Kilis Valisi Soytürk'ün Kilis'in İl oluşunun  24. yıldönümü mesajı
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un Öğrencilere başarılar diledi

 

Devamı 

 

 

 
 
Üniversite sınavları saat kaçta başlayıp, bitecek?
  Devamı 

 
magazin
 
Girne'de "Basma Fistan Giyerim Sergisi"
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  19839794
Bugün Ziyaretçi :  2191
Aktif Ziyaretçiler :  84

Hakkını Aramak!...
 
Çocuk yapboz yapmaktan sıkılıp legolarını döküyor yere, kocaman bir kule inşa etmeye koyuluyor. Sonra yaptığı kulenin en tepesine oturup bulutlara dokunmayı hayal ediyor. Ardından kuş sesleri; cik cik cikkk... Hayalinde çok mutlu, gülümsüyor… Tam o esnada ayağına lego takılan ablası; “ne biçim çocuksun!” diye bağırıyor. Kule yıkılıyor, kuş uçuyor, bulutlar uzaklaşıyor, çocuk ağlamaklı…
Çocuk elindeki bardağı düşürüp kırdığında tiz bir ses yükseliyor; “sakar” diye. Boynunu büküp gizleniyor çocuk masanın altına, susuzluğuyla birlikte…
Çok neşeliydi o gün, kendince güzel bir şarkı söylemeye başladı bağıra bağıra. “Kes sesini, başımı şişirdin” dedi annesi. Sesini kesiyor ve şarkı söylemek istemiyor artık…
Kardeşi oyuncağını sakladı bir gün. Geri almaya çalışırken didişti biraz kardeşiyle. Tam o esnada babası geldi: “Sen büyüksün, utanmalısın!” dedi. Oysa sadece bir yaş büyüktü. 
Utandı çocuk, hakkını aramaktan vazgeçti. O gün bugündür o ve onun gibi bir sürü çocuk hakkını aramaktan vazgeçip koca bir toplum haline geldi. 
Hakkını aramayan insanların her gün onlarcasıyla karşılaşıyoruz. Yanımızdan geçiyorlar, arkamızda bekliyorlar. Bu sebeple zamanlarını, paralarını, sağlıklarını, itibarlarını kaybedebiliyorlar. Özellikle Türkiye'de, özellikle resmi işlemlerde, özellikle hizmet sektöründe. Sanki birileri çıkıp onlara “Hakkını aramak senin hakkın değil” demiş de sinmişler köşelerine…
Oysa haksızlıklara karşı direnme hakkı ve ödevi insan olmakla, iyi bir vatandaş olmakla eşdeğerdir. Bunun için şu veya bu koltuğa ihtiyaç yok. Bir dolmuş şoförünün küstahlığından, hükümetlerin yaptığı haksızlıklara kadar her kademede kanunların sınırları içerisinde direnmeyen vatandaş sayılmaz aslında. Ancak susan bir robot denilebilir ona… Susan robotlardan oluşan bir toplum ise ileri ve haysiyetli bir toplum sayılmaz. Böyle bir toplum ise asla uygarlık seviyesine ulaşamaz. 
Bir ülkede şoför hakkından fazlasını istemek ve de zorla almak cesaretini kendinde bulursa, esnaf müşterisini rahatlıkla kazıklarsa, müteahhit en fahiş kârla hükümeti ve vatandaşı kazıklarsa, birileri sırf kıyafetini beğenmedi diye sokak ortasında kadınları dövmeye kalkıyorsa böylesi bir ülkede vatandaş da hükümet de yok demektir. Çünkü batılı anlamda vatandaş demek, hükümet güçlerinin, polisin ve jandarmanın bulunmadığı yerde, kanuna ve kanun egemenliğine sahip çıkan kişi demektir. Yani bir anlamda, kendi haklarına ve onuruna sahip çıkması, bunun için de gerekiyorsa direnmesiyle, kanunları harekete geçirmesi gereken kişidir vatandaş... 
Bir düşünsenize aslında insanlık ve erdem adına kazanılmış bütün zaferler, aslında haksızlıklara karşı direnişlerin tarihinden başkası mıdır? Sokrates, baldıran zehrini içerken, inançları uğruna direnişini en soylu biçimde hayatıyla değerlendirmiyor muydu?
Galile’den Simavna Kadısı Şeyh Bedrettin’e; Jean d’Ark’tan 1968 işgalini Vaslavsky Meydanı’nda kendisini yakalayarak protesto eden Çekoslavakyalı felsefe öğrencisi Jan Palach’a kadar, insanlığın altın sayfalarında ölümsüzleşen nice kahraman, Zulme ve haksızlığa karşı direnen insanlar olarak, yalnız kendi çağlarına değil, gelecek zamanlara da anlam katmış ve katmaya da devam edeceklerdir.
Tabii bir de ülkemizin problemlerine sahip çıkmak zorunluluğunda olan aydınların, bu sorunları su üzerine çıkarmaya, bunlara çözüm yolu bulmaya, kendi olanakları ölçüsünde eyleme geçmeye mecbur değil midir? Oysa ki bizim aydınlarımız çoğunlukla toplumu ezen haksız güçlerin yanında yer almaktadırlar. Türlü hesaplarla, korkup susarak ya da “eyyamcı” olmayı en akıllı, en gerçekçi hayat
felsefesi zannedecek kadar silik ve bencil olduklarından… Bu aslında aydınların kendi varoluşlarını inkâr etmelerinden başka bir şey değildir. 
En basit vatandaşlık ödevimizi yapabilmek, sadece kanunlara ve toplumumuza değil, ilkin kendimize saygı duymamızla olasıdır. Her şey, tüm çözüm yolları aslında bu çok kolay gibi görünen vatandaşlık görevimize gelip dayanmaktadır aslında. Bilinmelidir ki; bütün bunalımlar, ülkemiz adına bizi üzen her şey, aslında vatandaşla başlayıp vatandaşla biten bir sorumluluk mekanizmasının iyi işlemesinden başka bir şey değildir. Vatandaş, siyasal tercihlerinden tutun da eylemlerine kadar, sorumluluk bilinci isteyen her davranışında kendi yanında değil, kendi karşısında yer almaktadır ne yazık ki. Oysa yolsuzluklara, kanunsuzluklara karşı direnmek her vatandaşın en önemli görevidir. Gerçi bu ülkede hakkını arayanlar da türlü işkencelerden geçirildi, asıldı, cop darbelerine, biber gazına, tazyikli sulara maruz kaldı ama bunlar hep yıldırma, hakkını aramaktan vazgeçirme taktikleri değil midir?
Haksızlıklara karşı susan insanlar kendileri gibi birini yarı ilah haline getirir. Çevre dalkavuklaşır, kölelik başlar… Ve toplumun dramı nice kanlı kavgalara sahne olur, bir çember içine sıkışır. Ki sonuçlarını bugün son raddesine kadar görmekte değil miyiz? 
Güzel yurdumuzu bu çemberden kurtarmak adına haksızlıklara karşı direnmek ve gerçekleri apaçık haykırmak zorundayız. Bu vatanı her türlü siyasal çıkarların üzerinde tutarak ve aklın yolunda kavgayı sürdürmek bir zorunluluktur. Haklarınızı korumak adına daha ne duruyorsunuz?...
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  12.5.2018
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Ankara Numune HastanesiArzu KÖK [ 2.6.2019 Devamı
Gençler Neden Mutsuz Acaba?Arzu KÖK [ 21.5.2019 Devamı
Doğmamış İşçilerArzu KÖK [ 1.5.2019 Devamı
Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…Arzu KÖK [ 21.4.2019 Devamı
VisionaryArzu KÖK [ 4.4.2019 Devamı
İnsani Değerler!...Arzu KÖK [ 19.3.2019 Devamı
Elden Ayaktan Kesilmek!…Arzu KÖK [ 11.3.2019 Devamı
Kadın!...Arzu KÖK [ 8.3.2019 Devamı
Sorun Çözmek!...Arzu KÖK [ 17.2.2019 Devamı
Cahillik!...Arzu KÖK [ 5.2.2019 Devamı
Hazırcılık!...Arzu KÖK [ 24.1.2019 Devamı
Affet Bizleri Ceren!... Arzu KÖK [ 6.1.2019 Devamı
2018’den MektupArzu KÖK [ 27.12.2018 Devamı
Çocuk ve Şeytan!...Arzu KÖK [ 16.12.2018 Devamı
Hatay Cumhuriyeti MeclisiArzu KÖK [ 19.11.2018 Devamı
Atatürk’ü Özlemek…Arzu KÖK [ 10.11.2018 Devamı
Cumhuriyet BayramıArzu KÖK [ 27.10.2018 Devamı
TÜRKİYE İŞ BANKASI!...Arzu KÖK [ 17.10.2018 Devamı
AF!...Arzu KÖK [ 9.10.2018 Devamı
Geçmiş Olsun!...Arzu KÖK [ 2.10.2018 Devamı
Havalimanı…Arzu KÖK [ 17.9.2018 Devamı
Buğday!...Arzu KÖK [ 14.9.2018 Devamı
Savaş ve Barış ÜzerineArzu KÖK [ 4.9.2018 Devamı
Cumartesi Anneleri Arzu KÖK [ 27.8.2018 Devamı
Eğitim Sistemimiz!...Arzu KÖK [ 9.8.2018 Devamı
Çocukluğum ve Şimdi Arzu KÖK [ 2.8.2018 Devamı
Beter Olsunlar!...Arzu KÖK [ 20.7.2018 Devamı
Kayıp Çocuklar ve İdam!...Arzu KÖK [ 10.7.2018 Devamı
CargillArzu KÖK [ 1.7.2018 Devamı
Kambur Felek!...Arzu KÖK [ 27.6.2018 Devamı
Kıraathane!... Arzu KÖK [ 22.6.2018 Devamı
BabamArzu KÖK [ 17.6.2018 Devamı
Karar Sizin!... Arzu KÖK [ 14.6.2018 Devamı
Düşman!...Arzu KÖK [ 5.6.2018 Devamı
Ankara Demiryolları MüzesiArzu KÖK [ 31.5.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

KARAMSAR BİR BAYRAM YAZISI…
M. Yahya EFE

YÜREĞİ SEVGİ DOLU İNSANLAR...
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

Hayvanlar rehber olsun
Harika ÖREN

GERÇEK BABALARIN GÜNÜ
Belma Demir AKDAĞ

GÖRDÜM DUYDUM YAZDIM…
Sevgi Ünal

DEĞNEĞİN UÇLARI
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Arzu KÖK

Ankara Numune Hastanesi
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Handan ÇÖLAŞAN

Anneler Gününüz kutlu olsun
Ahmet GÖKSAN

ÇÖZÜMÜN NEFRETİ
Ayten YAVAŞÇA

Kültür bir yaşam biçimidir
Aslı ASLANER

GENELGEYLE DEVRİM
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

TEZİM ERDEM, YOLUM ERDEM
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Melek Adalet ÖNOL

"Sevince"
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Fevziye ŞİMDİ

MERHABA
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam