Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

  

 

Esnaf sıkıntı içinde

Devamı


magazin

 

FAİZESEVİM SANATTA ENGEL YOK VAKFIYLA EL ELE


Devamı

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  27077780
Bugün Ziyaretçi :  2857
Aktif Ziyaretçiler :  2857

O artık benim, O bende yaşıyor!

 

 
 
İlkokul ve ortaokul senelerimde 10 Kasımlar Kasımpatı kokardı.
O gün ya da bir gün önceden Kasımpatı demetlerimiz, Atatürk büstü önüne konmak üzere hazır edilirlerdi. Sevinç çığlıklarımızın, neşeli gülüşmelerimizin çınlattığı okul bahçesine mahzun süzülür, elimizdeki Kasımpatıları yavaşça anıtının önüne bırakıverirdik. Sarı, pembe, beyaz, bordo-sarı ebruli Kasımpatı çiçekleri Ulu Önder’in büstü önünde koca bir yığın oluştururdu. İçimizden dualar okur, gözlerimizden yaşlar süzülürdü. Kaybına üzülürdük. 10 Kasım yas günüydü.
 
Yıllar içinde ben 10 Kasımların yas olmadığını, bir şükür günü olduğunu keşfettim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dehaya sahip Türk Milleti’nin bir ferdi olmanın; Kasımpatıları gibi ülkemi renklere bürüyen devrimlerine sahip olmanın, Mustafa Kemal’in sahip çıktığı Türk Kadını, yolunu çizdiği Türk vatandaşı olmanın ayrıcalıklı olduğunu keşfettim.
 
Falih Rıfkı Atay’ın der ki “Çünkü o sensin artık. O sende sağdır!”
Mustafa; seçilmiş demektir. Kemal adını Askeri Okul’da öğrenciyken matematik öğretmeni takar. Kemal; yetkinlik anlamındadır. Atatürk okul çağına geldiğinde anne-babası arasında yaşanan tartışmayı şöyle anlatır. “Çocukluğuma dair ilk hatırladığım mektep meselesidir. Annem Arap harflerini öğrenerek ilahilerle başlamamı, mahalle mektebine gitmemi istiyordu. Babam Şemsi Efendi’nin mektebine gitmemde ısrarcıydı. Yeni usul okumamı istiyordu. Böylece mahalle mektebine başlayıp; birkaç gün sonra Şemsi Efendi’ye kayıt oldum.”
 
Ne yazık ki Vakıflarda katiplik sonra memurluk yapan, yanı sıra ticaretle de uğraşan Ali Rıza Bey aniden vefat eder. Annesiyle dayısının yanına yerleşirler. Mustafa, dayısının köy hayatına alışır. Baş vazifesi tarla bekçiliğidir. Kardeşi Makbule ile bakla tarlasının ortasındaki kulübede oturup, kargaları kovalarlar. Zübeyde hanım bir zaman sonra okuması için Mustafa’yı Selanik’teki teyzesinin yanına gönderir. Selanik Mülkiye İdadi’sine kaydolur ama mutlu değildir. Dayısının önerisiyle Askeri Mektep’e yazılır.
 
Geleceğin Başkomutanı Mustafa Kemal asker hayatının cazibesine nasıl kapıldığını; “Teyzemin Binbaşı kadir Bey isimli komşusu vardı. Oğlu Ahmet Bey, Askeri Rüştiye’ye devam ediyor ve mektep elbisesi giyiyordu. Onun giyimine heves ediyordum. Sokakta gördüğüm zabitlerin derecesine vasıl olmak istiyordum. Annem askerlikten mütehaşi (Çekigen) idi. Ona sezdirmeden imtihana girdim. Valideye karşı emrivaki oldu” Diyerek anlatır.
 
Yabancı dile meraklıdır. Matematik dersinde iyidir ama Fransızca dersinde zorlanır. Edebiyata karşı duyduğu ilginin nasıl doğduğunu kendi ağzından dinleyelim. “ Ömer Naci, Bursa İdadi’sinden kovulup bizim sınıfa geldi. Daha o zaman şairdi. Benden kitap istedi ama hiçbirini beğenmedi. Nedenini sorunca, şiir ve edebiyat diye bir şey olduğuna o zaman muttali oldum. Şiir bana cazip göründü. Fakat kitabet hocası diye yeni gelen bir zat beni şiirle iştigalden menetti. ‘Bu tarzı iştigal seni asker olmaktan uzaklaştırır” diyerek. Güzel yazı yazmak hevesi böylece bende baki kaldı.”
Atatürk H.C. Armstrong’un kendisi hakkında bir kitap yazdığını ve bu Türk düşmanının kitabının sakıncalı bulunarak dilimize çevrilmediğini öğrenir. Kitabı getirtir. Bir gece sofrasında geç vakte kadar tercüme ettirerek okutur ve dinler. “ Bunun ithalini menetmekle hükümet hataya düşmüş. Adamcağız yaptığımız safahatı eksik yazmış, bu eksikleri ben ikmal edeyim de kitaba müsaade edilsin ve memlekette okunsun “diye latife ettiği bilinir. Kitapta düzenlemeler yaparak, çevirisini destekler.
 
Nazım Hikmet’in Kurtuluş Savaşı Destanı’nda yer alan ‘’Sarışın bir kurda benziyordu. / Ve gözleri çakmak çakmaktı. / Yürüdü, uçurumun başına kadar, eğildi, durdu / Bıraksalar / İnce uzun bacaklarının üstünde yaylanarak / Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak / Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.’’ Dizeleri “Bozkurt” kitabının başında da yer bulur.
 
Gül Çağalı Güven çevirisiyle ‘’Bozkurt’’ 1932 Yılında Mustafa Kemal’in sağlığında, onayıyla yayınlanan ilk Atatürk biyografisi olduğu için değerlidir.
 
Neler yapmak istediğini, ideallerini anlamak, neyi nasıl yaptığını keşfetmek için O’nun 10 Kasım 1938 günü Saat 09.05’te ebediyete intikal ettiği ana kadar olan yaşam izini sürmekle mümkün olur.
29 Ekim 1938’de ilan ettiği Cumhuriyet, devrimleri, açtığı yol, yolumuz; gösterdiği ışık, hedefimizdir. İZİNDEYİZ!
 
Çünkü O artık benim, O bende yaşıyor.
Çünkü O artık biziz, O bizde yaşıyor.
 
 

 

Ekleyen:  Harika ÖREN
Tarih:  12.11.2021
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Harika ÖREN Yazıları
BABALARLA, UNUTULMAZ ANILAR…Harika ÖREN [ 17.6.2022 Devamı
VAKIF GECESİNDE NOSTALJİ Harika ÖREN [ 16.6.2022 Devamı
FAİZESEVİM SANATTA ENGEL YOK VAKFIYLA EL ELE Harika ÖREN [ 16.6.2022 Devamı
VAKIF GECESİNDE NOSTALJİHarika ÖREN [ 16.6.2022 Devamı
SÜR-dürülemez TÜK-enmişlikHarika ÖREN [ 6.6.2022 Devamı
TÜRKAN SAYLAN’I RAHMETLE ANIYORUZHarika ÖREN [ 30.5.2022 Devamı
EY GENÇLİK MİRASINA SAHİP ÇIK!Harika ÖREN [ 18.5.2022 Devamı
HAYAT YAŞAMAKTIRHarika ÖREN [ 11.5.2022 Devamı
Dünya Sanat Günü’nü Edirne’de KutladıkHarika ÖREN [ 23.4.2022 Devamı
RAMAZANDA İÇSELLEŞME ve EMPATİHarika ÖREN [ 19.4.2022 Devamı
RAMAZANDA İÇSELLEŞME ve EMPATİHarika ÖREN [ 19.4.2022 Devamı
RAMAZANDA İÇSELLEŞME ve EMPATİHarika ÖREN [ 19.4.2022 Devamı
Türk Polisi’ne MinnetleHarika ÖREN [ 11.4.2022 Devamı
Bin Aydan Hayırlı Ramazan AyıHarika ÖREN [ 4.4.2022 Devamı
ÇANAKKALE DESTANI 107. YılındaHarika ÖREN [ 18.3.2022 Devamı
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar HaftasıHarika ÖREN [ 16.3.2022 Devamı
Mimoza’nın RitmiHarika ÖREN [ 2.3.2022 Devamı
BARIŞ TEK YOLDUR; SAVAŞA HAYIR!Harika ÖREN [ 27.2.2022 Devamı
Geççek, gitçek!Harika ÖREN [ 21.2.2022 Devamı
Ölümünü bilir…Harika ÖREN [ 13.2.2022 Devamı
NOSTRADAMUSHarika ÖREN [ 2.2.2022 Devamı
GELECEĞİ ÖNGÖRENLERHarika ÖREN [ 26.1.2022 Devamı
GELECEĞİN GÖBEĞİNDENHarika ÖREN [ 4.1.2022 Devamı
RESSAM GÖZÜYLE BAKINCAHarika ÖREN [ 31.12.2021 Devamı
ENGELLER AŞMAK İÇİNDİRHarika ÖREN [ 3.12.2021 Devamı
13. Yayın Yılı Coşkusunu YaşıyoruzHarika ÖREN [ 8.11.2021 Devamı
Sonbahar Kore’de Festival MevsimidirHarika ÖREN [ 1.11.2021 Devamı
CUMHURİYET 98 YAŞINDAHarika ÖREN [ 28.10.2021 Devamı
KIZ ÇOCUKLARIMIZHarika ÖREN [ 18.10.2021 Devamı
16. Cİ Haliç Tersane’deHarika ÖREN [ 11.10.2021 Devamı
Bol köpüklü Türk KahvesiHarika ÖREN [ 4.10.2021 Devamı
İşte benim! ZEKİ MÜRENHarika ÖREN [ 24.9.2021 Devamı
DUA TEPE’yi dinliyorum.Harika ÖREN [ 2.9.2021 Devamı
KIRAÇDA SESSİZ HEYKELLERHarika ÖREN [ 26.8.2021 Devamı
KIRAÇDA SESSİZ HEYKELLERHarika ÖREN [ 26.8.2021 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

BÖLÜNEREK FEDERASYON DEĞİL BÖLÜNMEDEN KONFEDERASYON
Hüseyin TOPRAK

DEMİREL’Lİ BİR ANI…
M. Yahya EFE

Türkiye’de ki Suriyeli sığınmacılar
Harika ÖREN

BABALARLA, UNUTULMAZ ANILAR…
Belma Demir AKDAĞ

HAYAL BİLE KURAMIYORUM
Ahmet GÖKSAN

GERÇEĞİN BİLİNENİ
Münevver ÖZCAN

BÜTÜN BABALAR AYNI BİLİRDİM. ANLADIM Kİ DEĞİLMİŞ…
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

AŞK DUYGULARLA BAŞLAR, KALPTE OLUŞUR VE RUHTA YAŞANIR
Sevgi Ünal

PAYANDAM
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

“Mahur Beste / Müjgan’la Ben Ağlaşırız”
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam