Ankara'nın başkent oluşunun 97. yılı
 Devamı    
 
 
 Servet Ramazan, Kilis Belediye Balkanı seçildi.
  Devamı    

 

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan;
"Toplu mekanlardan kaçınalım"  
  Devamı 

magazin
 
 
57. Antalya Film Festivalinde
En İyi Film ödülü
HAYALETLER
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  23419768
Bugün Ziyaretçi :  3370
Aktif Ziyaretçiler :  91

Evdeyiz!...
 
“Çocuklar inanın inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz güneşli günler”
 
Şu sıralar karamsarlık kaplamış olsa da dört bir yanımızı, adım gibi eminim bundan. Ama bütün bunlar için, şimdi, şu anda, fiziki olarak olmasa da uzaktan uzağa olsa da el ele olacağız. Başka yolu yok bunun. Zira bugünden başlamayanın yarını olmaz!
 
Evdeyiz bu aralar. Oturuyoruz, çalışıyoruz oturduğumuz yerden. Bir arada olmanın tadı yok ama çalışıyoruz, yazıp çiziyoruz. İnsan çalıştığı dönemlerde hep özenir evde vakit geçirmeye ama öğrendik bu süreçte evde oturmanın değil de çalışmanın kıymetini. 
 
Evdeyiz bu aralar. Daha ne kadar sürecek bilmiyoruz. Önünü görememekten ötürü de mutsuzuz ve güvensiziz. 1990’larda psikiyatrlar ve hastaların çıkardığı ‘Şizofrengi!’ adında efsane bir edebiyat dergisi vardı, logosunun altında “Bütünüyle kuşkudayız!” yazardı, aynen öyle. Hekimler dışında kimseye güvenmiyoruz artık. Her akşam bir selâ müezzini gibi televizyon ekranlarına çıkıp o günkü ölümlerin sayısını açıklıyorlar. Yetmiyor, üstüne bir de öğüt veriyorlar.  
 
Evdeyiz bu aralar. Hani kırk yatıra kırk mum yakıp kırk çaput bağlansa da olmayacak olan şey gerçekleşti şimdilerde: Sokaklar bomboş! Bir de yetmezmiş gibi sihirli olduğu söylenen bir söz dolanıyor ortalıkta: “Sosyal izolasyon!”  Bütün iktidarların en sevdiği laf! 
 
Evdeyiz bu aralar ve bu süreç bana çok şey öğretti. Neler mi? Sıralayalım kısaca:
1- Kan bağım olan yakınlarıma kıyasla, gerçek dostların bana milyar kilometrelerce daha yakın olduğunu fark ettim. Bir gönül dostu komşunun, bir hazine olduğun anladım. Yan komşum her gün sıcak yemek, ıhlamur çayı gibi desteklerini kapımın önüne kibarca bırakıyor.
2- Beyni siyasi iktidara veya daha acısı muhalefete angaje olmuş kör saldırgan propaganda ve yayınların, artık bana hiçbir şey ifade etmediği net fark ettim.
 
3- Hayvanların Hayvanat Bahçesinde neler hissettiğini anladım.
 
4- Kişisel sağlığın, her türlü inanç, ideoloji, felsefe veya kültürden daha önde geldiğini, daha önemli olduğunu, bu yüzden işinde usta bir emekçi doktorun hep gevezelik yapan bir filozoftan veya sükseli bir yazardan daha hayati öneme sahip olduğunu gördüm.
 
5- Güneş, ay, bulutlar, ağaçlar, deniz, çiçekler, tüm kozmos ne kadar şahane görüntülermiş. Yeni fark ettim. Dünya insan olmadığında çok daha hızlı kendini toparlıyormuş…
 
6- Silahın değil de eğitim ve sağlık alanına yapılacak yatırımların ne anlama geldiğini gördük.
 
7- Bir diktaya karşı olmanın, ona karşı direnmenin tek yolunun görsel medyada kaçak güreşerek cazgırlık yapmak değil, ülkenin tüm insanlarını kucaklayacak bir devrim projesi üzerinde çalışmak ve sevgili halkımıza zorla değil, kibarca buna inandırmak olduğunu anladım.
 
8- ABD’nin artık dünyanın önde gelen ülkesi olmadığını öğrendik. Bu arada Çin’in tek bir mermi harcamadan, tek füze atmadan 3. Dünya Savaşı kazandığını anladık.
 
9- Emperyalizmin çirkin yüzünü bir kere daha tespit ettim. Avrupa Birliği gibi bir boş hayalin ne tür Avrupalı milliyetçilikleri içinde barındırdığını maske gaspı konusunda net gördük. Kimse artık bana AB palavraları sıkmasın. Atatürk’ün dediği gibi “Hedefimiz çağdaş uygarlık ama batılı haydutlara kölelik değil...”
Evdeyiz bu aralar. Şimdiyi yaşıyoruz, buradayız. Berbat bir dünyanın bir köşesinde, felaketten ticaret çıkarmak isteyen bir ekibin eline kaderimizi, yakınlarımızın hayatını teslim etmemeye çalışıyoruz. Üstüne bir de kıytırık gelecek teorisyenlerinin zulmüne maruz kalıyoruz. Sürekli dikte edilen berbat bir distopya ya atmasyon bir ütopya ile karşı karşıyayız. İnsanın “Kapat şu televizyonu!” diye bağırası geliyor.
 
Şimdi tüm çıkarımları bir araya getirmeli ve yıllar önce Eugene Pottier’ın da söylediği gibi “Bizleri kurtaracak olan kendi kollarımızdır!” gerçeğini göz ardı etmemeliyiz.
 
“Ne zaman görebiliriz güzel günleri 
Barış kardeşlik gerçeğinde
Emeğin yüce değer bilinci eşliğinde
İnsanlar 
Yaşama güvenlik sevilme güdülerinin kazanımında
Bir statüye sahip olup 
Kendini özgürce ifade edebildiği gün
Güzel günler başlayacaktır canlarım
İşte o zaman çocuklarımız
Yaşamak ne güzel ya diye haykıracaklar
Ben bunun uğraşısındayım canlarım
Özgür emek özgürlük demektir
Özgür emek peşine takılalım diye 
Yalvarıp duruşum bundandır işte
Gelin bugün yine Nazım babayı dinleyelim
Güzel günleri hayal edelim
Çünkü hayaller olmazsa gerçekler gelmez
Buyurun”
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  3.5.2020
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
MuhalefetArzu KÖK [ 14.10.2020 Devamı
Mahşere Çok Yok…Arzu KÖK [ 26.9.2020 Devamı
Neler Oluyor?Arzu KÖK [ 21.9.2020 Devamı
Alkış!...Arzu KÖK [ 14.9.2020 Devamı
Öğretmen Yük mü?Arzu KÖK [ 2.9.2020 Devamı
Çocuktan Gelin Olmaz!Arzu KÖK [ 9.8.2020 Devamı
Kadın ve TeknolojiArzu KÖK [ 4.8.2020 Devamı
Fatih Sultan Mehmet'in Bedduası...Arzu KÖK [ 17.7.2020 Devamı
Cehaletin Sesi Aklı SusturuyorArzu KÖK [ 7.7.2020 Devamı
Savunma YürüyorArzu KÖK [ 23.6.2020 Devamı
Kültür – Miras ve YassıadaArzu KÖK [ 2.6.2020 Devamı
Bitmeyen SenfoniArzu KÖK [ 30.5.2020 Devamı
Gençlerimiz!...Arzu KÖK [ 20.5.2020 Devamı
Kızılay Meydanı ve GüvenparkArzu KÖK [ 12.5.2020 Devamı
Ders Alacak mıyız?Arzu KÖK [ 25.4.2020 Devamı
100. YılArzu KÖK [ 22.4.2020 Devamı
Çölde Oluşturulan Vahalar Arzu KÖK [ 20.4.2020 Devamı
Corona ve DoğaArzu KÖK [ 11.4.2020 Devamı
Vicdan!...Arzu KÖK [ 4.4.2020 Devamı
Yarın Çok Geç Olabilir!...Arzu KÖK [ 31.3.2020 Devamı
Corona ve DuaArzu KÖK [ 21.3.2020 Devamı
Ulusal Yas… Arzu KÖK [ 2.3.2020 Devamı
Suriye ÇıkmazıArzu KÖK [ 24.2.2020 Devamı
Ölmek mi Kalmak mı?Arzu KÖK [ 9.2.2020 Devamı
Deprem!...Arzu KÖK [ 28.1.2020 Devamı
Çankaya’nın IşıklarıArzu KÖK [ 20.1.2020 Devamı
Vicdanınız Var Mı?Arzu KÖK [ 7.1.2020 Devamı
2020’nin Yıldız FalıArzu KÖK [ 31.12.2019 Devamı
1921 Maarif Kongresi Arzu KÖK [ 24.11.2019 Devamı
Anadolu ve CumhuriyetArzu KÖK [ 30.10.2019 Devamı
Kaz Dağları ve KnidosArzu KÖK [ 10.9.2019 Devamı
Toplumu Ayrıştırmak…Arzu KÖK [ 4.9.2019 Devamı
Ölmek İstemiyorum!...Arzu KÖK [ 25.8.2019 Devamı
Satılan, Kirletilen CennetArzu KÖK [ 19.8.2019 Devamı
Eğitim Sınıfta Kaldı… Arzu KÖK [ 27.7.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

KIBRIS DÜNYANIN MERKEZİ OLUYOR
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal çarpıklıklar
Hüseyin TOPRAK

BU YAZ BÖYLE GEÇTİ GELECEK YAZI BİLMEM…”
M. Yahya EFE

Güven duymak
Orhan SELEN

Kara çarşafı kim yasakladı?
Harika ÖREN

Ahmet Taner Kışlalı’yı anarken
Arzu KÖK

Muhalefet
Belma Demir AKDAĞ

SABIR, SABIR YA SABIR
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Ahmet GÖKSAN

PAZAR'LIK ÖZÜN BAŞARISI
Metin Mercimek

UNUTMADIM SENİ BEN
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Handan ÇÖLAŞAN

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Şahika ÖNER

ANTALYA BEYDAĞLARININ HİKAYESİ
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Fevziye ŞİMDİ

TÜRK DİL BAYRAMI
Oktay ZERRİN

GAZETECİ EFE KÖPEĞİ MAÇO' YU UNUTMADI !
Sevinç ŞİMŞEK

Dikkat ettiniz mi?
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

 

 

MICHELIN Ana Bayii GÜLER KARDEŞLER 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam