Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

  

 

Esnaf sıkıntı içinde

Devamı


magazin

 

FAİZESEVİM SANATTA ENGEL YOK VAKFIYLA EL ELE


Devamı

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  27083371
Bugün Ziyaretçi :  1012
Aktif Ziyaretçiler :  1012

YOLUN GÜVENSİZLİĞİ
 
 “ ‘Kıbrıs Kıbrıslılarındır, halklar kardeştir. Türkiye karışmasın barış derhal olur’ tuzağına düşmüş olanlar artık gözlerini dört açmalıdır”.
Rum’un teklif ettiği barış, Kıbrıs’ı Yunan yapacak esnekliğe sahiptir. Gözümüzü dört açalım! Dünya bizi yanlış anlamasın diye ikide birde yeni teklifler oluşturup durumumuzu erozyona tabi tutmayalım”. 1979
Dr. Fazıl KÜÇÜK
 
BM Güvenlik Konseyinin 04 Mart 1964 gününde aldığı talihsiz 186 sayılı kararla Ada’da yaşanan uyuşmazlığın çözümsüzlüğünün önündeki nedenlerden bir tanesi olarak karşımıza duruyor. Bu duruşa bir de karşımızdaki unsurun uyuşmalıkları da eklenince adeta tadından yenilmez oluyor. Anılan günde alınan kararla karşımızdakiler devlet olarak tanımlanırken Kıbrıs Türk’leri de toplum statüsüne indirgeniyordu. Bunlara ek olarak yaşanan çatışmaların durdurulabilmesi için Barış Gücü görevlendiriliyordu. Buna koşut olarak uyuşmazlığın çözümü için arabozucular affedersiniz arabulucular da devreye sokuluyordu.
Görev süresi 31 Temmuz 2019 gününe dek uzatılan Barış Gücü’nün bugüne değin yaptıkları uygulamalarla paralı turist görüntüsü vermenin ötesine geçemediği biliniyor. Bay Antonio Guterres hazırladığı son raporunda “Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözüm perspektiflerinin halen canlı olduğunu” yineliyordu. Maraş konusu da bütünlüklü çözümün bir parçası olarak tanımlandığı için kullanıma açılamıyor. Benzer değerlendirmenin uyuşmazlığın çözümü konusunun da ortalık yerlere konuluyor olmasını talihsizliğin en büyüğü olarak tanımlamak gerekiyor.
Bay Guterres 15 Ekim 2018 gününde yayınladığı son iyi niyet raporunda ise, “Ada’da iki taraf arasında kalıcı bir anlaşmaya ulaşma olasılığının hala canlı olduğunu buna karşın bu konuda BM’in iyi niyet misyonunu tam olarak devreye sokmadan önce iki tarafın ortak bir yol üzerinde anlaşmaya varmaları gerektiğini” vurguluyordu. Ada’da umutların ve güvenin azalıyor olmasını çözümü taraflara değil liderlere yüklüyordu. Karşı taraf çoğunluk olarak tanımlanırken şu anda yaşanmakta olan belirsizliğin Kıbrıs Türk’lerinin geleceğine ilişkin büyüyen endişeler yarattığını belirtiyordu.
Raporun Ada çevresindeki hidrokarbon yataklarına ilişkin olarak da “Bir kez daha yinelemek isterim ki Kıbrıs’ta bulunan doğal kaynaklardan iki
toplum da yararlanmalıdır. Bu Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulunması içinde güçlü bir unsur olmalıdır.” Diyordu.
Şimdi doğru oturup doğruyu konuşmamız gerekiyor. Bugüne değin eğri oturarak doğruyu bulana pek rastlanmadığını da vurgulamak istiyor ve soruyoruz. “Bay Guterres, Ekim ayından bu yana ne değişti de yeni raporunuza aşağıdaki yargınızı ekliyorsunuz? “Müzakerelerin geleceğine ilişkin, siyasi yükümlülüğü etkilediğini ve Ada’nın yeniden birleşmesine ilişkin desteğin sabote edilmesini tehlikeye attığının görüldüğünü belirttikten sonra, “hidrokarbon konusunun bölgesel işbirlikleri için önemli fırsatlar sunduğunu ancak buna eş zamanlı olarak Kıbrıs çevresindeki sondaj çalışmaları ve faaliyetlerin gerginlik kaynağı olduğunu” vurguluyordu. Bay Guterres bu yönlü değerlendirmeleri ile kendi kişiliğinin ötesinde temsil ettiği kurumun güvenilmez olmasına da katkı vermiş oluyor.
Genel hatları ile irdelediğimiz her iki rapor konusunda Bay Guterres’in iki caminin arasında kalmış görüntüsünden kurtulamadığı veya kurtulmak istemediğini de kaydetmiş oluyor. Yaşanan haksızlığı karşı tarafın fırsata çevirerek hidrokarbon konusunda kazanım elde etmelerine çanak tutuğu görülüyor. Kıbrıs Türk’lerine ise, Hoca Nasrettin’in öykülerini anımsatan davranışları sergiliyorlar. Böyle bir haklarının olmadığını bilmeleri gerekiyor.
Uluslararası toplum temsilcilerinin açıktan taraf oldukları noktada Ulusal Konsey’i kurarak yol haritamızı belirlememiz gerekiyor mu ne…
SEVGİ ile kalınız…
08 Şubat 2019 - Ankara -
 

 

 

Ekleyen:  Ahmet GÖKSAN
Tarih:  17.2.2019
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Ahmet GÖKSAN Yazıları
GERÇEĞİN BİLİNENİAhmet GÖKSAN [ 21.6.2022 Devamı
SAVAŞIN ANLAŞMAZLIĞIAhmet GÖKSAN [ 19.6.2022 Devamı
SÖMÜRGECİLİĞİN İNGİLİZCESİAhmet GÖKSAN [ 23.5.2022 Devamı
DÜZENİN YENİSİAhmet GÖKSAN [ 11.5.2022 Devamı
ÇIKIŞIN DOĞRUSUAhmet GÖKSAN [ 11.3.2022 Devamı
KURALIN GARANTÖRÜAhmet GÖKSAN [ 15.2.2022 Devamı
ÇABANIN ÇABASIAhmet GÖKSAN [ 2.2.2022 Devamı
KIBRIS’TAKİ KRİTİK EŞİKAhmet GÖKSAN [ 1.2.2022 Devamı
GELECEĞİN YOLUAhmet GÖKSAN [ 4.1.2022 Devamı
CİCİLİĞİN ŞIMARIKLIĞIAhmet GÖKSAN [ 1.1.2022 Devamı
TUZAKLARIN BOZULMASIAhmet GÖKSAN [ 26.12.2021 Devamı
ZEMİNİN UZLAŞMASIAhmet GÖKSAN [ 20.12.2021 Devamı
SAVAŞIN HELLİMİAhmet GÖKSAN [ 14.11.2021 Devamı
DENEYİMİN ACISIAhmet GÖKSAN [ 12.11.2021 Devamı
GÜVENİN BAŞARISIAhmet GÖKSAN [ 2.11.2021 Devamı
KANALLARIN BÜTÜNÜAhmet GÖKSAN [ 28.10.2021 Devamı
EMANETİN DOĞRUSUAhmet GÖKSAN [ 22.10.2021 Devamı
GENCİN BİLİNÇLİSİAhmet GÖKSAN [ 13.10.2021 Devamı
KUYUNUN DİPSİZİAhmet GÖKSAN [ 5.10.2021 Devamı
DÜŞÜNCENİN HAÇLISIAhmet GÖKSAN [ 3.10.2021 Devamı
ZEMİNİN ORTAĞIAhmet GÖKSAN [ 8.9.2021 Devamı
MÜCADELENİN HAMASETİAhmet GÖKSAN [ 6.9.2021 Devamı
MÜCADELENİN HAMASETİAhmet GÖKSAN [ 5.9.2021 Devamı
BASILAN AYAKAhmet GÖKSAN [ 26.8.2021 Devamı
KURALIN OYUNUAhmet GÖKSAN [ 17.8.2021 Devamı
SERVETİN ULUSALIAhmet GÖKSAN [ 17.8.2021 Devamı
DALINDAKİ ELMAAhmet GÖKSAN [ 13.8.2021 Devamı
TARİHİN YAKINIAhmet GÖKSAN [ 11.7.2021 Devamı
SAVAŞIN SOĞUĞUAhmet GÖKSAN [ 30.6.2021 Devamı
KUDURMUŞUN ALIŞMIŞIAhmet GÖKSAN [ 29.6.2021 Devamı
KIRIMIN SOYLUSUAhmet GÖKSAN [ 17.6.2021 Devamı
DURUŞUN FARKLISIAhmet GÖKSAN [ 5.6.2021 Devamı
GÖRÜŞMENİN ÖZLÜSÜAhmet GÖKSAN [ 29.5.2021 Devamı
GÜCÜN EKONOMİSİAhmet GÖKSAN [ 22.5.2021 Devamı
DURUŞUN YANLISIAhmet GÖKSAN [ 14.5.2021 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

BÖLÜNEREK FEDERASYON DEĞİL BÖLÜNMEDEN KONFEDERASYON
Hüseyin TOPRAK

DEMİREL’Lİ BİR ANI…
M. Yahya EFE

Doğa affetmez, intikamını alır!
Harika ÖREN

Mucize Kadın Muazzez İlmiye Çığ
Belma Demir AKDAĞ

HAYAL BİLE KURAMIYORUM
Ahmet GÖKSAN

GERÇEĞİN BİLİNENİ
Münevver ÖZCAN

BÜTÜN BABALAR AYNI BİLİRDİM. ANLADIM Kİ DEĞİLMİŞ…
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

AŞK DUYGULARLA BAŞLAR, KALPTE OLUŞUR VE RUHTA YAŞANIR
Sevgi Ünal

PAYANDAM
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

“Mahur Beste / Müjgan’la Ben Ağlaşırız”
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam