Vali Soytürk'ün Mercidabık Mesajı 
                        Devamı                       
 
Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Karacoşkun'un 30 Ağustos Mesajı
      Devamı  

 

 

 Belediye başkanlarının yanında olacağım

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlere ve oralarda yaşayan insanlara yapacakları tüm hayırlı çalışmalarda belediye başkanlarının yanında olacağını bildirdi.
  Devamı 

magazin
 
ULUSLARARASI BODRUM BALE FESTİVALİ
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20435017
Bugün Ziyaretçi :  5984
Aktif Ziyaretçiler :  110

TARİHİN SAHTESİ
 
   “Garanti Antlaşması bir günde bir saatte değişecek kadar basit bir iş değildir. Ne Makarios’un derme çatma askerleri ve ne de cuntanın gönderdiği çapulcuların bunun duvarlarını sarsmaya ne kuvvetleri ve ne de güçleri vardır”. 1967
                 Dr. Fazıl KÜÇÜK
 
 Rumların saldırılarının başlaması sonrasında Ada’da bozulan düzeni yeniden kurmak ve Kıbrıs Türk’lerinin kırımdan geçirilmesini önlemek için BM Güvenlik Konseyi’nin 04 Mart 1964 gün ve 186 sayılı kararı ile oluşturulan Barış Gücü’nün bugüne değin pek bir işe yaramadığı biliniyor. Şu anda bin 21 kişi bu güçte görev yapmaktadır. Son olarak bu gücün görev süresi 6 ay süre ile uzatıldı. En uzun süredir görevde olan bu gücün harcamalarının da oldukça yüksek olduğunu bizzat BM Genel Yazmanı söylüyor. Harcamaların karşılanabilmesi için bir anlamda avuç açacak konumda olduklarını duyuruyor. 
Bu gücün yıllık harcamalarının 55 milyon 152 bin dolar olan bütçesinin üçte biri sahte devletçik, tarafından karşılanırken (18 milyon 384 bin dolar) Yunanistan ise her yıl 6.5 milyon dolar katkıda bulunuyor. Bu harcamaları kendi yasallıklarının devam etmesi için yapıldığı biliniyor. Değilse bu kadar harcamayı neden yapsınlar. Bu konu şimdilerde gündeme Amerika’nın bu ve benzeri güçlere yaptığı katkıyı keseceğini açıklaması sonrasında gündeme taşındı. Bay Guterres ise katkının azaltılması durumunda Barış Gücünün işlevini yerine getirirken zorluklar yaşanacağını da duyuruyor. 
Sorgulanması gereken bu gücün sayısının azaltılması değil işlevini tarafsız olarak yapıp yapmadığı veya ne kadar yaptığı sorgulanmalıdır. Gelinen bu noktada Garantör ülke Türkiye, “Çözüm sürecinin gelecekte olabileceği şekle ilişkin olarak peşin hükümlerin kaydedilmesi Türkiye açısından bir anlam taşımadığı gibi, Kıbrıs meselesinin çözümüne de katkı sağlamamaktadır” görüşünü açıklıyordu. Bir kez daha yinelemekte yarar görüyoruz. Ada’da 50 yılı aşkın süredir devam ettirilen uyuşmazlığın temelinde 186 sayılı Güvenlik Konseyi’nin kararı yatmaktadır. 
Bu nedenle Ada’da gerçek bir çözüm isteniyorsa anılan karar günümüz koşullarına göre güncellenmelidir. Barış Gücünün bundan böyle ne gibi görevleri üstleneceğinin de sorgulanması ve yeniden belirlenmesi gerekiyor. Çözüm istemekte içten iseler bugüne değin gelmiş geçmiş Genel Yazmanların
yazdıkları taraflı raporlardan da vazgeçilmesi gerektiğini kaydetmek istiyoruz. Kıbrıs Türk’lerinin Ada’daki varlıkları sadece Annan’ın Belgesinin oylandığı süreçte fark edildiği acı gerçeğini de yaşamış bulunuyoruz. O günün koşullarında siyasetçilerin söylemi ile Kıbrıs Türk’leri sadece sempati toplamakla yetinmişlerdi. 
Kıbrıs Türk’ünün varlığını o günlerde keşfedenlerin gelinen noktayı “son fırsat” olarak değerlendirmesi yapılacakların Kıbrıs Türk’lerinin aleyhine olacağının kuşkusunu çağrıştırıyor. Rum müzakereci Andreas Mavroyannis, ise olguların ne kadar olduğunu anlamalıyız. Yeni çaba başarısız olursa 1974’ten sonra ilk kez daha sonra ne yapacağımızı bilemeyeceğiz” diyordu. Crans Montana süreci gerçekten bir dönemin sonu olabilir. Buna karşın seçeneklerin sonlandırılması diye bir durumun söz konusu olamayacağının bilinmesi gerekiyor. Karşımızdaki unsur çözüm konusunda içten bir duruş sergilemekten yana ise kendileri için istediklerini Kıbrıs Türk’lerinin de istediğini bilmelerine vurgu yapmak istiyoruz. 
Bir diğer anlaşmazlık konusu ise Kıbrıs uyuşmazlığının 20 Temmuz 1974 günü başladığı saplantısından da kurtulmalarıdır. Bu saplantıdan kurtulmadıkları takdirde Ada’da çözüme ulaşmanın düş ötesi bir durum olacağını kaydetmek istiyoruz.
Dışarıdan aldıkları desteklerle ve sahte tarih yazmaktan vazgeçmeleri sonrasında Ada’daki uyuşmazlığın çözüme doğru evrileceğinin bilinmesi gerekiyor mu ne…
SEVGİ ile kalınız…
 
10 Ağustos 2018  -  Ankara  - 
 

 

Ekleyen:  Ahmet GÖKSAN
Tarih:  10.8.2018
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Ahmet GÖKSAN Yazıları
FORMÜLÜN İKİRCİKLİSİ Ahmet GÖKSAN [ 14.9.2019 Devamı
BALTACI – LARAhmet GÖKSAN [ 5.9.2019 Devamı
BUNALIMIN GÜVENİAhmet GÖKSAN [ 3.9.2019 Devamı
ÇIKARILACAK DERSAhmet GÖKSAN [ 7.8.2019 Devamı
KIBRIS TÜRK’LERİNİN TOPLUMSAL DİRENİŞ BAYRAMIAhmet GÖKSAN [ 4.8.2019 Devamı
AKILSIZLIĞIN FARKIAhmet GÖKSAN [ 3.8.2019 Devamı
KAVGANIN KAYIKÇILARIAhmet GÖKSAN [ 27.7.2019 Devamı
EGEMENLİĞİN EŞİTİAhmet GÖKSAN [ 6.7.2019 Devamı
DEĞERİN ZAMANIAhmet GÖKSAN [ 30.6.2019 Devamı
OLASILIĞIN GELİŞMESİAhmet GÖKSAN [ 30.6.2019 Devamı
SINIRIN UZUNUAhmet GÖKSAN [ 20.6.2019 Devamı
ÇÖZÜMÜN NEFRETİ Ahmet GÖKSAN [ 15.6.2019 Devamı
LAHANA DİPLOMASİSİAhmet GÖKSAN [ 3.6.2019 Devamı
DÜNYANIN EKSENİAhmet GÖKSAN [ 26.4.2019 Devamı
GÜCÜN ACİZİAhmet GÖKSAN [ 11.4.2019 Devamı
AKLIN ORTAĞIAhmet GÖKSAN [ 4.4.2019 Devamı
ONURUN HAKLISIAhmet GÖKSAN [ 17.3.2019 Devamı
İVMENİN ÖZÜAhmet GÖKSAN [ 15.3.2019 Devamı
HUKUK - SUZLUKAhmet GÖKSAN [ 24.2.2019 Devamı
YOLUN GÜVENSİZLİĞİAhmet GÖKSAN [ 17.2.2019 Devamı
ANAHTARLI DİPLOMASİAhmet GÖKSAN [ 13.2.2019 Devamı
UZLAŞININ İSTENMEYENİ Ahmet GÖKSAN [ 29.1.2019 Devamı
YOLUN GÖRÜNENİ Ahmet GÖKSAN [ 28.1.2019 Devamı
KORUNACAK BARIŞ Ahmet GÖKSAN [ 6.1.2019 Devamı
KEDİNİN KUYRUKLUSUAhmet GÖKSAN [ 2.1.2019 Devamı
ÇAYIN BİSKÜVİTİ Ahmet GÖKSAN [ 24.12.2018 Devamı
MÜZAKERENİN SONUÇSUZUAhmet GÖKSAN [ 22.12.2018 Devamı
FEDERASYONUN GEVŞEĞİ Ahmet GÖKSAN [ 12.12.2018 Devamı
DEVLETİN ANORMALİ Ahmet GÖKSAN [ 11.12.2018 Devamı
ÖNERİNİN İŞLEVSİZİAhmet GÖKSAN [ 21.11.2018 Devamı
NİYETİN İYİSİ Ahmet GÖKSAN [ 16.11.2018 Devamı
DENENMİŞİN DENENMESİ Ahmet GÖKSAN [ 14.11.2018 Devamı
YILANIN UZLAŞMAZLIĞIAhmet GÖKSAN [ 22.10.2018 Devamı
OYUNUN SÖZCÜĞÜAhmet GÖKSAN [ 20.10.2018 Devamı
HESAPLAŞMANIN İÇİAhmet GÖKSAN [ 9.10.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

MARKS YANILDI AMA ATATÜRK HAKLI ÇIKTI
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Hüseyin TOPRAK

KİLİS’TE BİR KONAĞIN ÖYKÜS܅
M. Yahya EFE

Şiir nedir, şair kimdir?
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Orhan SELEN

GÖRMEK İSTEYENLERE
Harika ÖREN

Sanat demek; İstanbul demek!
Belma Demir AKDAĞ

ZAMLARIN FRENİ PATLADI
Sevgi Ünal

EYLÜLE SİTEM
Arzu KÖK

Kaz Dağları ve Knidos
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

Murat Dedeman Hayatını Kaybetti
Ahmet GÖKSAN

FORMÜLÜN İKİRCİKLİSİ
Aslı ASLANER

KANATSIZ MARTILAR
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

HIZLI TREN DÜŞÜNCESİ
Fevziye ŞİMDİ

TEKERLEMELER
Oktay ZERRİN

MÜZİK ALIR, SATARIM
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Sevinç ŞİMŞEK

Deneyim yaşayarak olur
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü
İlknur Bakış

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz?

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam