Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

  


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN:
2023 SEÇİMİNDE TARİHİMİZİN EN BÜYÜK ZAFERİNİ ELDE ETMEMİZİN ÖNÜNE KİMSE GEÇEMEZ

DEVAMI 

magazin

 

İPEKÇİ DEFİLESİ ve THALİA AWARDS

Devamı

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  27679868
Bugün Ziyaretçi :  2294
Aktif Ziyaretçiler :  1057

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü
Lozan’a götüren gelişmeler Birinci Dünya Savaşı ile başladı. 1918 yılı sonlarına doğru ittifak devletlerinin I. Dünya Savaşı’nı kazanma umutları kalmamıştı. Osmanlı devleti ile müttefikleri Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan Eylül 1918 de savaşı sürdüremeyeceklerini anlamışlardı. Önce Bulgaristan 29 Eylül’de ateşkes antlaşmasını imzalayarak savaştan çekildi. Bunu Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı devletinin ateşkes için ABD başkanı Woodrow Wilson’un yayınladığı Wilson ilkelerine başvuruları izledi. Yenilgisi kabul eden bu devletler Wilson’un 8 Ocak 1918 yılında çıkardığı 14 maddelik barış programı çerçevesinde bir anlaşma yapmak istiyorlardı. Ama İngiltere ve Fransa buna karşı çıkınca ABD’de bunlara uyarak daha sert bir tutum takındı. ABD, Almanya ve Avusturya-Macaristan ile anlaşma devletlerinin istekleri doğrultusunda barış görüşmelerini başlatırken Osmanlı devletinin başvurusuna yanıt bile vermedi.
 
Osmanlı İmparatorluğu, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kaldı.
İngiltere Mondros Mütarekesi’nin ardından I. Dünya Savaşı'nda Arap Yarımadası, Suriye ve Irak'ta savaşın bütün yükünü çektiği iddiası ile Güneydoğu Anadolu'yu işgal etti. Başbakan Lloyd George, İngiltere'nin Çukurova ve Güneydoğu Anadolu'yu işgalini, I. Dünya Savaşı’nda askerî başarılarının bir sonucu olarak görüyordu. Fransa ise bu bölge ile geçmişte tarihî bağları bulunduğu ve gizli Sykes Picot Antlaşması’nda Çukurova ve Güneydoğu Anadolu'nun kendilerine ayrıldığı gerekçesiyle bölgeyi işgal etmişti. Fransa, Osmanlı Devleti’nde karşı çıkılamayacak hakları olduğunu, tarihi antlaşmalara dayanan haklarının Suriye, Filistin, Lübnan ve Çukurova’yı içine aldığını belirtmekteydi. Bütün bunların yanı sıra her iki devlet bölgedeki işgallerine sebep olarak Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesini gösteriyordu.
 
İtilaf Devletleri, başkentini işgal ettikleri Osmanlı İmparatorluğu’nun Padişahına çok ağır koşullar içeren Sevr Barış Antlaşması’nı 10 Ağustos 1920’de kabul ettirdiler. İttifak devletleri ile yapılan cezalandırıcı ve bölücü antlaşmalar yürürlüğe girerken, Mustafa Kemal’in önderliğinde birleşen Türk Ulusu Sevr Antlaşması’nı kabul etmemiş, bunun için çok güç koşullarda Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış ve zaferle sonuçlandırmıştı. 
 
İşte Lozan Barış Antlaşması, Kurtuluş Savaşı sonunda genç Türkiye Devleti’nin İtilaf Devletleri karşısında galip devlet sıfatı ile oturduğu ve onlara Kurtuluş Savaşı’mızın siyasi hedefini tanımlayan Misakı Millî koşullarını kabul ettridiği barış antlaşmasıdır. 
Kurtluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanan muharebelerinden biri Batı Cehhesinde, İtilaf Devletleri’nin üzerimize gönderdiği Yunan ordusuna karşı kazanıldı. Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922) ve Başkomutan Meydan Muharebesi (30 Ağustos 1922) Yunan ordusunun imhası ile sonuçlandı. 11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkes Antlaşması ile çatışmlara son verilmiştir.  Sıra kalıcı barış antlaşmasına gelince İtilaf Devletleri, 28 Ekim 1922’de hem Osmanlı Hükûmeti’ne hem de TBMM Hükûmeti’ne davet mektubu göndermişt. Maksatları iki otorite arasındaki çekişmeden faydalanmaktı. 
 
TBMM’nin 1 Kasım 1922 tarih ve 307 sayılı kararı ile Saltanat kaldırıldı. Aynı gün TBMM’nin Genel Kurulu’nda kabul edilen 308 sayılı kararına göre; “Misak-ı Millî sınırları içerisinde TBMM hükûmetinden başka hiçbir hükûmet tanınamaz” ifadesi ile Saltanat ve Halifelik ayrılmış, Saltanat kaldırılmış, Halifelik Osmanlı Hanedanı’na bırakılmıştır. Böylece Lozan’a sadece TBMM Hükûmeti temsilcileri katılabilmiştir. 
 
Lozan Heyeti Lozan’a harket etmeden önce Rauf Orbay Hükûmeti 14 maddelik bir talimat vermişti.  Bu talimatın esası Kurtuluş Savaşı’nın siyasi hedefini tanımlayan Misakı Millî (Ulusal Ant) Belgesi’ne dayanıyordu.  Misakı Millî’ye esas olan ana fikir ise Türklerin çoğunlukla yaşadığı topraklardan oluşan tam bağımsız bir devletti. Türk olmayan unsurlar dışarıda bırakılabilirdi, fakat
Batı Trakya, Musul gibi Türklerin çoğunlukta olduğu bölgeler sınırlarımız içinde kalmalıydı. Misakı Millî ulusal sınırları çizmekle kalmıyor, bu sınırlar içerisinde tam bağımsızlığı da öngörüyordu. Heyete verilen talimatta Lozan Heyeti’ne iki konuda karşı taraf ısrar ederse görüşmeleri kesip Ankata’ya dönme yetkisi verilmişti. 
1. Ermeni yurdu söz konusu olamaz. Olursa müzakereler kesilir.
2. Kapitülasyonlar kabul edilemez. 
Lozan’da iki temel talebimiz (Ermenistan ve kapitülasyonlar) karşı tarafa kabul ettirilmiş, buna karşılık daha sonra geri alınacak olan bazı tavizler verilmiştir.  Bu bakımdan Lozan siyasi bir zaferdir:
-Yeni Türkiye Devleti, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’ndaki düşmanlarımız tarafından hukuken tanınmış, tam bağımsızlığımız teyit edilmiştir. 
- Sevr Antlaşması tarihe gömülmüştür.
- Lozan Antlaşması’nın TBMM tarafından onaylanmasından sonra işgal kuvvetleri İstanbul ve Boğazlardan çekilmişlerdir.
- O yıllık (1912-1922) savaş hukuken sona ermiş, seferberlik kaldırılmıştır. I. Dünya Savaşı, diğer müttefiklerimiz için 1918’de mağlup olarak sona ermiş, fakat Türkiye için 1923’te galibiyetle bitmiştir. 
-Lozan I. Dünya Savaşı’nı bitiren antlaşmalar içerisinde 96 yılıdır geçerli olan tek antlaşmadır. 
- 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı Lozan’ın sağladığı barış ortamında gerçekleşmiştir.
- Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukukta tescil edildiği, Türkiye Devleti’nin tapu senedidir.
 
 

 

Ekleyen:  Nevin BALTA
Tarih:  24.7.2019
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Nevin BALTA Yazıları
Harf Devrimi’nin 94. Yıl DönümüNevin BALTA [ 3.11.2022 Devamı
Türk Diline Gönül VerenlerNevin BALTA [ 11.7.2022 Devamı
3 Nisan ve Mülteci Çocuklar Nevin BALTA [ 23.4.2022 Devamı
Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği KonseyiNevin BALTA [ 15.11.2021 Devamı
26 Eylül Türk Dil Bayramı’nın 89. YılıNevin BALTA [ 21.9.2021 Devamı
Özel İsimlerin ve Baş HarflerininYazılışı ÜzerineNevin BALTA [ 1.7.2019 Devamı
Çocuklarla Birlikte Çocuklar İçin Nevin BALTA [ 22.4.2018 Devamı
Gaziantepli Hemşehrimiz Ülkü Tamer Vefat Etti Nevin BALTA [ 6.4.2018 Devamı
İstiklal Marşı’nın Kabulünün 97. YılıNevin BALTA [ 14.3.2018 Devamı
“30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI”NIN ÖNEMİ Nevin BALTA [ 27.8.2017 Devamı
Türkmen Yerleşimi Halep, Antep ve Kilis Nevin BALTA [ 13.5.2017 Devamı
31 Mart Ayaklanmasını Yeniden OkumakNevin BALTA [ 6.4.2017 Devamı
29 EKİM 1923 TARİHİNİN ÖNEMİNevin BALTA [ 27.10.2016 Devamı
KÜRESELLEŞME ÜZERİNENevin BALTA [ 1.8.2016 Devamı
19 Mayıs 1919’dan 2016’yaNevin BALTA [ 20.5.2016 Devamı
“Kilis ve Azez Sancak Olup, Valide Sultanın Hassıdır”Nevin BALTA [ 3.5.2016 Devamı
MEHMET AKİF’İN VATAN SEVGİSİNDE BİRLEŞMEKNevin BALTA [ 11.3.2016 Devamı
Nevin BALTA [ 11.3.2016 Devamı
Halep Türkmenleri Bölgenin Türkleşmesini SağladıNevin BALTA [ 9.2.2016 Devamı
27 ARALIK ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİNİN 96. YILINevin BALTA [ 27.12.2015 Devamı
Gaziantep’in Kurtuluşunun 94. YılıNevin BALTA [ 23.12.2015 Devamı
“24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNܔNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİNevin BALTA [ 24.11.2015 Devamı
Mutluluk Veren Bilgi ya da Devlet Olma Bilgisi Nevin BALTA [ 6.9.2015 Devamı
TÜRK DİL KURUMU 83. YAŞINDANevin BALTA [ 13.7.2015 Devamı
Ülkemizde 15 Bin Cinsel Suç Mahkûmu VarNevin BALTA [ 18.2.2015 Devamı
Harf İnkılabı Nevin BALTA [ 2.12.2014 Devamı
KUTSAL EMANET Nevin BALTA [ 14.10.2014 Devamı
82. DİL BAYRAMINI KUTLUYORUZ Nevin BALTA [ 23.9.2014 Devamı
ANADOLU KADIN BAŞLIKLARI Nevin BALTA [ 21.9.2014 Devamı
“Ulus” ve “Millet” Sözü Üzerine Nevin BALTA [ 4.9.2014 Devamı
Karamanoğlu Beyliği Bayrağına Dikkat Edin Nevin BALTA [ 15.8.2014 Devamı
Çocukluğumun Eski Ramazanları Nerede? Nevin BALTA [ 11.7.2014 Devamı
Âşık Veysel'de Milliyet Şuuru Nevin BALTA [ 17.6.2014 Devamı
Çerkeslerin Sürgün Günü, Yas Günü… Nevin BALTA [ 22.5.2014 Devamı
Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez Nevin BALTA [ 15.5.2014 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

KAPANMAYAN PARANTEZ HALK EVLERİ
M. Yahya EFE

Konya da köpek katliamı!
Hüseyin TOPRAK

SİYASİ DAVA NE DEMEKSE VE “OCAK KÖR…”
Harika ÖREN

Sonbahar Rüzgarları
Belma Demir AKDAĞ

İNSANİ YOKSULLUK
Ahmet GÖKSAN

YAPININ YENİLENMESİ
Sevgi Ünal

HAKKI & HAKİYE
Münevver ÖZCAN

BÜTÜN BABALAR AYNI BİLİRDİM. ANLADIM Kİ DEĞİLMİŞ…
Metin Mercimek

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNܒNÜN ÖNEMİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Arzu KÖK

Gençler!...
Fevziye ŞİMDİ

HAYATIMIZLA OYNUYORLAR !
Günseli RUMELİOĞLU

GÜNDEMİN İZLERİ
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

Harf Devrimi’nin 94. Yıl Dönümü
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam