Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  


Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy zirvesi: Savaşı bitirmek istiyoruz

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  34111763
Bugün Ziyaretçi :  335
Aktif Ziyaretçiler :  49

“Yaratılanı severim             Yaradandan ötürü”

Fatma UÇARLAR 

Sevmek derken nedense ilk önce insanların birbirini sevmesi akla gelir. Elbette daha mantıklısı da budur, ama Yunus gibi düşünüp de “Yaratılanı severim Yaradandan ötürü” felsefesinde olursanız, benim gibi, kurt, kuş, böcek, kedi köpek, ot, çiçek, taş, toprak ne varsa seversiniz, onlarla tefekkür edersiniz adeta. Onlar size dost olurlar, yoldaş olurlar, sırdaş olurlar…
İnsan sevmeyi biliyorsa, tüm yaratılanı sever
Sevgiden nasipsiz ise insanı sevmeyi bile bilmez. Bu benim düşüncem. Sevgi, Allah’ın insana bahşettiği en yüce duygudur. Yaşamın süsü, olmazsa olmazı, tadı, tuzu, biberidir sevgi. O yüzden üzer insanı sevdiğinden ayrılması, bir daha onu göremeyecek olması. Bir de uzun bir paylaşımdan sonra olduysa bu ayrılık, daha bir buruk hissedilir yürekte.
                Üzüntümü abartılı bulanlar var, beni anlamalarını istemiyorum zaten. Ben buyum. Beni, benim gibi hayvan sevgisi veya merhameti olanlar anlar. Evimin güzel kızı Pati ile yollarımız bundan 5,5 yıl önce Burdur Anadolu Öğretmen Lisesi’nin bahçesinde kesişmiş, o gün, bu gün evimin kraliçesi olmuştu. Pati’m, engelliydi, bir bacaktan yoksun kalmıştı bu nedenleydi evimin kraliçesi olması. Bir yanda en cins kedi, bir yanda da bacağında kurtlar oluşmuş olan Pati olsaydı, tercihim yine Pati’den yana olurdu. Çünkü O, yardıma muhtaç ve zavallı bir haldeydi.
                İlk önce kangren olmuş bacaktan kurtardık Pati’mi. O ara Burdur televizyonu kameramanı Ali Kapan çekim yapmıştı. Şuan o programın kaydı elimde mevcut. Bir müddet sonra minik kızım, genç kızlığa adımını attığı için dışarıya çıkma sevdalarına takılmaya başladı, balkonlarda veya kapı arkalarında içleri yakan bir şekilde fasıl geçmeye başladığında, veteriner hekimine: “ Ben takvimi çevirmiyorum ama bu Mart ayına geldiğimizi nasıl biliyor?” diye sordum. Veterinerin, kemik yapısının oluşması için kısırlaştırılma ameliyatının bir yıl daha ertelenmesinin uygun olacağı önerisiyle, bir yıl avuttuk Pati’mi omuzlarımızda. O’na, dışarı çıktığı an başına gelebilecek tehlikeleri anlattık gecenin değişik vakitlerinde. Sonra zamanı gelince müftümüze sordum, kedimin anne olma hakkını elinden alıyorum, günah olur mu diye. Engelli bir kedi olduğu için kısırlaştırılması caizdir, cevabını alınca da ikinci kez ameliyatını yaptırdık.
En zor anlarında bile evimi hiç kirletmedi, oturduğu yer belliydi, hiçbir yiyeceğime uzanmadı, hırsızlık yapmadı. Arkadaşlarımın, tontoş Pati’m için birçok kişinin çocuğundan daha terbiyeli olduğunu bile söyledikleri olurdu. O’nunla bakışarak, konuşarak anlaşırdık. Üzüntümü de anlardı, sevincimi de. Kuyruk sallamasından gergin mi, mutlu mu olduğunu bilirdim. Gerçi onun mutluluğu da, gerginliği de bana bağlıydı. Onun için benim ruh halim önemliydi. Çünkü ben mutluysam mutlu, üzgünsem üzgün olurdu. Isparta’ya geldiğimde oturduğum evin balkonundan bahçeye sepet içinde sallayarak bırakırdım. İşten geldiğimde de yine sepetini sarkıttığımda hemen gelir, sepetine girerdi. Ben de yukarıya çekerdim. Eve biraz geç kalayım, ya balkonda ya da pencere önünde beni bekler bulurdum. Isparta Akdeniz gazetesi muhabirinin benimle yapmış olduğu röportajda: “Ben Sezen Aksu’dan daha şanslıyım, çünkü benim bir kedim var” diyerek memnuniyetimi dile getirmiştim.
 Pati’m, bu yılın mayıs ayında ya çocuklardan ya da köpeklerden kaçmış, tribün merdivenlerinden tırmandığı stadyum duvarından aşağıya inememişti. İki gün aradıktan sonra, gecenin ilerleyen saatlerinde sesime cevap verince, itfaiye merdiveni ile indirmiştim duvardan. O zaman yırtık kulağından hafif bir şekilde çekmiştim ama onun umurunda mı? İstersen patakla, çünkü anneciğine kavuşmuştu.
             Ramazan ayında iftara davetli olduğum 2 Eylül akşamı, Pati’mle birlikte çıktık evden. O, ben gelesiye kadar bahçede hava alacak, çimlerde yatacaktı. Geldiğimde de birlikte girecektik evimize. Ama olmadı! Bu kez Pati’mden iç çamaşırlarıma kadar geçen kan ile girdim evime. Hız düşkünü bir züppenin kullandığı cipin tekeri altında kaldı Pati’min o güzel başı, son nefesini kucağımda verdi benim tontoşum. Bir ay geçmesine rağmen hala alışamadım yokluğuna.
İlk anda bakıma muhtaç olduğu için evime aldığım Pati’me, meğer ben muhtaçmışım. Öyle alışmışım ki uğurlama ve karşılamalarına, hala büyük eksiklik hissediyor, kapımı her açışımda karşımda olacak sanıyorum. Savunmasız hayvanlarımıza eziyet eden insan müsveddelerini de Allah’a havale ediyorum.

 Hız düşkünü bir züppenin kullandığı cipin tekeri altında can veren zavallı kedi Pati...

Ekleyen:  Efe'ce Haber Gazetesi
Ekleme Tarihi:  13.10.2009
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
 
Eklenen Yorumlar 
Bu Konuda En Çok Okunan Yazılar
Şair Faruk Oray'da Efece Haber'de
Milli Şair Faruk Oray'da artık Efece Haber'de. "Sende yaşlanacaksın" isimli şiirini sizlere sunuyorz. Her hafta yeni bir şiirinı okuyacaksınız Efece Haber'de.
Efe'ce Haber Gazetesi [ 23.10.2010 Devamı
 
Ölüm tarlalarından insan manzaraları
İbrahim Güneş/Kilis (Efece haber) -1951 yılında kaçakçılığın önlenmesi amacıyla gömülen mayınlardan olumsuz yönde etkilenen ve sakat kalanlarla mayınlı ölüm tarlalarında yaşamlarını kaybedenler.
Efe'ce Haber Gazetesi [ 1.6.2009 Devamı
 
İftar sofraları ve yöresel yemekler
İftar sofraları; mübarek Ramazan ayında akşam saatinde açılan sofralardır. İftar sofraları aile fertlerini, yakın dost ve akrabaları bir araya getiren bolluk bereket sofralarıdır.
Efe'ce Haber Gazetesi [ 3.9.2009 Devamı
 
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam