Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

 

Konut fiyatları bir yılda yüzde

110 yükseldi

Devamı  

 
magazin

 

 Marilyn tablosu rekor fiyata satıldı.

 




  Devamı 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  26932925
Bugün Ziyaretçi :  2082
Aktif Ziyaretçiler :  82

REZİDANS KADINIYIM ARTIK
 
Rezidansta oturmak özenilmeyecek gibi değildir. Ben de ara ara özenirdim ne yalan söyleyeyim. Özellikle güvenlik açısındandı benim özentim. Bir de kendini özel hissetme durumu var tabii. İnsanoğluyuz, olacak o kadar ufak tefek heveslerimiz.
 
Bu arada oturduğunuz binaya girmek için önce rezidansın girişinden girip üçüncü kata çıkıyorsunuz. Oradan dışarı çıkıp büyük bir alana iç içe serpilmiş çok katlı binalara yol alıyorsunuz. İşte onlardan birinin bilmem kaçıncı katında sizin daireniz. Oraya gelene kadar iki güvenlik görevlisi, bir şifreli turnike falan geçmeniz gerekiyor.
Olsun canım, rezidans kadınıyım artık.
 
Küçük oğlumun oturduğu rezidanstan bahsediyorum. Bir vesileyle bana da nasip oldu rezidansta oturmak. Bu arada bilgisayarımdan uyarı geldi rezidans deme yabancı dil kökenli diye. Konut diyecekmişim. Yani caddelerde onca yabancı isimde dükkan, AVM doluyken, hatta kendinizi yabancı bir ülkede sanacak bunlardan mahalleler oluşmuşken benim rezidans demem mi acayip geldi? Hem havalı. Bakın yazımın başlığına, o bile ne havalı.
 
Evet, bana da nasip oldu. Konuğum ama. İyi ki bir iki ay kalacağım. Yoksa havalı mavalı demez insan kafayı sıyırır buralarda. Kaç kat olduğunu sayamadığım gökdelenlerle çevrili bir ortama yine saymaya üşendiğim kadar yüksek binaları sıkıştırıp iki yeşillik, bir havuz, birkaç çardak, futbol alanı, çocuklara salıncak, kaydırak falan yapıp adını rezidans koymuşlar. Eğer yakınından metro geçmese birileri insanları kent yaşamından soyutlamak için yaratmış bu ortamı diye düşünesim var.
 
Rezidansın bahçesindeki market için olsa mıydı olmasa mıydı dedirtecek derecede yüksek fiyatlarla mecburen bazı şeyleri alıyorsunuz. Meyve, sebze yok sayılır zaten. Diğer gereksinimler mi? Onları da eve servis yapan marketlerin sanal siteleriyle halletmek zorundasınız. Hani o her mahallede neredeyse ikişer üçer bulunan üç harfli marketlere burada rastlamak olanaksız. Arabanız varsa bu işler kolaydır belki. Oğlumun arabası yok. Yakında evlenecek. Bu rezidansı da zorla buldu zaten. İşyerine oldukça uzak demedi, bir artı bir demedi can havliyle kendini attı. Çünkü kirası uygundu. Aidat, sıcak su parası, yakıt derken yine yüklü olsa da şimdilerde o paraya ev bulmak imkansız.
 
Tüm gün kafesteki kuş gibi yaşıyorsunuz. Eğer bir uğraşınız yoksa bir artı bir evin temizliği, iki kişinin yemeğinden ne olacak. İnsan birileriyle yüz yüze iki çift laf etmek istiyor. Sanki oturduğunuz yerde sizden başka kimse yaşamıyor. Göremiyorsunuz kimseyi. Oturduğunuz katta bile rastlayamıyorsunuz kimseye. Hani kapı önlerindeki ayakkabılar (insanlar rezidansta da yaşasa değişmeleri imkansız demek ki) olmasa iyice şüpheleneceğim. Oğlum, sabah altıda çıkıp akşam dokuzda konuşacak hali kalmamış olarak eve geliyor. Yemek yiyip uyuması bir oluyor. Öyle olunca da garibim marketçi alıyor nasibini. Girince başlayıp çıkana kadar yiyorum adamın başının etini. Burası nasıl bir yer, bu ülkenin hali ne olacak, Corona falan muhabbetime her gittiğimde maruz kalan adamcağız, rezidanstan ayrılacağım günü iple çekiyor olmalı.
 
İlginç ama rezidansın yakınında büyük bir hastane var. Hazır gelmişken fizik tedavi olanağından faydalanayım dedim. “Biz sizi ararız,” dediler. Önümde 1760 kişi varmış. Nereden gelmişse bu kadar insan? Ben şaşkınlıkla bankodaki görevliye bakarken “Bir yıl oldu hâlâ aramadınız,” diye bir kadın çemkirerek geldi. Yani oradan da kısmetim kapalıymış.
Olsun canım, rezidans kadınıyım artık.
 
O şatafatlı büyük ana giriş kapısındaki görevli, telefon ediyor siparişiniz geldi diye. Gelsin gelsin diyorum kasıntı kasıntı. Biraz sonra üç yüz liralık siparişinin iki poşetin dibinde geldiğini görünce beş dakika önceki halimden eser kalmıyor. Omuzlarım düşmüş. Tuvalet kağıdı bile alamamışım çok yüklenmemeyim limiti düşük sanal kartıma diye. Çünkü 100 liradan başlıyor en ucuzu. Daha ucuzlarını bulmak lazım. Ama nereden diye düşünürken gelen yiyeceklerin arasından sararmış çürümeye yüz tutmuş olanları ayırmaya çalışıyorum.
Olsun canım, rezidans kadınıyım artık.
 
Biraz sonra telefon edip rezidansın teknik servisini çağıracağım. Pencerenin birinin sapı elimde kaldı da. Balkon yok, bari boynumu uzatayım şu camdan dedimdi. Hoş fazla uzatmaya gelmez, alimallah bu kadar yükseklerde insanın başı döner falan.
Şimdi siz, “Olsun canım, rezidans kadınıyım artık,” diyeceğimi sanıyorsunuz değil mi?
Allah burada oturanlara kolaylık versin. İyi ki bir iki aylığına buradayım. Yalnız bir sorun var ki bu süre içinde kiralık bir daire bulmam gerekiyor. Bu konudaki izlenimlerimde buluşmak üzere.
 
Ceyda Sevgi Ünal
 
 

 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  5.1.2022
İzlenme:  449
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
ÖLÜMÜN KAREKODUSevgi Ünal [ 26.5.2022 Devamı
23 NİSAN’IMSevgi Ünal [ 23.4.2022 Devamı
BİBER DOLMASISevgi Ünal [ 11.4.2022 Devamı
14 MART TIP SUSKUNLUĞUSevgi Ünal [ 14.3.2022 Devamı
KADINMIŞIMSevgi Ünal [ 7.3.2022 Devamı
REZİDANSTAN MAHALLE ARASINASevgi Ünal [ 22.2.2022 Devamı
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ATATÜRK'ÜN VASİYETİ VE HİLAFET FEDERASYONU
Hüseyin TOPRAK

BİTMEYEN TERANE; “PATRON SİZSİNİZ…”
M. Yahya EFE

SEVGİSİZ DOSTLUK OLMAZ
Harika ÖREN

EY GENÇLİK MİRASINA SAHİP ÇIK!
Belma Demir AKDAĞ

ÇEMBER DARALIYOR
Ahmet GÖKSAN

SÖMÜRGECİLİĞİN İNGİLİZCESİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

GÖZLERİNİN İÇİNE BAŞKA HAYAL GİRMESİN “ZEKİ MÜREN
Sevgi Ünal

ÖLÜMÜN KAREKODU
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

“Mahur Beste / Müjgan’la Ben Ağlaşırız”
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

NEREYE GİDİYORUZ?
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam