Ayna susar konuşursun cisminle Birebir sevdalar yazılırken gökyüzüne Cengâver geceler ağlar gidenlerin peşinde Çıngıraklı yılanlar süzülürken düşlerine Düşman kesilir gözyaşını döktüğün peçete Eski resimler solar yırtık ceplerde Fermanın yazılır fısıldayan dillerde Gam kalır bakışların ince çizgisinde
Hayat konuşur sen susarsın hengâmede Işığını süzerek gönderirken göz göze İsmini unutmuştur doğduğun binlerce hece Çizgi atmıştır sevginin üstüne düşünce Kınalı parmaklar uzanır gökyüzüne Laleler sümbüller bilmecelerin içinde Muamma olmuştur boşluğun gölgesinde Nergis bükmüştür boynunu sahte gülüşlere Olmaz olasılıklar taht kurdu öz can evinde
Ölüm bekler, sanki dirilişi sunacakmış yüreğine Perdeler kapanır gecenin bir deminde Rüyadan uyanır ışık düşer gözlerin derinliğine Sonra bir melek bakışı süzülür yanaklarından Şeffaf yağmurlar ömür verecek ömrüne Taze hayal filizlenecek düş bahçelerinde Unut unutur derin iz bırakanları sende Ürkme vur onu tam yüreğinden sevginle Varlığına eşlik edeni sev, sevdiğini söyle Yanacaksa nârı tutuşturun bir bedende Zaman, saat saat dakika dakika donsun Sevgilerin, sevenlerin üstünde
Selin DENİZ
Bilir misin?
Selin DENİZ
Bilir misin gölgesiyle aşk yaşayanı Birbirlerine aşklarını sonsuza kadar taşacaklarına Söz verdiklerini bilir misin? Sevgiyle içten içe ruhlarına dokunduklarını Birbirlerini incitmemek için Yüreklerine zehirlerini akıttığını, Bilir misin?
Bir sırdı yerle gök arasında aşkları Gözbebeklerinde yaşarlardı yasakları Yanaklarına vurur utangaç gülümsemeler Anı dondurabilmekti nefes alış verişlerinde Ateşi körükleyen hayalleri Hayal dünyalarına sığdıramazlardı Yarınlarını
Bilir misin Ummadıkları anda Ayrılık çanları çaldı yüreklerinde Saçlarında titreyen eller Veda soğukluğunda çekiliverdi Bir buse söndüremedi Yürekte yanan cehennem ateşini Film şeridi gibi akıp gitti avuçlarından Büyük aşkları
Gözlerine baktıkça Yüzlerce yıkılmışlığı haykırıyordu Yüreğin sanki namlunun ucundaki Masum bir kuş misali çırpınıyor Çırpındıkça çaresizliğin girdabında yok oluyordu Ruhuna dokunacak bir el için için Yalvarıyordu gözlerin
Anladım ki Keskin bıçak dayansa gırtlağıma O ruhuna dokunmaktan başka çarem yoktu Kulağıma fısıldıyordu mantığım Yüreğimse baş kaldırıyor kopacak kasırgaya Sonra atacağım adım yiğitlik miydi? Yoksa namertlik miydi? Hiç mi hiç düşünmedim Düşünemedim
Dökülen yaprakların hüznünü gözlerinde gördüğümde Sararmış yüzün gün batımı gibi mağrur Islak kirpiklerin savaştan çıkmış yorgun asker gibiydi Korkuyordum korkuyordun Adresi belli olmayan kör kurşundan
Selin deniz
Bugünde Nefes Alıyorum
*
*
Selin DENİZ
Zifiri karanlık yağmurlu gecede Üstüme doğan güneşi izledim.
Yanımda ne eş dost nede arkadaş vardı Yalnızdım yalnızlığıma sitem etmedim.
Nedense hiç bulamadığım huzurun kokusunu Kirpiğime düşen yağmur damlasında hissettim.
Kanayan yaralarımın suçlusunu aramadan Anne sevgisi şefkatinle sarıp sarmaladım.
Sonra başımı onurla gökyüzüne kaldırıp Bugünde nefes alıyorum diye şükrettim.
Usta Şair Fatma Uçarlar'de Efece haber'de Ne hoş geldin dersin, ne güle güle, Sever miyim seni ben bile bile? Benden değil aşkı, Allah’tan dile, Yolun açık olsun, git güle güle.
Şair Yazarımız Şenses Us’un Şiirleri Ankara (Efece haber) - “Tabiattan Yansımalar” Resim Sergisi ve “Adını Koyamadığım Sevdam” isimli şiir kitabı ile okuyucularımızın beğenisini kazanan, ressam-şair Şenay Us’da Efece Haber ‘in şair yazarlar ailesine katıldı.