Türkiye'nin Coronavirüs Tablosu

 Devamı 
 
 
Kiiis'in il oluşunun 25. yıldönümü kutlu olsun!
 Devamı    

 

 
 
     
 
  Devamı 

magazin
 
 
 
Bu bahar siyah & beyaz Moda
 
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  22682208
Bugün Ziyaretçi :  4267
Aktif Ziyaretçiler :  91

BAŞLAMAK = BİTİRMEK
 
 “20 Temmuz büyük zaferinde en büyük pay Anavatan’ın, en büyük gurur Mehmetçiğin ve Kıbrıs Türk mücahidinindir”. 1977
 
 20 Temmuz 1974, dünya tarihine özgürlük mücadelesi veren fedakar ve cefakar insanların en büyük zaferi olarak geçmiş bulunuyor”. 1978
 
 Kıbrıs Türk’ünün özgürlük mücadelesi ada’nın İngilizlere kiralandığı gün olan 04 Haziran 1878’den itibaren başlamıştır. Değişik evreleri olan bu mücadele ve gösterilen direniş 20 Temmuz 1974’ün de zeminini hazırlamıştır. Bu nedenle yaşananları görmezden gelme ve yok saymaya hiç kimsenin hakkının olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu günlere gelmenin kolay olmadığı için yaşanmış olan olumsuzlukları da bütünün bir parçası olarak değerlendirdiğimiz takdirde sıkıntıya düşmeyeceğiz. 
 
Kıbrıs Türk’leri olarak birincil amacımızı ada’da kalıcı olacağımızı ilgili olsun veya olmasın herkesle paylaşmak durumundayız. Bu ilkeden hareket ederken farklı düşüncelerin de olmasını doğal karşılamak durumundayız. Kalıcı olmayı düşünürken bir birimizi saymak gibi bir yükümlülüğümüzün olduğunu da unutmayacağız. En kısa sürede bu ilkenin altını bir araya gelerek doldurduğumuzda gücümüzü de görmüş olacağız.
 
Bugüne değin devletimizin tanınmamışlığı olgusu öne çıkarılarak bazı adımları atmadığımız veya atamadığımız biliniyor. Şu hususun altını çizmek gerekiyor. Bizim tanınmamışlığımız bizi tanımamakta ısrarlı olanların sorunudur. Uluslararası hukuk ve BM kurallarına göre devletimizin varlığı kabul ediliyor. Böyle olmamış olsa idi dünyanın değişik merkezlerinde temsilcilikler açmamıza izin verilmezdi. Dünyaya yön veren merkezlerde bulunan temsilcilikler aracılığı ile her türlü etkinliği siyasi konular başta olmak üzere yapabileceğimize inanıyoruz. Yeter ki bu merkezlerde görev yapanlar biraz cesaretli olsunlar.
 
Geçen haftaki yazımızda karşımızdaki unsurun Dışişleri Bakanı Bay Nikos Hristodulidis’in itiraf gibi açıklamasını paylaşmış bulunuyoruz. Bay Bakan, “AB’ne katılımın, bağımsızlığın kazanılmasından bu yana en önemli gelişme olduğunu” vurguladıktan sonra “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin o zamandan bu yana devlet niteliği kazanarak AB’nin karar alma organlarına aktif bir şekilde katılmakta olduğunu” sözlerine ekliyordu. Böyle bir değerlendirmeyi yapan kişinin sıradan birisi olmadığı yıllarca Hükümet Sözcülüğü yaptıktan sonra Dışişleri Bakanlığına atandığı biliniyor. 
 
Şimdi bu açıklamayı değerlendirmeden önce eğri oturmadan doğru oturup doğru konuşmamız gerekiyor. AB’ne katılana dek devlet niteliğine sahip olmadıklarını da kabul etmiş oluyorlar. Bu kişiler akıllarına geldiği zaman devletimize “Sahte Devlet” diyerek saldırıyorlardı. Bay Bakan bu açıklaması ile kendilerinin de sahte ve yalan devleti olduğuna da tanıklık ediyor. Düşmez kalkmaz bir Allah diye boşuna söylemedikleri kendiliğinden ortalıklara çıkıyor. Bizden farkları ise güçlü bir Kiliseye sahip olarak siyaseten tanınıyor olmalarıdır.
 
O zaman yapmamız gereken bugüne dek uluslararası toplum tarafından alınmış olan bütün kararların yeniden gözden geçirilerek değerlendirme yapılması yönünde bir çabaya girişmektir. Bu konuda kaybedilmiş bir hususun olamadığını ve haklılığımızın da kabul edilmesini sağlamaktır. Geç kalınmış bir durum söz konusu değildir. Ulusal Konseyi kurarak atacağımız adımlarla fazla zaman yitirmeden zemin kazanacağımızı da paylaşmak istiyoruz. Çünkü karşımızdakilerin de sahte ve yalan devleti olduklarını en yetkili ağızdan dillendiriyorlar. Bu noktada kendimize güvenmemiz başarılı olmamızın birincil koşuludur. 
 
Ülkemizin yeniden vatan yapılması uğruna canlarını bir gül bahçesine girercesine vererek şehit olanları saygı ve rahmetle anıyoruz. 
 
Bir işe veya eyleme başlamanın bitirmekle eşdeğer olduğunun kabul edilmesi gerekiyor mu ne…
SEVGİ ile kalınız…
 
20 Temmuz 2018  -  Ankara  -
 

 

Ekleyen:  Ahmet GÖKSAN
Tarih:  20.7.2018
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Ahmet GÖKSAN Yazıları
KURALIN DEĞİŞİMİ Ahmet GÖKSAN [ 15.6.2020 Devamı
ÇÖZÜMÜN GÖNÜLSÜZÜ Ahmet GÖKSAN [ 5.6.2020 Devamı
ÖZÜN KAYNAĞIAhmet GÖKSAN [ 4.6.2020 Devamı
YAPININ SAYGINIAhmet GÖKSAN [ 24.5.2020 Devamı
TEZİN KARŞISIAhmet GÖKSAN [ 22.5.2020 Devamı
YAPIMIZIN YENİSİ Ahmet GÖKSAN [ 10.5.2020 Devamı
DÜŞÜNMENİN SAĞLIKLISI Ahmet GÖKSAN [ 30.4.2020 Devamı
YAPILANMANIN YENİSİ Ahmet GÖKSAN [ 20.4.2020 Devamı
AYARIN DOZUAhmet GÖKSAN [ 12.4.2020 Devamı
KATİLİN SERİSİAhmet GÖKSAN [ 3.4.2020 Devamı
VİRÜSÜMÜZÜN KENDİSİ Ahmet GÖKSAN [ 2.4.2020 Devamı
TRENİN SALLANMAYANIAhmet GÖKSAN [ 24.3.2020 Devamı
İŞLEMİN İZOLESİAhmet GÖKSAN [ 23.3.2020 Devamı
İVMELİ IRKÇILIKAhmet GÖKSAN [ 16.3.2020 Devamı
SARSINTININ ARTÇILARIAhmet GÖKSAN [ 29.2.2020 Devamı
KURALLARIN HUKUKUAhmet GÖKSAN [ 24.2.2020 Devamı
ÇABANIN KAHVESİAhmet GÖKSAN [ 10.2.2020 Devamı
ÇÖZÜMÜN EGEMENLİĞİAhmet GÖKSAN [ 9.2.2020 Devamı
RAPORUN İNANDIRICISI Ahmet GÖKSAN [ 2.2.2020 Devamı
KOŞULLARIN YENİSİAhmet GÖKSAN [ 22.1.2020 Devamı
KAZANIN KAYNAYANIAhmet GÖKSAN [ 19.1.2020 Devamı
PROGRAMIN SEÇİMİAhmet GÖKSAN [ 17.1.2020 Devamı
HEDEFİN DOĞRUSUAhmet GÖKSAN [ 5.1.2020 Devamı
ÇABANIN ORTAĞIAhmet GÖKSAN [ 26.12.2019 Devamı
ŞARLATAN – LARAhmet GÖKSAN [ 26.12.2019 Devamı
DAĞIN FARESİ Ahmet GÖKSAN [ 13.12.2019 Devamı
SONUN DAĞINIKLIĞI Ahmet GÖKSAN [ 1.12.2019 Devamı
BULUTLU TOZ Ahmet GÖKSAN [ 28.11.2019 Devamı
HARİTANIN YOLUAhmet GÖKSAN [ 27.11.2019 Devamı
GÜCÜN BİLGİSİAhmet GÖKSAN [ 4.11.2019 Devamı
ARATILMAYAN AĞABABALARAhmet GÖKSAN [ 3.11.2019 Devamı
YOLUMUZUN DOĞRUSUAhmet GÖKSAN [ 22.10.2019 Devamı
EŞİTLİĞİN EGEMENİAhmet GÖKSAN [ 14.10.2019 Devamı
TAVIRLARIN DAYATILMASIAhmet GÖKSAN [ 27.9.2019 Devamı
FORMÜLÜN İKİRCİKLİSİ Ahmet GÖKSAN [ 14.9.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

DÜNYA DEVLETİ ABD'Yİ YIKIYOR
Bekir COŞKUN

KORKU...
Yekta Güngör ÖZDEN

Toplumsal Sınav
Hüseyin TOPRAK

SÖZ SAVUNMANIN AMA SAVUNMAYA SÖZ VERİLMEDİ…
M. Yahya EFE

Hayatı paylaşmak lazım!
Orhan SELEN

GÖRME ENGELLİLERİN MANTIĞI
Harika ÖREN

Çok Şey İstedim OĞLUM!
Belma Demir AKDAĞ

KURALLARA UYMAYANLARIN DİKKATINE
Arzu KÖK

Savunma Yürüyor
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Ahmet GÖKSAN

KURALIN DEĞİŞİMİ
Sevgi Ünal

BEN BİR KORKAĞIM
Metin Mercimek

YAŞLILARIMIZ YALNIZ YAŞAMAMALI
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Handan ÇÖLAŞAN

TEYZEM...
Şahika ÖNER

ANTALYA BEYDAĞLARININ HİKAYESİ
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Fevziye ŞİMDİ

SATILIK SEVDA
Oktay ZERRİN

FUTBOLU ÖZLEDİK !
Sevinç ŞİMŞEK

Dikkat ettiniz mi?
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam