Kilis Valisi Soytürk'ün Kilis'in İl oluşunun  24. yıldönümü mesajı
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un Öğrencilere başarılar diledi

 

Devamı 

 

 

 
 
Üniversite sınavları saat kaçta başlayıp, bitecek?
  Devamı 

 
magazin
 
Girne'de "Basma Fistan Giyerim Sergisi"
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  19843424
Bugün Ziyaretçi :  5821
Aktif Ziyaretçiler :  113

İLK GÜNÜM VE BUGÜN
 
     “Yanımdaki oğlan niye ağlıyor anlamıyorum. Annesinin “Sus yavrum, eve dönerken istediğin kırmızı arabayı alacağım.” demesine hiç aldırmadan devam ediyor. Yıllardır beklediğim gün bugün. Bahçede oynarken kapının önünden geçenleri her gördüğümde “Allah’ım bir an önce büyüyeyim.” diye ettiğim dualarım gerçekleşti.
       Yalnız bu oğlan başımı ağrıttı. Ondan başka ağlayanlar da var ama bu kadar sesli değil. Bu yanımda zır zır. “Ağlama!” diyorum, dürtüklüyorum; daha beter ağlıyor. Ne var işte, ne güzel okul. Kim bilir neler öğretecekler bize?
       Artık gazetelerin resimlerine bakıp durmayacağım. Kendi kendime yazılarını uydurup okur gibi yapmayacağım. Üzerimdeki beyaz yakalı önlüğüm de yıllardır özenerek baktıklarımdan. Sabah annem, beyaz kurdelelerimi saçıma takarken “Ne de yakıştı kızıma,” diye öpüp kokladı beni. Hem babam kalem kutumu sarı kırmızı almış.
     - Of artık sus!”
     Yukarıdaki duygularımı yaşayalı tam elli üç yıl olmuş. O zamanlar anaokulu diye bir kavram olmadığından çocuklar ancak yedi yaşında bir okul kapısından girebilirlerdi. Kimi işte benim gibi çok hevesli olur, kimi de yanımdaki çocuk gibi geldiğine geleceğine pişman. 
     Bakmayın benim böyle olduğuma; ortanca oğlum kök söktürdü bana bu konuda. Anaokuluna bile götüremedim onu. Yanında da otursam avaz avaz ağladı. Mecburen aldım okuldan. Ama her gün gidip neler yapıldıysa evde oğluma uygulattım. Geldik birinci sınıfa. O zaman durum biraz daha iyi olsa da ben okul bahçesindeki ağaçlarla arkadaşlık yapıyordum tüm gün. Hiç unutmam bir gün öğretmeni sınıfa girecekken ben çıkmışım. Arkamdan ağlayarak koşturdu oğlum niye öğretmen tam sınıfa girmeden çıktın diye. Seneyi tamamladık. Geldik ikinci sınıfa. Ben ne yapacağımı kara kara düşünürken oğlum “Anne niye bekliyorsun, ben artık büyüdüm,” demesin mi dünyalar benim oldu.  Şimdi o çocuğum hem inşaat mühendisi hem mimar ve yüksek lisans yapıyor. 
     Bugün beni geçmişe sürükledi. Sizi de hoşgörünüze sığınarak anılarıma boğmak durumunda bıraktım değerli okurlarım ama kafama takılan sorular da beraberinde geldi.
     Acaba ben oğlumla ilgili nasıl bir tutum içinde olmalıydım anaokuluna, okula başlamadan önce? Ebeveyn böyle koşullarda neler yapmalı, kimlerden yardım almalı? Genellikle genç yaşların tecrübesizliği ilerde çocukların ruhsal durumlarını, geleceklerini etkileyebiliyor. Herkes benim gibi şanslı olamaz. 
     Otuz yıl önceki eğitim öğretim sistemiyle şimdiki arasındaki farka gelince oğlumu şanslı buluyorum. Üstünde biri imam hatip yazan iki tabelalı okulların olduğu bir devirde değildi. Tercih ettiği okula gidebildi. Eğitim hakkından eşit koşullarda yararlandı. Dayatmalı dersler okumadı. Dört artılı çarkın kollarında hırpalanmadı. TEOG gibi durmadan değişen sistemlere kurban olmadı. Beslenmesini evden götürüp şimdiki gibi kanser yapıcı mısır şuruplu içecek ve keklerle beslenmedi. Karma öğretimde okuyup kız erkek ayırmadan arkadaşlık kavramını yaşadı. Bunları yaşarken de okul bahçesinde veya salonunda bir toplantı olduğunda arkadaşlarının ebeveynlerinin kılık kıyafetleri şimdiki gibi olmadığını yazmadan geçemeyeceğim. Liseye bile yerleşemeyen öğrenci, atama bekleyen öğretmen sorunları yoktu. Üniversite sınav sonuçları Türkiye ortalamaları yerlerde sürünmüyordu.
      En önemlisi Atatürk’e saygının ve sevginin sonsuz olduğu bir dönemde onun ilkelerine ve devrimlerine kalpten inanarak yetişti. Bu da bir anne için yeterli övünç kaynağı değil mi?
 
Ceyda Sevgi Ünal
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  17.9.2018
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
MİDYE KABUĞU SARMALISevgi Ünal [ 13.2.2019 Devamı
BİREYSEL SİLAHLANMAK SİYAHLANMAKTIRSevgi Ünal [ 8.2.2019 Devamı
KOLTUKTAKİ YAPIŞKANSevgi Ünal [ 30.1.2019 Devamı
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZSevgi Ünal [ 13.1.2019 Devamı
UMUTLA YAKA PAÇASevgi Ünal [ 31.12.2018 Devamı
ŞİFRE DEVRİSevgi Ünal [ 28.12.2018 Devamı
SOĞANIN ACISISevgi Ünal [ 11.12.2018 Devamı
KAÇ KASIM DAHA SUSTURULACAĞIZ? Sevgi Ünal [ 27.11.2018 Devamı
ATATÜRK’Ü NEDEN SEVİYORSUNUZ?Sevgi Ünal [ 10.11.2018 Devamı
ONUNCU YIL MERHABASISevgi Ünal [ 7.11.2018 Devamı
SİLAHLARIN GÖLGESİNDEKİ DÜNYA Sevgi Ünal [ 21.10.2018 Devamı
ÇAY KAŞIĞISevgi Ünal [ 24.9.2018 Devamı
TAHARET BEZİ Sevgi Ünal [ 8.9.2018 Devamı
ŞARBON MU, PARDON YIL 2018Sevgi Ünal [ 4.9.2018 Devamı
ELVEDA YAZSevgi Ünal [ 1.9.2018 Devamı
BAYRAM GELİYORMUŞŞŞ Sevgi Ünal [ 19.8.2018 Devamı
RESİM HARF ÇILGINLIĞI Sevgi Ünal [ 2.8.2018 Devamı
KAR BORAN İŞLEYEMEYEN KAYA SABRI Sevgi Ünal [ 15.7.2018 Devamı
KAR BORAN İŞLEYEMEYEN KAYA SABRI Sevgi Ünal [ 15.7.2018 Devamı
SÜBYANCI CEHENNEMİ Sevgi Ünal [ 4.7.2018 Devamı
SOĞAN AŞKINA Sevgi Ünal [ 22.6.2018 Devamı
BABA & SEVGİ Sevgi Ünal [ 16.6.2018 Devamı
KEKİMİ YE BENİ YEME DEVRİSevgi Ünal [ 13.6.2018 Devamı
KOF DAĞININ ORMANLARI Sevgi Ünal [ 25.5.2018 Devamı
HOKKA YÜREKLİ ANALARSevgi Ünal [ 12.5.2018 Devamı
DEŞARJSevgi Ünal [ 22.4.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

KARAMSAR BİR BAYRAM YAZISI…
M. Yahya EFE

YÜREĞİ SEVGİ DOLU İNSANLAR...
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

Hayvanlar rehber olsun
Harika ÖREN

GERÇEK BABALARIN GÜNÜ
Belma Demir AKDAĞ

GÖRDÜM DUYDUM YAZDIM…
Sevgi Ünal

DEĞNEĞİN UÇLARI
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Arzu KÖK

Ankara Numune Hastanesi
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Handan ÇÖLAŞAN

Anneler Gününüz kutlu olsun
Ahmet GÖKSAN

ÇÖZÜMÜN NEFRETİ
Ayten YAVAŞÇA

Kültür bir yaşam biçimidir
Aslı ASLANER

GENELGEYLE DEVRİM
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

TEZİM ERDEM, YOLUM ERDEM
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Melek Adalet ÖNOL

"Sevince"
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Fevziye ŞİMDİ

MERHABA
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam