Türkiye'nin Coronavirüs Tablosu

 Devamı 
 
 
Kiiis'in il oluşunun 25. yıldönümü kutlu olsun!
 Devamı    

 

 
 
    Fransa gözünü AB'ye çevirdi 
  Devamı 

magazin
 
 
 
Bu bahar siyah & beyaz Moda
 
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  22701906
Bugün Ziyaretçi :  2213
Aktif Ziyaretçiler :  103

Beter Olsunlar!...
 
Son zamanlarda herkesin dilinde “sonuçlardan razı olanlar beter olsunlar” sözcükleri dolanıyor. Sonra arkasından da ekliyorlar “Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir” sözünü. Bu söz kuvvetler ayırımı esasını ortaya atan, yazdığı kitapta yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirlerinden ayrılmasının önemini belirten Fransız politik düşünür Montesquieu’ ye ait. 
Günümüzden 329 yıl önce doğan bir filozofun söylediği sözün bugün de geçerliliğini sürdürmesi ve hâlâ kullanılıyor olması neyi çağrıştırıyor sizlere? Ulusu oluşturan bireylerin niteliği ile o ulusun yönetenlerin arasında bir korelasyon (biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şey arasındaki ilişki) olduğunu vurgulayan bu cümle Atatürk’e, İnönü’ye, Bismarck’a, Churchill’e, Hz. Muhammed’e… vb.. mal edilerek de söylenegelmiştir. 
 
Montesquieu’den bir buçuk asır sonra doğmuş olan başka bir düşünür Nietzsche: “Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır! Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir!” diyor. Bazılarının kızdığını görür gibiyim ama bu sözü söyleyen ben değilim… Katılıp katılmamak da size kalmış…
"Beter Olsunlar!" diyenlere aslında Yakup Kadri, YABAN romanındaki şu paragrafıyla sesleniyor: "Anadolu halkının bir ruhu vardı; nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. Onu, hayvani duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin! Ne ektin ki, ne biçeceksin."
 
Şimdi biz de soruyoruz o lafı kullananlara ve diyoruz ki ne ektiniz de ne biçmeyi bekliyorsunuz?
Türk Devrimi, Atatürk’ün kendi anımsatmasıyla, “Yalnız Türk ulusu için değil, bütün uygar insanlık için üzerinde dikkatle durulmaya değer bir hareket” olmasına karşın, evrensel ölçekte yol gösterici niteliği ulus, yurt ve devletimizin hizmetinden uzak tutulageldi yıllardır. 
 
Bu baltalama yazıktır ki 1960’lardan başlayarak özellikle sol ve sağ doktriner bakışlı örgütlü saldırılar eşliğinde ve belki de sistemli bir şekilde yapıldı. Ancak Atatürk’ü önyargısız ve toplumbilimsel içeriğiyle incelemesini bilenler O’nun demokrasi uygarlığına yaptığı bu büyük ve kalıcı katkıyı görebiliyorlardı. Görmeyenler ise onun altını oymak adına yıllarca mücadele edip bugünlere getirdiler ülkemizi. O nedenle şimdi kimsenin şikâyet hakkı kalmamıştır.
 
Atatürk’ten sonra yalnız demokratik devletçi ekonomi ve özellikle sanayi ve demiryolu atılımı ile toprak reformu değil, demokratik-halkçı eğitim devrimi de ters yüz edilmeğe, örneğin Köy Enstitüleri kapatılmaya başlandı. Okullarda demokratik düzenin bilgileri, kurum, ilke ve ölçüleri, değerleri öğretilmez oldu. Atatürk’ün özel olarak bu konuları işlemek üzere kendi eliyle yazdığı ve herkesçe özgürce irdelenip eleştirilerek okunması için Prof. Afet İnan’ın adıyla yayınlanmasını uygun gördüğü YURTTAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER adlı kitap bile 1939’dan sonra okullarda okutulmaz oldu!...
 
Bunlar sayabileceklerimiz sadece bir kısmı… 
Şimdi çıkmış diyorlar ki: “ Biz komprador müteahhitleri bir yerlere taşıma aracı değiliz. Biz kimseye kul olmayacağız, biz özgür bireyiz. Bize liderlik yapacakların, liderlik vasıflarına göre ve bilgi birikimine göre onları kabulleniriz. Biz toplumun din, mezhep ve ırk temelinde ayrıştırılmasının sakıncalarının bilincindeyiz. Biz bu tür ayrıştırmalara şiddetle karşıyız...” Ne güzel de diyorlar değil
mi? Ama söylediklerinin tam tersini yapıp sadece kolay olanı seçim bugüne kadar gelişmesine tek katkı vermedikleri toplumu suçlayıp “Beter Olsunlar!” diyerek çekiyorlar kendilerini bir kenara. 
Aslında söylenecek söz çok ama… 
 
Sadece yine Montesqueiu’nin bir geliyor aklıma yine: “Bir ülkede yalakalığın getirisi, dürüstlüğün getirisinden daha fazla ise o ülke batar”
İstediğiniz bu mu?
 
Arzu KÖK
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  20.7.2018
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Cehaletin Sesi Aklı SusturuyorArzu KÖK [ 7.7.2020 Devamı
Savunma YürüyorArzu KÖK [ 23.6.2020 Devamı
Kültür – Miras ve YassıadaArzu KÖK [ 2.6.2020 Devamı
Bitmeyen SenfoniArzu KÖK [ 30.5.2020 Devamı
Gençlerimiz!...Arzu KÖK [ 20.5.2020 Devamı
Kızılay Meydanı ve GüvenparkArzu KÖK [ 12.5.2020 Devamı
Evdeyiz!...Arzu KÖK [ 3.5.2020 Devamı
Ders Alacak mıyız?Arzu KÖK [ 25.4.2020 Devamı
100. YılArzu KÖK [ 22.4.2020 Devamı
Çölde Oluşturulan Vahalar Arzu KÖK [ 20.4.2020 Devamı
Corona ve DoğaArzu KÖK [ 11.4.2020 Devamı
Vicdan!...Arzu KÖK [ 4.4.2020 Devamı
Yarın Çok Geç Olabilir!...Arzu KÖK [ 31.3.2020 Devamı
Corona ve DuaArzu KÖK [ 21.3.2020 Devamı
Ulusal Yas… Arzu KÖK [ 2.3.2020 Devamı
Suriye ÇıkmazıArzu KÖK [ 24.2.2020 Devamı
Ölmek mi Kalmak mı?Arzu KÖK [ 9.2.2020 Devamı
Deprem!...Arzu KÖK [ 28.1.2020 Devamı
Çankaya’nın IşıklarıArzu KÖK [ 20.1.2020 Devamı
Vicdanınız Var Mı?Arzu KÖK [ 7.1.2020 Devamı
2020’nin Yıldız FalıArzu KÖK [ 31.12.2019 Devamı
1921 Maarif Kongresi Arzu KÖK [ 24.11.2019 Devamı
Anadolu ve CumhuriyetArzu KÖK [ 30.10.2019 Devamı
Kaz Dağları ve KnidosArzu KÖK [ 10.9.2019 Devamı
Toplumu Ayrıştırmak…Arzu KÖK [ 4.9.2019 Devamı
Ölmek İstemiyorum!...Arzu KÖK [ 25.8.2019 Devamı
Satılan, Kirletilen CennetArzu KÖK [ 19.8.2019 Devamı
Eğitim Sınıfta Kaldı… Arzu KÖK [ 27.7.2019 Devamı
Tohumu Ekebilecek Var mı?Arzu KÖK [ 23.7.2019 Devamı
Ağaç Dikme BayramıArzu KÖK [ 15.7.2019 Devamı
Çankaya KöşküArzu KÖK [ 30.6.2019 Devamı
Ankara Numune HastanesiArzu KÖK [ 2.6.2019 Devamı
Gençler Neden Mutsuz Acaba?Arzu KÖK [ 21.5.2019 Devamı
Doğmamış İşçilerArzu KÖK [ 1.5.2019 Devamı
Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…Arzu KÖK [ 21.4.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

YÜKSELEN MİLLİYETÇİLİK
Bekir COŞKUN

KORKU...
Yekta Güngör ÖZDEN

Toplumsal Sınav
Hüseyin TOPRAK

BEKTAŞİLİK…
M. Yahya EFE

Hayatı paylaşmak lazım!
Orhan SELEN

GÖRME ENGELLİLERİN MANTIĞI
Harika ÖREN

ŞİŞMAN FİGÜRLERİYLE KOLOMBİYALI BOTERO
Belma Demir AKDAĞ

KURALLARA UYMAYANLARIN DİKKATINE
Arzu KÖK

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Ahmet GÖKSAN

HUYUN HUYSUZU
Sevgi Ünal

BEN BİR KORKAĞIM
Metin Mercimek

GÜNÜMÜZ AİLESİNDE "BEN" VE "BİZ" DÜŞÜNCESİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Handan ÇÖLAŞAN

TEYZEM...
Şahika ÖNER

ANTALYA BEYDAĞLARININ HİKAYESİ
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Fevziye ŞİMDİ

SATILIK SEVDA
Oktay ZERRİN

SEVGİ TOPLUMUNDAN NEFRET TOPLUMUNA !
Sevinç ŞİMŞEK

Dikkat ettiniz mi?
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam