Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

  

 

Esnaf sıkıntı içinde

Devamı


magazin

 

FAİZESEVİM SANATTA ENGEL YOK VAKFIYLA EL ELE


Devamı

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  27083520
Bugün Ziyaretçi :  1167
Aktif Ziyaretçiler :  1167

Hala laikliği tartışıyoruz…
 
 
Sevgili okurlarım, Anayasa'nın değiştirilemeyecek ve değişmesi dahi teklif edilemeyecek ilkelerinden birisi olan Laiklik İlkesi'nin Anayasaya girişinin 85. Yıldönümü. Laiklik İlkesi 6 Şubat 1937'de Atatürk’ün sağlığında Anayasaya konuldu…
      Herkesin bildiği anlamı ile Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Hukuki anlamda, somut olarak devlet ile dinin birbirine karışmaması olarak ifade edilebilir.
          Siyasi anlamı ise; Siyasal iktidarın, dinsel kudret ve otoriteden arındırılarak bağımsız hale getirilmesidir. Ya da dinin siyasal erk ve yaptırım gücüne sahip olmamasıdır.
            Laikliğin, Anayasa'ya gireli 85 yıl olmasına rağmen hala tartışılan bir ilke olması, düşünülmesi gereken bir durum.
Bu konuya da Atatürk'ün bir sözüyle Laiklik kavramına açıklık getirmek istiyorum.
            "Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve  katlanmadı."
            Bugün laiklik, özgür düşünceyi amaç edinenlerle dini düşünceyi amaç edineler arasında ayrı ayrı yorumlanmaktadır. Özgür düşünenlere göre laiklik, insan aklına, insanlığın sonsuz gelişimine, evrimine inanmaktır. Birçok düşünürler bu görüş ve düşünüşün hararetli savunucuları arasında yer almıştır. Bu tür laiklik görünüşünün ışığında devlet, dinde hiçbir gerçek payı bulunmaz ve insanla birlikte toplumu da dinden ayırmaya çalışır.          
Laiklik devriminin Türkiye’deki oluşması ve uygulanması Batı’daki gibi adım adım yürünerek ulaşılan bir aşama sonucu olmamıştır. Osmanlı döneminin son zamanlarında düşünülmüş ve girişimde bulunulmuş olmasına karşın, din sömürücüleri ve gericiler tarafından karşı çıkılmış, engellenmiş, kanlı olaylar sonucu önlenmiştir.
            Türkiye’miz teokratik bir devlet döneminden çıkarak laik bir devlet ortamına gelme olanağına, ancak Cumhuriyet döneminde ulaşabilmiştir.
Bugün Atatürk karşıtlarının halka yayma çalıştıkları gibi O dinsiz değildi. Dine karşıda değildi. Dinin gerçek yönüyle ilericiliği bir tarafa iterek bağnazlığı ve dini kurullarını, halkın saf ve temiz duygularını sömürerek kendi çıkarlarına alet etmek isteyenlere karşıydı.
         Bunun kanıtını Atatürk’ün söylev ve demeçlerindeki sözleriyle kanıtlayalım.
            Atatürk’ün 1924’te söylemiş olduğu şu sözlerin her zaman hatırlanması gerekir:
            “Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz ulusların devamına olanak yoktur. Yalnız şurası vardır ki din Allah’la kul arasındaki bağlılıktır.” “Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kast ve fiile dayanan bağnazlığa kaçan hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.”
            Atatürk’ün 1924’te söylemiş olduğu bu sözler her zaman hatırlanması gereken bir direktif niteliği taşımaktadır. Atatürk ilkeleri arasında devrimcilik, Cumhuriyetçilik ve uygarlıkçılık ilkeleri ile sımsıkı ilişkili olan laiklik ilkesi, yaygın anlatımıyla din ile dünya, din ile devlet işlerinin ayrılmasını öngören akılcı bir yöntemdir
            Laiklik ilkesi, 6 Şubat 1937 tarihinde Anayasa’da yer almıştır. Bugün Anayasa’nın 19. Maddesini oluşturmaktadır. Anayasa'nın değiştirilemeyecek ve değişmesi dahi teklif edilemeyecek ilkelerinden birisi olan Laiklik İlkesi'nin Anayasaya girişinin 85. Yıldönümü.
            Biz hala laikliği tartışıyoruz…
 
 

 

 

Ekleyen:  M. Yahya EFE
Tarih:  10.2.2022
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
M. Yahya EFE Yazıları
Doğa affetmez, intikamını alır!M. Yahya EFE [ 27.6.2022 Devamı
Türkiye’de ki Suriyeli sığınmacılarM. Yahya EFE [ 22.6.2022 Devamı
Anılarla yaşamak kolay değilM. Yahya EFE [ 20.6.2022 Devamı
Yılın babası kim olmalı?M. Yahya EFE [ 19.6.2022 Devamı
İÇİMİZDE Kİ ÇOCUĞU YAŞAMAK !M. Yahya EFE [ 17.6.2022 Devamı
Fikir yoksulluğu M. Yahya EFE [ 15.6.2022 Devamı
Güven duygusunun önemi M. Yahya EFE [ 14.6.2022 Devamı
Kilis’in İl Oluşunun 27. Yıl dönümü kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 5.6.2022 Devamı
SEVGİ YÜKLÜ BARIŞ ÇİÇEKLERİM. Yahya EFE [ 31.5.2022 Devamı
SEVGİ YÜKLÜ BARIŞ ÇİÇEKLERİM. Yahya EFE [ 31.5.2022 Devamı
SEVGİSİZ DOSTLUK OLMAZM. Yahya EFE [ 23.5.2022 Devamı
19 Mayıs Kutlu Olsun !M. Yahya EFE [ 18.5.2022 Devamı
Çevremizi birlikte koruyalım!M. Yahya EFE [ 18.5.2022 Devamı
Kira artış oranları M. Yahya EFE [ 10.5.2022 Devamı
Anneler Gününün TarihçesiM. Yahya EFE [ 9.5.2022 Devamı
Anneler Gününüz kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 8.5.2022 Devamı
Ramazanda İftar Sofraları M. Yahya EFE [ 29.4.2022 Devamı
Güven duygusunun önemiM. Yahya EFE [ 26.4.2022 Devamı
23 Nisan kutlu olsun!M. Yahya EFE [ 23.4.2022 Devamı
Gençlik yaratıcı olmalıdırM. Yahya EFE [ 20.4.2022 Devamı
Ramazan yardımlaşma ayıdırM. Yahya EFE [ 19.4.2022 Devamı
RAMAZAN YARDIMLAŞMA AYIDIRM. Yahya EFE [ 19.4.2022 Devamı
Türk polisiyle gurur duyuyoruzM. Yahya EFE [ 10.4.2022 Devamı
Zamkolik olduk!M. Yahya EFE [ 7.4.2022 Devamı
Ramazanınız mübarek olsunM. Yahya EFE [ 1.4.2022 Devamı
Gülmek en iyi ilaçtırM. Yahya EFE [ 31.3.2022 Devamı
SENDE YAŞLANACAKSIN!M. Yahya EFE [ 28.3.2022 Devamı
Toplumsal değerlerimizi koruyalımM. Yahya EFE [ 28.3.2022 Devamı
Sivil Toplum KuruluşlarıM. Yahya EFE [ 24.3.2022 Devamı
“Çanakkale geçilmez!” M. Yahya EFE [ 18.3.2022 Devamı
Alâeddin Yavaşca’yı AndıkM. Yahya EFE [ 16.3.2022 Devamı
İstiklal Marşımızın KabulüM. Yahya EFE [ 13.3.2022 Devamı
Yardımlaşma ve dayanışmanın önemiM. Yahya EFE [ 11.3.2022 Devamı
8 Mart Dünya Kadınlar GünüM. Yahya EFE [ 7.3.2022 Devamı
Cumhuriyetin değerlerini koruyalımM. Yahya EFE [ 4.3.2022 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

BÖLÜNEREK FEDERASYON DEĞİL BÖLÜNMEDEN KONFEDERASYON
Hüseyin TOPRAK

DEMİREL’Lİ BİR ANI…
M. Yahya EFE

Doğa affetmez, intikamını alır!
Harika ÖREN

Mucize Kadın Muazzez İlmiye Çığ
Belma Demir AKDAĞ

HAYAL BİLE KURAMIYORUM
Ahmet GÖKSAN

GERÇEĞİN BİLİNENİ
Münevver ÖZCAN

BÜTÜN BABALAR AYNI BİLİRDİM. ANLADIM Kİ DEĞİLMİŞ…
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

AŞK DUYGULARLA BAŞLAR, KALPTE OLUŞUR VE RUHTA YAŞANIR
Sevgi Ünal

PAYANDAM
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

“Mahur Beste / Müjgan’la Ben Ağlaşırız”
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam