Ankara’da Düzenlenen 2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni
                        Devamı                       
 
Kilis Valisi Recep Soytürk KİYÜ’de Ders Verdi
      Devamı  

 

 
Sözün bittiği yerdeyiz!
 
 
Barış Pınarı Harekatının 8. gününde 637 Terörist etkisiz hale getirildi.
  Devamı 

magazin
 
Timoçin ve Efe Ailelerinin düğünü güzeldi…
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20706359
Bugün Ziyaretçi :  3889
Aktif Ziyaretçiler :  83

KÜRKÇÜ DÜKKÂNI
 
Sekiz gün bir tatil köyündeydim. Döndüm, geldim. Biz nasıl bir hayat yaşıyoruz, nasıl tahammül ediyoruz bu yaşama; inanın çok kuvvetli olduğumuzu anladım. Trafik ne kadar büyük sorun. Daha İstanbul’a adım atmadan kendini belli etti. Sağlı sollu araçların insanları sıkıştırmasıyla, her yerden aniden fışkırıp önünüzü kesen motosikletlerle uğraşıp durmanın karmaşasında insanların birbirlerine sinir içinde bakmaları, davranmaları stresin bu şehrin artık vazgeçilmezi olduğunun en büyük kanıtı. Herkes pimi çekilecek bomba gibi geziyor. Nezaket, kadın ismi olarak geçmişte kalmış.
 
Adımımı tatil köyünden dışarı atmadım. Atmak istemedim. O ortamın doğallığını bozacak bir şey yaşamak istemedim. Sanki büyü bozulacaktı. Nitekim bozuldu da. Altınoluk’tan İstanbul’a on bir saatte geldik. Sürücü, “Yine de iyi geldik,” dedi bir de. Kürkçü dükkânı, mecburen geliyoruz dedim içimden. Ben o köye sığındığımda her şey uzaklaştığımı sanıyordum oysa. Meğer telefonla aldığım biletin otobüsü İzmir’den kalkıyormuş. Bunun bize söylenmesi gerekirdi. Otobüsün geç geldiği yetmedi dilenci vapuru gibi derler ya öyle her önüne gelen yerde durdu. O yolcu indi, bu yolcu bindi. Anladım ki her şeyden uzak kalmak, bir tatil köyüne sığınmakla da becerilecek bir şey değilmiş.
 
Tertemiz bir havada içtiğimiz su dağdan geliyordu. Kırkı aşkın bungalovun olduğu alan zeytin ağacı doluydu. Aralarında yükselen çınarlar, sonbaharın abonesi yapraklarını dökerken deniz hâlâ yazın güzelliğini bize sunmakta ısrarcı davrandığı için şanslıydık. Bu arada tavuklar, horozlar, sincaplar gezip duruyorlardı. Kediler de tabii ki. Nefes almak bu demek diye düşündüm hep. Sonra İstanbul’un havasıyla çarpıştı burun kanatlarım geldiklerine bin pişman. Bu kez de nasıl nefes alıyoruz burada diye düşünmeden edemedim. Hele ilk günün sabahı girdiğim elektrik idaresinin küçücük bekleme salonunda burnuma çarpıp beni nefessiz bırakan sarımsak, rakı karışımı kokunun bir benzeriyle bir kez daha karşılaşmam dilerim. Yollara atılan izmaritleri görmezden gelmeyi de beceremedim tabii bu arada.
 
Şehirde herkes tembel bence. Ve bencil. Bahçesi çam ağaçlarından oluşan koruya sahip hastaneye gelen bir adam, “Kes kardeşim şunları, otopark yap, neyse veririz parasını,” diyebiliyor. Ne ağacı düşünen var ne hava kirliliğini. Günü yaşamak, büyük şehirde yaşamak. 
 
Allah’tan edebiyat var, sanat var İstanbul’da sığınacağımız. Onlarla avunup yaşamımızı renklendireceğiz artık. Ama işte bir tiyatroya gidin sinir olup çıkarsınız. Oyun başlamadan uyarı yapılsa da önünüzdeki neredeyse oyunun tümünü videoya çekmeye kalkar. Önünüzde size engel olan parlak bir ışık düşünün. En nihayet patlarsınız… Ya da birinin telefonu çalar. Başıma birkaç kez geldiği gibi yanınızdaki uyumaya, hatta horlamaya başlar…  
 
Demem o ki biz büyük kent mağduru insanlar olarak Altınoluk gibi cennet yerlere sığınıyoruz ama nereye kadar… İçimizdeki yara büyüyor. Kazdağları’nın sunduğu hava ve su da kirlenecek. Hem de öyle böyle değil. Öyle ki o çoğu yönüyle beğenmediğimiz İstanbul’u aratır olacak. Onun için biraz da hüzün vardı tatilimin içinde. Çünkü kesilen ağaçların yanı sıra geleceğimizin siyanürlenmesi söz konusu. O kadim zeytin ağaçlarına sarılıp sarılıp öpesi
geliyor insanın. Hastane bahçesinde kesilsin denilen künyeli çam ağaçlarına bugün sarılasım geldiği gibi
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  18.9.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
MİDYE KABUĞU SARMALISevgi Ünal [ 13.2.2019 Devamı
BİREYSEL SİLAHLANMAK SİYAHLANMAKTIRSevgi Ünal [ 8.2.2019 Devamı
KOLTUKTAKİ YAPIŞKANSevgi Ünal [ 30.1.2019 Devamı
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZSevgi Ünal [ 13.1.2019 Devamı
UMUTLA YAKA PAÇASevgi Ünal [ 31.12.2018 Devamı
ŞİFRE DEVRİSevgi Ünal [ 28.12.2018 Devamı
SOĞANIN ACISISevgi Ünal [ 11.12.2018 Devamı
KAÇ KASIM DAHA SUSTURULACAĞIZ? Sevgi Ünal [ 27.11.2018 Devamı
ATATÜRK’Ü NEDEN SEVİYORSUNUZ?Sevgi Ünal [ 10.11.2018 Devamı
ONUNCU YIL MERHABASISevgi Ünal [ 7.11.2018 Devamı
SİLAHLARIN GÖLGESİNDEKİ DÜNYA Sevgi Ünal [ 21.10.2018 Devamı
ÇAY KAŞIĞISevgi Ünal [ 24.9.2018 Devamı
İLK GÜNÜM VE BUGÜN Sevgi Ünal [ 17.9.2018 Devamı
TAHARET BEZİ Sevgi Ünal [ 8.9.2018 Devamı
ŞARBON MU, PARDON YIL 2018Sevgi Ünal [ 4.9.2018 Devamı
ELVEDA YAZSevgi Ünal [ 1.9.2018 Devamı
BAYRAM GELİYORMUŞŞŞ Sevgi Ünal [ 19.8.2018 Devamı
RESİM HARF ÇILGINLIĞI Sevgi Ünal [ 2.8.2018 Devamı
KAR BORAN İŞLEYEMEYEN KAYA SABRI Sevgi Ünal [ 15.7.2018 Devamı
KAR BORAN İŞLEYEMEYEN KAYA SABRI Sevgi Ünal [ 15.7.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

RUSYA'NIN ORTADOĞU PROJESİ (ROP)
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Hüseyin TOPRAK

DEPREME HAZIRLIKLI MIYIZ?
M. Yahya EFE

Atatürkçülük ve medyamız
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Orhan SELEN

ATATÜRK’ÜN KUŞ SEVGİSİ
Harika ÖREN

Dünya Kız Çocukları Günü
Belma Demir AKDAĞ

İSTANBUL AŞKINA İHANET EDİLMİŞ
Sevgi Ünal

HADİ SALLANMAYALIM
Arzu KÖK

Kaz Dağları ve Knidos
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü
Ahmet GÖKSAN

EŞİTLİĞİN EGEMENİ
Aslı ASLANER

DAĞDA ÇOBAN DA OLSAN OKUYCAN, OKUYCAN, OKUYCAN!
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

BANA İLHAM VEREN İKİ KENT "ANTALYA VE BODRUM"
Fevziye ŞİMDİ

TEKERLEMELERİN ÖZELLİKLERİ
Oktay ZERRİN

UYUYAN GÜZEL !
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Sevinç ŞİMŞEK

Deneyim yaşayarak olur
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü
İlknur Bakış

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz?

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam