Cumhurbaşkanı Erdoğan Elazığ'da Deprem bölgesinde
                        Devamı                       
 
"MGK Kararı rafa kaldırıldı"
      Devamı  

 

 
Türk Silahlı Kuvvetleri İdlib'e girdi
 
 
 
 
Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait 50 araçlık yeni bir askeri konvoy siviller için güvenli bir bölge oluşturmak amacıyla sabah saatlerinde İdlib'e girdi.
  Devamı 

magazin
Kilisli MUallim Rifat Bilge
 Devamı  
 
NİL&ARD AÇILDI
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  21622078
Bugün Ziyaretçi :  3725
Aktif Ziyaretçiler :  188

KANAL TEDAVİSİ
 
Bir Kanal İstanbul yaygarasıdır gidiyor. Yıllardır alttan alta insanların zihnine yerleştirmeye çalışılan projenin sesi artık ayyuka çıktı. Burada İstanbul ve ülkemiz için doğacak olumsuz sonuçlarından bazılarına değinebileceğim bu projeden bilinçli anlamda haberi olanlar tabii ki  “Hayır!”  diyorlar. 
 
Bu “Hayır!” ın içinde İstanbul’un geleceğini korumak var öncelikle. Benim bir yurttaş olarak yıllardır bir beklentim var. Olası İstanbul depreminde taş taş üstünde kalmayacak biliyoruz. Hangimiz evimize güveniyoruz acaba? Çoğumuz güvenemiyoruz. Ben hiç güvenmiyorum örneğin. Çünkü neredeyse yarım asra yaklaşan bir evde oturuyorum. Hadi sağ kurtulduk o da imkânsız ya saptanan tüm toplanma yerlerinin yerine AVM yapıldı. Komik bir şekilde apartman önlerine “deprem toplanma alanı” yazılı levhalar konmuş. Yahu apartman zaten oraya yıkılacak. Bence tabelayı deprem ölüleri toplanma yeri olarak değiştirsin bu saçmalığı yapanlar. Bir de “Ne güzel işte deprem olduğunda AVM alışverişi yapılır,” diyenler çıktı. Trajikomik durumlara maruz kalırken bir de baktık ki çok yakında olan depremle kaç ev oturuma, kaç cami ibadete kapatılmak zorunda kaldı. Bazıları mecburen kol girecek yarıklarla oturuyorlar o sitelerde. Arkadaşımdan biliyorum. E, başımızda bu kadar büyük bir bela varken halkı düşünerek bu kanala harcanacak paranın az bir kısmı ile yepyeni bir İstanbul yaratılamaz mı? En ivedi yapılacak varken, görmezden gelmek İstanbul’u felakete sürüklemektir. 
 
Ayrıca yapılacak kanalın çevresinde kurulacak yaşam alanı, fay hatları ile çevrelendiğinden,bir de zorlama ile olası depremde ne kanal, ne çevresinin ortada kalmayacağı apaçık belli. Doğanın böyle zorlanması tabii ki onun tokadını yememize neden olacak. Gayet doğal bir sonuç.
Dünya’da yapılan diğer kanallara özeniliyor ama coğrafya aynı coğrafya değil. Onlar gerçekten ulaşım açısından işe yarıyorlar. Zararları olmadığı gibi faydaları çok. Ve bu gibi ülkelerin de mali durumu malumunuz. 
Kanal İstanbul getirilerini sayanları dinlemek bile istemiyorum. Enflasyon bu kadar almış başını giderken, işsizlik tavan yapmışken, işi olanlar (asgari ücrete yazılan zam ortada) elektriğe yapılan yüzde altmış zam gibi zamlar yüzünden faturalarla alt alta, üst üste güreşirken, her gün bir, iki kadın öldürülürken, insanlar iyice zıvanadan çıkmış, sokaklarda kendinizi güvende hissetmezken, kent beton yığını haline gelmişken İstanbul’u yıllarca ayağa kaldıracak, ulaşımını kilitleyecek bu işe ne gerek var? Kanal açılırken çıkacak bir ada oluşturabilecek kadar toprağı, taşıması gereken kamyonların sayısını ve seferlerini sadece düşünmek bile yorucu. 
 
Bu durumu ne Marmara ne Karadeniz kaldıracak durumda. Denizler açısından doğacak zararlar öyle böyle değil. Hırçın Karadeniz bu olayı ne kadar sever bilmem ama dalgalarını alabildiğince karıştırdığı Marmara Denizi, içinde yaşayan canlılar ile biz İstanbullular çok etkileneceğiz. Sazlıdere Barajı ile Terkos Gölü, pişmiş tavuğun başına gelenden daha kötü bir duruma düşecek. Betonlaştırılarak dengesi bozulan İstanbul’un bir de sudan sebeplerle bu hale getirilmesi yürekler acısı olacak.  
Birkaçından bahsettiğim riskler, eğer Boğaz’dan bu zamana dek geçen gemilerden kazanılmayan geçiş ücretlerine karşılık olacaksa yani açılacak kanal o ücretler için yapılıyorsa boşa emek, boşa talan, boşa çevre katliamı…
 
Çünkü Montrö Sözleşmesi’nin 28. maddesine göre, düşünülen Kanal İstanbul gibi yeni düzenleme yapılsa bile Boğaz’ın geçiş ve gidiş özgürlüğü sonsuza kadar geçerli. Yani benim yeni yaptığım kanaldan geçeceksin, Boğaz’ı kapatıyorum sana diyemiyorsunuz hiçbir gemiye. Ya da tercihine bıraksanız bile kanaldan geçmeyi kim ister?
Rusya, ülkesini çok yakından ilgilendirse de her açıdan mantık dışı bulduğu bu projenin gerçekleşmeyeceğinin rahatlığıyla sessiz duruyor. Yarın öbür gün oldu da gerçekleşecek bu kanal,  Montrö sözleşmesinin geçerliliğini yitirmesine neden olabilir. Cumhuriyetin kuruluşundan beri egemenliğimiz altında olan Boğaz’da, böyle olunca Amerikan donanmasının cirit atmayacağının güvencesini kim verebilir? İstanbul için uygulanması düşünülen bu kanal tedavisinde, kalacak bir sinirin yaratacağı sonuçlara ülkece katlanabilecek miyiz? 
 
Ceyda Sevgi Ünal
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  1.1.2020
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
MİDYE KABUĞU SARMALISevgi Ünal [ 13.2.2019 Devamı
BİREYSEL SİLAHLANMAK SİYAHLANMAKTIRSevgi Ünal [ 8.2.2019 Devamı
KOLTUKTAKİ YAPIŞKANSevgi Ünal [ 30.1.2019 Devamı
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZSevgi Ünal [ 13.1.2019 Devamı
UMUTLA YAKA PAÇASevgi Ünal [ 31.12.2018 Devamı
ŞİFRE DEVRİSevgi Ünal [ 28.12.2018 Devamı
SOĞANIN ACISISevgi Ünal [ 11.12.2018 Devamı
KAÇ KASIM DAHA SUSTURULACAĞIZ? Sevgi Ünal [ 27.11.2018 Devamı
ATATÜRK’Ü NEDEN SEVİYORSUNUZ?Sevgi Ünal [ 10.11.2018 Devamı
ONUNCU YIL MERHABASISevgi Ünal [ 7.11.2018 Devamı
SİLAHLARIN GÖLGESİNDEKİ DÜNYA Sevgi Ünal [ 21.10.2018 Devamı
ÇAY KAŞIĞISevgi Ünal [ 24.9.2018 Devamı
İLK GÜNÜM VE BUGÜN Sevgi Ünal [ 17.9.2018 Devamı
TAHARET BEZİ Sevgi Ünal [ 8.9.2018 Devamı
ŞARBON MU, PARDON YIL 2018Sevgi Ünal [ 4.9.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

AKDENİZ'DE İTALYA VE TÜRKİYE
Bekir COŞKUN

Her şeyimiz senin…
Yekta Güngör ÖZDEN

Kuyruklu yalanlar
Hüseyin TOPRAK

“OOOOO, YEEEE” GENÇLİĞİ…
M. Yahya EFE

Mutluluğun sırrı…
Orhan SELEN

Defneyaprağı
Harika ÖREN

Atakan’ın Kitap Sevdası
Belma Demir AKDAĞ

İNŞALLAH, MAŞALLAHLA HİÇ BİR ŞEY OLMUYOR
Sevgi Ünal

YAŞLININ KUM SAATİ
Arzu KÖK

Suriye Çıkmazı
Ahmet GÖKSAN

KURALLARIN HUKUKU
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Handan ÇÖLAŞAN

Korona Virüsü.
Aslı ASLANER

BATARKEN AYDINLATAN GÜNEŞLER
Metin Mercimek

TERE OTU'NUN MUHTEŞEM ÖZELLİKLERİ
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Fevziye ŞİMDİ

ALMAN ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI
Oktay ZERRİN

BİR EFECE HABER VARDIR
Şahika ÖNER

İZMİT VE ANILAR
Sevinç ŞİMŞEK

Alevilerin evini işaretleyen gafil !
Şenses US

Ayrılamam
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam