Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Lübnan'a taziye mesajı
 Devamı    
 
Meral Akşener’den Devlet Bahçeli’ye yanıt
  Devamı    

 

 
 
 
 Anafartalar Zaferinin 105. Yıldönümü Conkbayırında törenle kutlandı
  Devamı 

magazin
 
 
Çanakkale de "Ben Binbaşı Ali Faik Bey" Sergisi 
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  22919228
Bugün Ziyaretçi :  3476
Aktif Ziyaretçiler :  79

ŞİŞMAN FİGÜRLERİYLE KOLOMBİYALI BOTERO
 
        ‘’Şişman güzeldir!” diyen Botero; şişman figürlerini üslubunun merkezine oturtarak  şişman-obez  insanların sempatik olduklarını vurgularken; konunun diğer insanların yüzünde yaratacağı  gülümsemeden  yola çıkarak resimlerinde şişman, keyifli  figürlerini kullanıyor. 
          Botero “Gerçek olmayan bir gerçeği, gerçekçi bir formda tasvir ediyorum. Bir resme başladığınızda o resim bir şekilde dışınıza çıkar. Sonuçta ise siz resmin içine girersiniz” der. Çağdaş, güncel kavramsal sanata güzel bir çalım atar. Şişman figürleriyle Klasik Sanat’ın göz ardı edilen gerçekliğini ironiyle ileri taşır.
           1950’li yıllarda kendini “Kolombiyalı sanatçıların en Kolombiyalısı” olarak tanımlayan Botero, 1932 doğumludur. Medellin’de doğar ve büyür. 12 yaşında Boğa Güreşi Okulu’na yazılır. 16 yaşında yeni taşındığı Bogota’da yerel sanatçılarla birlikte ilk sergisini açarak Sanat çevresine girer. 1952-54’de Avrupa’yı gezer. Rönesans’ın, Klasik Sanatın geç dönem sanatçılarının eserleriyle buluşur.
Dali’nin resimlerindeki gerçeküstü anlatımdan etkilenir. Picasso üslubunun hayranıdır. Yerleştiği New York’ta Gloria Zea ile evlenir. Kızı Lina 1958’de doğar.
           Dolgun figürleri ile Neo-figüratif kompozisyonlar olgun döneminin karakteristiği olur. Mizah ister istemez heykel ve figürlerine yerleşir. Abartılı oranları sanatseverin gözüne mizahi şekilde yansıtmayı başarır.
            1963’de “Fatimalı Meryem” eserinde kişisel simgesi haline gelecek “Şişman kadın”ı çizer. Tarzı olacağının bilincinde midir yoksa dediği gibi resim O’nun dışına çıkmış, Botero resmin içine mi girmiştir? Bilinmez ama tarzını yakalamıştır. Soyut Ekspresyonizmin etkisindeki resimde ‘’Bakire Meryem’’ gelenek dışı bir üslupla çizilmiştir.
            Botero evlendikten dört sene sonra eşinden boşanır. 1973 yılında stüdyosu artık Paris’tedir.  Minik oğlunu bir kazada kaybeder ve 1983 yılında Toskana’ya yerleşir.
             Uslubu, biraz şatafatlı biraz alaycıdır. Kompozisyonlarında Latin günlük yaşamını, oburluk ironisi üzerinden tüketim alışkanlıkları ve  siyasi hırsları resmeder. “Yatan Kadın” isimli beyaz mermer çalışması Rönesans’dan bu yana öngörülen kadın bedeni şekli ne olursa olsun; verimli kadın bedeninin gerçekte dolgun olduğu gerçeğini ölümsüz kılmaktadır.
             85 yaşındaki sanatçı, eserlerinde kadın-erkek ikilisine bolca yer verir. “Naturmort ve Çift” adlı eserinde, erkeğin kadının bir omzuna atılmış eli dikkat çekicidir. “Adam ve Kadın” isimli eserinde de kadının ellerini adamın omuzlarında görürüz. Bu simgesel el dokunuşlarla Botero,  kadın-erkek ilişkisindeki şefkat duygusu önemsediğinin altını, eserlerinde naif bir şekilde çizer.
           Sanatçı 1995 yılında “Kuş” isimli heykelini Medellin şehrine armağan eder.  Ne yazıktır ki Plazo Del Marcado’ya yerleştirilen heykelin altına konan bomba patlar ve  23 kişi hayatını  kaybeder. Terör Botero’yu öylesine etkiler ki; yakın zaman eserlerinde, Medellin uyuşturucu kartelleri, Irak’ta Ebu Gurreyb Hapishanesi’nde gerçekleşen işkence görüntüleri  tuvallerine konu olur. Yaşamın yadsınamaz gerçeği olan savaşın çirkin yüzünü eserlerine yansıtır.
             Eğitimini İspanya'da San Fernando Güzel Sanatlar Kraliyet Akademisi'nde alan, Kolombiyalı ressam Fernando Botero Boğa güreşiyle  yakın ilgisini eserlerine de taşır.  Sanatçı derki "Boğa güreşini çizmeye cesaret ettim çünkü bu konuyu çok iyi biliyordum. Bir konuyla benliğiniz arasında güçlü bir ilişki yoksa, o konuyu çizemezsiniz. Kişiye bir tür ahlaki yetki verdiği için bu ilişki kesinlikle gereklidir. Benim boğa güreşiyle böyle bir ilişkim vardı. Konuyla olan bu bağım ‘kan’ımdan ve yaşamımdan ileri geliyordu."  Bu söylemi, O’nun yaşamı içinde tombul insanlarla da önemli bir bağı olduğunu açıkça ortaya koyar. 
               Botero  İstanbul’da heykelleri, yağlı boya eserleri ve eskizlerinden oluşan bir seçkiyle Haziran 2017’de Karaköy Anna Laudel Contemporary’de; küratörlüğünü  Klaus Wolbert’in yaptığı muhteşem bir sergiyle Türk sanatseverleriyle bir araya gelmişti. Sanatçının eserlerini yakından izleme olanağını bulmuştuk. 
                Pandemi gündemiyle, yaşam seçkilerimizin gerisinde kalan sanat paylaşımlarını özlüyoruz. Dünyayı etkisine alan Covid-19’un biran önce etkisini yitirmesi, insanlarımızın sağlıklı, keyifli  günlere kavuşması dileğimle, esen kalın. 
 

 

Ekleyen:  Harika ÖREN
Tarih:  7.7.2020
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Harika ÖREN Yazıları
BAVUL HAZIRLAMAKHarika ÖREN [ 9.8.2020 Devamı
Sığınağımız Serin Yaz balkonlarıHarika ÖREN [ 8.8.2020 Devamı
TELLİ TURNALAR Harika ÖREN [ 6.8.2020 Devamı
En Eski ve Eski Bayramlar Harika ÖREN [ 30.7.2020 Devamı
HUYSUZ ve TATLI VİRJİN Harika ÖREN [ 21.7.2020 Devamı
İçimdeki Çocuk İsyanlardaHarika ÖREN [ 17.7.2020 Devamı
İstanbul’u DüşlüyorumHarika ÖREN [ 15.7.2020 Devamı
Çok Şey İstedim OĞLUM! Harika ÖREN [ 16.6.2020 Devamı
EYÜPOĞLU YAZMA ŞENLİĞİ YAPILAMADIHarika ÖREN [ 14.6.2020 Devamı
Güngör Arıbal’a Saygılarımla…Harika ÖREN [ 3.6.2020 Devamı
SALGINLAR ve SONUÇLARIHarika ÖREN [ 31.5.2020 Devamı
Ah o eski bayramlar derken… Harika ÖREN [ 24.5.2020 Devamı
19 MAYIS RUHU UYANIŞTIR!Harika ÖREN [ 19.5.2020 Devamı
TÜRK DİLİNİN TARİHÎ DÖNEMLERİ Harika ÖREN [ 16.5.2020 Devamı
2020’nin Anneleri Sağlıkçı Kadınlarımız… Harika ÖREN [ 9.5.2020 Devamı
23 Nisan 2020; 100.Yılı Kutluyoruz.Harika ÖREN [ 23.4.2020 Devamı
ATATÜRK TÜRKİYE’sinin KADINLARIHarika ÖREN [ 6.4.2020 Devamı
KEDİCİKLERHarika ÖREN [ 5.4.2020 Devamı
Covid-19’dan Önce ve Sonra Harika ÖREN [ 24.3.2020 Devamı
Kritik Günler Sorumluluğu Harika ÖREN [ 23.3.2020 Devamı
İki Tarih Arasında Kısa Küçük ÇizgiHarika ÖREN [ 16.3.2020 Devamı
Bilim İnsanı HypatiaHarika ÖREN [ 28.2.2020 Devamı
Atakan’ın Kitap SevdasıHarika ÖREN [ 24.2.2020 Devamı
SEVGİLİYE MEKTUPLARHarika ÖREN [ 17.2.2020 Devamı
AŞK iki kişiliktirHarika ÖREN [ 16.2.2020 Devamı
HER FOTOĞRAF YÜZE ÇARPARHarika ÖREN [ 9.2.2020 Devamı
Lerzan Öke’yi uğurlarken…Harika ÖREN [ 2.2.2020 Devamı
Sandviç KuşağıHarika ÖREN [ 2.2.2020 Devamı
Toprak buz tutmuşHarika ÖREN [ 27.1.2020 Devamı
Kayıplarımızı saygıyla anarken…Harika ÖREN [ 25.1.2020 Devamı
Efsane ‘’Şehir Gerillası’’Harika ÖREN [ 20.1.2020 Devamı
Dünya’dan Nazım geçti…Harika ÖREN [ 17.1.2020 Devamı
Çalışan Gazeteciler Harika ÖREN [ 10.1.2020 Devamı
Sanat ve sırlarHarika ÖREN [ 5.1.2020 Devamı
Belki de bir Kedi’m olmalıHarika ÖREN [ 29.12.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ATATÜRK VE YUSUF AKÇURA
Bekir COŞKUN

Evler...
Yekta Güngör ÖZDEN

Toplumsal Sınav
Hüseyin TOPRAK

VAR MI ÖTESİ?...
M. Yahya EFE

İçimizdeki çocuk yaşarsa!
Orhan SELEN

BOŞ MEZARA ADAK
Harika ÖREN

BAVUL HAZIRLAMAK
Arzu KÖK

Çocuktan Gelin Olmaz!
Belma Demir AKDAĞ

ÇOCUK GELİNLER
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Ahmet GÖKSAN

NOKTANIN ORTASI
Sevgi Ünal

CORONALI BAYRAMLAR
Metin Mercimek

FELSEFE NEDİR?
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Handan ÇÖLAŞAN

TEYZEM...
Şahika ÖNER

ANTALYA BEYDAĞLARININ HİKAYESİ
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Fevziye ŞİMDİ

KİTAP TANITIMI
Oktay ZERRİN

MERHUM GAZETECİ HAZİNEDAR' IN ARDINDAN !
Sevinç ŞİMŞEK

Dikkat ettiniz mi?
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

 

 

MICHELIN Ana Bayii GÜLER KARDEŞLER 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam