Kilis Valisi Soytürk'ün Kilis'in İl oluşunun  24. yıldönümü mesajı
 

Devamı 

 

Rektör Karacoşkun'un Öğrencilere başarılar diledi

 

Devamı 

 

 

 
 
Üniversite sınavları saat kaçta başlayıp, bitecek?
  Devamı 

 
magazin
 
Girne'de "Basma Fistan Giyerim Sergisi"
  Devamı  
 
 

Hamiyet Yüceses-Sevmekten kim usanır

 

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  19839786
Bugün Ziyaretçi :  2183
Aktif Ziyaretçiler :  83

Havalimanı…
 
Henüz yapım aşamasında olan 3. Havalimanında eylem var bu günlerde. İşçiler yemeklerin sağlıklı koşullar altında yapılmasını, maaşların ödenmesini, servis sorunun çözülmesini, yatakhane ve banyoların temizlenmesini, tahtakurusu probleminin çözülmesini talep ediyor. Ne kadar insani talepler değil mi? Ama gözaltılar bitmiyor. Şartları düzeltmek yerine işçilere gözdağı verilme çabası söz konusu. Ne acı değil mi? Oysa istedikleri sadece insani şartlar altında çalışmak, çalışabilmek.
Unutmayın ki bu insanlar katil değil, hırsız değil, ülkeyi yandaşlara peşkeş çekmediler… Fabrikaları, kamu mallarını, yaylaları, akarsuları, kentleri talan etmediler… Köle gibi çalıştırılmaya itiraz edip haklarını istiyorlar. İnsanca yaşamak istiyorlar sadece. Sessiz kalmayın!...
Gerçi bu havalimanı projesi ilk kararın alındığı günden beri tartışma konusu oldu. Zira İstanbul’un nefesi bilinen Kuzey Ormanları seçilmişti havalimanı yeri için. O günden bugüne binlerce ağaç katledildi, belki daha da katledilecek.
Şimdi bir de havalimanının bitimine az bir süre kalınca isim konusu geldi gündeme. Akıllarında bir isim var. Bizler kapanacak olan Atatürk Havalimanı’nın adının verilmesini istiyoruz ama düşünüldüğü söylenilen isim Abdülhamit Han… Şimdi size tarihten iki olay anlatayım da siz ne düşüneceksiniz görelim. İlk olay Abdülhamit döneminde diğeri Atatürk döneminde yaşanan… 
1- 113 yıl önce birkaç Rus savaş gemisi, Karadeniz'de karasularımıza tecavüz ederek Terkos açıklarına demirledi! Ruslar İstanbul'u tehdit ediyor ve Halim'in asılmasını istiyordu.
Bu savaş ilanı sayılırdı. Osmanlı'nın cevabı, ÇİÇEK ile karşılamak oldu Rusları!
Halim Sivaslıydı. Manastır'da askerdi. Askeri karakol önünde nöbet tutarken tanımadığı sivil biri gelip "niye selam vermedin?" diye çıkışmıştı. Bu kişi Manastır Rus konsolosu Rostkovski idi. Osmanlı askerlerine, yabancı konsolosları selamlamak zorunluluğu getirilmişti
Rus konsolos haddini aşan tavırlarıyla bilinen, Türk ahali ve askerlerine kötü davranışlarına defalarca şahit olunmuş biriydi. Konsolos hiddetlendi, Halim'e hakaret ederek kamçısıyla vurmaya başladı. Halim silahına davrandı.
İşte bu olay sonrası Rus gemileri Sivaslı Halim'in cezalandırılması için İstanbul'a dayandı! 
Ruslar çiçeklerle karşılandıktan sonra Manastır'da mahkeme kuruldu: Sadece Halim değil yanındaki nöbetçi dahi idama mahkûm edildi! Oysa kendisine hakaret eden, vuran konsolosu öldürdükten sonra silahını Enver Bey’e teslim etmiştir. Olayın şahidi Enver Bey mahkemeyi de takip etmiş, idam kararını engellemeye çalışmış ise de başaramamıştır. 
Beklenti, karara rağmen idamların saray tarafından hapse çevrilmesi yönündeydi. Zira Rus konsolosun haddini aştığı herkes tarafından bilinmekteydi. Ayrıca Osmanlı askeri "üniformalı konsoloslara" selam vermekle yükümlüydü. Oysa o gün konsolos sivildi ve Halim'in onu tanımaması normaldi. Ve bir gün, beklentilerin aksine Halim ve Abbas asıldı! Olayla hiç alakası olmayan, Türk askerler lehinde tanıklık eden ya da bu haksızlığa itiraz eden birçok subay azledildi, hapse atıldı.
O gün Türk askerlerinin idam edilmesi için baskı yapmak amacıyla karasularımızı işgal eden Rus savaş gemisini çiçekle karşılattığı bölgenin kıyısında yapılıyor 3. Havalimanı.
Manastır'da hakaret edip kırbaçladığı Osmanlı askeri Sivaslı Halim tarafından vurulan Rus konsolos, bugün hala anılıyor. Ancak Sivaslı Halim ve sadece orada bulunduğu için asılan Abbas'ın mezarı bile belli değil.
2- 1934 yılının Temmuz ayı... İngiltere’nin Akdeniz filosu, Akdeniz’de (Aynen günümüz ABD’nin 6. Filosu gibi) dolanıp durmaktadır. Bu filo, Adalar Denizi’nde (Ege’de) Sisam Adası yakınına gelir. Birkaç İngiliz askeri tekneyle Kuşadası’nın Dipburun yöresindeki Kanapiçe Koyu kıyısına yaklaşır. Denizciler karaya çıkar. 
Tam o sırada Dipburun Karakol erleri “Dur! Teslim ol!”  diye uyarır. İngiliz askerleri Mehmetçiğin bu uyarısını dinlemeyip, teknelerine doğru kaçarlarken, Balıkesirli Er Musa şaşmaz tüfeğinin tetiğini arka arkaya çeker. İngiliz subaylarından birisi ölü olarak denize düşer, diğerleri ise ağır biçimde yaralanır. Kuşadası Kaymakamı Dilaver Argun Ankara’yı bilgilendirir. 
İngilizler öfkelidir: Dün kurulan zayıf bir devletin askeri, nasıl olur da İngiliz askerini öldürür! Bu olacak şey değildir. Türkiye toprağı ne demekmiş? Her İngiliz, izinsiz olarak her devletin toprağına ayak basabilir! Bu öfke selinde görüşmeler başlar. İngilizler “Er Musa’nın kesinlikle cezalandırılmasını” isterler... Ve çok geçmeden daha büyük bir donanma ile Kuşadası kıyılarına yanaşmak için harekete geçerler. Hükümet bu gelişmeleri, Bolu’yu ziyaret etmekte olan Atatürk’e 18 Temmuz akşamı telgrafla bildirir. 
Olayı öğrenen Atatürk ne yapar dersiniz? Atatürk, ‘Atatürk gibi’ iş yapar! O an Cevat Abbas’a Ankara’ya iletilmek üzere “Türk askeri, kendisine düşen vazifeyi yapmıştır” der ve Bolu’dan ayrılır. Hükümet ise Kaymakam Dilaver Ergun’a bir takdirname ve para ödülü gönderir. Bu arada, Ege bölgesindeki birlikler kısmi seferberlik durumuna geçirilir. İzmir Müstahkem Mevki Komutanlığı birlikleri, Balıkesir’den 2. Kolordu ile Afyon’daki 1. Kolordu bölgeye doğru yola çıkar! Karar kesindir: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneten iktidar, “Er Musa için” dünyanın ‘kabadayısı’ İngiltere ile gerekirse savaşacaktır! 
Bu kararlılık karşısında İngiliz elçisi, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’ı ziyaret etmek zorunda kalır. Atatürk’ün Bakanı, Atatürk’ten aldığı talimat üzerine Elçi’yi hiç konuşturmadan, “İngiliz askerlerinin bağımsız bir devletin topraklarında ne işi vardır?” gibi seri sorularla bunaltır... Tehdit için gelen Elçi, sonunda özür diler ve sorun böylece kapanır.
Şimdi ben tarihte yaşanmış, iki olayı sundum ve sizlere soruyorum: 3. Havalimanına,  1933'te Kanapiçe Koyu'nda görevi gereği bir İngiliz subayı vurup diğerini yaralayan Balıkesirli er Musa için İngiltere ile savaşı göze alan Atatürk'ün ismi mi, Sivaslı Halim ve Abbas'ı Ruslar istedi diye asan Abdülhamit Han'ın ismi mi daha çok yakışır?  
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  17.9.2018
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Ankara Numune HastanesiArzu KÖK [ 2.6.2019 Devamı
Gençler Neden Mutsuz Acaba?Arzu KÖK [ 21.5.2019 Devamı
Doğmamış İşçilerArzu KÖK [ 1.5.2019 Devamı
Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…Arzu KÖK [ 21.4.2019 Devamı
VisionaryArzu KÖK [ 4.4.2019 Devamı
İnsani Değerler!...Arzu KÖK [ 19.3.2019 Devamı
Elden Ayaktan Kesilmek!…Arzu KÖK [ 11.3.2019 Devamı
Kadın!...Arzu KÖK [ 8.3.2019 Devamı
Sorun Çözmek!...Arzu KÖK [ 17.2.2019 Devamı
Cahillik!...Arzu KÖK [ 5.2.2019 Devamı
Hazırcılık!...Arzu KÖK [ 24.1.2019 Devamı
Affet Bizleri Ceren!... Arzu KÖK [ 6.1.2019 Devamı
2018’den MektupArzu KÖK [ 27.12.2018 Devamı
Çocuk ve Şeytan!...Arzu KÖK [ 16.12.2018 Devamı
Hatay Cumhuriyeti MeclisiArzu KÖK [ 19.11.2018 Devamı
Atatürk’ü Özlemek…Arzu KÖK [ 10.11.2018 Devamı
Cumhuriyet BayramıArzu KÖK [ 27.10.2018 Devamı
TÜRKİYE İŞ BANKASI!...Arzu KÖK [ 17.10.2018 Devamı
AF!...Arzu KÖK [ 9.10.2018 Devamı
Geçmiş Olsun!...Arzu KÖK [ 2.10.2018 Devamı
Buğday!...Arzu KÖK [ 14.9.2018 Devamı
Savaş ve Barış ÜzerineArzu KÖK [ 4.9.2018 Devamı
Cumartesi Anneleri Arzu KÖK [ 27.8.2018 Devamı
Eğitim Sistemimiz!...Arzu KÖK [ 9.8.2018 Devamı
Çocukluğum ve Şimdi Arzu KÖK [ 2.8.2018 Devamı
Beter Olsunlar!...Arzu KÖK [ 20.7.2018 Devamı
Kayıp Çocuklar ve İdam!...Arzu KÖK [ 10.7.2018 Devamı
CargillArzu KÖK [ 1.7.2018 Devamı
Kambur Felek!...Arzu KÖK [ 27.6.2018 Devamı
Kıraathane!... Arzu KÖK [ 22.6.2018 Devamı
BabamArzu KÖK [ 17.6.2018 Devamı
Karar Sizin!... Arzu KÖK [ 14.6.2018 Devamı
Düşman!...Arzu KÖK [ 5.6.2018 Devamı
Ankara Demiryolları MüzesiArzu KÖK [ 31.5.2018 Devamı
Gençlerden Mesaj!...Arzu KÖK [ 19.5.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Prof. Dr. Hikmet Y CELKAN

DEMOKRASİ ÜZERİNE - II
Hüseyin TOPRAK

KARAMSAR BİR BAYRAM YAZISI…
M. Yahya EFE

YÜREĞİ SEVGİ DOLU İNSANLAR...
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Annem…
Orhan SELEN

Hayvanlar rehber olsun
Harika ÖREN

GERÇEK BABALARIN GÜNÜ
Belma Demir AKDAĞ

GÖRDÜM DUYDUM YAZDIM…
Sevgi Ünal

DEĞNEĞİN UÇLARI
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Arzu KÖK

Ankara Numune Hastanesi
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Handan ÇÖLAŞAN

Anneler Gününüz kutlu olsun
Ahmet GÖKSAN

ÇÖZÜMÜN NEFRETİ
Ayten YAVAŞÇA

Kültür bir yaşam biçimidir
Aslı ASLANER

GENELGEYLE DEVRİM
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

TEZİM ERDEM, YOLUM ERDEM
Sevinç ŞİMŞEK

Kadın olmak!
Melek Adalet ÖNOL

"Sevince"
Oktay ZERRİN

Ramazan Mektubu
Fevziye ŞİMDİ

MERHABA
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam