Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 


Fatih Ortaokulu Tok Karınlar Projesi

Devamı
 

 

 

 


19 Mayıs Kutlu olsun !  

Devamı  

 
magazin

 

Göbeklitepede Kadın İzleri



  Devamı 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  26885421
Bugün Ziyaretçi :  3717
Aktif Ziyaretçiler :  89

Tarihten günümüze bayrak
 
Sevgili okurlarım, bayrak; bir milletin, bir askeri birliğin veya bir kuruluşun renklerini, alametlerini taşıyan, bir gönderin veya bir mızrağın ucuna dalgalanacak şekilde asılan ve işaret veya toplaşma, birleşme sembolü olarak kullanılan kumaş parçasıdır.
Devletlerin sembolü olmak üzere belli renkli ve ölçülü kumaş üzerinde, yine belli ölçülü bir şekil taşıyan bayraklar bazen de bir teşkilatın ayırt edici sembolü olarak kullanılır.
Devlet ve hükümet bayrakları; milli, askeri, harp, donama, ticaret, servis, ülke ve kılavuz bayrakları, bir devletin veya milletin amblemi olarak kullanılan ve siyasi değeri olan bayraklardır.
Eskiden milletler ordu teşkilatlarında âlem kullanırlardı. Şekil bakımından bayrağa benzemeyen âlem madenden veya başka sert maddelerden yapılır, direk gönder veya mızrakların ucuna takılırdı. Sümerlerde alem veya amblem olarak ay ve güneş gibi gökyüzü cisimleri, kanatlı veya kanatsız kuşlar, aslan ve mitolojik hayvan şekilleri çizilir veya kazılırdı.
Elamlar’da, Hititler’de, Urartu, Parth ve başka topluluklarda ay, hilal ve yıldız amblemleri kullanılırdı.
Mısır’da, İbranilerde ve eski İranlılarda da çeşitli amblemler görülür.
Asurlarda amblem olarak, koşan bir boğa üzerinde durarak yayını çeken bir askeri alırlardı. Kumaş bayrakların yapımı ise Ortaçağda başladı.
Bu devirde bayraklar daha çok dinci mahiyet taşıyordu.
Türkler Müslümanlıktan önce savaşlarda kahramanlık gösterenleri belirtmek için bir ipek parçası şeklinde bayraklar kullanırlardı.
Kabile hayatı başlarken, her kabilenin kendisine ait bir amblemi bulunurdu. Müslümanlığın kabulünden sonra kurulan bütün Müslüman Türk devletleri, hükümdarlığın ve devletin diğer alametleriyle birlikte bayrakta kullanırlardı.
Osmanlı imparatorluğunda, I. Mahmut zamanında yeşil olarak kabul edilen donanma bayrakları, III. Selim zamanında kırmızı oldu ve üzerindeki hilal şekline sekiz köşeli yıldız ilave edildi.
II. Mahmut devrinde yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla bayrak adı yerine sancak kullanılmaya başlandı. Bu sancaklar II. Meşrutiyetten sonraki yıllara kadar kullanıldı.
Kırmızı zemin üzerinde hilal ve yıldız bulunan bayraklar XIX. Yüzyılın ilk yarısında imparatorluğun milli ve resmi bayrağı olarak kabul edildi.
İmparatorluk bayrağındaki sekiz köşeli yıldız ise, Abdülmecid devrinde beş köşeli hale getirilerek kesin şeklini aldı.
Cumhuriyet devrinde saltanatın kaldırılmasıyla (1 Kasım 1922) yalnız milli bayrak ve hilafet bayrağı bırakıldı.
Hilafetin kaldırılmasından sonra, 29 Mayıs 1936’da bayrak kanunu çıkarılarak Türk bayrağı kesin şeklini aldı.
2994 sayılı “Türk Bayrağı Kanununa” göre bayrak, yalnız milli bayramlarda ve tatil günlerinde tatilin devam ettiği müddetçe gece ve gündüz çekili kalır.
Her gün bayrak çekecek resmi daireler ise kanunda belirtilmiştir. Yas alameti olarak bayrağın yarıya çekileceği haller ve süresi de, Devlet protokolünce tespit edilerek ilgili dairelere bildirilir. Bayrak, basılacak hiçbir yere serilmez.
Bayraktan örtü, perde yapılmaz. Bayrak yırtık, sökük, delik, kirli soluk ve buruşuk bir halde kullanılmaz.
Bayrak, şehitlerin, ordu mensuplarının, memlekete büyük hizmeti geçen kimselerin ve memleket hesabına yurt dışında görev yaparken ölenlerin tabutlarına örtülebilir.
Ülkemizin bütünlüğüne, bağımsızlığına ve bayrağına saldıran eller ve diller, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de hak ettikleri karşılığı Türk milletinden alacaklardır.
 
 

 

Ekleyen:  M. Yahya EFE
Tarih:  22.5.2018
İzlenme:  805
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
M. Yahya EFE Yazıları
19 Mayıs Kutlu Olsun !M. Yahya EFE [ 18.5.2022 Devamı
Çevremizi birlikte koruyalım!M. Yahya EFE [ 18.5.2022 Devamı
Kira artış oranları M. Yahya EFE [ 10.5.2022 Devamı
Anneler Gününün TarihçesiM. Yahya EFE [ 9.5.2022 Devamı
Anneler Gününüz kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 8.5.2022 Devamı
Ramazanda İftar Sofraları M. Yahya EFE [ 29.4.2022 Devamı
Güven duygusunun önemiM. Yahya EFE [ 26.4.2022 Devamı
23 Nisan kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 23.4.2022 Devamı
Gençlik yaratıcı olmalıdırM. Yahya EFE [ 20.4.2022 Devamı
Ramazan yardımlaşma ayıdırM. Yahya EFE [ 19.4.2022 Devamı
RAMAZAN YARDIMLAŞMA AYIDIRM. Yahya EFE [ 19.4.2022 Devamı
Türk polisiyle gurur duyuyoruzM. Yahya EFE [ 10.4.2022 Devamı
Zamkolik olduk!M. Yahya EFE [ 7.4.2022 Devamı
Ramazanınız mübarek olsunM. Yahya EFE [ 1.4.2022 Devamı
Gülmek en iyi ilaçtırM. Yahya EFE [ 31.3.2022 Devamı
SENDE YAŞLANACAKSIN!M. Yahya EFE [ 28.3.2022 Devamı
Toplumsal değerlerimizi koruyalımM. Yahya EFE [ 28.3.2022 Devamı
Sivil Toplum KuruluşlarıM. Yahya EFE [ 24.3.2022 Devamı
“Çanakkale geçilmez!” M. Yahya EFE [ 18.3.2022 Devamı
Alâeddin Yavaşca’yı AndıkM. Yahya EFE [ 16.3.2022 Devamı
İstiklal Marşımızın KabulüM. Yahya EFE [ 13.3.2022 Devamı
Yardımlaşma ve dayanışmanın önemiM. Yahya EFE [ 11.3.2022 Devamı
8 Mart Dünya Kadınlar GünüM. Yahya EFE [ 7.3.2022 Devamı
Cumhuriyetin değerlerini koruyalımM. Yahya EFE [ 4.3.2022 Devamı
Montrö Boğazlar SözleşmesiM. Yahya EFE [ 2.3.2022 Devamı
KİLİSLİ MUALLİM RİF’AT BİLGEM. Yahya EFE [ 25.2.2022 Devamı
Vatandaş aç ve perişan!M. Yahya EFE [ 23.2.2022 Devamı
Ortak akıl ve istişarenin önemiM. Yahya EFE [ 22.2.2022 Devamı
İş adamı Yaşar Aktürk’ün acı günüM. Yahya EFE [ 20.2.2022 Devamı
Atatürk’ün Öğretmeni Kilisli Necip Asım Yazıksız M. Yahya EFE [ 18.2.2022 Devamı
Ülkenin gündemi ekonomi ve zamlarM. Yahya EFE [ 16.2.2022 Devamı
Doğayı tanıyor muyuz?M. Yahya EFE [ 15.2.2022 Devamı
Sevgililer Gününüz kutlu olsun. M. Yahya EFE [ 13.2.2022 Devamı
Hoşgörülü olabilmek bir meziyettirM. Yahya EFE [ 11.2.2022 Devamı
Hala laikliği tartışıyoruz…M. Yahya EFE [ 10.2.2022 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde kurulan Halı-Kilim Müzesi'nde, hem bölgenin en önemli el sanatları arasında yer alan halı ve kilim dokuma kültürü tanıtılıyor hem de unutulmaya yüz tutan sanat aslına uygun olarak yaşatılıyor. 

Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ATATÜRK'ÜN VASİYETİ VE HİLAFET FEDERASYONU
Hüseyin TOPRAK

“ONURLU DÖNÜŞ” “GÖNÜLLÜ GİDİŞ” OLUR MU?
M. Yahya EFE

19 Mayıs Kutlu Olsun !
Harika ÖREN

EY GENÇLİK MİRASINA SAHİP ÇIK!
Belma Demir AKDAĞ

ÇEMBER DARALIYOR
Ahmet GÖKSAN

DÜZENİN YENİSİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

TOPRAK ANA
Sevgi Ünal

23 NİSAN’IM
Arzu KÖK

MAYIS
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

ÇANAKKALE
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

NEREYE GİDİYORUZ?
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam