* Gazetecilikte sınır yok. Bunu bir kez daha gördüm.
Günlük ziyaret ettiğim haber ve gazete sitelerinden en beğendiklerimin arasında olan gazeteciler. com’un köşe yazarı Adnan Berk Okan'a uzun zamandır ulaşmak istiyordum, sonunda bunu gerçekleştirdim. Hem de röportajla...
Peki, tanımlayacak olursam şunu söylemek isterim: Ben olsam ne yazarım dediğim sayılı köşe yazarları arasında kendisi. Son yazılarında Şamil Tayyar’a mektup yazan, 60 yaşı geride bırakmış bir büyüğümüz, bir amca.
*
Fazla söze gerek yok, Bab-ı Ali’nin en güzel röportajlarından biri, Efece Haber İnternet gazetesinde…
***
Soru: Adnan Berk Okan kimdir diye sorsak, kendinizi nasıl anlatırsınız?
Cevap: 60 yaşında, emekli, küçük bir köyde eşi ile yaşayan; günün 14 saatini okumak ve yazmak, 2 saatini yüzmek ve yürümek, kalanını da uyku ve diğer ihtiyaçları için harcayan sıradan biri..
*
Soru: Gazeteciler.com diğer sitelere göre farklı bir site. Siteyi günde kaç kişi ziyaret ediyor?
Cevap: Kaç kişi tarafından ziyaret edildiğini net bilmiyorum ancak günlük tıklanma oranının 1 milyona yakıştığını arkadaşlarım söylüyorlar.
Soru: Yazılarınız cesur ve eleştirel ağırlıklı. Okuyucularınızın ve eleştirdirdiniz isimler size ne yönde tepki veriyor?
Cevap: Okuyucu tepkileri içinde son derecede ve hak etmediğim ölçekte takdir ve övgü olduğundan daha çok küfür ve hakaret mailleri geliyor. Eleştirdiğim kişi ve kurumların bana doğrudan yöneltilmiş tepkileri yok (gibi) ama yine de Hadi Özışık'a sormak gerekir.
Kemal Kılıçdaroğlu; bekâr olsa, damadım olmasından onur duyacağım kadar güvenilir ve namuslu biridir. Adnan Berk Okan…
*
Soru: Son yazılarınızda Gazeteci Şamil Tayyar’a mektuplar yazdınız. Şamil Tayyar sizi arayıp bir şey dedi mi?
Cevap: Hayır.
*
Soru: Gazeteciliğe giren çıkamaz derler. Sizin yazma öykünüz nasıl başladı?
Cevap: Ben 1993 yılı 15 Ekim günü geçirdiğim bir kalp krizinden sonra (7 Ocak 1994) ve doğrudan köşe yazarı olarak (Günaydın) başladım yazmaya. Sırasıyla; Milliyet, Takvim, AKŞAM'da her gün yazıyordum. En son Ilıcakların Tercüman'ından bizzat Başbakan Erdoğan'ın emriyle kovuldum.
* Soru: Daha önce Objektif Bakış Genel Yayın Yönetmeni Serdar Sadık Şimşek ile yaptığım röportajda Şimşek’ e internet yasası çıkması konusunda ne düşünüyorsunuz diye sordum. Şimdi de size soruyorum. İnternet yasası, internet gazeteciliğine ne katar?
*
Cevap: Çok şey katar ama en önemlisi kalite ve sorumluluk katar. Doğru habercilik yapma, başkalarının emeklerini çalmama (copy - past) zorunluluğu getirir. Soru: İnternet haber, gazeteciler.com’un temel ilkesi nedir?
Cevap: Kesinlikle hiçbir siyasi görüşün yandaşı olmamak, habercilikte özgür, bağımsız ve yansız olmak; iktidar ve muhalefete aynı uzaklık ve yakınlıkta durmaktan vazgeçmemektir.
Soru: Hadi Özışık, Kemal Kılıçdaroğlu, isimlerini nasıl tanımlarsınız? Cevap: Hadi Özışık: Halen Türkiye'nin en iyi gazetecilerinden ve İnternet sitesi yöneticilerinden biri; en başarılı internet sitesi sahibi.
Kemal Kılıçdaroğlu; bekâr olsa, damadım olmasından onur duyacağım kadar güvenilir ve namuslu, Önder Sav'ın sözünden çıkmayacak kadar liderlik karizmasından uzak.
Gelelim gençliğinize…
Soru: Adnan Berk Okan, gençliğinde ilerde gazeteci olacağını düşünmüş müydü?
Cevap: Hayır çünkü gazetecilik aklımın ucundan bile geçmiyordu. İktisatçı olmak en büyük hayalimdi ve oldum. Profesyonel yönetici olduğumda da ulusal gazetelerde yazılarım yayımlandı.
Soru: Gazeteciğe ilk başladığınızda idealinizdeki gazeteci kimdi?
Cevap: Öyle biri hiç olmadı. Köşe yazarı olarak Güneri Cıvaoğlu ve Mehmet Barlas'ı okurdum.
Soru: Yazılarınızda keşke değdiğiniz oldu mu hiç? Cevap:1997 – 1998 arasındaki yazılarımdan bazıları için halen "keşke yazmasaydım" dediklerim var. Ama aynı şartları (28 Şubat süreci) yine yaşasam, kendimi tutamayıp aynı yazıları yine yazacağımdan da eminim.
Soru: Gazetecilikte itiraf edeceğiniz bir şey varsa bizimle paylaşır mısınız? Cevap: Bir siyasi partiye ve liderine endeksli yazı yazmış olduğum birkaç yıl... Keşke yazmasaydım ama savunduğum iktisadi görüşüme en yakın siyasi partiydi (DYP) ve genel başkanı, gelişmiş dünya ülkelerinin hiç birinde rastlanmayacak öçekte aşağılanıyor, hakaretlere uğruyordu. Yine de o kadar şövalye ruhlu olmamalıydım.
Soru: Söylemek istediğiniz başka bir şey var mı? Cevap: Gazetecilik, dünyanın "en kutsal" mesleğidir... Ancak, hiç kimseyi ve kurumu haksız yere karalamamak, hiç kimseye ve kuruma hakaret etmemek, yalan haber yapmamak, tarafların tamamının görüşlerini yansıtmak ve taraflardan herhangi birine diğerlerinden daha toleranslı davranmamak şartıyla…
|