Ankara'nın başkent oluşunun 97. yılı
 Devamı    
 
 
 Servet Ramazan, Kilis Belediye Balkanı seçildi.
  Devamı    

 

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan;
"Toplu mekanlardan kaçınalım"  
  Devamı 

magazin
 
 
57. Antalya Film Festivalinde
En İyi Film ödülü
HAYALETLER
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  23419533
Bugün Ziyaretçi :  3135
Aktif Ziyaretçiler :  116

DİKEN ÜSTÜ
 
Aslında hep tedirgindim. Ama Corona’dan sonra bir kat daha tedirginim. Önceki tedirginliğim daha çok terörle ilgiliydi. Sosyal medyada ne zaman bir fotoğraf görecek olsam daha fotoğraf olduğunu anlar anlamaz hızla kaydırma düğmelerini kullanır, görüntünün gelmesini engellerdim, hâlâ da öyle.  Kaç arkadaşımın çocuğunun doğum günlerini, diğer özel günlerini kaçırdım, kutlayamadım bu yüzden. Bunları art arda gelen şehit fotoğrafları ile karşılaşmayayım, günlerce gözümün önünde durmasın diye yaptım hep. Şehit haberleri hâlâ devam ediyor ne yazık ki. Ben o yiğitlerin görüntülerine bakamıyorum ama annem televizyonda görüp yana yakıla anlatmaya başladı dün akşam. “Nasıl yakışıklıymış evladım, o gözler,” diye sayarak. Güya bakmadım, bakamıyorum. Gözümün önüne binlerce şehit gözü geldi o an. 
 
Corona ülkemizde ortaya çıktığından beri hastalığa yakalanmış veya vefat edenlerin görselleriyle doldu sosyal medya. Özellikle doktorların ölüm haberleri yıktı geçti bizi. Ben yine aynıyım. Bir fotoğraf geleceğini anlamayayım ekranıma, aceleyle kaydırıyorum. Zaten yoğun bakımda tedavi görenler için aranan plazma iletileri, onları umutla paylaşmak yeteri kadar can acıtıcı. 
 
Bu arada hızlarını kesmeyen kadın katilleri ve tecavüzcüler var bir de. Boy boy fotoğraflarını koyuyorlar ekranlara. Onların yüzlerine nefretle, tükürürcesine bakıyorum. 
 
Ya öldürülen kadınlar, tecavüz edilen kadınlar. Sayfa sayfa, o kadar çok ki sayıları. Bakmaya kıyılmaz güzellikteler. “Can güvenliğim yok!” demiş çoğu. Kimse umursamamış, bile bile ölüme gitmişler. Yapanlar ya indirim almış, ya da elini kolunu sallayıp geziyor. Arkada öksüz, yetim yavrular. Anaların korunmadığı bir ülkenin geleceği nasıl güzel olabilir? 
Yani ülkenin ne tarafa dönsek sorun, mağdur insanlar dolu. Bu ülkenin bir yurttaşı olarak ruh sağlığımı korumak için ben de böyle bir yöntem buldum. 
 
Gözüm görmek istemiyor, yüreğim kıyamıyor.   
Zannedilmesin ki tamamen at gözlüğü taktım. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için önemini bilen biri olarak ben de destekliyor, uygulanmasını istiyorum. Ama değil uygulamak, sözleşmeden dönülmek isteniyor. Son iki yılın sadece temmuz aylarına baktığımızda 2019 Temmuz ayında 31, 2020 Temmuz ayında 36 kadın öldürülmüş. Her gün bu haberlerle güne başlamak ne acı! Neyya Yaratıcı Yazarlık Atölyesi olarak biz de durumun vahametini anlatmak, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını haykırmak için bir video hazırladık. Dilerseniz siz de aşağıdaki linkten izleyerek bize destek olabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=SKaWeBjHlpU
Corona’ya dönecek olursak haberler hiç iç açıcı değil. Normal vatandaşların yanı sıra doktorlarımızın vefatları fazlalaştı Ülke geneli için verilen sayıların gerçeği yansıtmadığını ellerindeki sayılara bakarak söyleyenler var. Aldığımız önlemlerle nereye kadar idare edeceğiz bilemiyoruz bu virüs saldırısında. Bizi yoğun bir sonbahar ve kışın beklediği malum. Geç bir karar olsa da düğünlerin iptali yerinde. Tabii bir de okul konusu var üzerinde düşünülen. Bu arada bilgisayarları olamayan öğrenciler sanal eğitimden yararlanamıyor. Bunun için İstanbul Büyük Şehir Belediye’sinin açtığı kampanyaya katılabiliriz. 
 
Yani ülkemizde sorunlar çok. Her ne kadar yüreğimiz dayanmıyorsa da mücadele etmeyi elden bırakmamalı, aldığımız önlemlerle örnek olmalıyız. 
 
Ben evde aldığım önlemler dışında sokağa da temkinli çıkıyorum tabii.  Beni görenler şöyle bir çekidüzen veriyor kendine. Eller, hemen bedenin herhangi bir yerine, ya da ceplere saklanmış maskeyi arıyor, ya da çene altından gerçek yerine çekiliyor. Çünkü hem maske hem de siperlik kullanıyorum dışarıda. Ayrıca maske altında iki kat havlu kâğıt var. Araçlara çok erken saatlerde ve kısa zaman diliminde binmeye dikkat ediyorum. Sırası geliyor hastaneye de gitmek gerekiyor. Oralarda tabii daha titizleniyorum. Hoş, virüsün nereden geleceği belli değil. Evden çıkmayanlarla, bir kez markete gittim yakalandım diyenlerle ilgili haberler üzerine söylüyorum bunu. 
 
Yani durum diken üstü. 
Hep huzursuz, hep tedirgin bir yaşam bizimki.  
Nereye kadar? O da meçhul…
Onun için yapacaklarımız, önlem alma ve dayanışmadan öte değil. 
Bunları yapmak hepimizin görevi. Vurdumduymazlığa geçit vermemeliyiz.
 
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  14.9.2020
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
MİDYE KABUĞU SARMALISevgi Ünal [ 13.2.2019 Devamı
BİREYSEL SİLAHLANMAK SİYAHLANMAKTIRSevgi Ünal [ 8.2.2019 Devamı
KOLTUKTAKİ YAPIŞKANSevgi Ünal [ 30.1.2019 Devamı
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZSevgi Ünal [ 13.1.2019 Devamı
UMUTLA YAKA PAÇASevgi Ünal [ 31.12.2018 Devamı
ŞİFRE DEVRİSevgi Ünal [ 28.12.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

KIBRIS DÜNYANIN MERKEZİ OLUYOR
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal çarpıklıklar
Hüseyin TOPRAK

BU YAZ BÖYLE GEÇTİ GELECEK YAZI BİLMEM…”
M. Yahya EFE

Güven duymak
Orhan SELEN

Kara çarşafı kim yasakladı?
Harika ÖREN

Ahmet Taner Kışlalı’yı anarken
Arzu KÖK

Muhalefet
Belma Demir AKDAĞ

SABIR, SABIR YA SABIR
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Ahmet GÖKSAN

PAZAR'LIK ÖZÜN BAŞARISI
Metin Mercimek

UNUTMADIM SENİ BEN
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Handan ÇÖLAŞAN

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Şahika ÖNER

ANTALYA BEYDAĞLARININ HİKAYESİ
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Fevziye ŞİMDİ

TÜRK DİL BAYRAMI
Oktay ZERRİN

GAZETECİ EFE KÖPEĞİ MAÇO' YU UNUTMADI !
Sevinç ŞİMŞEK

Dikkat ettiniz mi?
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

 

 

MICHELIN Ana Bayii GÜLER KARDEŞLER 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam