Akar'dan S-400 Mektubuna yanıt
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" Mesajı

 

Devamı 

 

 

 
 
15 Temmuz Kanlı bir darbe girişimiydi
"15 Temmuz bazı yerlerde 'tiyatroydu' deniliyor, tiyatro miyatro değil, bal gibi kanlı bir darbe girişimiydi; rejime, Meclise, ülkeyi yönetenlere, demokrasiye kast ediyordu"
  Devamı 

 
magazin
 
Candan Erçetin ile yaz neşesi
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20033198
Bugün Ziyaretçi :  5619
Aktif Ziyaretçiler :  101

AKLAMAK
 
Hep aklarız!
Önce kendimizi…
Değerli bulduğumuz herkesi…
 
Affetmek büyüklüktür, sağlıktır, veliliktir diye biliriz ya!
Affetme süreci gönülde aklama ile başlar gerçekte. (Gönül, Allahın evidir! Orada hileye yer yoktur!
 
Peki; Kimi, niçin, ne zaman, neden, nasıl aklarız?
 
Zor bir süreçtir bu! Ego baskındır…
Özeleştiri ve tarafsızlık gerektiren bu süreçte sağlıklı neticelere varmak; her yiğidin harcı değildir…
Bilinç ve farkındalık düzeyimizle orantılıdır aklama ve aklanma halleri.
Tüm bu aklama çabaları kendi öz saygımızı yitirmemek adınadır aslında…
Çevrenize baktığımızda; herkes saygıdan söz eder…
Ağızlarda çiklet olmuştur “önce saygı!”söylemi.
Ahlak anlayışı gibi, saygı da da farklı algılamalar ve yaşama uyarlamalar vardır, insandan insana...
Bu farklılıklar öylesine hat safhadadır ki, bazı kişiler; yaptıklarının ahlaksızlık olduğunu bile bile yapmayı ve bunu gizlemeyi, yalanı, saygı olarak adlandırabilmektedirler.
Örneğin; devleti aldatır, vergi kaçırır, ormanı yağmalar, iş kurar, zengin olurlar…
Çevreden saygı görürler! Görmezler mi?
Eşlerini; sayısını ve isimlerini bile hatırlayamadığı kadar kişi ile aldattığını söyleyip, sonrada eşi ile sarmaş dolaş pozlar verip, mutlu aile tablosu sergileyerek saygınlığını pekiştirirler…
Çocuklar ve yakın çevre ise paranın getirdiği doyumla, “harika ailem, ne güzel eğlendik, çok yakıştık…” diye yalakalık yaparlar birbirlerine oradan buradan…
Bu tür insanlar sözde, öyle güzel aklarlar ki kendilerini;
Vergi kaçırmayı kar etmek ve ticari yaşamında ayakta kalmak adına,
Eşini aldatmayı hislerin bitişine, aile birliğinin çocuklar için devam etmesi gerekliliğine inanarak, yalan-dolanla çevresini de buna inandırmaya çalışarak yaşamaya alıştıklarından:
Kendilerini vicdanen aklamak adına çok mazeretleri vardır onların.
Haklıdırlar kendilerince...
Amma aklayamazlar ki gerçekte…
Bilinçaltları suçluluk duyguları ile dolu olduğundan; ufacık bir eleştiride, derhal savunmaya geçerler ve arkadaşlık, dostluk hepsi o an biter…(hiçbir zaman kendilerine bile dost olamadıklarının farkına varmazlar bu cinsler.)
Bilinçaltı dediğimiz olgu vardır ya! İşte O, ilahi dengedir… Ondan kimse kaçamaz…
O; son nefeste önce bilinçlerinden deşarj olmak üzere programlanmıştır. (küçük kıyamet…)
Neticede Kendisini aklayamaz örnekteki failler…
Bizim için değerlidir ya bu failler! Mutsuzluğunu, huzursuzluğunu hayattaki figüran gibi duruşunu izler acırız haline, zavallılığına...
Aklama çabasını bu sefer biz devralırız sevgi ve merhamet adına…
Başlarız; psikolojik, sosyolojik, ekonomik..v.s tahlile.. taaa çocukluğunda yaşadığı travmalardan, annesiz – babasız büyüdünden, gerektiği kadar ilgi ve saygı görmediğinden… Dengi olmayan biri ile evlendirildiğinden… Özürlü çocukları olduğundan… Zor ve stresli bir yaşamından… v.s. nedenlerle, samimiyetsizliğinin nedenlerini anlamlandırıp, aklamaya çalışırız da; Aklanabilir mi?
Biz akladığımızı zannet sekte, onlar kendilerini Öz de aklayamamışlardı ki!
Aklayamayacaklardır! Yaratılış ve yaratan kuralları gereği…
İlahi program,( Tabiat kuralları _Doğa kanunları…) dev kompüter- Levhi mahfuz – kara kutu yaşamdaki her şeyi kaydeder… Kâinatta her şey dengede olduğundan haksız çabalar nafiledir… Farkındalık yoksunluğudur…
 
Aklanmışlığın ölçüsü huzurdur …neşedir..
Huzur varsa, korku, kaygı yoksa aklanma gerçekleşmiştir…
Aklanmışızdır…
Aklamışızdır…
 
Ap-ak bir yaşam- varoluş dileğiyle…
 
Ekleyen:  Özlem DEMİRER
Tarih:  28.9.2011
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Özlem DEMİRER Yazıları
İŞTE BU! YAVAŞÇA…Özlem DEMİRER [ 5.12.2015 Devamı
“BARIŞ VE ÖLÜM”Özlem DEMİRER [ 22.4.2012 Devamı
MUTLULUK SEÇİLİR Mİ?Özlem DEMİRER [ 15.4.2012 Devamı
SORUN DA, ÇÖZÜM DE BİLİNÇALTI'MIZDAÖzlem DEMİRER [ 7.2.2012 Devamı
SEN, DAHA MI AKILLISIN? Özlem DEMİRER [ 16.1.2012 Devamı
KİRLİLİĞE DUR DESEK!Özlem DEMİRER [ 4.1.2012 Devamı
GÖLBAŞINDA TRAFİK !!!Özlem DEMİRER [ 21.12.2011 Devamı
RAHATSIZIM…Özlem DEMİRER [ 13.12.2011 Devamı
SENİN DE SIRAN GELECEK…Özlem DEMİRER [ 2.12.2011 Devamı
YAZIYORUZ DA NE OLUYOR?Özlem DEMİRER [ 25.11.2011 Devamı
MANTIK MI, DUYGU MU?Özlem DEMİRER [ 13.9.2011 Devamı
BANA HER GÜN BAYRAM…Özlem DEMİRER [ 30.8.2011 Devamı
KENDİNİ BİLMEKÖzlem DEMİRER [ 14.8.2011 Devamı
TELEPATİ ( 2 )Özlem DEMİRER [ 4.8.2011 Devamı
TELEPATİ;Özlem DEMİRER [ 3.8.2011 Devamı
KİNCİ MİSİNİZ?Özlem DEMİRER [ 26.7.2011 Devamı
CESARETÖzlem DEMİRER [ 18.7.2011 Devamı
KENDİNİ SEVMEK…Özlem DEMİRER [ 9.7.2011 Devamı
ÇARESİZLİK ÖĞRENİLİR Mİ? ( 2 )Özlem DEMİRER [ 30.6.2011 Devamı
ÇARESİZLİK ÖĞRENİLİR Mİ? ( 1 )Özlem DEMİRER [ 25.6.2011 Devamı
NLP MİSYONERLİĞİÖzlem DEMİRER [ 5.6.2011 Devamı
KİŞİSEL GELİŞİM (N L P)Özlem DEMİRER [ 31.5.2011 Devamı
SAYGI-SIZ-LIKÖzlem DEMİRER [ 19.5.2011 Devamı
ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE…Özlem DEMİRER [ 9.5.2011 Devamı
BİR HİKÂYE (Hanımefendi Kompleksli mi?)Özlem DEMİRER [ 2.5.2011 Devamı
KOMPLEKSLERİMİZÖzlem DEMİRER [ 25.4.2011 Devamı
VİCDAN FARKINDALIĞIÖzlem DEMİRER [ 19.4.2011 Devamı
DURUGÖRÜÖzlem DEMİRER [ 7.4.2011 Devamı
KADER ( 2 )Özlem DEMİRER [ 2.4.2011 Devamı
KADER ( 1 )Özlem DEMİRER [ 30.3.2011 Devamı
İŞTE BU! YAVAŞÇA…Özlem DEMİRER [ 7.3.2011 Devamı
SEN HANGİSİ SİN?Özlem DEMİRER [ 15.2.2011 Devamı
SEN RAHAT OL!Özlem DEMİRER [ 26.1.2011 Devamı
KAZANMAK! YA DA KAYBETMEK…Özlem DEMİRER [ 12.1.2011 Devamı
UMUDUM “SİYASET ÇINARI”NDA Özlem DEMİRER [ 29.12.2010 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

GÜÇLÜ TÜRKİYE-GÜÇLÜ ORDU
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

ZAMLAR VE FAHRİ(!) MUHABİRLİK…
M. Yahya EFE

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

İKİLİ ANLAŞMALAR NEDEN SORGULANMAZ?
Harika ÖREN

DOĞANIN GÜCÜ AĞAÇLAR
Belma Demir AKDAĞ

HIRİSTİYANLIĞIN ÖNEMLİ ÜÇÜNCÜ ŞEHRİ
Sevgi Ünal

O AYAKKABI İSTANBUL’UN
Arzu KÖK

Ağaç Dikme Bayramı
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

BABİL BAHÇELERİ
Ahmet GÖKSAN

EGEMENLİĞİN EŞİTİ
Aslı ASLANER

JAPONYADAN ÖRNEK ALABİLECEKLERİMİZİN SIRASIZ LİSTESİ
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

BARIŞ VE HOŞGÖRÜ
Fevziye ŞİMDİ

TÜRK ÇOCUK EDEBİYATININ GELİŞİMİ
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Melek Adalet ÖNOL

Yıllar geçmemiş gibi sev
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Özel İsimlerin ve Baş HarflerininYazılışı Üzerine

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam