Ramazanınız,
Mübartek olsun!
Devamı  
 

 

 

     

  Ankara tek yürek iyiliği paylaşıyor

 
 Devamı     

  
magazin
 
 
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 4 NİSAN SOKAK HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ’NDE Farkındalık oluşturdu.
 
 

  Devamı  

 

 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  24562426
Bugün Ziyaretçi :  2442
Aktif Ziyaretçiler :  56

Kültür – Miras ve Yassıada
 
Uygarlık tepeden zembille inmez. Aşağıdan yukarıya doğru pişerek gelir ve bir yere oturur. Aynen ağacın en son yaprağının macerası gibidir. Kökü olmazsa olmaz. O, son yaprağın neşeli neşeli sallanışının arkasında kesinlikle bir gövde vardır. O gövdeyi yok saydığınız anda yaprak düşer. Bir belirsizlik başlar, bir savrulma olur. Geriye dönüşü olmaz. Uzayda bir boşlukta kimliksiz ve kimsesiz kalır bir gerçeklik.
Bu nedenle “kök” ve “geçmiş” kavramları önemli hale gelir.
 
Nereden geldiğini bilmeyen insanlar nereye gidecekleri konusunda yanılırlar. Nereden geldiğini bilmeyen insanların el becerileri körelir. Mekanik dünyanın yaratıcı olmayan sıradan robotlarına dönüşürler. Var edemezler. Kendilerinden önce var edilmişlerle yaşamak zorunda kalırlar ve özgünleşemezler.
 
İnsanlık tarihi aynı zamanda uygarlaşmanın tarihidir. Ya da tersinden söyleyelim; uygarlaşmak dediğiniz şey insanın binlerce yıllık uğraşısının bir sonucudur.
 
Daha da özetleyelim. Sen varsan senden öncesi var olduğu için varsındır. Sen asla ilk değilsin. Son da olmayacaksın. O zaman geçmiş, bugün ve yarın üçlemesinden hiçbirini atlamayacaksın. Geçmişin yoksa sen yoksun. Bugünde yaşamıyorsan yine yoksun. Yarını düşünüp planlayamıyorsan asla yoksun.
 
Geçmişinden uzak kalırsan neyin değer olduğunu bilemezsin. Bugünü algılayamazsan neyin iyi ve anlamlı olduğunu çözemezsin. Yarını göremiyorsan yüreğinin durduğu yerde yok olursun.
 
Senden önce bir taşın nasıl ve ne amaçla yontulduğunu anlayamazsan kendi varlığının anlamını ve değerini bilemezsin. Bir tahtanın ne mucizelere konu olduğunu göremezsen doğa ile barışık olamazsın. Bir suyun binlerce yıl akıp gittiğini fark edemezsen su, sadece sıradan kalır.
Uygarlık, alet yapmayı beceren insanın alet yapmayı beceren bir sonraki nesile bıraktığı mirasla oluşur.
 
Uygarlık, dününü hatırlayan akıllar üzerinde büyür.
Eğer bugün bir Roma’dan söz ediliyorsa, bir taş üstüne bir taş koydukları içindir. Eğer, bugün bir Selçuklu deniyorsa bir taş üstüne bir taş daha koydukları içindir.
 
Ve eğer bir uygarlık süreklilik arzetmek istiyorsa ve yıllar sonra bile adından söz ettirmek istiyorsa var olanlara sahip çıkmalı ve onları tahrip etmeden koruyarak yeni eserlerin yolunu açmalıdır…
 
Uzatmayayım… Geçen gün Yassıada’nın adı değiştirilerek “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” haline getirildi ve açılışı yapıldı. Ancak adanın son hali içimizi acıttı. 
 
Bilindiği gibi Yassıada 1. derece doğal sit ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak kabul edilir yıllardır. Bizans Dönemi’nde inziva ve sürgün yeri olarak kullanılan adada bir manastır olduğu kalıntılardan ve antik kaynaklardan biliniyor. Yassıada’yı 19. yy ortalarında İngiliz elçisi Sir Henry Bulwer satın alındı ve şato yapıları, seralar, hizmet yapıları inşa ettirildi. Ada daha sonra Hidiv’lerin ailesi tarafından satın alındı. Ayrıca, adada 1960 İhtilali’nde Yassıada yargılamalarının yapıldığı spor salonunun da arasında bulunduğu tescilli yapılar bulunuyordu.
 
Bugün ‘Demokrasi Adası’ olarak adlandırılan Yassıada doğa koruma hukuku, demokrasi ve binlerce yıllık arkeolojik değerleri hiçe sayılarak denizin ortasında yükselen betondan bir ada haline getirilmiş
maalesef. Bu ada yazıktır ki ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ değil, bir doğa katliamı anıtı olarak çıktı karşımıza.
 
Bugün ‘Demokrasi Adası’ olarak adlandırılan Yassıada doğa koruma hukuku, demokrasi ve binlerce yıllık arkeolojik değerleri hiçe sayılarak denizin ortasında yükselen betondan bir ada haline getirilmiş. ‘Menderesler‘in anısına saygı duruşu’ olduğu iddiasıyla törenlere konu olan Yassıadamız yapay çimlerle, beton saksılar içine hapsedilen ağaçlarla ‘yeşillendirilerek’, doğal, arkeolojik ve kültürel tüm nitelikleri yok edilerek bir beton adası haline getirilmiş.
 
Betona tapanlar, tarihi yağmalayanlar, karanlık köşelerinden verdikleri emirlerle doğayı ve yaşamı yok edenler, “Bir iş yapılıyorsa doğa zarar görür, normaldir!” diyorlar. Korkuyla ve yalanla doğa ve mekân yağmasına sessiz kalanlar sevinin…
 
Yassıada’daki doğal hayatı, ağaçları, ormanı, patikaları, kuş yuvalarını, balık yumurtalarını yok ettiniz. Marmara ve İstanbul’un en değerli doğal yaşam alanlarından birini yok oluşun eşiğine getirdiniz. Şimdi sevinebilirsiniz… 
 
Zira Başta da anlattığım gibi kültür ve miras bizim en çok özenle sahip çıkmamız gerekenlerdir. Keşke doğal yapısı ve tarihi eserleri korunarak yapılabilseydi tüm bunlar. Ne yazık ki bir kültür ve miras değerimiz daha neredeyse yok edildi, güya tarihe sahip çıkmak adına...
 Mutlu musunuz?...
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  2.6.2020
İzlenme:  206
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Laiklik Vazgeçilir DeğildirArzu KÖK [ 3.3.2021 Devamı
Bu Vatan BizimArzu KÖK [ 15.2.2021 Devamı
Ne Olacak?Arzu KÖK [ 9.2.2021 Devamı
Üniversiteye KelepçeArzu KÖK [ 8.1.2021 Devamı
Bitmeyen YılArzu KÖK [ 27.12.2020 Devamı
The Truman ShowArzu KÖK [ 15.12.2020 Devamı
Akılla İnananlara... Arzu KÖK [ 4.12.2020 Devamı
Atatürk’ü Anlamak… Arzu KÖK [ 9.11.2020 Devamı
MuhalefetArzu KÖK [ 14.10.2020 Devamı
Mahşere Çok Yok…Arzu KÖK [ 26.9.2020 Devamı
Neler Oluyor?Arzu KÖK [ 21.9.2020 Devamı
Alkış!...Arzu KÖK [ 14.9.2020 Devamı
Öğretmen Yük mü?Arzu KÖK [ 2.9.2020 Devamı
Çocuktan Gelin Olmaz!Arzu KÖK [ 9.8.2020 Devamı
Kadın ve TeknolojiArzu KÖK [ 4.8.2020 Devamı
Fatih Sultan Mehmet'in Bedduası...Arzu KÖK [ 17.7.2020 Devamı
Cehaletin Sesi Aklı SusturuyorArzu KÖK [ 7.7.2020 Devamı
Savunma YürüyorArzu KÖK [ 23.6.2020 Devamı
Bitmeyen SenfoniArzu KÖK [ 30.5.2020 Devamı
Gençlerimiz!...Arzu KÖK [ 20.5.2020 Devamı
Kızılay Meydanı ve GüvenparkArzu KÖK [ 12.5.2020 Devamı
Evdeyiz!...Arzu KÖK [ 3.5.2020 Devamı
Ders Alacak mıyız?Arzu KÖK [ 25.4.2020 Devamı
100. YılArzu KÖK [ 22.4.2020 Devamı
Çölde Oluşturulan Vahalar Arzu KÖK [ 20.4.2020 Devamı
Corona ve DoğaArzu KÖK [ 11.4.2020 Devamı
Vicdan!...Arzu KÖK [ 4.4.2020 Devamı
Yarın Çok Geç Olabilir!...Arzu KÖK [ 31.3.2020 Devamı
Corona ve DuaArzu KÖK [ 21.3.2020 Devamı
Ulusal Yas… Arzu KÖK [ 2.3.2020 Devamı
Suriye ÇıkmazıArzu KÖK [ 24.2.2020 Devamı
Ölmek mi Kalmak mı?Arzu KÖK [ 9.2.2020 Devamı
Deprem!...Arzu KÖK [ 28.1.2020 Devamı
Çankaya’nın IşıklarıArzu KÖK [ 20.1.2020 Devamı
Vicdanınız Var Mı?Arzu KÖK [ 7.1.2020 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

TÜRKİYE TÜRKÇE İLE VAR OLMUŞTUR
Hüseyin TOPRAK

ŞÜKRETMEK…
M. Yahya EFE

Mutluluğun sırrı
Orhan SELEN

TARİHE YAN BAKMAK
Harika ÖREN

MAHYA IŞIKLARI
Belma Demir AKDAĞ

ŞİDDET, KADIN, SÖZLEŞME
Arzu KÖK

Laiklik Vazgeçilir Değildir
Metin Mercimek

BARIŞ DÜŞÜNCEMİZ IŞILDASIN
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Ahmet GÖKSAN

KARGANIN KARASI
Handan ÇÖLAŞAN

Polis Haftamız Kutlu Olsun
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !
Şahika ÖNER

BAHARDA; ŞAKAYIKLAR & AYI GÜLLERİ
Ayten YAVAŞÇA

GÜNEŞ İLE ÖZDEŞLEŞMİŞ ÜZÜMLERİN AŞKI!
Fevziye ŞİMDİ

TOM AMCA’NIN KULÜBESİ
Alev YILDIRIMCI

ÜNİVERSİTE ve ÜNİVERSİTELİ
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Oktay ZERRİN

ÇANAKKALE' DE
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Dr. Doğan KUŞMAN

ERMENİSTAN İLE TÜRKİYE İLİŞKİSİ
Dr. İbrahim ATEŞ

ŞA’BAN’IN YARISI (BERAT) GECESİ
Samet Şimşek

Aç Geldik Tok Gideceğiz
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam