Kilis Valisi Soytürk'ün Kilis'in İl oluşunun  24. yıldönümü mesajı
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un Öğrencilere başarılar diledi

 

Devamı 

 

 

 
 
Üniversite sınavları saat kaçta başlayıp, bitecek?
  Devamı 

 
magazin
 
Girne'de "Basma Fistan Giyerim Sergisi"
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  19843383
Bugün Ziyaretçi :  5780
Aktif Ziyaretçiler :  115

Acımasız zaman…
 
Günler artık eskisi gibi değil. Hızla geçiyor diyoruz ya. Her geçen günün bir duygusu vardı. Bütün güzelliklerin yanında bazen bir hüznü bazende acısı. Ve de bir yalnızlığı… Kaderin yazdıkları ile gün olur yalnız şarkıları söyleriz gökyüzünden yeryüzüne doğru inen güneşin ışınlarına; kör günlerdi, gülüşmelerimizi, tartışmalarımızı, üzülmelerimizi  uğurluyoruz zamanın o uzunluğuna ve de sessizliğine. 
 
Oysa zaman acımasız değil miydi? Ah o zalim zaman. Kış gibi soğuk. Geçip gidiyorsun anbean. Kah paldır küldür kah sessiz sedasızsın. Terk ediyoruz bizlerde bu acımasızlığa geçen anılarımızı. Ölüm gibi. Mezara gömüyoruz günlerimizi farkında olmadan.  Yalnız şarkıların yaşattığı hisleri gibi, unutuyoruz zamanla yaşananları…
 
Her yeni gün doğar ya, her yeni günün battığı gibi. Gelir geçer bütün her şey diyoruz kendi kendimize. farkında ol, farkındayım bende boşa geçen zamanın. Ciddiye almadan yaşanır mı  bazı anlar! Ah bırazcık bohem hayat tarzı sürdürebilseydim. Boşvermişlik taşısaydım bende yüreğimde…. Çok daha güzel farkındalıklar yapabilirdim belki de . Ama yaşam bu! Her şey elverdiği kadar…
 
Bir çok olayları unutmaya yatkınlığım vardı. Her günün gündemini yaşamın hastalığı diye kabul ederek. Kendi doğru bildiklerimizle tüketiyoruz herşeyi. Oysa bana doğru gelen başkasına doğru gelmeyebiliyordu. Birazcık inandığımız doğrularımızdan sapma gösterebilsek belki de yaşamı daha zevkli hale dönüştürebilirdik.
 
Başkaların doğru bildklerini de özümseyebilsek onlara inanabilsek kimbilir nasıl olurdu geçen anlarımız. Doğru bildiklerimizin bazıları zamanla doğru bilmediğimizi de gösteriyor üstüne üstlük. Böylesi anları boşa geçen zamanım olarak görürüm hep. Kimisi kalıcı izler bırakıyor kimisi de unutulup gidiyor, zamanın sonsuzluğuna. Bir insan düşünerek yaşıyorsa, boşa geçen zamanlarına da üzülür esasında. Yeni başlangıçlara yönelim gösterir. Nedense yeni başlangıçların tuhaf bir hüznünü yaşarım.
 
Don Kişot, her yeni yola çıkışların bir hüzün yarattığından bahseder ya, her yeni gün bir yola çıkış gibidir der mesela . Her geçen gün de bir hüzün bırakır biraz düşününce. Ardımıza dönüp baktığımızda geçen günler aslında kaybediş ve kaybedişlerinde bir hüznü vardı, yeni yola çıkışlar gibi bende de.
 
Bedenimizin artık yaşlanmaya başladığının belirtilerini görmeye başlamakta geçen yılları kabullenmenin anları da hüzünlü oluyordu. Arada sırada duygusal çöküşler bazı olayların başımıza gelebileceğini kabullenemeyişler duygusal inişler çıkışlar bir tuhaflıklar işte. Hayal ile gerçek arasındaki geçen günleri ayırt etmekte zorlandığımız olaylarla birbirine karıştırdığımız kabus gibi gördüğümüz rüyalarımız sanki. Yeni başlangıçlar ve evrende değişik bilgileri öğrenmek adına yeniden yola çıkmak  istemelerimiz de öyledir. Geç kalmışlıklar. Daha önce neden düşünemediğiz.
 
Nihayet varmak istediğimiz her yeni günün yetmeyişi. Hızla geçmesi. Kendimizi bir yerde bulmak istediğimizde ama bulamadığımızda bize yaşattığı hislerin hüznü ile geçirdiğimiz kısa kısa anlarımız.
 
Her kolaylığın her zorluğun her yeni başlangıçların hislerini yaşarken aslında görmek istemediğimiz seni bekleyen tek şeyin, kapının yanında duranı, hiç ama bilmek istemediğimiz, tek gerçeği.…her insanı iyi yada kötü gelip geçen bu zamanın da helak ettiği. Bilinen sonuç oysa sadece budur, kabullenmek istemediğimiz…
 

 

Ekleyen:  Nurcan OFLUOĞLU ŞEN
Tarih:  17.9.2017
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN Yazıları
Annem…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 9.5.2019 Devamı
Düşler Ülkesi Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 7.1.2019 Devamı
Yazmak ve öğrenmek… Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 6.11.2018 Devamı
Kendimi dinliyorum…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 24.9.2018 Devamı
Ne mutlu...Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 3.8.2018 Devamı
Sadelik iyidir…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 23.6.2018 Devamı
Sevmek ve korumak…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 25.5.2018 Devamı
Güçlü kadın olmak…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 8.3.2018 Devamı
Kalbimden dökülen sözcükler…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 18.2.2018 Devamı
Çocuk ruhu gibi…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 30.1.2018 Devamı
Yağmurun yağışını izlerken…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 16.1.2018 Devamı
Ümitvârım…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 27.12.2017 Devamı
Bir günün ardından Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 4.12.2017 Devamı
Kendimle başbaşa…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 20.11.2017 Devamı
Türkiye’nin kalbindeyiz…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 8.11.2017 Devamı
Beklemek…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 3.11.2017 Devamı
Bir hafta sonu hikayesi… Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 16.10.2017 Devamı
30 Ağustos Zafer Bayramı… Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 27.8.2017 Devamı
İnsan ve doğaNurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 29.7.2017 Devamı
İnsanlık! Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 10.6.2017 Devamı
Anneler günü…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 12.5.2017 Devamı
Vicdanın sesi…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 20.4.2017 Devamı
Bir şarkı dinlerkenNurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 17.3.2017 Devamı
VEHAMET…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 13.2.2017 Devamı
Hayal kurmak…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 14.1.2017 Devamı
Bir yıl daha bitti…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 31.12.2016 Devamı
Yağmurlu bir gün…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 25.9.2016 Devamı
Zalimliğe ve ahlaksızlığa dur demek!Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 25.7.2016 Devamı
Bu ülke değişiyor bacımNurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 13.5.2016 Devamı
Gündemden kaçasım var…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 11.3.2016 Devamı
Islak mezarlar…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 17.2.2016 Devamı
Telefon…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 27.1.2016 Devamı
İnsan kalbi…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 24.11.2015 Devamı
Allahtan korkun!...Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 1.10.2015 Devamı
Kurban bayramı…Nurcan OFLUOĞLU ŞEN [ 23.9.2015 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

KARAMSAR BİR BAYRAM YAZISI…
M. Yahya EFE

YÜREĞİ SEVGİ DOLU İNSANLAR...
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

Hayvanlar rehber olsun
Harika ÖREN

GERÇEK BABALARIN GÜNÜ
Belma Demir AKDAĞ

GÖRDÜM DUYDUM YAZDIM…
Sevgi Ünal

DEĞNEĞİN UÇLARI
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Arzu KÖK

Ankara Numune Hastanesi
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Handan ÇÖLAŞAN

Anneler Gününüz kutlu olsun
Ahmet GÖKSAN

ÇÖZÜMÜN NEFRETİ
Ayten YAVAŞÇA

Kültür bir yaşam biçimidir
Aslı ASLANER

GENELGEYLE DEVRİM
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

TEZİM ERDEM, YOLUM ERDEM
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Melek Adalet ÖNOL

"Sevince"
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Fevziye ŞİMDİ

MERHABA
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam