Kilis Valisi Soytürk'ün Kilis'in İl oluşunun  24. yıldönümü mesajı
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un Öğrencilere başarılar diledi

 

Devamı 

 

 

 
 
Üniversite sınavları saat kaçta başlayıp, bitecek?
  Devamı 

 
magazin
 
Girne'de "Basma Fistan Giyerim Sergisi"
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  19843416
Bugün Ziyaretçi :  5813
Aktif Ziyaretçiler :  106

UÇMAYI ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?
 
Gün soğuk, gün kar yağışlı, gün Poyraz'dan estiriyor. Gün İstanbul.Gün yüzünü yağan kara çevirmiş. Gün gri-mavi, gün puslu ama gün yeni, gün umutlu, gün sevgi dolu; gün bugün İstanbul’da boğaz semalarında martıların kanadında uçuyor.
Martılar… Bıkmadan usanmadan denizin üstünde uçuşuyorlar. İç sesim, kulağıma eğilip, Martı Jonathan’ın sözlerini fısıldıyor; ‘’Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi, zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz.’’
 
Yüzyıllar öncesinde denizlerle çevrili bir ülke, ülkeyi yöneten kral ve uğruna her şeyi göze alabileceği birde kızı varmış. Prenses bakanların bir kez daha baktığı, güzelliği ve bir o kadar da güzel huyu ile göz kamaştırıyormuş. Halk arasına gezmeye çıktığında, kendisiyle karşılaşanların ona bakmaması için kral ferman yayınlamış. Muhafızları eşliğinde çıkacağı ilan edilir, kralın tebası ya başını önüne eğer, gözlerini kapatır ya da evlerine kaçarmış. Bakmanın cezası ölüm olarak belirlenmiş.
 
Hikaye bu ya günlerden bir gün köyün fakir delikanlısı merakına yenilmiş. Başını kaldırdığında Prensesle ile göz göze gelmişler. Ah aşk! Okunu her ikisinin de kalbine saplayıvermiş. Birbirine tutulan kısa ama derin anlamlı bakışlar onları aşkın ateşine atıvermiş. Prenses kendini saraya kapamış. Yemeden içmeden kesilmiş. Delikanlıyı görmek ister ama ölümüne sebep olacağı korkusuyla, uykularından olurmuş.
Gönül ferman dinler mi? Aklından Prensesi çıkaramayan Delikanlı bir gece gizlice girdiği saray bahçesinde, mahmur gözleriyle uykuyu aramaya çıkan Prenses ile karşılaşıvermiş. Bir kez daha gözleri birbirine gönülden takılan gençler tek kelime konuşamadan saray muhafızlarına yakalanmışlar.
Delikanlı aşkına kavuşamamanın kendisini nasıl olsa öldüreceğini hissediyormuş. Hiç çekinmeden kralın önünde eğilerek, kızına duyduğu aşkı dillendirivermiş. Prenses göz yaşları içinde babasına delikanlının hayatını bağışlaması için yalvarmaktaymış. Kral kızının haline dayanamamış. Delikanlıyı öldürmek yerine, denizin ortasındaki Fener Adası’na sürgün etmiş.
Aradan geçen aylar, gençleri gönlündeki ateşi küllendirmek şöyle dursun, daha da körüklemiş. Yüzme bilmeyen Delikanlı, papirüslere kömürle karaladığı mektupları, fenerin etrafında uçuşan martılara okuyormuş. Benekli bir martı delikanlının bu durumuna çok üzülüp, mektupları Prensese götürmeyi üstlenmiş.
 
Prenses, penceresine konan martının getirdiği mektupları sevinçle almış. Cevaplar yazmış. Duygularını birbirine aktaran gençlerin aşkı bacayı sarmış. Her biri diğerinin mektubunu gözler, başlarını gökyüzünden yere eğemezmiş. Bir sabah ağzında mektupla kızının penceresine konan Benekli martıyı gören kral, durumu öğrenince önce ne yapacağını bilememiş. Çok duygulanmış. Martıların anlayabildiği ama kendinin anlayamadığı aşka saygı duymuş. Kızının aylardır süren yas halinin, dolu gözlerinin, eğik başının hasretten olduğunu kavrayıvermiş. Kızına evlenmelerine izin verip; tüm ülkede yüz gün yüz gece sürecek bir düğün yapacağına söz vermiş. Kralın en büyük gemisi delikanlıyı sürgün yerinden almak üzere yola çıkmış. Hemen bir mektup yazmış. Durumu sevinç çığlıkları içinde yazıya dökmüş. Delikanlının bir an önce haberdar olması için mektubunu sevinç gözyaşları içinde martıya vermiş. Tüm martıları düğüne davet ettiğini söylemeyi de ihmal etmemiş.
 
Benekli martı öylesine sevinçliymiş ki, müjdeli haberi delikanlıya vermek için hızla uçarken bir yandan da arkadaşlarına ‘’Düğünümüz var, düğünümüz!’’ diyerek haber vermekteymiş. Fener adasına varmak üzereyken mektup bir anda gagasının arasından kayıp rüzgara kapılmış. Denizin devasa dalgaları arasında görünmez olmuş.
 
Martılar hep birlikte denizin üstünde uçuşarak müjde içeren o mektubu aramaya başlamışlar. Uzağında denizin üstünde uçuşan ve mektubu bulmaya çalıştıkları için bir daha asla yanına gelemeyen martılara ne olduğunu anlayamadan bakıp duran delikanlı; Prensesten ümidi kesmiş. Bir akşam gün batımında fenerden denize atlayıvermiş. Beyaz köpüklü dalgalara kendini bırakıvermiş. Gözlerinde Prenses güzelin hayali, son nefesini vermiş.
 
Hikaye bu ya… İşte martılar o gün bu gün vuslatı müjdeleyen bu mektubu aramakta imişler.
Bilirsiniz, martılar keskin gözleriyle çok uzakları görürler. Onlar bulamazlarsa kim bulur aşk dolu mektupları? Karın doyurmak için didişmenin kargaşası, iktidar olmanın hırsının çemberi ötesinde, çok
 
kıymetli manevi değerler olduğunun, sevgiyle kucaklamanın, birleşmenin bilincine varmak için; daha kaç yaşamdan daha geçmemiz gerekecek, acaba?
 
Gün İstanbul. Gün mavi-gri. Gün soğuk ama martılar denizin üstünde uçmaya devam ediyorlar. Uçmayı bir öğrensek! Cehaletimizi kırabilir, becerilerimizi, yeteneklerimizi, zekamızı kullanarak kendimizi bulup, kendimiz olabiliriz. En önemlisi özgür olabiliriz!
 
Uçmayı öğrenebilir miyiz? İçinde sevda barındıran mektupları bulabilir miyiz?
 
 

 

Ekleyen:  Harika ÖREN
Tarih:  3.3.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Harika ÖREN Yazıları
GERÇEK BABALARIN GÜNÜHarika ÖREN [ 16.6.2019 Devamı
İstanbul’u DinliyorumHarika ÖREN [ 8.6.2019 Devamı
HER NEFES BİR BAYRAMDIRHarika ÖREN [ 3.6.2019 Devamı
Samsun’a ilk adım 100’ yılHarika ÖREN [ 18.5.2019 Devamı
Mustafa Kemal’in anne acısıHarika ÖREN [ 11.5.2019 Devamı
Usta Mimar SinanHarika ÖREN [ 7.5.2019 Devamı
ANADOLU MEDENİYETLERİHarika ÖREN [ 26.4.2019 Devamı
BAŞARIYA ALKIŞ & EMEĞE SAYGIHarika ÖREN [ 21.4.2019 Devamı
Türk Polisi 174. Yılını kutluyorHarika ÖREN [ 13.4.2019 Devamı
SEÇİYOR ve SEÇİLİYORUZHarika ÖREN [ 4.4.2019 Devamı
1 NİSAN’da hiç şakalandınız mı?Harika ÖREN [ 1.4.2019 Devamı
YAŞAMIN AYNASI; TİYATROHarika ÖREN [ 29.3.2019 Devamı
ZAMANSIZ İSTANBUL/TİMELESSHarika ÖREN [ 18.3.2019 Devamı
Cİ 14. Gösterimine Hazırlanıyor.Harika ÖREN [ 17.3.2019 Devamı
ADIMIZ KADIN!…Harika ÖREN [ 8.3.2019 Devamı
BUZ GİBİ İSTANBULHarika ÖREN [ 24.2.2019 Devamı
KING of the MOUNTAINHarika ÖREN [ 17.2.2019 Devamı
İstanbul Cezeri MüzesiHarika ÖREN [ 15.2.2019 Devamı
ÖZEL KİŞİLERE ÖZEL DAVRANIŞLARHarika ÖREN [ 9.2.2019 Devamı
I am BABY BOOMERHarika ÖREN [ 31.1.2019 Devamı
Fütürist LiderlerHarika ÖREN [ 21.1.2019 Devamı
BASIN DEMOKRASİNİN AYNASIDIRHarika ÖREN [ 10.1.2019 Devamı
Harika KadınHarika ÖREN [ 4.1.2019 Devamı
31 ARALIK Harika ÖREN [ 31.12.2018 Devamı
Papağanı ÖldürmekHarika ÖREN [ 22.12.2018 Devamı
DÜNYA’DA SANATIN AYAK SESLERİHarika ÖREN [ 16.12.2018 Devamı
SOPHİA SANAT YAPARSA…Harika ÖREN [ 30.11.2018 Devamı
BAŞÖĞRETMEN ve ÖĞRETMENLERİMİZHarika ÖREN [ 23.11.2018 Devamı
ATATÜRK’ten YANKILARHarika ÖREN [ 10.11.2018 Devamı
EFECE HABER 10 YAŞINDA… Harika ÖREN [ 7.11.2018 Devamı
ALFABE & HARF DEVRİMİHarika ÖREN [ 2.11.2018 Devamı
TÜRK’ün Ateşle İmtihanıHarika ÖREN [ 28.10.2018 Devamı
EFSANE DEHA BANKSYHarika ÖREN [ 19.10.2018 Devamı
Tarihe Uyanmak…Harika ÖREN [ 17.10.2018 Devamı
Mardin’deyim… Harika ÖREN [ 8.10.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

KARAMSAR BİR BAYRAM YAZISI…
M. Yahya EFE

YÜREĞİ SEVGİ DOLU İNSANLAR...
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

Hayvanlar rehber olsun
Harika ÖREN

GERÇEK BABALARIN GÜNÜ
Belma Demir AKDAĞ

GÖRDÜM DUYDUM YAZDIM…
Sevgi Ünal

DEĞNEĞİN UÇLARI
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Arzu KÖK

Ankara Numune Hastanesi
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Handan ÇÖLAŞAN

Anneler Gününüz kutlu olsun
Ahmet GÖKSAN

ÇÖZÜMÜN NEFRETİ
Ayten YAVAŞÇA

Kültür bir yaşam biçimidir
Aslı ASLANER

GENELGEYLE DEVRİM
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

TEZİM ERDEM, YOLUM ERDEM
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Melek Adalet ÖNOL

"Sevince"
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Fevziye ŞİMDİ

MERHABA
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam