Cumhurbaşkanı Erdoğan Elazığ'da Deprem bölgesinde
                        Devamı                       
 
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Deprem Mesajı
      Devamı  

 

 
 Depremde ölenlerin sayısı 29'a yükseldi
 
 
 
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), merkez üssü Elazığ'ın Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğündeki depremde ölü sayısının 29, yaralı sayısının 1466 olduğu bildirildi.
  Devamı 

magazin
 
"ÖNCÜ KADINLARIMIZ’’ Sergisi 10. Yılını kutluyor...
 Devamı  
 
 
Eski Başbakan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit hayatını kaybetti
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  21409330
Bugün Ziyaretçi :  4428
Aktif Ziyaretçiler :  43

Yaşasın tek memem !!!...
 
Genç kızlığa adım attığımda ilk belirtilerimdi. Uçları , sütlü kahveye dönen memelerimi saklamak için uzun süre sırtımı eğip saklamayı denedim.
Sonra sonra, evdeki büyüklerin fark etmesi ile birlikte bir sütyen e sahip olduğumda dik yürüdüm. Nasıl sevmiştim o sütyeni. Ah yakam biraz açılıverse.! Ya da, top oynarken bluzum aşağıdan hafifçe açılsa da görselerdi sütyenimi. Gece bile çıkaramıyordum. Büyümemin armağanı idi bu bana.
Periyodik dönemlerin başlangıç ve bitişleri için ilk sinyaller onlardan geliyordu. Hafifçe dikleşerek acımaya başlıyorlardı. Sonra , sonra bu acının psikolojik olduğunu düşünmüş ve yok etmiştim.
Acımıyorlardı. Ben; acımasını istediğim için. varlıklarını belli etmek için; beynime acı sinyalleri yollamaktaydılar.!
Hayatıma engel olduğu durumlarda olmadı değil tabiî ki. Artık oğlan çocuklarınla oynıyamıyordum mesela.
Dik dik bakışlarını hissetmek , ilk günlerdeki gibi hoşuma gitmiyordu. Hatta; gözünü oraya dikenlere kötü sözler söyleyip kırıyordum bile.
Anladım ki; sadece üreme organı değildi memelerim, aynı zamanda, karşı cinsin de ilgisini çekmek içindi. Bu durumdan hafifçe utansam da, hoşuma gitmiyor değildi ,
Anneciğim olayı fark ettiğinde sefer tası kapattı hemen. Babama, her sabah giderken verdiği bir tası kapatarak, “ bu kadar büyük olsunlar” demişti. Hala, anneler kızlarına o adetleri yapar mı ? Bunu , yıllar sonra kız annesi olduğumda öğrendim. Hayır artık yapılmazdı. !
İleriki dönemlerde de giysilerimin bana yakışıp yakışmadığının ilk habercileri idiler. Kasıla kasıla yürürdüm, birileri “çok güzel” dediğinde.
Kızlar; aralarında toplanır ; takanların sütyenlerine bakmak istediklerinde, asla buna izin vermezdim.
Hala da çok utanırım birinin yanında sütyenimin gözüküyor olmasından.
Büyük sevinçle kızımı kucağıma aldığımda ; onların, aynı zamanda “beslenme organı” olduğunu deneyimle öğrenmiş oldum, ilk süt verişim, an gibi aklımda hala. Bedenime milyonlarca büyük gelen bir çift süt şişesi gibiydiler. Ve ağrı ile karışık korkunç bir mutluluktu süt verdiğim zamanlar.
Sonrasında; yavaş, yavaş yitirdiler hayatımdaki önemini. Artık; önemli rolleri bitmişti. Ve sadece bedenimin parçalarıydılar. Yıllarca barışiçinde yaşadık. Bir birimizin çok fazla farkında olmadan.
O sabaha kadar.
Gece hafif bir sancı ile elimi sol mememe attığımda bir ıslaklık hissettim. Terlemişolabileceğimi düşünüp uyudum. Sabah kalktığımda bir ağrı vardı ve elimi tekrar göğsüme götürdüğümde, bir şişkinlik hissettim. Hastalıklar konusunda çok iyi değilimdir. Nasılsa önemli bir şey olursa bir çaresi bulunur havasındayım hep. Ama bu kez durum farklıydı. Aynanın karşısına geçtiğimde, gözlerimi kocaman, kocaman açtım. İnanamadım tekrar baktım. Evet , sol mememin ucundan biraz aşağıda bir baş daha görüyordum. Ve içinden bir sıvı gelmekteydi.
Ellili yaşlarımda bu durumla karşılaşmak beni korkutmuştu. Aynada bakıyordum, sonra kapatıp elimle tekrar yokluyordum. Doktora gitmekle, gitmemek arasında kalmıştım. Araştırmak istemiyordum. Zira ; bu gibi durumlarda doktor dışında bir bilginin en büyük yanılgı olduğunu savunuyordum. Nasıl ki ; bir doktor, benim işimi bilmek zorunda değilse, ben de onun ihtisas alanına girmemeliydim.
İlkşaşkınlığım yavaş yavaş geçiyordu. Şimdi biraz akıllı olmanın zamanıydı. Kalkıp bir doktora görünmeliydim.
Tüm tetkikler yapıldığında sonuç, başta düşünülenle aynı idi….
….Evet şu anda memem yok. Ama ; diğeri duruyor işte dedim. Hem de tam eskisi gibi. genç kızlığımın ilk sütyenlerinden farklıydı şimdikiler. Daha bir süslüleri vardı. Daha bir güzelleri. Şimdi, daha çok sevmeye başladım bedenimi. Yıllar sonra birbirimizi fark etmediğimiz için bana darılmışlardı besbelli. !
İlk işim; alışverişe çıkmak oldu. Ne saçlarım umurumdaydı. Ne de mide bulantılarım. Hangi çağda yaşıyordum ki ben. Öyle tek memesi yok diye hayattan mı kopulurdu.? Gerekiyorsa; diğerini bile feda ederdim. Ama, “ şu anda gerekmiyor “ dediler.
Bakıyorum da; şimdi çok daha güzelim. Saçlarım daha bir gürleşti mesela. Rengi de biraz koyulaştı. Boyamıyorum artık. İçindeki beyazlar, sadece şakaklarımda değil. bütününe yayılmış. Aynaya baktıkça; ilk gördüğüm, içimdeki çamaşırın bana ne çok yakıştığı. Bu kadar çeşit olduğunun farkına varmam için bunu yaşamam gerekiyormuş demek diye düşündüm.
Yaşasın kapitalist sistem.! Ve yaşasın tüketim çılgınlığı.! Yeniden giyebiliyorum daracık, üzerime yapışan bluzları. Bu arada tüm yaka modellerini değiştirmeyi öğrendim mesela. Aldığım ilk bluzun yakasını a simetrik hale getirerek, diğer mememi açıyorum açabildiğimce.
Gizli, saklı bir cazibe. Diğerini merak eden ne çok insan var kimbilir çevremde.? Daha bir seviyorum kendimi.
Sigarayla bağım kalmadı. Hem; ne istiyorsam , onu yapabiliyorum artık. Canım kış günü denize mi girmek istedi. Umursamıyorum kimseleri. Gördüğüm yerde üşüme bahasına atıyorum sulara kendimi.
Dağa mı çıkmak istedim. Haydi bana eyvallah deyip tırmanıyorum.
Kendime geldim kendime.
Şimdi; içinizden ah vah edenler vardır mutlaka. Halim hiç de acıklı değil . unutmayın. Giden, sadece memem. Ve unutmayın ki; bedeni idare eden, beyin, kalp ve tüm sistem.. Ben de sadece sizler kadar mutluyum artık. Arada sırada sizlerden biraz fazla. Ve sadece sizler kadar sağlıklıyım .bedeni terk eden bir organım için yasa girmeyeceğim.
Ne demiş büyüklerimiz.” Gitmek istiyorsa bırak gitsin ”……….
Gitmek isteyenlere yol versek de; kalanlar , bilinmeyen bir zamana dek bizimle. Sıkıca sarılıyorum artık kalanlara.
Sevgiyle.
Melekkk
Not.: Bu yazı ; kendini çok seven. “Toplum için gerekliyim “ diyen tüm kadınlara adanmıştır.
Ve ; gördüğüm dirençli kadınlardan “bir tanesi “ için yazılmıştır.
 
Ekleyen:  Melek Adalet ÖNOL
Tarih:  25.10.2013
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Melek Adalet ÖNOL Yazıları
FİNAL Melek Adalet ÖNOL [ 24.8.2019 Devamı
Yıllar geçmemiş gibi sevMelek Adalet ÖNOL [ 28.6.2019 Devamı
"Sevince"Melek Adalet ÖNOL [ 25.2.2019 Devamı
Usul usul yaşlanıyorumMelek Adalet ÖNOL [ 3.2.2019 Devamı
Kuş takılsın kanadınaMelek Adalet ÖNOL [ 6.4.2018 Devamı
Mis gibi yaşarım seni hayatMelek Adalet ÖNOL [ 23.2.2018 Devamı
Kucaklayın yeni yılıMelek Adalet ÖNOL [ 19.12.2017 Devamı
"yol çekiyor canım"Melek Adalet ÖNOL [ 3.5.2017 Devamı
Bulutlar geçiyor üzerimizdenMelek Adalet ÖNOL [ 1.4.2017 Devamı
"haydi kadınlar iş başına" Melek Adalet ÖNOL [ 8.3.2017 Devamı
"Aşk mı, o da ne?"Melek Adalet ÖNOL [ 21.2.2017 Devamı
Denizde kuşlar sahipsizMelek Adalet ÖNOL [ 9.1.2017 Devamı
Birlikte o filme gitmeden , sakın gitme !Melek Adalet ÖNOL [ 6.11.2016 Devamı
Hayata EFECE BakışMelek Adalet ÖNOL [ 29.9.2016 Devamı
"AMCAM"Melek Adalet ÖNOL [ 7.9.2016 Devamı
ELLERİNİN ARASINA ELLERİM...Melek Adalet ÖNOL [ 1.8.2016 Devamı
"Hesabı en son ben öderim."‏ Melek Adalet ÖNOL [ 26.7.2016 Devamı
"mutluluk , filmin diğer yarısında."‏Melek Adalet ÖNOL [ 17.3.2016 Devamı
EYVALLAH...Melek Adalet ÖNOL [ 11.3.2016 Devamı
Kokundan öpüyorum...Melek Adalet ÖNOL [ 20.1.2016 Devamı
Kadının bam teliMelek Adalet ÖNOL [ 13.12.2015 Devamı
aşk ; sıcak yenen bir yemektir.Melek Adalet ÖNOL [ 28.11.2015 Devamı
"Yüreğinden öptüm"Melek Adalet ÖNOL [ 29.10.2015 Devamı
PİŞMAN DEĞİLİM HAYATMelek Adalet ÖNOL [ 13.10.2015 Devamı
Adını bilmediğim annelere...Melek Adalet ÖNOL [ 8.10.2015 Devamı
"Eylül sancıdır biraz"Melek Adalet ÖNOL [ 27.8.2015 Devamı
İlle de aşkla yanmalıMelek Adalet ÖNOL [ 11.7.2015 Devamı
YENİ RAMAZANLAR...Melek Adalet ÖNOL [ 21.6.2015 Devamı
YOLCUMelek Adalet ÖNOL [ 21.5.2015 Devamı
Teknolojik yalnızlıkMelek Adalet ÖNOL [ 22.4.2015 Devamı
Bilindik huzurMelek Adalet ÖNOL [ 5.4.2015 Devamı
Adımız, şiddetle yan yana yazılmasın.Melek Adalet ÖNOL [ 18.2.2015 Devamı
Beklenen hep senMelek Adalet ÖNOL [ 2.2.2015 Devamı
Sen benim inançlarımsınMelek Adalet ÖNOL [ 23.1.2015 Devamı
Dağınık evlerMelek Adalet ÖNOL [ 21.12.2014 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

İYONYA DEVLETİ KURULAMAZ
Bekir COŞKUN

Her şeyimiz senin…
Yekta Güngör ÖZDEN

Kuyruklu yalanlar
Hüseyin TOPRAK

FAİZ HARAM MI DEĞİL Mİ?
M. Yahya EFE

Türkiye’nin deprem gerçeği
Orhan SELEN

ATATÜRK’E NASIL SAHİP ÇIKILIR?
Harika ÖREN

Kayıplarımızı saygıyla anarken…
Belma Demir AKDAĞ

YOZLAŞA YOZLAŞA NE HALE GELDİK
Sevgi Ünal

KANAL TEDAVİSİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Arzu KÖK

Çankaya’nın Işıkları
Ahmet GÖKSAN

KOŞULLARIN YENİSİ
Aslı ASLANER

ERGENLER UZAYLI MI
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Handan ÇÖLAŞAN

İSTANBUL DEYİNCE....
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

MEYVELERİN EN GÜZELİ "ELMA"
Fevziye ŞİMDİ

OLUMLU YAŞAMAK
Oktay ZERRİN

BİR EFECE HABER VARDIR
Şahika ÖNER

İZMİT VE ANILAR
Sevinç ŞİMŞEK

Alevilerin evini işaretleyen gafil !
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam