Efece Haber 11. yılına giriyor... 
                        Devamı                       
 
 
Ankara Valisi Vasip Şahin Öğrencileri giydirdi
 
      Devamı  

 

 
 
 
 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan-Trump ile görüştü
  Devamı 

magazin
 
 Devamı  
 
Andria'nın hayat hikayesi
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20901662
Bugün Ziyaretçi :  4676
Aktif Ziyaretçiler :  77

Simgeler Üzerinden Siyaset…
 
- Andımız kaldırıldı okullarımızdan...
- T.C ifadesi kaldırıldı pek çok yerden…
- Atatürk heykellerine saldırılar başladı…
- Atatürk’e alenen hakaret edenler ceza almaz duruma geldi…
- Atatürk Orman Çiftliği arazisi, hadi Saray’ı geçtik ABD’ye elçilik yeri olarak satıldı…
- Okullarımızın müfredatından neredeyse Atatürk tamamen çıkarıldı…
- Okullarda artık Atatürk’ü kötülemek adına ödevler dahi verilir oldu…
- Bir anda Anıtkabir çevresinin imara açılması gündeme geldi…
- Millî mücadeledeki en değerli yapılar kaderine terk edildi…
- Adında Atatürk geçen yapılar, kurumlar tek tek yok ediliyor…
- Adında ‘Türk’ geçen toplumsal kuruluşların adından çıkarılmaya çalışılıyor ‘Türk’ sözcüğü…
- Şimdi de İstiklâl Marşı’nın bestesine kafayı takmış, hatta değiştirmek istiyorlar…
Aslında çok merak ediyorum bu ülkenin var olmasının en büyük nedenlerinden biri olan Atatürk ve onun yaptığı her şeyi yok görme, yerine bir şeyler koyma çabasının nedeni nedir? Nüfusun büyük bir bölümü için manevi değeri olan bu kavramlara, Atatürk’e ve İstiklâl Marşı’na bu kadar laf etmek ne demek?… Artık tüm bunlar Kemalizm ile hesaplaşmayı da geçti, ulusun tüm değerlerini yerinden oynatma, bir ulusu ulus olmaktan çıkarma noktasına geldi ve bu çok çok acı veriyor…
Siyasetin bu ulusun ortak simgeleri üzerinden yapılması maalesef ülkemizde çok yaygın. Anlamlı ya da anlamsız, tarihsel ya da güncel, genellikle dinsel ama zaman zaman da seküler sorunlar üzerinden toplumu ayrışma siyasetinin adıdır oysa bu. Özgürlükçü ve birleştirici olmak dururken ne gerek var ki bunlara? Bu toplumun simgelerini yok etmeye çalışırken yerine başka simgeler koymaya çalışmaları da aslına bakarsanız çok trajikomik bir durum. Ancak farkında değiller ki güya yerine koydukları şeylerin hiçbiri milli mücadelemiz ve Atatürk’ün yerini dolduramaz.
Evet bu ulusun simgeleri vardır. Bu konuda kimsenin sakin kalabildiğimi görmedim açıkçası. Örneğin uluslararası spor yarışmalarında ya da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının başka ülke vatandaşlarıyla yan yana/karşı karşıya geldiği ve kendilerini tanımlama ihtiyacı duyduğu bütün durumlarda ve tabii ulusal bayramlarda ay yıldızlı al bayrağımıza ve de İstiklâl Marşı’mıza yer var diye düşünüyorum. Ancak günümüzde bayrağımız herkes için aynı şeyi ifade ediyor olmasına rağmen artık insanımız birbirine kılıç çeker gibi bayrak çekiyor.  Bugün birçok durumda bayrak, “bu ülkeyi siz değil biz temsil ediyoruz!” anlamında kullanılıyor; tıpkı 80 milyonluk Türkiye nüfusunun 50 milyona inmesi gibi!… Bakın bu simge; etrafında birleşmek dururken, bölmeyi pekiştirmek adına kullanılıyor ki bu da büyük bir uçurumdan aşağı düşer gibi yuvarlandığımız felâketi daha da büyütüyor, hızlandırıyor… 
Diğer bir simgemiz de İstiklâl marşımızdır. O bir milli mutabakat menidir ve “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.”  O düşmanı topraklarımızdan kovmaktır… O özgürlüktür… O vatandır… O yarınlarımızdır… O Türkiye’dir… Bu niteliğini de ne tek başına sözlerinden alır ne de müziğinden. Bütünlüğünden alır. O sözler ve müzik birlikte güzeldir. Evet yıllardır müzik ile bestenin uyumsuz olduğu tartışmaları yapılır ama bu topluma mal olmuş, bu şekliyle benimsenmiş bu marşı bundan sonra ısrarla değiştirmek istemenin anlamı nedir, anlamıyorum bir türlü. Cumhurbaşkanı bestecileri göreve çağırdı bu hususta ve her gün yeni bir versiyon çıkıyor ortaya. Emin olun ki hiçbiri bizim İstiklâl Marşı’mızın tırnağı bile olamaz. Hiçbiri onun verdiği coşkuyu ve umudu vermiyor, vermeyecek de… Bizler marşımız ile çok çok mutluyuz, kimse değiştirmeye kalkmasın lütfen… 
Bir de şu vardır ki marşımız sözleri veya müziği bakımından değişikliğe uğratıldığında ya da bütünüyle değiştirildiğinde de evet ortada resmi bir milli marş olacaktır ama bu yeni marş, herhangi bir şeyin
varlığına delalet eden bir alamet ve insanları belirli bir şekilde davranma konusunda ikaz eden bir işaret olmanın ötesine geçip de bir toplumsal simge işlevini yitirecektir.  Zira toplumsal simgeler, sadece bir şeylerin varlığına işaret etmekle kalmayıp, insanları, varlığına delalet ettikleri şeyle bütünleşmek suretiyle kendi aralarında birliktelik oluşturmaya çağırır. İnsanları böyle bir varlığa katılmaya çağıran ve insanların kendilerini söz konusu birlikteliğin bir parçası olarak hissetmelerine köprülük eden şeylerdir. Bu simgelere dokunulması da bir anlamda bu ulusu bitirme çabalarının bir sonucu değil de nedir?
Unutulmamalıdır ki toplumsal simgeler, fiziken birbirlerinden ayrı ve farklı bireysel özneleri birleştirici bir özne halinde süreklileştiren bir çimento veya harç işlevi görür. Bu simgelere saldırmak, onların altını boşaltmak ise bu çimentonun tutmaması ve yıkımın kolaylaşması anlamı taşıyacaktır. Bu simgelere saldırılması ülkenin sokulmak istendiği cenderenin bir göstergesidir. Bir totaliterlik inşası adına toplumu derinden parçalamaya kalkmak, bu yolda her türlü cepheleşmenin önünü açmak ülkeyi bir felakete sürükleyecektir ki, en son ihtiyacımız olan da budur. 
Ulusun ortak simgelerine kimse dokunmasın artık… Zira kenarında olduğumuz uçurum yutacak bizleri… Toplum olarak aklımızı başımızı almalı, Atatürk ve Kemalizm altında birleşmeliyiz… Yoksa…
Arzu KÖK
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  4.4.2018
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Anadolu ve CumhuriyetArzu KÖK [ 30.10.2019 Devamı
Kaz Dağları ve KnidosArzu KÖK [ 10.9.2019 Devamı
Toplumu Ayrıştırmak…Arzu KÖK [ 4.9.2019 Devamı
Ölmek İstemiyorum!...Arzu KÖK [ 25.8.2019 Devamı
Satılan, Kirletilen CennetArzu KÖK [ 19.8.2019 Devamı
Eğitim Sınıfta Kaldı… Arzu KÖK [ 27.7.2019 Devamı
Tohumu Ekebilecek Var mı?Arzu KÖK [ 23.7.2019 Devamı
Ağaç Dikme BayramıArzu KÖK [ 15.7.2019 Devamı
Çankaya KöşküArzu KÖK [ 30.6.2019 Devamı
Ankara Numune HastanesiArzu KÖK [ 2.6.2019 Devamı
Gençler Neden Mutsuz Acaba?Arzu KÖK [ 21.5.2019 Devamı
Doğmamış İşçilerArzu KÖK [ 1.5.2019 Devamı
Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…Arzu KÖK [ 21.4.2019 Devamı
VisionaryArzu KÖK [ 4.4.2019 Devamı
İnsani Değerler!...Arzu KÖK [ 19.3.2019 Devamı
Elden Ayaktan Kesilmek!…Arzu KÖK [ 11.3.2019 Devamı
Kadın!...Arzu KÖK [ 8.3.2019 Devamı
Sorun Çözmek!...Arzu KÖK [ 17.2.2019 Devamı
Cahillik!...Arzu KÖK [ 5.2.2019 Devamı
Hazırcılık!...Arzu KÖK [ 24.1.2019 Devamı
Affet Bizleri Ceren!... Arzu KÖK [ 6.1.2019 Devamı
2018’den MektupArzu KÖK [ 27.12.2018 Devamı
Çocuk ve Şeytan!...Arzu KÖK [ 16.12.2018 Devamı
Hatay Cumhuriyeti MeclisiArzu KÖK [ 19.11.2018 Devamı
Atatürk’ü Özlemek…Arzu KÖK [ 10.11.2018 Devamı
Cumhuriyet BayramıArzu KÖK [ 27.10.2018 Devamı
TÜRKİYE İŞ BANKASI!...Arzu KÖK [ 17.10.2018 Devamı
AF!...Arzu KÖK [ 9.10.2018 Devamı
Geçmiş Olsun!...Arzu KÖK [ 2.10.2018 Devamı
Havalimanı…Arzu KÖK [ 17.9.2018 Devamı
Buğday!...Arzu KÖK [ 14.9.2018 Devamı
Savaş ve Barış ÜzerineArzu KÖK [ 4.9.2018 Devamı
Cumartesi Anneleri Arzu KÖK [ 27.8.2018 Devamı
Eğitim Sistemimiz!...Arzu KÖK [ 9.8.2018 Devamı
Çocukluğum ve Şimdi Arzu KÖK [ 2.8.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

CUMHURİYETÇİLİK
Bekir COŞKUN

Bütün kuşlar vefasız
Yekta Güngör ÖZDEN

Yaşam Savaşı
Hüseyin TOPRAK

“SEHVEN” AYMAZLIK…
M. Yahya EFE

Bizler Atatürk Çocuklarıyız
Orhan SELEN

HAKİMİN TANIMI YAPILSIN
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Harika ÖREN

Kasım’da Aşk başkadır
Belma Demir AKDAĞ

ATATÜRK’ÜN YOLU OKUMAKTAN GEÇER
Sevgi Ünal

BİREBİR ON BİR
Arzu KÖK

Anadolu ve Cumhuriyet
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Aynı çatı altında, aşkımız bir yalanmış
Handan ÇÖLAŞAN

15 Kasım KIBRIS 36.YIL KUTLAMALARI
Ahmet GÖKSAN

GÜCÜN BİLGİSİ
Aslı ASLANER

ZAMANIN DURDUĞU GÜN
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

10 KASIM ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜ VE FELSEFİ DÜŞÜNCELERİ
Fevziye ŞİMDİ

SATILIK SEVDA
Oktay ZERRİN

BİR EFECE HABER VARDIR
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Sevinç ŞİMŞEK

Deneyim yaşayarak olur
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam