Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

  

 

Erdoğan "En büyük düşmanım faizdir." 

magazin

 

FAİZESEVİM SANATTA ENGEL YOK VAKFIYLA EL ELE


Devamı

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  27489968
Bugün Ziyaretçi :  298
Aktif Ziyaretçiler :  298

Türk Diline Gönül Verenler

 

 
Dil, bir milletin mazisini anlamada, hâlini kavramada ve geleceğini kurgulamada değerli, hatta hayati bir role sahip. Dünü bugüne bağlayan, bugünü geleceğe taşıyan en önemli bağ olan lisanımızın kendini yabancı dillerin etkisinden korumasını özel duvarlar örerek sağlayamayız. Tarih boyunca bütün diller birbirinden etkilendi, bugün de etkileniyor, yarın da etkilenecek. Tarih boyunca ekonomik, kültürel, askerî olarak milletlerin hangisi güçlüyse onların dili baskın olmuş.
Türkçenin var olma savaşı verdiği dönemlerin sadece teknolojinin geliştiği dönemlerle sınırlı olmadığı biliniyor. 13. yüzyıldan başlayarak Oğuz lehçesi temelli Anadolu Türkçesi yazı dili olma ve bir ölüm kalım savaşı verdiği dönemde Âşık Paşa Garib-nâme adlı eserinde bu durumdan şöyle yakınır:
Türk diline kimsene bakmaz-ıdı
Türklere hergiz gönül akmaz-ıdı
Türk dahı bilmez-idi ol dilleri
İnce yolı ol ulu menzilleri
15 yüzyıl başında Maveraünnehir ve Horasan bölgesinde yazı dili olan Çağatay lehçesinin 20. yüzyıla kadar Orta Asya Türk dünyasının ortak yazı dili hâline gelmesinde büyük katkıları bulunan Ali Şîr Nevayî, Türkçeye derin bir sevgi ve inançla bağlıydı. Ali Şîr Nevayî, yaşadığı devirde eserlerini Farsça yazan şair ve ediplere karşı Türkçeyi korumanın ve geliştirmenin mücadelesinin verdi. Çağatay lehçesi ile yazdığı 30 kadar eserle Türk dilini yüksek düzeyde bir edebiyat dili derecesine yükseltmiştir.
13. yüzyıldan itibaren Âşık Paşa gibi Türkçeyi savunan ve oya gibi işleyen şairlerin yanı sıra Anadolu’daki Türkmen beyleri yepyeni bir Türk dilinin ortaya çıkmasını sağladı. Menteşeoğulları, Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Osmanoğulları, Germiyanoğulları, İsfendiyaroğulları gibi bir Türk beyliği olan Karamanoğulları Beyi, Karamanoğlu Mehmet Bey’in 1277’de;
“Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyrânda Türkî dilinden gayri dil kullanmaya” biçimindeki buyruğundan sonra “Anadolu’da Eski Anadolu Türkçesi” diye adlandırdığımız çok verimli bir dönem başladı.
Anadolu’da Beylikler dönemi sona erdikten sonra Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ile Osmanlı Türkçesi dönemi başladı. Osmanlı Devleti’nin 1839 Tanzimat hareketiyle başlayan Batı’ya yöneliş döneminde Osmanlı Türkçesinde ıslahat ihtiyacı doğmuş ve dilde “sadeleşme” anlayışı hâkim olmuştu. Tanzinat, Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âti dönemlerinde dil konusu, Şinasi, Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya Paşa, Ahmet Mithat, Şemsettin Sami gibi dönemin ünlü kalemlerinin fikir mücadelelerinin ana teması idi.
1862-1863’lerde Münif Paşa ve Azerbaycanlı Mirza Fethali Ahundzade’nin dile getirdiği “Türkçede ıslah ve inkılap” konusu, sonraki dönemde Şinasi, Namık Kemal, Ali Suavî gibi aydınlar tarafından hararetle tartışıldı ve yeni yazı biçimleri denendi. Harbiye Nazırı Enver Paşa, harflerin birbirine bitiştirilmeden yazılması esasına dayanan bir yazı düzenini orduda uygulamaya başladı. 1910-1912 yılarında Selanik’te yayımlanan Genç Kalemler dergisi, Millî Edebiyat akımının öncüsü oldu ve “Yeni Lisan” hareketini başlattı. Dergi, 2. cildinin Nisan 1911 tarihli ilk sayısında başlatılan "Yeni Lisan" adlı dil hareketiyle tanındı. “Yeni Lisan” hareketinin manifestosu olarak kabul edilen ilk makale Ömer Seyfettin tarafından kaleme alındı.
Köprülüzade Mehmet Fuat, Hüseyinzade Ali Bey ile o sırada Türkiye’de görev yapan Teodor Menzel ve Gyula Mezsaros’un Türkiye’yi temsilen katıldığı Birinci Türkoloji Kongresi, Bakü’de 1926 yılının Şubat ayında toplandı. Kongre’de “Birleştirilmiş Yeni Türk Elifbası” adıyla Latin kaynaklı bir alfabe benimsenmişti.
Türk Alfabesi
Alfabe 1928 yılı başlarında yeniden alevlendi. Adalet Bakanı Mahmut Esat Bey, Latin harflerinin kabulü konusunda Türk Ocakları’nda bir konuşma yaptı. Millî Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin 20 Mayıs 1928’de Başbakanlığa gönderdiği yazıda; “Lisanımızda Latin harflerinin suret ve imkân-ı tatbikini düşünmek üzere, bir heyetin teşkilinin muvafık görülmekte olduğunu” bildirmişti.
Mustafa Kemal Atatürk, yeni alfabey 9 Ağustos’u 10 Ağustos’a bağlayan gece Sarayburnu’nda yaptığı konuşmada müjdeledi. Dolmabahçe Kurultayı ile birlikte yeni harflerle ilgili çalışmalar başladı. Atatürk, çıktığı yurt gezilerinde yeni harfleri halka tanıtmaya başladı. Mustafa Kemal Paşa, 9/10 Ağustos 1928’de Sarayburnu Parkı’ndaki gazinoda Harf İnkılabı’nı başlatan şu konuşmayı yapmıştı:
“…Vatandaşlar, bu notlarım asıl hakiki Türk kelimeleri, Türk harfleriyle yazılmıştır. Kardeşiniz bunu derhal okumaya teşebbüs etti. Biraz çalıştıktan sonra birden bire okuyamadı. Şüphesiz okuyabilir. İsterim ki, bunu hepiniz beş on gün içinde öğrenesiniz. Arkadaşlar! Bizim ahenktar, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Milletimiz yazısı ile kafası ile bütün âlem-i medeniyetin (uygar dünyanın) yanında olduğunu gösterecektir”
1928 yılı Eylül ayında “Dil Heyeti” çalışmalarını tamamladı ve Mustafa Kemal’in düzeltmeleriyle yeni Türk alfabesine son şekli verildi. 22 Eylül 1928’de Başbakanlığa bir tezkere ile sonuç bildirildi. Millî Eğitim Bakanlığı, “Türk Harfleri Kanun Tasarısı”nı, Dil Heyeti de İmlâ Lûgati’ni hazırladı. ,
1 Kasım 1928'de, Türkçede kolay yazılıp okunması ve Türkçe sedalı harflerin çok olmasına ve bu harflerin gayet kolay ve açık söylenmesi gibi nedenler ile Millî Eğitimde en kolay ve en verimli şekilde ilerleme sağlamak amacıyla “Arap Alfabesi” yerine Latin esaslarından alınan “Türk Alfabesi” kabul edildi.
Türk Dil Kurumu 90 Yaşında
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932’de Atatürk’ün talimatıyla kuruldu. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif’at (Cemiyet’in Başkanı) Ruşen Eşref, Celâl Sâhir ve Yakup Kadri’dir. Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin amacı; “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek”ti. Cemiyet bu amacını, Türk dilini tetkik ve elde edilen neticeleri neşir ve tamim ederek gerçekleştirecek ve şu yol takip edilecekti: 1. Toplanıp ilmî müzakerelerde bulunmak; 2. Türk dilini kendi menşelerine, tekâmülüne ve ihtiyaçlarına göre tespit ve tedvin etmek; 3. Türk dilini tetkike yarayacak vesaik ve malzemeyi elde
etmek, eski kitaplardan ve memleketin her mıntıkasındaki halk dilinden derlemeler yapmak ve yaptırmak; 4. Cemiyet mesaisinin semerelerini her türlü yollarda neşre çalışmak.
Atatürk’ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan Türk Dili Kurultaylarında Cemiyet’in yönetim organları seçildi, dil siyaseti belirlendi ve ilmî bildiriler sunulup tartışıldı. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı’nda Cemiyet’in “Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın” adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edildi. 1934’teki Türk Dili Kurultayı’nda Cemiyet, Türk Dili Araştırma Kurumu, 1936’daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu adını aldı.
 
 

 

Ekleyen:  Nevin BALTA
Tarih:  11.7.2022
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Nevin BALTA Yazıları
3 Nisan ve Mülteci Çocuklar Nevin BALTA [ 23.4.2022 Devamı
Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği KonseyiNevin BALTA [ 15.11.2021 Devamı
26 Eylül Türk Dil Bayramı’nın 89. YılıNevin BALTA [ 21.9.2021 Devamı
Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü Nevin BALTA [ 24.7.2019 Devamı
Özel İsimlerin ve Baş HarflerininYazılışı ÜzerineNevin BALTA [ 1.7.2019 Devamı
Çocuklarla Birlikte Çocuklar İçin Nevin BALTA [ 22.4.2018 Devamı
Gaziantepli Hemşehrimiz Ülkü Tamer Vefat Etti Nevin BALTA [ 6.4.2018 Devamı
İstiklal Marşı’nın Kabulünün 97. YılıNevin BALTA [ 14.3.2018 Devamı
“30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI”NIN ÖNEMİ Nevin BALTA [ 27.8.2017 Devamı
Türkmen Yerleşimi Halep, Antep ve Kilis Nevin BALTA [ 13.5.2017 Devamı
31 Mart Ayaklanmasını Yeniden OkumakNevin BALTA [ 6.4.2017 Devamı
29 EKİM 1923 TARİHİNİN ÖNEMİNevin BALTA [ 27.10.2016 Devamı
KÜRESELLEŞME ÜZERİNENevin BALTA [ 1.8.2016 Devamı
19 Mayıs 1919’dan 2016’yaNevin BALTA [ 20.5.2016 Devamı
“Kilis ve Azez Sancak Olup, Valide Sultanın Hassıdır”Nevin BALTA [ 3.5.2016 Devamı
MEHMET AKİF’İN VATAN SEVGİSİNDE BİRLEŞMEKNevin BALTA [ 11.3.2016 Devamı
Nevin BALTA [ 11.3.2016 Devamı
Halep Türkmenleri Bölgenin Türkleşmesini SağladıNevin BALTA [ 9.2.2016 Devamı
27 ARALIK ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİNİN 96. YILINevin BALTA [ 27.12.2015 Devamı
Gaziantep’in Kurtuluşunun 94. YılıNevin BALTA [ 23.12.2015 Devamı
“24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNܔNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİNevin BALTA [ 24.11.2015 Devamı
Mutluluk Veren Bilgi ya da Devlet Olma Bilgisi Nevin BALTA [ 6.9.2015 Devamı
TÜRK DİL KURUMU 83. YAŞINDANevin BALTA [ 13.7.2015 Devamı
Ülkemizde 15 Bin Cinsel Suç Mahkûmu VarNevin BALTA [ 18.2.2015 Devamı
Harf İnkılabı Nevin BALTA [ 2.12.2014 Devamı
KUTSAL EMANET Nevin BALTA [ 14.10.2014 Devamı
82. DİL BAYRAMINI KUTLUYORUZ Nevin BALTA [ 23.9.2014 Devamı
ANADOLU KADIN BAŞLIKLARI Nevin BALTA [ 21.9.2014 Devamı
“Ulus” ve “Millet” Sözü Üzerine Nevin BALTA [ 4.9.2014 Devamı
Karamanoğlu Beyliği Bayrağına Dikkat Edin Nevin BALTA [ 15.8.2014 Devamı
Çocukluğumun Eski Ramazanları Nerede? Nevin BALTA [ 11.7.2014 Devamı
Âşık Veysel'de Milliyet Şuuru Nevin BALTA [ 17.6.2014 Devamı
Çerkeslerin Sürgün Günü, Yas Günü… Nevin BALTA [ 22.5.2014 Devamı
Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez Nevin BALTA [ 15.5.2014 Devamı
Günümüzün Yükselen Değeri: “Kavramsızlaştırma” Nevin BALTA [ 10.4.2014 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

KAMU YÖNETİMİ AKADEMİSİ (KAYA) ACİLEN KURULMALIDIR
Hüseyin TOPRAK

ŞİDDET VE VAHŞET İKLİMİ…
M. Yahya EFE

Kıskançlığı bırakalım!
Harika ÖREN

17. Contemporary İstanbul
Belma Demir AKDAĞ

MAHSA AMİNİ
Ahmet GÖKSAN

NOKTANIN ODAĞI
Münevver ÖZCAN

BÜTÜN BABALAR AYNI BİLİRDİM. ANLADIM Kİ DEĞİLMİŞ…
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

ÇİÇEK VE SEVGİ
Sevgi Ünal

KADINSAN RAHAT YOK
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

HAYATIMIZLA OYNUYORLAR !
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

Türk Diline Gönül Verenler
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam