Kilis Valisi Soytürk'ün Kilis'in İl oluşunun  24. yıldönümü mesajı
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un Öğrencilere başarılar diledi

 

Devamı 

 

 

 
 
Akar'dan S-400 mektubuna yanıt
  Devamı 

 
magazin
 
Girne'de "Basma Fistan Giyerim Sergisi"
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  19853660
Bugün Ziyaretçi :  2618
Aktif Ziyaretçiler :  106

Laiklik 72 yaşında…
 
Sevgili okurlarım, Anayasa'nın değiştirilemeyecek ve değişmesi dahi teklif edilemeyecek ilkelerinden birisi olan Laiklik İlkesi'nin Anayasaya girişinin 72. Yıldönümü. Laiklik İlkesi 6 Şubat 1937'de Atatürk’ün sağlığında Anayasaya konuldu…
 
Herkesin bildiği anlamı ile Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.
 
Hukuki anlamda, somut olarak devlet ile dinin birbirine karışmaması olarak ifade edilebilir.
 
Siyasi anlamı ise; Siyasal iktidarın, dinsel kudret ve otoriteden arındırılarak bağımsız hale getirilmesidir. Ya da dinin siyasal erk ve yaptırım gücüne sahip olmamasıdır.
 
Laikliğin, Anayasa'ya gireli 72 yıl olmasına rağmen hala tartışılan bir ilke olması, düşünülmesi gereken bir durum. Bu konuya da Atatürk'ün bir sözüyle Laiklik kavramına açıklık getirmek istiyorum.
 
"Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı."
 
Bugün laiklik, özgür düşünceyi amaç edinenlerle dini düşünceyi amaç edineler arasında ayrı ayrı yorumlanmaktadır.
 
Özgür düşünenlere göre laiklik, insan aklına, insanlığın sonsuz gelişimine, evrimine inanmaktır. Birçok düşünürler bu görüş ve düşünüşün hararetli savunucuları arasında yer almıştır.
Bu tür laiklik görünüşünün ışığında devlet, dinde hiçbir gerçek payı bulunmaz ve insanla birlikte toplumu da dinden ayırmaya çalışır.
 
Laikliğin pek çok tanımı yapılmıştır. Birkaçını açıklayayım.
Valin’e göre: “Laik devlet, vatandaşların bu dünyaya ait gereksinimlerini savunur ve korur, dinle, ruhla ilgili olana karışmaz ve bu alanı etkisi ve yetkisi dışında sayar.”
 
Prof. Yavuz Abadan’a göre ise, “Laiklik, dinin siyaset ve devlet işlerine karıştırılmaması ve her vatandaş için vicdan özgürlüğünün sağlanması demektir” diye tanımlanmaktadır.
 
Laiklik devriminin Türkiye’deki oluşması ve uygulanması Batı’daki gibi adım adım yürünerek ulaşılan bir aşama sonucu olmamıştır. Osmanlı döneminin son zamanlarında düşünülmüş ve girişimde bulunulmuş olmasına karşın, din sömürücüleri ve gericiler tarafından karşı çıkılmış, engellenmiş, kanlı olaylar sonucu önlenmiştir.
 
Türkiye’miz teokratik bir devlet döneminden çıkarak laik bir devlet ortamına gelme olanağına, ancak Cumhuriyet döneminde ulaşabilmiştir.
 
Bugün Atatürk karşıtlarının halka yayma çalıştıkları gibi O dinsiz değildi. Dine karşıda değildi. Dinin gerçek yönüyle ilericiliği bir tarafa iterek bağnazlığı ve dini kurullarını, halkın saf ve temiz duygularını sömürerek kendi çıkarlarına alet etmek isteyenlere karşıydı.
 
Bunun kanıtını Atatürk’ün söylev ve demeçlerindeki sözleriyle kanıtlayalım. Atatürk’ün 1924’te söylemiş olduğu şu sözlerin her zaman hatırlanması gerekir:
 
“Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz ulusların devamına olanak yoktur. Yalnız şurası vardır ki din Allah’la kul arasındaki bağlılıktır.”
 
“Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kast ve fiile dayanan bağnazlığa kaçan hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.”
 
Atatürk’ün 1924’te söylemiş olduğu bu sözler her zaman hatırlanması gereken bir direktif niteliği taşımaktadır.
Atatürk ilkeleri arasında devrimcilik, Cumhuriyetçilik ve uygarlıkçılık ilkeleri ile sımsıkı ilişkili olan laiklik ilkesi, yaygın anlatımıyla din ile dünya, din ile devlet işlerinin ayrılmasını öngören akılcı bir yöntemdir.
 
Laiklik ilkesi, 6 Şubat 1937 tarihinde Anayasa’da yer almıştır.
Bugün Anayasa’nın 19. Maddesini oluşturmaktadır.
 
Anayasa'nın değiştirilemeyecek ve değişmesi dahi teklif edilemeyecek ilkelerinden birisi olan Laiklik İlkesi'nin Anayasaya girişinin 72. Yıldönümü.
 
Biz hala laikliği tartışıyoruz…
 
 
Ekleyen:  M. Yahya EFE
Tarih:  9.2.2009
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
M. Yahya EFE Yazıları
YÜREĞİ SEVGİ DOLU İNSANLAR...M. Yahya EFE [ 11.6.2019 Devamı
Kilis’in il oluşunun 24. yıldönümüM. Yahya EFE [ 7.6.2019 Devamı
Bayramınız kutlu olsunM. Yahya EFE [ 3.6.2019 Devamı
Paylaşmak bir kültürdür.M. Yahya EFE [ 27.5.2019 Devamı
Kilis Korosu destan yazdıM. Yahya EFE [ 26.5.2019 Devamı
Mesleki Teknik Eğitimin önemiM. Yahya EFE [ 22.5.2019 Devamı
Milli Mücadelenin 100. yılıM. Yahya EFE [ 18.5.2019 Devamı
Anneler Gününüz kutlu olsunM. Yahya EFE [ 11.5.2019 Devamı
ATATÜRK'Ü ANLAYABİLMEK...M. Yahya EFE [ 2.5.2019 Devamı
1 MAYIS KUTLU OLSUN !M. Yahya EFE [ 1.5.2019 Devamı
İlkeli siyaset lütfen... M. Yahya EFE [ 26.4.2019 Devamı
23 Nisan kutlu olsun! M. Yahya EFE [ 23.4.2019 Devamı
BARIŞ KÜLTÜRÜ GÜZEL BİR ŞEY!M. Yahya EFE [ 20.4.2019 Devamı
GÜVENİLİR İNSAN OLMAKM. Yahya EFE [ 15.4.2019 Devamı
Türk Polisi çok yaşa... M. Yahya EFE [ 13.4.2019 Devamı
Türk Polisiyle gurur duyuyoruzM. Yahya EFE [ 10.4.2019 Devamı
Bağımlılık… M. Yahya EFE [ 1.4.2019 Devamı
Onurlu 28 yıl…M. Yahya EFE [ 21.3.2019 Devamı
İstiklal Marşımız 98 yaşındaM. Yahya EFE [ 10.3.2019 Devamı
Dünya Kadınlar GünüM. Yahya EFE [ 8.3.2019 Devamı
Hikmet Çiftçigüzeli’nin ardından…M. Yahya EFE [ 20.2.2019 Devamı
Sevgililer Gününüz kutlu olsuM. Yahya EFE [ 14.2.2019 Devamı
Atatürk için bestelenen şarkıM. Yahya EFE [ 11.2.2019 Devamı
Laiklik 82 yaşında…M. Yahya EFE [ 4.2.2019 Devamı
Paylaşmak bir ahlaktır, kültürdür.M. Yahya EFE [ 28.1.2019 Devamı
Güvenmenin hayatımızdaki önemiM. Yahya EFE [ 26.1.2019 Devamı
Mennan Erşanlı’yı Rahmetle AnıyoruzM. Yahya EFE [ 24.1.2019 Devamı
YALNIZLIĞI SEVDİĞİM ANLAR...M. Yahya EFE [ 11.1.2019 Devamı
Çalışan Gazeteciler GünüM. Yahya EFE [ 10.1.2019 Devamı
İlkeli siyaset lütfen...M. Yahya EFE [ 7.1.2019 Devamı
Nice Mutlu Yıllara…M. Yahya EFE [ 31.12.2018 Devamı
Zor bir yılın ardından...M. Yahya EFE [ 31.12.2018 Devamı
Gerçek Sevgi nedir?M. Yahya EFE [ 18.12.2018 Devamı
“Yoksullarla Dayanışma Haftası”M. Yahya EFE [ 11.12.2018 Devamı
“Var olun Aziz Kilisliler”M. Yahya EFE [ 6.12.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

KARAMSAR BİR BAYRAM YAZISI…
M. Yahya EFE

YÜREĞİ SEVGİ DOLU İNSANLAR...
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

Hayvanlar rehber olsun
Harika ÖREN

GERÇEK BABALARIN GÜNÜ
Belma Demir AKDAĞ

GÖRDÜM DUYDUM YAZDIM…
Sevgi Ünal

DEĞNEĞİN UÇLARI
Arzu KÖK

Ankara Numune Hastanesi
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

Anneler Gününüz kutlu olsun
Ahmet GÖKSAN

ÇÖZÜMÜN NEFRETİ
Aslı ASLANER

GENELGEYLE DEVRİM
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

TEZİM ERDEM, YOLUM ERDEM
Fevziye ŞİMDİ

MERHABA
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Şahika ÖNER

ANTALYA’DA BAHARA DOĞRU
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Melek Adalet ÖNOL

"Sevince"
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam