Vali Soytürk'ün Mercidabık Mesajı 
                        Devamı                       
 
Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Karacoşkun'un 30 Ağustos Mesajı
      Devamı  

 

 

 Belediye başkanlarının yanında olacağım

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlere ve oralarda yaşayan insanlara yapacakları tüm hayırlı çalışmalarda belediye başkanlarının yanında olacağını bildirdi.
  Devamı 

magazin
 
ULUSLARARASI BODRUM BALE FESTİVALİ
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20442266
Bugün Ziyaretçi :  271
Aktif Ziyaretçiler :  122

SENİN DE SIRAN GELECEK…
 
Allah’ın bildiği kuldan saklanmaz!”
Bu sözü anlamak varoluş sırrına dair bilgeliği gerektirir.
Dini bakış açısı ile bakarsak; tevhit-Allahın birliği- vahdeti vücut kavramlarını anlamalı…
Bilimsel bakmak istersek de, fark etmez aynı kapıya çıkar. Kuantum fizik- enerji formları- frekanslar, v.s. hakkında bilgilenip, “tabiatta her şey dengededir” kuramına vakıf olmalı. Bunları kavramak içinse; zihinsel ruhsal derinlik gerekir.
Bu ilmi seviye, sığ insanların ulaşabileceği bir seviye değildir.   
 
Aydın bir kula cahiller işkence ediyorlar. O ise; Allah’a, onları affetmesi için yalvarıyor. “Allah’ım; onlar bilmiyorlar, bilseler yapmazlar, ne olur rabbim, onları affet!”diye…
 
Ben yaptım oldu! Diyebilirsin. (Çaldım, vurdum, kovdum, sürdüm, öldürdüm, söyledim, taciz-tecavüz-ihanet ettim, v.s.)
Kimse görmedi, duymadı, (Sen öyle san! Koca cahil!)
O bunu saklar, ondan zarar gelmez,
Ben her tedbirimi aldım,
Onu kimse savunamaz, koruyamaz, ben daha güçlüyüm, mevkiim, makamım, param, v.s. var,
Beni ifşa etmez, edemez,
Ateş olsa; cürümü kadar yer yakar… Diyebilirsin  ( Amaç sadece yakmak olsa; senin gibilerin anladığı dilde nasıl yakar, görürdün! )
 
Zalimin zulmü varsa sevenin Allah’ı var”  ne demek kavramaya başladıysan doğru yoldasın sevgili okurum.
 
 
Birde; “Alma mazlumun ahını çıkar aheste, aheste.” Söyleminden doktora tezi hazırlamalı, yukarıdaki minik hatırlatmalar ışığında…
 
Sen kendini bilseydin, karşındakinin de ne olduğunu, kim olabileceğini, gücünün-enerjisinin yaratılış ve varoluş kurallarına göre işlediğini anlardın! Yani dengenin, ilahi adaletin farkındalığına erişirdin…
Kişi nefsinden geçerse –egosunu aşarsa; hakkın nuruyla nurlanır. Allahın sıfatlarıyla varlık gösterirmiş.
Dönüp bakmıyorsun ki! Hayatına, vücuduna, sıhhatine, eşine, işine, huzuruna, neşene, çoluğuna, çocuğuna..
Çook akıllı olduğunu düşünüyorken; Allah sana sağlıksız evlatlar, midesini ve dışını dolduran  eş, kardeş, küçük hesaplar yapan asla sırtını dönemeyeceğin arkadaşlar v.s verir de sen hala bunun nedeninin anlamazsın!
  
Ben kendi istediğime bakarım!” diyerek yaşamanın bedelini ödüyorsun, ödeyeceksin de…
 
Şimdi, sırası gelen birinden söz edeceğim.
 
1997 yılıydı. Rahmetli eşimin ve benim idari davalarım vardı. Tıkandığımız bir aşamada; “avukat bir arkadaşım var, taaa Harbiye’den, hem de eski milletvekili çok tecrübelidir, onu ziyaret edelim, yardım isteyelim.” dedi.
 
Bu arkadaşı, Kumrular sokakta ki bürosunda ziyaret ettik. Kendileriyle ilk defa tanıştırıldım.
Vekâlet verdik.
İkinci ziyaretim, Sadece bir evrak alışverişi içindi. Yalnız gitmiştim.
Çay teklifini reddetmedim, ancak; arkasından yemek teklifi de geldi…
Bunun sıradan medeni bir dostluk yemeği olmadığını anlayacak kadar duyarlı, medeni ve zeki biriyim.
Kendilerine teşekkür ederek; “tabii neden olmasın eşlerimizle birlikte iyi olur.” Dedim.
 
Bunu eşime niye söyleyeyim ki o zaman.  Sadece bazı arkadaşlarının güvenilmez olduğunu söyledim.
Dava, kaybedildi…
 
Eşim vefat edeli onbir yıl oldu.
 
Neyse; geçen hafta onlarca gazetecinin ve basın mensuplarının olduğu bir ofiste iş görüşmesindeydim., yazar bir arkadaşım bu şahıs hakkında konuşuyordu ve övgüyle bahsediyordu..
Sırası gelmişti. Ben de; “ O mu? O kanaatimce göründüğünün aksine güvenilmez, fırsatçının, hain’in… Aptalın tekidir.” Dedim.
Tüm basın mensupları önünde onlarca arkadaşının nezdinde aslında nasıl biri olduğunu esprilerle ifade ettim. “Sakın eşinizi götürmeyin…” dedim.
Bu bir tesadüf değil. İlahi adalettir.
 
O zaman ne kadar gücenmiş, üzülmüştüm.
 
Şimdilik bu kadar, hepsine sıra gelecek…
 
Dostluğunu ispat edemeyen gafil;
 
Seninde sıran gelecek!
 
Ekleyen:  Özlem DEMİRER
Tarih:  2.12.2011
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Özlem DEMİRER Yazıları
İŞTE BU! YAVAŞÇA…Özlem DEMİRER [ 5.12.2015 Devamı
“BARIŞ VE ÖLÜM”Özlem DEMİRER [ 22.4.2012 Devamı
MUTLULUK SEÇİLİR Mİ?Özlem DEMİRER [ 15.4.2012 Devamı
SORUN DA, ÇÖZÜM DE BİLİNÇALTI'MIZDAÖzlem DEMİRER [ 7.2.2012 Devamı
SEN, DAHA MI AKILLISIN? Özlem DEMİRER [ 16.1.2012 Devamı
KİRLİLİĞE DUR DESEK!Özlem DEMİRER [ 4.1.2012 Devamı
GÖLBAŞINDA TRAFİK !!!Özlem DEMİRER [ 21.12.2011 Devamı
RAHATSIZIM…Özlem DEMİRER [ 13.12.2011 Devamı
YAZIYORUZ DA NE OLUYOR?Özlem DEMİRER [ 25.11.2011 Devamı
AKLAMAKÖzlem DEMİRER [ 28.9.2011 Devamı
MANTIK MI, DUYGU MU?Özlem DEMİRER [ 13.9.2011 Devamı
BANA HER GÜN BAYRAM…Özlem DEMİRER [ 30.8.2011 Devamı
KENDİNİ BİLMEKÖzlem DEMİRER [ 14.8.2011 Devamı
TELEPATİ ( 2 )Özlem DEMİRER [ 4.8.2011 Devamı
TELEPATİ;Özlem DEMİRER [ 3.8.2011 Devamı
KİNCİ MİSİNİZ?Özlem DEMİRER [ 26.7.2011 Devamı
CESARETÖzlem DEMİRER [ 18.7.2011 Devamı
KENDİNİ SEVMEK…Özlem DEMİRER [ 9.7.2011 Devamı
ÇARESİZLİK ÖĞRENİLİR Mİ? ( 2 )Özlem DEMİRER [ 30.6.2011 Devamı
ÇARESİZLİK ÖĞRENİLİR Mİ? ( 1 )Özlem DEMİRER [ 25.6.2011 Devamı
NLP MİSYONERLİĞİÖzlem DEMİRER [ 5.6.2011 Devamı
KİŞİSEL GELİŞİM (N L P)Özlem DEMİRER [ 31.5.2011 Devamı
SAYGI-SIZ-LIKÖzlem DEMİRER [ 19.5.2011 Devamı
ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE…Özlem DEMİRER [ 9.5.2011 Devamı
BİR HİKÂYE (Hanımefendi Kompleksli mi?)Özlem DEMİRER [ 2.5.2011 Devamı
KOMPLEKSLERİMİZÖzlem DEMİRER [ 25.4.2011 Devamı
VİCDAN FARKINDALIĞIÖzlem DEMİRER [ 19.4.2011 Devamı
DURUGÖRÜÖzlem DEMİRER [ 7.4.2011 Devamı
KADER ( 2 )Özlem DEMİRER [ 2.4.2011 Devamı
KADER ( 1 )Özlem DEMİRER [ 30.3.2011 Devamı
İŞTE BU! YAVAŞÇA…Özlem DEMİRER [ 7.3.2011 Devamı
SEN HANGİSİ SİN?Özlem DEMİRER [ 15.2.2011 Devamı
SEN RAHAT OL!Özlem DEMİRER [ 26.1.2011 Devamı
KAZANMAK! YA DA KAYBETMEK…Özlem DEMİRER [ 12.1.2011 Devamı
UMUDUM “SİYASET ÇINARI”NDA Özlem DEMİRER [ 29.12.2010 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

MARKS YANILDI AMA ATATÜRK HAKLI ÇIKTI
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Hüseyin TOPRAK

KİLİS’TE BİR KONAĞIN ÖYKÜS܅
M. Yahya EFE

Şiir nedir, şair kimdir?
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Orhan SELEN

GÖRMEK İSTEYENLERE
Harika ÖREN

Sanat demek; İstanbul demek!
Belma Demir AKDAĞ

ZAMLARIN FRENİ PATLADI
Sevgi Ünal

EYLÜLE SİTEM
Arzu KÖK

Kaz Dağları ve Knidos
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

Murat Dedeman Hayatını Kaybetti
Ahmet GÖKSAN

FORMÜLÜN İKİRCİKLİSİ
Aslı ASLANER

KANATSIZ MARTILAR
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

HIZLI TREN DÜŞÜNCESİ
Fevziye ŞİMDİ

TEKERLEMELER
Oktay ZERRİN

MÜZİK ALIR, SATARIM
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Sevinç ŞİMŞEK

Deneyim yaşayarak olur
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü
İlknur Bakış

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz?

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam