Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 


Fatih Ortaokulu Tok Karınlar Projesi

Devamı
 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethi Atatürk Havalimanı'nda kutlanacak

   Devamı  

 
magazin

 

Göbeklitepede Kadın İzleri



  Devamı 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  26885162
Bugün Ziyaretçi :  3458
Aktif Ziyaretçiler :  61

HUKUKUN DİPLOMATİĞİ

 

 
“Hükümet doğru yolu tutarsa Türk halkı, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de hükümete dost elini uzatacaktır. Şüphesiz bu her şeyden önce hükümetin de menfaatine olacaktır. Aksi halde Türk halkı hükümetten ümidini kesecek ve haklarını uluslararası hukuk çerçevesinde arama yolunu tutacaktır.
Biz, hayat, aşk ve şevki yüksek bir milletin evlatlarıyız. Yaşamak istiyoruz. Bu hakkımızı hiçbir kuvvet elimizden alamaz”.1955
Dr. Fazıl KÜÇÜK

BM Genel Yazmanı yarım asırdır askıda tutulmaya çalışılan Kıbrıs uyuşmazlığını bulunduğu yerden indirebilmek adına tarafları Cenevre’de bir araya getirdi. Göreve geldiği günden itibaren “Bu uyuşmazlığı görev sürem dolmadan mutlaka çözeceğim” diyerek kendini paralıyor. Garantör ülkelerin de katılımı ile yapılan görüşmelerin sonucunda dağ bile bir fareyi doğuramadı. Kaydedilmesi gereken en önemli husus ise tarafların yılardır verdikleri çözüm önerilerini yine sunmaları idi. Bir farkla. O da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına görüşmelere katılan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın sunduğu iki devletli çözüm modeli önerisidir.
Görüşmelere geçilirken Genel Yazman taraflara “yaratıcı olun” çağrısında bulunuyordu. Bu nedenle de ortak zemin arayışında olduğunu söylemiş oluyordu. AB’nin çağrılı olmamasına karşın görüşmeleri izlemek için üç adet diplomatı göndermiş olması karşımızdaki unsurun elini kısmen de olsa güçlendirdiğini söylemek olasıdır. Yaşamakta olduğumuz uyuşmazlığın düğümün körüne evrilmesinde adı geçenlerin etkileri olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
Görüşme sürecinin bazı çevrelerce fiyasko ile sonlandığı genel bir kanı olarak değerlendiriliyor. Genel Yazmanın sunulan önerileri değerlendirirken ortak görüşme zemini arayışında olacağı belirtiliyor. Bu nedenle Nevyork’ta yapılacak değerlendirmelerin önemli olduğunu vurgulamak gerekiyor. Konuya ilişkin olarak bilim insanlarının yanı sıra diplomatik görevlilerle kulis çalışmalarına fazla zaman yitirmeden başlanılması gerektiğini kaydediyoruz.
Cenevre görüşmelerini son şans olarak görenlerin bu tür görüşmelerde son şans diye bir olgunun olmadığı biliniyor. Diplomaside böyle bir yaklaşımın da uzun erimli düşünüldüğünde taraflara zarar vereceği unutulmamalıdır. İngiltere’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyacağı balonu da kısa sürede gündemde kendisine yer bulamadı. İngiltere’nin olaya bakışı adadaki iki adet üssünün kalıcılığıdır. Gerisi boş söylem olarak bile kendisine yer bulmayacaktır. Tanınma gerçekleşir veya gerçekleşmez müzakerelerin sonsuza dek sürgit edip etmeyeceğinin gelinen noktada artık iyice bilinmesi gerekiyor.
Yukarıda da değindiğimiz gibi Nevyork görüşmeleri çözüm adına yaşamsal önemdedir. Sunulan öneriler şekillenirken görüşme ve kulis alanını karşımızdaki unsurun egemenliğine bırakmamak gerekiyor. Cenevre’de bir kez daha görüldü ki adada uyuşmazlığın çözümünü isteyen Kıbrıs Türkleridir. Bu nedenle alanın boş bırakılmaması kaçınılmazdır. Karşımızdakilerin zemin kazanmasının önlenebilmesi için görev alacak konunun uzmanı olan diplomatlara şimdiden kolaylıklar diliyoruz.
Bay Anastasiyadis konuyu iç politikada kullanma çabası içinde olduğunun işaretlerini vermeye başladı bile. Çözümsüzlüğün bir nedeninin de uyuşmazlığın iç politikada kullanılmasıdır. Rum basını Cenevre’de yaşananlara ilişkin olarak olayları değerlendirirken “fırtına geçti” başlıkları ile duyuruyor. Buna koşut yaşananları “olanaksız olanı durdurma çabası olarak değerlendirenler de bulunuyor”.
Görüşmelerde Türk tarafının bu aşamada egemenlik hedefi konusunda istediği sonucu yakalayamamış olmasına karşın konu canlı olarak BM’de duruyor. Bu hususu kazanım olarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım olacaktır.
Yapılan görüşmelerden sonra başarı için diplomatik kanalları özenle kullanmamız gerekiyor mu ne…
SEVGİ ile kalınız…
 
07 Mayıs 2021 - Ankara


 

Ekleyen:  Ahmet GÖKSAN
Tarih:  11.5.2021
İzlenme:  211
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Ahmet GÖKSAN Yazıları
DÜZENİN YENİSİAhmet GÖKSAN [ 11.5.2022 Devamı
ÇIKIŞIN DOĞRUSUAhmet GÖKSAN [ 11.3.2022 Devamı
KURALIN GARANTÖRÜAhmet GÖKSAN [ 15.2.2022 Devamı
ÇABANIN ÇABASIAhmet GÖKSAN [ 2.2.2022 Devamı
KIBRIS’TAKİ KRİTİK EŞİKAhmet GÖKSAN [ 1.2.2022 Devamı
GELECEĞİN YOLUAhmet GÖKSAN [ 4.1.2022 Devamı
CİCİLİĞİN ŞIMARIKLIĞIAhmet GÖKSAN [ 1.1.2022 Devamı
TUZAKLARIN BOZULMASIAhmet GÖKSAN [ 26.12.2021 Devamı
ZEMİNİN UZLAŞMASIAhmet GÖKSAN [ 20.12.2021 Devamı
SAVAŞIN HELLİMİAhmet GÖKSAN [ 14.11.2021 Devamı
DENEYİMİN ACISIAhmet GÖKSAN [ 12.11.2021 Devamı
GÜVENİN BAŞARISIAhmet GÖKSAN [ 2.11.2021 Devamı
KANALLARIN BÜTÜNÜAhmet GÖKSAN [ 28.10.2021 Devamı
EMANETİN DOĞRUSUAhmet GÖKSAN [ 22.10.2021 Devamı
GENCİN BİLİNÇLİSİAhmet GÖKSAN [ 13.10.2021 Devamı
KUYUNUN DİPSİZİAhmet GÖKSAN [ 5.10.2021 Devamı
DÜŞÜNCENİN HAÇLISIAhmet GÖKSAN [ 3.10.2021 Devamı
ZEMİNİN ORTAĞIAhmet GÖKSAN [ 8.9.2021 Devamı
MÜCADELENİN HAMASETİAhmet GÖKSAN [ 6.9.2021 Devamı
MÜCADELENİN HAMASETİAhmet GÖKSAN [ 5.9.2021 Devamı
BASILAN AYAKAhmet GÖKSAN [ 26.8.2021 Devamı
KURALIN OYUNUAhmet GÖKSAN [ 17.8.2021 Devamı
SERVETİN ULUSALIAhmet GÖKSAN [ 17.8.2021 Devamı
DALINDAKİ ELMAAhmet GÖKSAN [ 13.8.2021 Devamı
TARİHİN YAKINIAhmet GÖKSAN [ 11.7.2021 Devamı
SAVAŞIN SOĞUĞUAhmet GÖKSAN [ 30.6.2021 Devamı
KUDURMUŞUN ALIŞMIŞIAhmet GÖKSAN [ 29.6.2021 Devamı
KIRIMIN SOYLUSUAhmet GÖKSAN [ 17.6.2021 Devamı
DURUŞUN FARKLISIAhmet GÖKSAN [ 5.6.2021 Devamı
GÖRÜŞMENİN ÖZLÜSÜAhmet GÖKSAN [ 29.5.2021 Devamı
GÜCÜN EKONOMİSİAhmet GÖKSAN [ 22.5.2021 Devamı
DURUŞUN YANLISIAhmet GÖKSAN [ 14.5.2021 Devamı
ZEMİNİN KAYGANIAhmet GÖKSAN [ 5.5.2021 Devamı
OMLETİN YUMURTASIZIAhmet GÖKSAN [ 24.4.2021 Devamı
KARGANIN KARASIAhmet GÖKSAN [ 5.4.2021 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde kurulan Halı-Kilim Müzesi'nde, hem bölgenin en önemli el sanatları arasında yer alan halı ve kilim dokuma kültürü tanıtılıyor hem de unutulmaya yüz tutan sanat aslına uygun olarak yaşatılıyor. 

Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ATATÜRK'ÜN VASİYETİ VE HİLAFET FEDERASYONU
Hüseyin TOPRAK

“ONURLU DÖNÜŞ” “GÖNÜLLÜ GİDİŞ” OLUR MU?
M. Yahya EFE

Çevremizi birlikte koruyalım!
Harika ÖREN

HAYAT YAŞAMAKTIR
Belma Demir AKDAĞ

ÇEMBER DARALIYOR
Ahmet GÖKSAN

DÜZENİN YENİSİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

TOPRAK ANA
Sevgi Ünal

23 NİSAN’IM
Arzu KÖK

MAYIS
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

ÇANAKKALE
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

NEREYE GİDİYORUZ?
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam