Ankara’da Düzenlenen 2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni
                        Devamı                       
 
Kilis Valisi Recep Soytürk KİYÜ’de Ders Verdi
      Devamı  

 

 
Sözün bittiği yerdeyiz!
 
 
Barış Pınarı Harekatının 8. gününde 637 Terörist etkisiz hale getirildi.
  Devamı 

magazin
 
Timoçin ve Efe Ailelerinin düğünü güzeldi…
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20696450
Bugün Ziyaretçi :  954
Aktif Ziyaretçiler :  100

Hazırcılık!...
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülke ne çektiyse hazırcılıktan çekti, artık bu devri kapatıyoruz" dedikten sonra, "Bir ürün ve hizmetin ülkemizde üretimi mümkünse gerekirse daha çok para ve zaman harcayıp bu yönde hareket etmeliyiz" ifadelerini kullandı. Ancak 2002 yılından beri iktidarda olan bir yönetimin bugüne kadar hiçbir şey yapmaması sonucu her şeyimiz ithal hale gelmedi mi?
 
Her şeyi bir kenara bırakırsak bile şöyle bir baktığımızda yüz yirmi altı ülkeden yüz otuz üç ayrı sebze ve meyveyi ithal etmekte Türkiye. Bunların arasında neler var, neler... Karpuz, elma, kereviz, sarımsak, susam, patates, lahana, marul, havuç, baklagiller, turunçgiller, kivi, enginar, üzüm, salatalık, armut, domates, kavun, ayva, erik, sivri biber, marul, nar, lahana, şeftali, kiraz, dolmalık biber, turp, patlıcan, muz, pırasa, hurma, zeytin, ceviz, buğday, mısır, pirinç, çay... Taze ve yaş soğan bile satın almaktayız dışarıdan. Pamuk ülkesi olarak pamuk ithal etmekteyiz. Kendi kendine yeten bir ülke, nasıl kendi karnını doyurmaktan aciz duruma geldi? Bir düşünmek gerekmiyor mu?  
 
Yukarıda sıralanan ürünlerin çoğu ülkemizde bolca yetiştirilmekteydi bir dönemler. Ne yazık ki yıllardır uygulanan yanlış politikalar nedeniyle köylülerimiz üretimden vazgeçti. Türkiye, uzun soluklu eğitim ve üretim çalışmasını becerememekte ne yazık ki. Gençleri sokaklarda bomboş gezen bir toplum, en değerli varlıkları için bir şeyler yapamamanın çaresizliğini hazırcılığa dönüştürmekte. Çok yazık değil mi?
 
Yerli üretimden kaçarak kendi kaynaklarını baltalayan bir ülkenin başarıya ulaşması düşünülebilir mi? Zira üretmeyen toplumlar dışa bağımlı hale gelir. Günümüzde olduğu gibi.
 
Yazık ki açık pazar olduk Batı’ya. Üstelik kürsülerde din-iman edebiyatıyla höykürdüğümüz Batı'ya… Biz onlara sövdük onlar bilim üretti… Biz onlara sövdük onlar bize ürün sattı…
Biz tembelliğe, hazırcılığa, döke-saça yemeye alıştık. Onlar daha çok çalışıp daha yeni şeyler üretmeye çalıştı. Sonuçta biz fakirleşip borçlandık, onlar paralarına para, güçlerine güç kattı…
Sistem yıllardır böyle kurulmuş, sen sadece yatıp uzanıyor ve olmayan parayı harcayıp "geleceğe" dair bol keseden borçlanıyorsun… Onlar çalışıyor, üretiyor ve kapına kadar gönderiyor... Her yerden alıyoruz… İyi alıyoruz… Güzel alıyoruz… Öyle bir alıyoruz ki, bütün dünya kıskanıyor… Boy boy, çeşit çeşit, renk renk… Nasıl olsa eloğlu defterin "gelecek" hanesine yazıyor şimdilik… Peki ya sonra…
 
Hatta o hale geldik ki gerçekten bu ülkenin değerleri olan fabrikaları bile elden çıkardık özelleştirme adına. Gerçek anlamda kendi üretimimiz olan bir şey kalmadı gibi… Ne olacak bu işin sonu? Düşünen yok…
 
Aslına bakarsanız eğer Cumhurbaşkanı bu sözlerinde ciddi ise ve bundan sonra üretim için bir çaba harcanaksa bu bizleri sevindirir. Zira zararın neresinden dönülse kârdır. Belki öncesinde yanlış politikalarla böylesi yanlışlar yapılmış ama bu geri dönüşü olmayan bir yol değildir. Umarım bundan sonra üretimin artması yönünde ciddi adımlar atılır diyorum…
Bu ülke hepimizin… Bu ülkenin geleceği, evlatlarımızın geleceğidir. Bu nedenle gerçekten de hazırcılık bir kenara bırakılıp üretim yeniden canlandırılmalı. Kapanan, kapatılan fabrikalarımız yeniden açılmalıdır. Tarlalarımızda üretim yeniden canlanmalıdır. İthalatın önüne bir set çekilmelidir.
 
Unutulmamalıdır ki “Üretmeden tüketen toplumlar önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybederler.”
 Bizler ülkemizi seviyoruz…
 
Arzu KÖK
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  24.1.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Kaz Dağları ve KnidosArzu KÖK [ 10.9.2019 Devamı
Toplumu Ayrıştırmak…Arzu KÖK [ 4.9.2019 Devamı
Ölmek İstemiyorum!...Arzu KÖK [ 25.8.2019 Devamı
Satılan, Kirletilen CennetArzu KÖK [ 19.8.2019 Devamı
Eğitim Sınıfta Kaldı… Arzu KÖK [ 27.7.2019 Devamı
Tohumu Ekebilecek Var mı?Arzu KÖK [ 23.7.2019 Devamı
Ağaç Dikme BayramıArzu KÖK [ 15.7.2019 Devamı
Çankaya KöşküArzu KÖK [ 30.6.2019 Devamı
Ankara Numune HastanesiArzu KÖK [ 2.6.2019 Devamı
Gençler Neden Mutsuz Acaba?Arzu KÖK [ 21.5.2019 Devamı
Doğmamış İşçilerArzu KÖK [ 1.5.2019 Devamı
Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…Arzu KÖK [ 21.4.2019 Devamı
VisionaryArzu KÖK [ 4.4.2019 Devamı
İnsani Değerler!...Arzu KÖK [ 19.3.2019 Devamı
Elden Ayaktan Kesilmek!…Arzu KÖK [ 11.3.2019 Devamı
Kadın!...Arzu KÖK [ 8.3.2019 Devamı
Sorun Çözmek!...Arzu KÖK [ 17.2.2019 Devamı
Cahillik!...Arzu KÖK [ 5.2.2019 Devamı
Affet Bizleri Ceren!... Arzu KÖK [ 6.1.2019 Devamı
2018’den MektupArzu KÖK [ 27.12.2018 Devamı
Çocuk ve Şeytan!...Arzu KÖK [ 16.12.2018 Devamı
Hatay Cumhuriyeti MeclisiArzu KÖK [ 19.11.2018 Devamı
Atatürk’ü Özlemek…Arzu KÖK [ 10.11.2018 Devamı
Cumhuriyet BayramıArzu KÖK [ 27.10.2018 Devamı
TÜRKİYE İŞ BANKASI!...Arzu KÖK [ 17.10.2018 Devamı
AF!...Arzu KÖK [ 9.10.2018 Devamı
Geçmiş Olsun!...Arzu KÖK [ 2.10.2018 Devamı
Havalimanı…Arzu KÖK [ 17.9.2018 Devamı
Buğday!...Arzu KÖK [ 14.9.2018 Devamı
Savaş ve Barış ÜzerineArzu KÖK [ 4.9.2018 Devamı
Cumartesi Anneleri Arzu KÖK [ 27.8.2018 Devamı
Eğitim Sistemimiz!...Arzu KÖK [ 9.8.2018 Devamı
Çocukluğum ve Şimdi Arzu KÖK [ 2.8.2018 Devamı
Beter Olsunlar!...Arzu KÖK [ 20.7.2018 Devamı
Kayıp Çocuklar ve İdam!...Arzu KÖK [ 10.7.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

RUSYA'NIN ORTADOĞU PROJESİ (ROP)
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Hüseyin TOPRAK

DEPREME HAZIRLIKLI MIYIZ?
M. Yahya EFE

Atatürkçülük ve medyamız
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Orhan SELEN

ATATÜRK’ÜN KUŞ SEVGİSİ
Harika ÖREN

Dünya Kız Çocukları Günü
Belma Demir AKDAĞ

İSTANBUL AŞKINA İHANET EDİLMİŞ
Sevgi Ünal

HADİ SALLANMAYALIM
Arzu KÖK

Kaz Dağları ve Knidos
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü
Ahmet GÖKSAN

EŞİTLİĞİN EGEMENİ
Aslı ASLANER

DAĞDA ÇOBAN DA OLSAN OKUYCAN, OKUYCAN, OKUYCAN!
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

BANA İLHAM VEREN İKİ KENT "ANTALYA VE BODRUM"
Fevziye ŞİMDİ

TEKERLEMELERİN ÖZELLİKLERİ
Oktay ZERRİN

UYUYAN GÜZEL !
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Sevinç ŞİMŞEK

Deneyim yaşayarak olur
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü
İlknur Bakış

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz?

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam