Bayramınız kutlu olsun!
 Devamı 
 
İçişleri Bakanı Soylu Suriye de görevli polislerle bayramlaştı 
 Devamı    

 

Sağlık Bakanı Koca, son verileri paylaştı
 
Türkiye'de son 24 saatte 1035 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu, 34 kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 159 bin 797, can kaybı 4 bin 431 oldu. Son 24 saatte 1286 kişinin daha iyileşmesiyle Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 122 bin 793 oldu.
 
 
  Devamı 

magazin
 
 
 Şahika Öner'in kaleminden
Analarımızın Bayram Sofraları
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  22420794
Bugün Ziyaretçi :  1711
Aktif Ziyaretçiler :  166

KÜRKÇÜ DÜKKÂNI
 
Sekiz gün bir tatil köyündeydim. Döndüm, geldim. Biz nasıl bir hayat yaşıyoruz, nasıl tahammül ediyoruz bu yaşama; inanın çok kuvvetli olduğumuzu anladım. Trafik ne kadar büyük sorun. Daha İstanbul’a adım atmadan kendini belli etti. Sağlı sollu araçların insanları sıkıştırmasıyla, her yerden aniden fışkırıp önünüzü kesen motosikletlerle uğraşıp durmanın karmaşasında insanların birbirlerine sinir içinde bakmaları, davranmaları stresin bu şehrin artık vazgeçilmezi olduğunun en büyük kanıtı. Herkes pimi çekilecek bomba gibi geziyor. Nezaket, kadın ismi olarak geçmişte kalmış.
 
Adımımı tatil köyünden dışarı atmadım. Atmak istemedim. O ortamın doğallığını bozacak bir şey yaşamak istemedim. Sanki büyü bozulacaktı. Nitekim bozuldu da. Altınoluk’tan İstanbul’a on bir saatte geldik. Sürücü, “Yine de iyi geldik,” dedi bir de. Kürkçü dükkânı, mecburen geliyoruz dedim içimden. Ben o köye sığındığımda her şey uzaklaştığımı sanıyordum oysa. Meğer telefonla aldığım biletin otobüsü İzmir’den kalkıyormuş. Bunun bize söylenmesi gerekirdi. Otobüsün geç geldiği yetmedi dilenci vapuru gibi derler ya öyle her önüne gelen yerde durdu. O yolcu indi, bu yolcu bindi. Anladım ki her şeyden uzak kalmak, bir tatil köyüne sığınmakla da becerilecek bir şey değilmiş.
 
Tertemiz bir havada içtiğimiz su dağdan geliyordu. Kırkı aşkın bungalovun olduğu alan zeytin ağacı doluydu. Aralarında yükselen çınarlar, sonbaharın abonesi yapraklarını dökerken deniz hâlâ yazın güzelliğini bize sunmakta ısrarcı davrandığı için şanslıydık. Bu arada tavuklar, horozlar, sincaplar gezip duruyorlardı. Kediler de tabii ki. Nefes almak bu demek diye düşündüm hep. Sonra İstanbul’un havasıyla çarpıştı burun kanatlarım geldiklerine bin pişman. Bu kez de nasıl nefes alıyoruz burada diye düşünmeden edemedim. Hele ilk günün sabahı girdiğim elektrik idaresinin küçücük bekleme salonunda burnuma çarpıp beni nefessiz bırakan sarımsak, rakı karışımı kokunun bir benzeriyle bir kez daha karşılaşmam dilerim. Yollara atılan izmaritleri görmezden gelmeyi de beceremedim tabii bu arada.
 
Şehirde herkes tembel bence. Ve bencil. Bahçesi çam ağaçlarından oluşan koruya sahip hastaneye gelen bir adam, “Kes kardeşim şunları, otopark yap, neyse veririz parasını,” diyebiliyor. Ne ağacı düşünen var ne hava kirliliğini. Günü yaşamak, büyük şehirde yaşamak. 
 
Allah’tan edebiyat var, sanat var İstanbul’da sığınacağımız. Onlarla avunup yaşamımızı renklendireceğiz artık. Ama işte bir tiyatroya gidin sinir olup çıkarsınız. Oyun başlamadan uyarı yapılsa da önünüzdeki neredeyse oyunun tümünü videoya çekmeye kalkar. Önünüzde size engel olan parlak bir ışık düşünün. En nihayet patlarsınız… Ya da birinin telefonu çalar. Başıma birkaç kez geldiği gibi yanınızdaki uyumaya, hatta horlamaya başlar…  
 
Demem o ki biz büyük kent mağduru insanlar olarak Altınoluk gibi cennet yerlere sığınıyoruz ama nereye kadar… İçimizdeki yara büyüyor. Kazdağları’nın sunduğu hava ve su da kirlenecek. Hem de öyle böyle değil. Öyle ki o çoğu yönüyle beğenmediğimiz İstanbul’u aratır olacak. Onun için biraz da hüzün vardı tatilimin içinde. Çünkü kesilen ağaçların yanı sıra geleceğimizin siyanürlenmesi söz konusu. O kadim zeytin ağaçlarına sarılıp sarılıp öpesi
geliyor insanın. Hastane bahçesinde kesilsin denilen künyeli çam ağaçlarına bugün sarılasım geldiği gibi
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  18.9.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
MİDYE KABUĞU SARMALISevgi Ünal [ 13.2.2019 Devamı
BİREYSEL SİLAHLANMAK SİYAHLANMAKTIRSevgi Ünal [ 8.2.2019 Devamı
KOLTUKTAKİ YAPIŞKANSevgi Ünal [ 30.1.2019 Devamı
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZSevgi Ünal [ 13.1.2019 Devamı
UMUTLA YAKA PAÇASevgi Ünal [ 31.12.2018 Devamı
ŞİFRE DEVRİSevgi Ünal [ 28.12.2018 Devamı
SOĞANIN ACISISevgi Ünal [ 11.12.2018 Devamı
KAÇ KASIM DAHA SUSTURULACAĞIZ? Sevgi Ünal [ 27.11.2018 Devamı
ATATÜRK’Ü NEDEN SEVİYORSUNUZ?Sevgi Ünal [ 10.11.2018 Devamı
ONUNCU YIL MERHABASISevgi Ünal [ 7.11.2018 Devamı
SİLAHLARIN GÖLGESİNDEKİ DÜNYA Sevgi Ünal [ 21.10.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

KONTROL DIŞI DÜNYA
Bekir COŞKUN

EVLER...
Yekta Güngör ÖZDEN

Toplumsal Sınav
Hüseyin TOPRAK

SANAL ORTAMDA BAYRAMLAŞMA, SAĞLIKLI BAYRAMLAR…
M. Yahya EFE

Ramazan Bayramınız kutlu olsun!
Orhan SELEN

MÜSLÜMANLIK NEDİR?
Harika ÖREN

Ah o eski bayramlar derken…
Belma Demir AKDAĞ

ÖZGÜR AMA KONTROLLÜ
Arzu KÖK

Gençlerimiz!...
Münevver ÖZCAN

ANNE OLMAK İLE BİLGE ANNE OLMA FARKINDALIĞI
Ahmet GÖKSAN

YAPININ SAYGINI
Sevgi Ünal

SÜTYENİMDEN YAPSAM
Metin Mercimek

DOSTLUK, BARIŞ, SEVGİ YARATAN DEĞERLERİMİZ "RAMAZAN BAYRAMI"
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Handan ÇÖLAŞAN

Timüs Bezi
Şahika ÖNER

ANALARIMIZIN BAYRAM SOFRALARI!
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Fevziye ŞİMDİ

İSLAMİYET SONRASI DESTAN ÖRNEKLERİ:
Oktay ZERRİN

FUTBOLU ÖZLEDİK !
Sevinç ŞİMŞEK

'Bana birşey olmaz"
Şenses US

Ayrılamam

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam