Ağır hasta sayımız yükselişte
 Devamı    
 
 
 
Kilis'te "Gaziler Günü" kutlandı
  Devamı    

 

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Doğu Akdeniz Mesajı
 
  Devamı 

magazin
 
 
 
Türkan Sultan tatilde 
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  23227083
Bugün Ziyaretçi :  2895
Aktif Ziyaretçiler :  162

GÖRMEK İSTEYENLERE
İçinde yaşadığımı ülke geçmişini bilmeyen, yaşadığı günü anlamayan ve geleceğini göremeyen insanlarla doludur.
Bazen 45 yıl önceki yazılarıma bakıyorum.
Tek kelime değiştirmeden günümüzü yansıtıyorlar.Bunun için kimi suçlayacağım.?
Bir gerçeği hiç aklımdan çıkarmam.Bu ülkede sonsuz bir görme özgürlüğü bulunmaktadır.
Herkes her şeyi görür ama bunu başkasına gösterirse canına okurlar.
Özet olarak, görmek serbesttir ama göstermek yasaktır.
Ayrıca gazeteciliğin çoktan ölüp duasının okunarak gömüldüğü bir ülkede
 hangi yoldan kime neyi göstereceğiz
O zaman gelsin öyküler:
19 yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar.
Yalan doğru söyler ve
" Bugün hava çok güzel” der.
Gerçek ona bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır.
 Gün gerçekten çok güzeldir, doğru söylemesine şaşırmıştır.
Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte zaman geçirirler.
Yalan hep doğru söylemektedir.
Yalan; "Su çok güzel, birlikte banyo yapalım!" der.
Gerçek, bir kez daha kuşkucu bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir.
Ona inanıp soyunur ve yüzmeye başlarlar.
Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin giysilerini giyerek kaçıp kayıplara karışır.
Kızgın gerçek, kuyudan çıkar yalanı bulmak ve giysilerini geri almak için her yere gider.
Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır.
Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.
O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.
                                                                   *
Kıyıda yürüyen bir adam, yengeç avlayan bir balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür.
Ancak şaşırtıcı olan kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur.
Bu duruma anlam veremez adam, çünkü üzeri açık kovadan yengeçlerin kaçabileceğini düşünür.
Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak,  çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçmasını engeller, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.” yanıtını alır.
Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış olanaksızlaşır..
Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler.
Sonunda kimse kazanamaz.
Bu durum, Yengeç Sepeti Sendromu’nun çıkış noktasıdır
Filipinliler arasında popüler olan kavram, ilk olarak aktivist yazar Ninotchka Rosca tarafından kullanılmıştır.
Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”, “Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın.” anlayışını ifade eder.
Bazı insanlar, bencilce davranarak hırslarını ön plana alarak başarmanın yolunun başkalarını geride tutmak olduğunu düşünürler.
Kendileri ulaşamıyorsa, sizin de hayalleriniz, hedefleriniz uzak olmalıdır.
Tüm istekleri budur.
Rekabetçi duygularla, hasetlik ve kıskançlıkla çabalarınızı baltalamaya  çalışırlar.
Bu durumdaki insanlar ve toplumlar asla başarılı olamazlar.
Birbirimizin ayağını çekerek yada kaydırarak değil, ancak birbirimize el vererek, omuz vererek yükselebilir ve başarıyı yakalayabiliriz.
Bu sendromu önlemenin tek yolu sevgi, saygı ve paylaşmaktan geçer.
Toplumsal yaşam paylaşmak üzerine kuruludur. Gereksinimlerinizi tek başımıza karşılayamayız.
Paylaşmak ise sevgi kaynaklıdır, ancak birbirimizi severek ve birbirimize yardım ederek yaşamı daha kolay hale getirebiliriz.
Rekabetin yerini husumetin almasının ve bunda direnilmesinin baş nedeni Yengeç sepeti sendromudur.
Sanıyorum anlayanlar anladılar…..
 
 
 

 

Ekleyen:  Orhan SELEN
Tarih:  11.8.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Orhan SELEN Yazıları
ATATÜRK GERÇEĞİ NEDİR?Orhan SELEN [ 23.8.2020 Devamı
HAYATTAN ÖZETLEROrhan SELEN [ 22.8.2020 Devamı
BOŞ MEZARA ADAKOrhan SELEN [ 8.8.2020 Devamı
SURİYELİLERİN ÖZLÜK HAKLARIOrhan SELEN [ 3.8.2020 Devamı
Neler oluyor hayattaOrhan SELEN [ 3.8.2020 Devamı
YENİLİK PARTİSİ KURULDUOrhan SELEN [ 29.7.2020 Devamı
KADINLARA ŞİDDET ARTIYOROrhan SELEN [ 25.7.2020 Devamı
GÖRME ENGELLİLERİN MANTIĞIOrhan SELEN [ 20.6.2020 Devamı
MÜSLÜMANLIK NEDİR?Orhan SELEN [ 22.5.2020 Devamı
Korona ÇeşitlemesiOrhan SELEN [ 9.5.2020 Devamı
OLMAYAN DEMOKRASİ KAVGASIOrhan SELEN [ 27.4.2020 Devamı
Yaşlananlara duyurumdurOrhan SELEN [ 14.4.2020 Devamı
Ankara’nın kent bilinciOrhan SELEN [ 9.4.2020 Devamı
KİTAP ÜZERİNE SÖYLENENLEROrhan SELEN [ 16.3.2020 Devamı
DefneyaprağıOrhan SELEN [ 25.2.2020 Devamı
LİMONOrhan SELEN [ 24.2.2020 Devamı
ATATÜRK’E NASIL SAHİP ÇIKILIR?Orhan SELEN [ 12.1.2020 Devamı
BASIN AHLAKSIZLIK YASASI MI ÇIKTI ?Orhan SELEN [ 5.12.2019 Devamı
HAKİMİN TANIMI YAPILSINOrhan SELEN [ 2.11.2019 Devamı
ATATÜRK’ÜN KUŞ SEVGİSİOrhan SELEN [ 30.9.2019 Devamı
SİYASETTE KARALAMAOrhan SELEN [ 7.8.2019 Devamı
MAYMUN VE İNSAN Orhan SELEN [ 27.7.2019 Devamı
İKİLİ ANLAŞMALAR NEDEN SORGULANMAZ?Orhan SELEN [ 15.7.2019 Devamı
Hayvanlar rehber olsunOrhan SELEN [ 15.6.2019 Devamı
MUSTAFA KEMAL ATATÜRKOrhan SELEN [ 15.4.2019 Devamı
KADINLAR GÜNÜ BAYRAM DEĞİLDİR Orhan SELEN [ 9.3.2019 Devamı
ADALET KADI KARAKUŞ’U ARATIYOROrhan SELEN [ 18.2.2019 Devamı
NEDEN KEDİ ALMALIYIZ ?Orhan SELEN [ 5.2.2019 Devamı
MISIR’DA AMAL FATHY REZALETİOrhan SELEN [ 29.1.2019 Devamı
ETİMATİK DETERJAN ÇETESİNE KARŞIOrhan SELEN [ 23.1.2019 Devamı
BİR İNSANLIK DERSİ Orhan SELEN [ 13.1.2019 Devamı
ALAŞ BAYRAĞI ALTINDAOrhan SELEN [ 29.12.2018 Devamı
İNSAN HAKLARI ÇİĞNENİRKENOrhan SELEN [ 12.12.2018 Devamı
YÜRÜ ANCAK GİDERSİNOrhan SELEN [ 6.12.2018 Devamı
EKONOMİ NASIL KURTULUROrhan SELEN [ 3.12.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

İSARAİL'İN YOL HARİTASI
Bekir COŞKUN

KORKU...
Yekta Güngör ÖZDEN

Kim kimi kandırıyor?
Hüseyin TOPRAK

HAMDOLSUN HALİMİZ BUDUR…
M. Yahya EFE

YENİ DERS YILI BAŞLARKEN !
Orhan SELEN

ATATÜRK GERÇEĞİ NEDİR?
Harika ÖREN

İNTERAKTİF SANAT SÜRECİ
Arzu KÖK

Mahşere Çok Yok…
Belma Demir AKDAĞ

HEPİMİZ DÜRÜST OLALIM
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİN GÜZELİ
Metin Mercimek

ATATÜRK İSTEDİ BİMEN ŞEN BESTELEDİ "YÜZÜM ŞEN"
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Handan ÇÖLAŞAN

Nazende Sevgilim
Şahika ÖNER

ANTALYA BEYDAĞLARININ HİKAYESİ
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Fevziye ŞİMDİ

HALK EDEBİYATI
Oktay ZERRİN

MİNİK YÜREKLERİN OKUL HEYECANI !
Sevinç ŞİMŞEK

Dikkat ettiniz mi?
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

 

 

MICHELIN Ana Bayii GÜLER KARDEŞLER 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam