Rektör Karacoşkun'un  KİYU'nun 13. kuruluş yılı mesajı

 Devamı 
 
İçişleri Bakanı Soylu Suriye de görevli polislerle bayramlaştı 
 Devamı    

 

 
 TBMM tartışmalı gündemlerle açılıyor
 
 
Faaliyetlerine pandemi arası veren Meclis 2 Haziran Salı günü açılıyor. Meclis gündemine getirilmesi planlanan konuların başında da Seçim ve Siyasi Partiler Kanunuyla baroların seçim sisteminde değişikliği öngören kanun teklifleri geliyor.
 
  Devamı 

magazin
 
 
Bu bahar siyah & beyaz Moda
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  22466426
Bugün Ziyaretçi :  1908
Aktif Ziyaretçiler :  79

Laiklik 82 yaşında…
 
Sevgili okurlarım, Anayasa'nın değiştirilemeyecek ve değişmesi dahi teklif edilemeyecek ilkelerinden birisi olan Laiklik İlkesi'nin Anayasaya girişinin 82. Yıldönümü.
Laiklik İlkesi, 6 Şubat 1937'de Atatürk’ün sağlığında Anayasaya konuldu…
Herkesin bildiği anlamı ile Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.
Hukuki anlamda, somut olarak devlet ile dinin birbirine karışmaması olarak ifade edilebilir.
Siyasi anlamı ise; Siyasal iktidarın, dinsel kudret ve otoriteden arındırılarak bağımsız hale getirilmesidir. Ya da dinin siyasal erk ve yaptırım gücüne sahip olmamasıdır.
Laikliğin, Anayasa'ya gireli 82 yıl olmasına rağmen hala tartışılan bir ilke olması, düşünülmesi gereken bir durum. Bu konuya da Atatürk'ün bir sözüyle Laiklik kavramına açıklık getirmek istiyorum.
"Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik,  falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı."
Bugün laiklik, özgür düşünceyi amaç edinenlerle dini düşünceyi amaç edineler arasında ayrı ayrı yorumlanmaktadır. Özgür düşünenlere göre laiklik, insan aklına, insanlığın sonsuz gelişimine, evrimine inanmaktır. Birçok düşünürler bu görüş ve düşünüşün hararetli savunucuları arasında yer almıştır. Laikliğin pek çok tanımı yapılmıştır.
Valin’e göre: “Laik devlet, vatandaşların bu dünyaya ait gereksinimlerini savunur ve korur, dinle, ruhla ilgili olana karışmaz ve bu alanı etkisi ve yetkisi dışında sayar.”
Prof. Yavuz Abadan’a göre ise, “Laiklik, dinin siyaset ve devlet işlerine karıştırılmaması ve her vatandaş için vicdan özgürlüğünün sağlanması demektir” diye tanımlanmaktadır.
Laiklik devriminin Türkiye’deki oluşması ve uygulanması Batı’daki gibi adım adım yürünerek ulaşılan bir aşama sonucu olmamıştır. Osmanlı döneminin son zamanlarında düşünülmüş ve girişimde bulunulmuş olmasına karşın, din sömürücüleri ve gericiler tarafından karşı çıkılmış, engellenmiş, kanlı olaylar sonucu önlenmiştir.
Türkiye’miz teokratik bir devlet döneminden çıkarak laik bir devlet ortamına gelme olanağına, ancak Cumhuriyet döneminde ulaşabilmiştir.
Bugün Atatürk karşıtlarının halka yayma çalıştıkları gibi O dinsiz değildi. Dine karşıda değildi. Dinin gerçek yönüyle ilericiliği bir tarafa iterek bağnazlığı ve dini kurullarını, halkın saf ve temiz duygularını sömürerek kendi çıkarlarına alet etmek isteyenlere karşıydı.
Bunun kanıtını Atatürk’ün söylev ve demeçlerindeki sözleriyle kanıtlayalım. Atatürk’ün 1924’te söylemiş olduğu şu sözlerin her zaman hatırlanması gerekir:
“Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz ulusların devamına olanak yoktur. Yalnız şurası vardır ki din Allah’la kul arasındaki bağlılıktır.”
“Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kast ve fiile dayanan bağnazlığa kaçan hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.”
Atatürk’ün 1924’te söylemiş olduğu bu sözler her zaman hatırlanması gereken bir direktif niteliği taşımaktadır. Atatürk ilkeleri arasında devrimcilik, Cumhuriyetçilik ve uygarlıkçılık ilkeleri ile sımsıkı ilişkili olan laiklik ilkesi, yaygın anlatımıyla din ile dünya, din ile devlet işlerinin ayrılmasını öngören akılcı bir yöntemdir.
Laiklik ilkesi, 6 Şubat 1937 tarihinde Anayasa’da yer almıştır. Bugün Anayasa’nın 19. Maddesini oluşturmaktadır. Anayasa'nın değiştirilemeyecek ve değişmesi dahi teklif edilemeyecek ilkelerinden birisi olan Laiklik İlkesi'nin Anayasaya girişinin 82. Yıldönümü. Biz hala laikliği tartışıyoruz…
 

 

Ekleyen:  M. Yahya EFE
Tarih:  4.2.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
M. Yahya EFE Yazıları
Kilis’in il oluşunun 25. yıldönümünü kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 4.6.2020 Devamı
Saygılı insanın özellikleriM. Yahya EFE [ 4.6.2020 Devamı
Hayata gülümseyiniz...M. Yahya EFE [ 30.5.2020 Devamı
Ramazan Bayramınız kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 24.5.2020 Devamı
Yardımlaşmanın faydalarıM. Yahya EFE [ 22.5.2020 Devamı
19 Mayıs kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 19.5.2020 Devamı
“Sabrın sonu selamettir”M. Yahya EFE [ 17.5.2020 Devamı
Anneler Gününüz kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 9.5.2020 Devamı
Ramazan demek, yardımlaşma demektir!M. Yahya EFE [ 3.5.2020 Devamı
Hayatı güzel yaşayabilmekM. Yahya EFE [ 28.4.2020 Devamı
Yıllar sonra öğrendim ki...M. Yahya EFE [ 25.4.2020 Devamı
23 Nisan kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 23.4.2020 Devamı
Vatan sevgisi kutsaldırM. Yahya EFE [ 22.4.2020 Devamı
Türk Polisi çok yaşa!M. Yahya EFE [ 10.4.2020 Devamı
Okumak güzel bir şeydirM. Yahya EFE [ 2.4.2020 Devamı
Evde kal Türkiye!M. Yahya EFE [ 27.3.2020 Devamı
Korona virüsü belasıM. Yahya EFE [ 24.3.2020 Devamı
Kıskanç bir toplum oldukM. Yahya EFE [ 23.3.2020 Devamı
Çanakkale’de 57. Piyade AlayıM. Yahya EFE [ 17.3.2020 Devamı
Türkiye’de Corona Virüsü vakalarıM. Yahya EFE [ 16.3.2020 Devamı
Bir milletin gelişmesi eğitimle olurM. Yahya EFE [ 15.3.2020 Devamı
Atatürk’ün Öğretmeni Kilisli Necip Asım YazıksızM. Yahya EFE [ 9.3.2020 Devamı
8 Mart Dünya Kadınlar GünüM. Yahya EFE [ 8.3.2020 Devamı
Mevlana’nın öğütlerini anlayabilsekM. Yahya EFE [ 4.3.2020 Devamı
Yardımlaşma Duygusunu Yaşayabiliyor muyuz?M. Yahya EFE [ 25.2.2020 Devamı
Mutluluğun sırrı…M. Yahya EFE [ 24.2.2020 Devamı
Kilisli Muallim Rif’at Bilge M. Yahya EFE [ 21.2.2020 Devamı
Hayata bakış pencereleriM. Yahya EFE [ 16.2.2020 Devamı
Hayırsever Güzel İnsanlar…M. Yahya EFE [ 9.2.2020 Devamı
Hoşgörülü insan olalımM. Yahya EFE [ 2.2.2020 Devamı
“Adalet ve Demokrasi Haftası”M. Yahya EFE [ 31.1.2020 Devamı
Türkiye’nin deprem gerçeğiM. Yahya EFE [ 26.1.2020 Devamı
Güzel konuşma bir meziyettirM. Yahya EFE [ 22.1.2020 Devamı
İnsanların kafası karışıkM. Yahya EFE [ 21.1.2020 Devamı
İnsan olmak…M. Yahya EFE [ 17.1.2020 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

YENİDEN ULUS DEVLETLER
Bekir COŞKUN

EVLER...
Yekta Güngör ÖZDEN

Toplumsal Sınav
Hüseyin TOPRAK

EĞİTİM ŞART…
M. Yahya EFE

Kilis’in il oluşunun 25. yıldönümünü kutlu olsun!
Orhan SELEN

MÜSLÜMANLIK NEDİR?
Harika ÖREN

Güngör Arıbal’a Saygılarımla…
Belma Demir AKDAĞ

SALGIN BİTTİ Mİ?
Arzu KÖK

Kültür – Miras ve Yassıada
Münevver ÖZCAN

ANNE OLMAK İLE BİLGE ANNE OLMA FARKINDALIĞI
Ahmet GÖKSAN

YAPININ SAYGINI
Sevgi Ünal

SÜTYENİMDEN YAPSAM
Metin Mercimek

GÖNÜLLÜ OLMAK BİR ERDEMLİKTİR
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Handan ÇÖLAŞAN

Timüs Bezi
Şahika ÖNER

ANALARIMIZIN BAYRAM SOFRALARI!
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Fevziye ŞİMDİ

İSLAMİYET SONRASI DESTAN ÖRNEKLERİ:
Oktay ZERRİN

FUTBOLU ÖZLEDİK !
Sevinç ŞİMŞEK

'Bana birşey olmaz"
Şenses US

Ayrılamam

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam