Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

  


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN:
2023 SEÇİMİNDE TARİHİMİZİN EN BÜYÜK ZAFERİNİ ELDE ETMEMİZİN ÖNÜNE KİMSE GEÇEMEZ

DEVAMI 

magazin

 

İPEKÇİ DEFİLESİ ve THALİA AWARDS

Devamı

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  27679641
Bugün Ziyaretçi :  2067
Aktif Ziyaretçiler :  824

DEFOL CORONA
 
 
Ülkemizde virüsün açıklandığı tarih olan 11 Mart’tan beri günlük tutuyorum. Başlığı, Defol Corona günlüğümün. Önceleri yazdıklarıma duygularımı katmasam da sonra ister istemez sözcüklerimin arasına katıldılar. Katılınca da uzayıp durdu yazdıklarım. Malum, beyin ve parmaklar akraba olunca akıp gidiyor yazılanlar. 
 
Şöyle bir bakıyorum; durum hiç iç açıcı değil. Katlanarak artıyor virüsün ele geçirdiği insan sayısı. Bunun daha bilinmeyen kısmı var. Hemen belli etmiyor kendini hastalık. Hatta bazı insanlar geçirdiğini bile anlamazmış. Şimdi ahkâm kesmeye başladığımı hissettim. İşte benim gibi birçok insanın sosyal medyada yalan yanlış haberlerle kulaklarımız doluyor. Çoğuna da inanmak istiyoruz bu kötü haberlerin.  Sonra da insanın moralini yerle bir ediyorlar.
 
Neyi, nasıl elleyeceğiz, nereleri tutabiliriz, virüs nerede, ne kadar zaman yaşar sorularıyla karşı karşıyayız. Herkes birbirine şüpheli gözlerle bakıyor. Hele bir de öksüren olursa. Doktorlar, market çalışanları en çok mağdur olanlar.  Toplu taşıtların dezenfekte edilmesi insanın içini ferahlatsa da yoğunluğun fazla olması hijyene ket vuruyor. Bazı fotoğraflardan gördüğümüz kadarıyla yollar boş ama başka fotoğraflar, videolar da görüyoruz. Kimsenin umurunda değil sanki her gece açıklanan virüs bulaşan sayısı, ölenlerin çoğalması. Asker uğurlamalarının hınca hınç yapılıp halay çekmeye dek sürmesi, Belgrad Ormanı’na, sahillere akınlar, mangal partileri gırla gidiyor. Açık havada bir şey olmaz düşüncesi baskın biraz da bunda. Halbuki öyle değilmiş. Kalabalık olan her yer riskliymiş. Avrupa’da kasa kuyruklarının arası bile belli aralıklarda kırmızı noktalarla sabitlenmiş.
 
Umre ibadetinden dönenleri takip oldukça zor. Karantina altına alınmadan dolaşanlar, onlara ziyarete gelenler, mevlitlere katılanlar deyince halka yayıldıkça yayılıyor. Belediyelerin yaşlılar oturmasın diye kaldırdığı banklar da fayda etmeyince 65 yaş üstü için koyulan sokağa çıkma yasağı bence isabetli bir karar. Aslında tüm yurtta, tüm yurttaşlar için olmalı bu uygulama diye düşünüyorum. Yoksa insanlarla yaş gruplarına göre başa çıkmak zor. Zaten toplumda bir yaşlı fobisi oluşmuş durumda. Bilmiyorum sokakta 65 yaş üstü birini görünce ne yapılacak? Yaşlı ihbar hattı kurulduğunu okudum. Ve sosyal medyada çok kötü söylemler.  Esefle kınıyorum. Vur deyince de öldürmeyelim yalnız.
 
Zor, çok zor günlerdeyiz. Her akşam yapılacak açıklamayı beklemek, sonra dövünmek kolay değil. Bir yandan aklımız evlatlarımızda. Yurt dışında olanı var. Hoş şehir içinde de olsa görüşmek imkânsız ya. Riskli çalışma gruplarında olanı var. Defalarca edilen tembihler, dualarla geçiyor günlerimiz. Ne ekrana, ne gazeteye bakmak istemiyoruz aslında. Bir yandan da takıntı hastası olduk sayılır. Alışverişte eldiven takmak, marketten gelenleri yıkamak. Örneğin ben eve su aldığımda bile bir tuhaf oluyorum. Birkaç gündür kapımıza her sabah bırakılan gazeteye taktım üstünde virüs var mıdır acaba diye. Büyük bir kısım böyle toplumda. Buna da sosyal medya gruplarımda tanık oluyorum. 
 
Nikâhlar konuksuz yapılıyor, camiler kapatıldı. Kafeler de. Ama maşallah pastaneler, börekçiler dolup taşıyor. Bu umursamazlık böyle devam ederse 65 yaş üstü için alınan önlem de boşa gider. Çünkü onlara dışarıdan virüs taşıyacak gençler orada, burada gezmeye devam ediyorlar. Virüsün gençleri etkilemeyeceği diye bir şey söz konusu değil zaten. Yazımı kaleme aldığım saatte 947 vaka, 21 can kaybı haberi geçti ne yazık ki.  Oysa dün bu sayı 670 vaka 9 can kaybıydu. Bu hızlı yayılım ve sonuçlara bakarak aklımızı başımıza almalıyız. 
 
Evde kalmak, dışarı çıkamamak tabii ki zor. Durumun avantajlarını kullananlar memnun aslında. Daha çok üretiyorlar. Ama mahsur kalmamın psikolojisini bozduğu kişiler için durum hiç de öyle değil. Dediğim gibi ya temizliğe sarıyorlar kendilerini iyice, ya da tüm gün akşam gelecek haberleri, sevdiklerinin durumunu düşünüp duruyorlar.
 
Yukarıda yazdıklarımdan anladığınız gibi ben de o psikolojisini kontrol altına alamayanlardan biriyim aslında. Büyük oğlu Almanya’da, ortanca oğlu markette çalışan bir anne olarak ilk başta evlatlarım hassasiyetim. Sonra ülkem, insanı. Bu salgın dursun en kısa zamanda istiyorum herkes gibi. Onun için de, bizim için uğraşanların görevlerini kolaylaştırmak amacıyla kurallara uyarak yaşamayı öğrenmeliyiz. Bana, bize bir şey olmaz zihniyetini terk etmeli, inatla ben yaparım, ben giderim, çıkarım, ederim söz ve davranışlarından vazgeçmeliyiz.
Ben 63 yaşındayım. Astım hastasıyım. 11 Mart’tan beri adımımı kapıdan dışarı atmadım. 90 yaşında annem ve küçük oğlumla yaşıyorum. Oğlum işine gidip gelirken her gün 12 kilometre yol yürüyor araca binmemek için. Bizi korumak amaçlı yapıyor bu fedakârlığı. Keşke herkes bu kadar duyarlı olsa. Tabii ki illa yürümek gerekmiyor ama önlem almak şart. Herkes üstüne düşeni yaparsa bu virüsün önünü kesebiliriz.
 
Geçen gün aklıma rahmetli babamın elektrikler kesildiğinde bizimle oynadığı bir oyun geldi. Ellerini çeşitli şekillere sokarak duvara yansıyan gölgesinde bir sürü hayvan canlandırıverirdi art arda. Biz de hayretle bakardık onlara. Şimdi, ülkemizde elektriğin kesildiğini varsayalım. Duvarlarında art arda gelen virüs gölgeleri kol geziyor.  Şaşkınız… Ama elektrik mutlaka geri gelecek ülkemize değil mi? O gölgeler de anılarımızda kalacak.
Ne dersiniz?
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  23.3.2020
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
HAKKI & HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
14. YIL KUTLU OLSUNSevgi Ünal [ 9.11.2022 Devamı
KADINSAN RAHAT YOKSevgi Ünal [ 21.9.2022 Devamı
STETOSKOPLAR KANLANMASIN ARTIKSevgi Ünal [ 12.7.2022 Devamı
PAYANDAMSevgi Ünal [ 19.6.2022 Devamı
ÜÇ HARFLİLERLE ÇALIŞANLARSevgi Ünal [ 14.6.2022 Devamı
ÖLÜMÜN KAREKODUSevgi Ünal [ 26.5.2022 Devamı
23 NİSAN’IMSevgi Ünal [ 23.4.2022 Devamı
BİBER DOLMASISevgi Ünal [ 11.4.2022 Devamı
14 MART TIP SUSKUNLUĞUSevgi Ünal [ 14.3.2022 Devamı
KADINMIŞIMSevgi Ünal [ 7.3.2022 Devamı
REZİDANSTAN MAHALLE ARASINASevgi Ünal [ 22.2.2022 Devamı
REZİDANS KADINIYIM ARTIKSevgi Ünal [ 5.1.2022 Devamı
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

KAPANMAYAN PARANTEZ HALK EVLERİ
M. Yahya EFE

Konya da köpek katliamı!
Hüseyin TOPRAK

SİYASİ DAVA NE DEMEKSE VE “OCAK KÖR…”
Harika ÖREN

Sonbahar Rüzgarları
Belma Demir AKDAĞ

İNSANİ YOKSULLUK
Ahmet GÖKSAN

YAPININ YENİLENMESİ
Sevgi Ünal

HAKKI & HAKİYE
Münevver ÖZCAN

BÜTÜN BABALAR AYNI BİLİRDİM. ANLADIM Kİ DEĞİLMİŞ…
Metin Mercimek

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNܒNÜN ÖNEMİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Arzu KÖK

Gençler!...
Fevziye ŞİMDİ

HAYATIMIZLA OYNUYORLAR !
Günseli RUMELİOĞLU

GÜNDEMİN İZLERİ
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

Harf Devrimi’nin 94. Yıl Dönümü
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam