama insan olmanın karşılığı ve onuru başarmaktır.. Sayın İlknur Köseler..Zevkle okudum makalenizi. Teşekkür ederim.. |
| |
| Yorum No : 394 | serap düzgören arı | 12.10.2009 11:16:11 |
| Merhaba İlknur Hanım. Köşemden, köşenize ve aramıza hoş geldiniz demek istiyorum.Yazılarınızı severek okuyorum. Kolay gelsin.sevgilerimle. |
| |
| Yorum No : 408 | s.cetin | 14.10.2009 00:27:07 |
Ilknur canim, az once seninle buralarin soguk havasini, yogunlugumu paylastim. Bu kadar olur, pesinden ruh halime ilac gibi gelen yazini okudum.
Pozitif bir perspektifden baktirdigin icin, tesekkur ederim. Eminimki kendim icin yapmak istedigim, hep erteledigim YOGA dersime bu hafta yaziliyorum...
Cok optum,
Serife |
| |
| Yorum No : 435 | halil karanfil | 19.10.2009 14:51:01 |
| haklısınız ilknur hanım günümüzün hastalığı stress ve bundan kurtulma yolununda bu makalenizde anlatmış olduğunuz gibi kendimize dönebilmemiz ve onunla mutlu bir yaşam için çabamızdan geçer...tebrikler |