Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 


Fatih Ortaokulu Tok Karınlar Projesi

Devamı
 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethi Atatürk Havalimanı'nda kutlanacak

   Devamı  

 
magazin

 

Göbeklitepede Kadın İzleri



  Devamı 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  26884963
Bugün Ziyaretçi :  3259
Aktif Ziyaretçiler :  49

ATATÜRK’ü ANARKEN
 
           Selanik’te bugün ki Apostolou Pavlou Sokağı’ndaki Atatürk Müzesi’nde dünyaya geldi. O’na Mustafa adını verdiler. Mustafa; seçilmiş demekti. Kemal adını ise Askeri Okul’da öğrenciyken matematik öğretmeni taktı. Kemal; yetkinlik anlamını taşır. 
           Mustafa Kemal, Babasının gözlerinin mavisini , annesinin lepiska saçlarının sarısını almıştı. Babasının Arnavut damarını, annesinin Makedon gücünü taşıyan annesi Zübeyde hanım eğitimsizdi. Çiftçi kızıydı. Erdemliydi. Dindar, vatansever, tutucu ama zeki bir kadındı. Yaşamı birkaç komşu ve evinden ibaretti. Muhakeme gücü yüksek, buyurgandı. Kızı Makbule ve oğlu Mustafa tüm yaşamıydı.
             Atatürk okul çağına geldiğinde anne-babası arasında yaşanan tartışmayı şöyle anlatır. ‘’Çocukluğuma dair ilk hatırladığım mektep meselesidir. Annem Arap harflerini öğrenerek ilahilerle başlamamı, mahalle mektebine gitmemi istiyordu. Babam Şemsi Efendi’nin mektebine gitmemde ısrarcıydı.  Yeni usul okumamı istiyordu. Böylece  mahalle mektebine başlayıp; birkaç gün sonra Şemsi Efendi’ye kayıt oldum.’’
            Babası Ali Rıza Bey kendi halinde, ileri görüşlü bir adamdı.  Vakıflarda katiplik sonra memurluk yaptı. Ailesine yetebilmek için ticaretle de uğraşan Ali Rıza Bey aniden vefat etti.  Sonrasını Atatürk şöyle anlatır. ‘’Annemle dayımın yanına yerleştik. Dayımın köy hayatına bende karıştım. Dayımın verdiği vazifeleri yerine getiriyordum. Baş vazifem tarla bekçiliğiydi. Kardeşimle, bakla tarlasının ortasındaki kulübede oturup, kargaları kovaladığımız zamanları unutamam. Bir zaman sonra annem okula gitmediğim için endişe duydu. Selanik’teki teyzemin yanına gidip mektebe devamıma karar verildi. Selanik Mülkiye İdadi’sine kaydoldum’’
           Mustafa 11 yaşındaydı. Teyzesinin maddi desteğiyle gittiği okulda bir kavgaya karıştı. Özgür günlerinden sonra okul disiplini zor geldi. Okuldan ayrıldı. Dayısı Askeri Mektep’e  gitmesini önerdi. Geleceğin büyük komutanı Mustafa Kemal asker hayatının cazibesine nasıl kapıldığını şöyle anlatır. ’’Teyzemin Binbaşı kadir Bey isimli komşusu vardı. Oğlu Ahmet Bey, Askeri Rüştiye’ye devam ediyor ve mektep elbisesi giyiyordu. Onun giyimine heves ediyordum. Sokakta gördüğüm zabitlerin derecesine vasıl olmak istiyordum. Annem askerlikten mütehaşi (Çekigen) idi. Ona sezdirmeden imtihana girdim. Valideye karşı emrivaki oldu’’
           Mustafa Kemal yabancı dile meraklıydı. Matematik dersinde çok iyi idi ama Fransızca dersinde zorlanıyordu. Gizlice frerler Okulu’nun yeni öğrenenler sınıfına kayıt oldu. Edebiyata karşı duyduğu ilginin nasıl doğduğunu kendi ağzından dinleyelim. ‘’ Ömer Naci, Bursa İdadi’sinden kovulup bizim sınıfa geldi. Daha o zaman şairdi. Benden kitap istedi ama hiçbirini beğenmedi. Nedenini sorunca, şiir ve edebiyat diye bir şey olduğuna o zaman muttali oldum.  Şiir bana cazip göründü. Fakat kitabet hocası diye yeni gelen bir zat beni şiirle iştigalden menetti. ‘Bu tarzı iştigal seni asker olmaktan uzaklaştırır’’ diyerek.  Güzel yazı yazmak hevesi böylece bende baki kaldı’’
            Atatürk H.C.Armstrong’un kendisi hakkında bir kitap yazdığını ve bu Türk düşmanının kitabının sakıncalı bularak dilimize çevrilmediğini öğrendi. Merak etti. Kitabı getirtti. Bir gece sofrasında geç vakte kadar tercüme ettirerek okuttu. Dinledi. ‘’ Bunun ithalini menetmekle hükümet hataya düşmüş. Adamcağız yaptığımız safahatı eksik yazmış, bu eksikleri ben ikmal edeyim de kitaba müsaade edilsin ve memlekette okunsun ‘’diye latife ettiği bilinir. Çevirisini destekledi. Kitapta düzeltmeler yaparak, sözünü tutmuştur.
 
        Sarışın bir kurda benziyordu.
        Ve gözleri çakmak çakmaktı.
        Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu.
        Bıraksalar
        İnce uzun bacaklarının üstünde yaylanarak
        Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
        Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.
 
        Bu dizeler, Nazım Hikmet’in Kurtuluş Savaşı Destanı’ndan . Aynı zamanda ‘’Bozkurt’’kitabının başında yer alıyor. Kitabı Gül Çağalı Güven çevirmiş. Bozkurt, 1932 Yılında Mustafa Kemal’in sağlığında yayınlanan ilk Atatürk biyografisi. 
         Alın ve okuyun. Düşünün, inceleyin.
 

 

Ekleyen:  Harika ÖREN
Tarih:  9.11.2017
İzlenme:  880
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Harika ÖREN Yazıları
HAYAT YAŞAMAKTIRHarika ÖREN [ 11.5.2022 Devamı
Dünya Sanat Günü’nü Edirne’de KutladıkHarika ÖREN [ 23.4.2022 Devamı
RAMAZANDA İÇSELLEŞME ve EMPATİHarika ÖREN [ 19.4.2022 Devamı
RAMAZANDA İÇSELLEŞME ve EMPATİHarika ÖREN [ 19.4.2022 Devamı
RAMAZANDA İÇSELLEŞME ve EMPATİHarika ÖREN [ 19.4.2022 Devamı
Türk Polisi’ne MinnetleHarika ÖREN [ 11.4.2022 Devamı
Bin Aydan Hayırlı Ramazan AyıHarika ÖREN [ 4.4.2022 Devamı
ÇANAKKALE DESTANI 107. YılındaHarika ÖREN [ 18.3.2022 Devamı
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar HaftasıHarika ÖREN [ 16.3.2022 Devamı
Mimoza’nın RitmiHarika ÖREN [ 2.3.2022 Devamı
BARIŞ TEK YOLDUR; SAVAŞA HAYIR!Harika ÖREN [ 27.2.2022 Devamı
Geççek, gitçek!Harika ÖREN [ 21.2.2022 Devamı
Ölümünü bilir…Harika ÖREN [ 13.2.2022 Devamı
NOSTRADAMUSHarika ÖREN [ 2.2.2022 Devamı
GELECEĞİ ÖNGÖRENLERHarika ÖREN [ 26.1.2022 Devamı
GELECEĞİN GÖBEĞİNDENHarika ÖREN [ 4.1.2022 Devamı
RESSAM GÖZÜYLE BAKINCAHarika ÖREN [ 31.12.2021 Devamı
ENGELLER AŞMAK İÇİNDİRHarika ÖREN [ 3.12.2021 Devamı
O artık benim, O bende yaşıyor!Harika ÖREN [ 12.11.2021 Devamı
13. Yayın Yılı Coşkusunu YaşıyoruzHarika ÖREN [ 8.11.2021 Devamı
Sonbahar Kore’de Festival MevsimidirHarika ÖREN [ 1.11.2021 Devamı
CUMHURİYET 98 YAŞINDAHarika ÖREN [ 28.10.2021 Devamı
KIZ ÇOCUKLARIMIZHarika ÖREN [ 18.10.2021 Devamı
16. Cİ Haliç Tersane’deHarika ÖREN [ 11.10.2021 Devamı
Bol köpüklü Türk KahvesiHarika ÖREN [ 4.10.2021 Devamı
İşte benim! ZEKİ MÜRENHarika ÖREN [ 24.9.2021 Devamı
DUA TEPE’yi dinliyorum.Harika ÖREN [ 2.9.2021 Devamı
KIRAÇDA SESSİZ HEYKELLERHarika ÖREN [ 26.8.2021 Devamı
KIRAÇDA SESSİZ HEYKELLERHarika ÖREN [ 26.8.2021 Devamı
FİKRET OTYAM Anısına SaygıylaHarika ÖREN [ 17.8.2021 Devamı
İSTANBUL’da DENİZ SEFASI Nasıl Başlar?Harika ÖREN [ 15.8.2021 Devamı
Aklım ADA’da KaldıHarika ÖREN [ 19.7.2021 Devamı
Büyükada’da PEMBE DÜŞLERHarika ÖREN [ 29.6.2021 Devamı
Bugün Babalık Yapanların GünüHarika ÖREN [ 20.6.2021 Devamı
Marmara Yüzümüze TükürdüHarika ÖREN [ 13.6.2021 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde kurulan Halı-Kilim Müzesi'nde, hem bölgenin en önemli el sanatları arasında yer alan halı ve kilim dokuma kültürü tanıtılıyor hem de unutulmaya yüz tutan sanat aslına uygun olarak yaşatılıyor. 

Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ATATÜRK'ÜN VASİYETİ VE HİLAFET FEDERASYONU
Hüseyin TOPRAK

“ONURLU DÖNÜŞ” “GÖNÜLLÜ GİDİŞ” OLUR MU?
M. Yahya EFE

Çevremizi birlikte koruyalım!
Harika ÖREN

HAYAT YAŞAMAKTIR
Belma Demir AKDAĞ

ÇEMBER DARALIYOR
Ahmet GÖKSAN

DÜZENİN YENİSİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

TOPRAK ANA
Sevgi Ünal

23 NİSAN’IM
Arzu KÖK

MAYIS
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

ÇANAKKALE
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

NEREYE GİDİYORUZ?
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam