Akar'dan S-400 Mektubuna yanıt
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" Mesajı

 

Devamı 

 

 

 
 
15 Temmuz Kanlı bir darbe girişimiydi
"15 Temmuz bazı yerlerde 'tiyatroydu' deniliyor, tiyatro miyatro değil, bal gibi kanlı bir darbe girişimiydi; rejime, Meclise, ülkeyi yönetenlere, demokrasiye kast ediyordu"
  Devamı 

 
magazin
 
Candan Erçetin ile yaz neşesi
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20033449
Bugün Ziyaretçi :  5870
Aktif Ziyaretçiler :  118

İTİMADIM TAM
Üniversiteye gittiğim yıllarda İranlı bir kızla tanışmıştım. Diş Hekimliği bölümünde öğrenciydi. Harçlığını çıkartabilmek için diş beyazlatıcı toz satıyordu kapı kapı. Zor bir hayatı vardı ama İran’a dönmeyi asla düşünmüyordu. 
 
“ Asla orada yaşamak istemezsin; kadınlara çok kötü davranılıyor. Okumak zor, çalışmak zor. Bizi ( kadınları) insan olarak bile görmüyorlar. Siz burada ( Türkiye’de) rahatsınız, özgürsünüz yine de bizim kadar çabalamıyorsunuz. Biz bodrumlarda, kaçak kurslarda yabancı dil öğreniyoruz. Bin bir zorlukla okula gidiyoruz, istediğimiz kitabı dahi okuyamıyoruz, sanat yapamıyoruz, yolda dahi korkarak yürüyoruz...”, demişti ilk tanıştığımızda. Çok etkilenmiştim o arkadaşımın İranla ilgili anlattıklarından. Hatta gözüm açılmıştı diyebilirim. Kadın haklarını daha bir savunur oldum. Atatürk’ün kadınlar için yaptıklarının kıymetini daha iyi anlamaya başlamıştım. 
 
Bir sohbet esnasında, “ Şeriat gelirse gelsin; evde oturur maaşımı alırım.” Diyen bir kadın arkadaşa epey tepki göstermiştim. Çünkü şeriat demek kadınların sadece evde oturtulduğu ve para verildiği bir sistem miydi yani. Kadın olmak bu muydu? Çocukların olmayacak mı, onları nasıl yetiştireceksin. Çocuklarının üzerinde hakların bile kısıtlı, sana para vereceklerini sanıyorsan çok aldanıyorsun, seni insandan görmüyor ki sana para versin. Bunun alışverişi var, hastanesi var, çocuk yetiştirmesi var, anan baban hastalandığında onları doktora götürmesi var, eşin seni boşadığında ne olacak, bittin sen o zaman. Sokağa bile çıkamayacaksın, bunalıp bir denize mi girebileceksin, çocuklarınla başbaşa bir tatile mi gidebileceksin, baskıyı yaşamadık, görmedik, baskı geldiği zaman şimdiki gibi mi olacak sanıyorsun. Bu günkü rahatının tek sebebi laiklik ve kadınlara verilen haklardan başka şey değil...diye açmıştım ağzımı ve upuzun bir söylev çekmiştim arkadaşıma. Bir an durup düşünmüştü o gün. düşüncesi de değişmişti bir nebze olsun. 
 
O günlerden itibaren kadın haklarının savunucusu olmaya çalıştım elimden geldiğince. Minicik bir etkim olsa bile kendimi şanslı saydım. Bu gün bu satırları yazmama  ise gazetede okuduğum bir haber vesile oldu. Afganistan’ın tanınmış kadın hakları savunucusu, televizyon habercisi Zalma Kharooty’un aldığı ölüm tehtidleri sonucu mesleği bıraktığını okudum. Bu tehditler blöf değil, zira geçen ay Mine Mengel isimli bir kadın gazeteci zaten katledildi Afganistanda. 
Tehtidler karşısında boyun eğmemek zor ama imkansız değil. Kendi evinde kızının gözünün önünde bombalı paketle öldürülen Bahriye Üçok’u düşününce dahi imkansız olmadığı görülüyor. Bahriye Üçok’da aydınlanma ve aydınlatma mücadelesi boyunca sayısız tehdit almış bir kadın aydınımızdı. 
 
Kadınların eşitlik ve insanlık mücadelesini kadınların kendileri vermedikleri sürece yerimizde sayacağımız hatta daha da geriye gideceğimiz açıktır. 
Her ne kadar pek çok ülkeden kadın hakları konusunda geri olsak da bir çok ülkeden de ileri olduğumuz bir gerçek. Bunu sadece ve sadece kadınların haklarını tam teslim eden Atatürk’ümüze borçluyuz. Ona vefamızı, O’nun istediği gibi çalışkan, aydınlık düşünceli, iffetli ve ilerici bir hayat sürerek  göstermeliyiz. 
 
Atatürk’ün kadın erkek eşiliğine nasıl önem verdiği ve taviz vermediği bir anısında açıkça görülmekte: Muallimler Ankara’da bir toplantı yaparlar. Bu toplantıya iki üç kadın muallimde iştirak eder. Kadınların katılımından rahatsız olan bir kaç ( burada biraz düşündüm doğrusu kadınları ortamda ismeyen insanlara ne sıfat vermek gerekir diye, ‘adam’ desek olmaz, ‘insan’ desek olmaz. ‘Karanlık beyinde’ karar kıldım.) ‘ karanlık beyin’ Ata’ya bu durumu şikayet ederek bildirirler. 
 
Atatürk gür bir sesle muallimler cemiyet reisi Mashar Müfit’i çağırır; azarlar bir ifade ile konuşur: “ Siz ne yapmışsınız, ne ayıp şey bu, size hiç yakıştıramadım!”
Mashar Müfit şaşkınlık içinde ne diyeceğini bilmez durumda kekeler: “ Efendim, ben, vallahi...”
 
Gazi devam eder; “ Bırak ben herşeyi biliyorum. İçtimaya muallime hanımları da çağırdınız. Fakat onları neden ayrı yerlere oturttunuz. Sizin kendinize mi itimadınız yok; yoksa Türk hanımlarının faziletine mi? Bir daha ayrılık gayrılık görmeyeyim, anladınız mı!”
 
Ata’mızın görmek bile istemediği ayrılık gayrılık şimdi hayatın her alanında yaşanmaya, yaşatılmaya çalışılıyor. 
 
En fenası ise bu ayrılığa bazı kadınlarında destek vermesi. Atatürk’ün o gün Mashar Müfit’i şaşırtmak için sorduğu soruyu şimdi ben kendi kadın kardeşlerime soruyorum; karşı tarafa güvenmemenizi anlarım da; kendinizede mi itimadınız yok hanımlar...
 
 
 

 

Ekleyen:  Aslı ASLANER
Tarih:  24.6.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Aslı ASLANER Yazıları
JAPONYADAN ÖRNEK ALABİLECEKLERİMİZİN SIRASIZ LİSTESİAslı ASLANER [ 14.7.2019 Devamı
ANKARA’NIN DENİZİ Aslı ASLANER [ 8.7.2019 Devamı
KAFAMDA DELİ SORULAR Aslı ASLANER [ 1.7.2019 Devamı
GENELGEYLE DEVRİMAslı ASLANER [ 17.6.2019 Devamı
İÇ SIZISI BAYRAMLARAslı ASLANER [ 9.6.2019 Devamı
“ŞU DAĞLARDA GEYİK KALMADI”Aslı ASLANER [ 3.6.2019 Devamı
GÜNEŞ BİR BAŞKA DOĞARKENAslı ASLANER [ 26.5.2019 Devamı
Sayfalar : 1  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

GÜÇLÜ TÜRKİYE-GÜÇLÜ ORDU
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

ZAMLAR VE FAHRİ(!) MUHABİRLİK…
M. Yahya EFE

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

İKİLİ ANLAŞMALAR NEDEN SORGULANMAZ?
Harika ÖREN

DOĞANIN GÜCÜ AĞAÇLAR
Belma Demir AKDAĞ

HIRİSTİYANLIĞIN ÖNEMLİ ÜÇÜNCÜ ŞEHRİ
Sevgi Ünal

O AYAKKABI İSTANBUL’UN
Arzu KÖK

Ağaç Dikme Bayramı
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

BABİL BAHÇELERİ
Ahmet GÖKSAN

EGEMENLİĞİN EŞİTİ
Aslı ASLANER

JAPONYADAN ÖRNEK ALABİLECEKLERİMİZİN SIRASIZ LİSTESİ
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

BARIŞ VE HOŞGÖRÜ
Fevziye ŞİMDİ

TÜRK ÇOCUK EDEBİYATININ GELİŞİMİ
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Melek Adalet ÖNOL

Yıllar geçmemiş gibi sev
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Özel İsimlerin ve Baş HarflerininYazılışı Üzerine

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam